Kategori: Haberler

Girişimciler için girişim haberleri ve etkinlik ve proje duyuruları

  • 115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    Yatırım programı TRAI Next için başvurular başladı. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi ve Sente Foundry iş birliğiyle düzenlenen program, endüstriyel yapay zeka çözümleri sunan startup’ları yatırımla buluşturuyor.

    Endüstri 4.0 ve üretim alanında yapay zeka çözümleri sunan girişimlerin katılabileceği programa, başvurular 22 Ağustos 2021 tarihine kadar devam edecek.

    Final, 21 Ekim’de
    Başvuru süreci devam eden TRAI Next programında, finale kalan 10 startup’ın ‘due diligence’ çalışmaları yapılacak ve programa katılan startuplar toplamda 115 milyon dolar fon büyüklüğüne sahip yatırımcılardan yatırım teklifi alma fırsatı yakalayacak.

    Tamamen online olarak gerçekleştirilecek programa dahil olan girişimler belirlendikten sonra altı haftalık bir mentorluk ve ‘due diligence’ sürecine dahil olacak. Programın finali Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week) kapsamında 21 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.

  • Uçan Arabalar Artık Hayal Değil

    Uçan Arabalar Artık Hayal Değil

    En büyük fütüristik hayallerden biri olan uçan arabada önemli bir aşama geride kaldı. Slovakya’da gerçekleştirilen testlerde bir uçan araba prototipi iki şehir arasında seyahat etti. Slovakya’nın Nitra kentindeki havalimanından kalkan uçan araba başkent Bratislava’daki uluslararası havalimanına iniş yaptı.

    Klein Vision adındaki şirketin geliştirdiği AirCar adındaki uçan arabanın, otomobilden uçağa dönüşmesi sadece 2 dakika 15 saniye sürüyor. 200 kilogram taşıma kapasitesine sahip olan uçan araba aynı anda 2 kişiyi taşıyabiliyor. AirCar dikey iniş ve kalkış gerçekleştiremiyor. Uçan otomobilin havalanması için piste ihtiyaç duyuluyor. Yaklaşık 2500 metre yüksekliğe ulaşan uçan arabanın havadayken hızı saatte 170 kilometreyi aştı. Aracın geliştiricisi Prof. Stefan Klein, AirCar’ın tamamlandığında 1000 kilometre menzile sahip olacağını söyledi.

    Morgan Stanley’in 2019 yılındaki tahminie göre uçan araba sektörü 2040’ta 1.5 trilyon dolar büyüklüğe erişebilir.

     

  • KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    Yeni şirket kuracak girişimciler için KOSGEB Girişimcilik Desteği can suyu olurken, bireysel girişimcilerin evden çıkmadan, vergi dairesine, notere, ticaret odasına gitmeye ihtiyaç duymadan şirket kurulum platformu Mükellef, KOSGEB desteklerine başvuru noktasında da girişimcilerin yanında olmayı hedefliyor.

    Yeni iş fikirlerini kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde hayata geçirmek isteyen bireysel girişimcilerin şirket kurma süreçlerini hızlandırarak, 10 dakikada şirket kurmalarını sağlayan Mükellef, KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyen girişimlere danışmanlık hizmeti veriyor.

    Şu ana kadar Mükellef üzerinden 5 bin TL’lik KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyenlerin yüzde 85’inin eğitimlerini tamamladıklarını söyleyen Mükellef Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Okan Şafak, girişimcilerin, Mükellef eğitimleri ile KOSGEB Geleneksel Girişimcilik ve İleri Girişimcilik Destekleri hakkında detaylı bilgilere sahip olabileceklerini kaydetti. Şafak, girişimcilerin, Mükellef üzerinden başvurularını yapabileceklerini, herhangi bir revizyon talebinde danışmanlık ve servis hizmetini online olarak alabileceklerinin altını çizdi.

    KOSGEB’in Girişimcilik Programı için 5 aşama

    KOSGEB Girişimcilik Desteği’nden faydalanmak için başvuru sahibinin 18 yaşından büyük, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, daha önce KOSGEB’den destek almamış olması ve ayrıca şirket kuran girişimcinin, şirketin faaliyetleri süresince; başka bir işverene bağlı olarak, yani SGK’lı çalışmıyor olması gerektiğini söyleyen Okan Şafak şöyle devam etti: “Bahsettiğim temel şartları sağlayan girişimciler öncelikle ilgili girişimcilik eğitimini tamamlamalı. Daha sonra şirket kuruluşu işlemleri, KOSGEB veri tabanına kayıt, KOSGEB KOBİ beyannamesinin verilmesi ve yeni girişimci desteğine başvurulması aşamalarının da tamamlanması gerekiyor. Mükellef aracılığıyla başvuranlar için hazırladığımız örnek iş planı dokümanımız sayesinde başvurularda yüzde 99 oranında başarılı oluyoruz. Girişimci, hızlı bir şekilde teşvike ulaşıyor. Projenin KOSGEB tarafından onaylanması durumunda, girişimler için, şahıs veya sermaye şirketine bağlı olarak değişen kurulum desteği, personel istihdamına bağlı olarak performans desteği ve ileri girişimcilik için makine ve teçhizat desteği sağlanıyor.”

  • Hepsiburada, Nasdaq Borsasında İşlem Gören İlk Türk Şirketi Olma Yolunda

    Hepsiburada, Nasdaq Borsasında İşlem Gören İlk Türk Şirketi Olma Yolunda

    Hepsiburada dünya teknoloji devlerinin kote olduğu ABD’nin Nasdaq borsasındaki halka arzında 56,7 milyon adet hisse satışa sunacak. Şirket için hisse başına öngörülen fiyatın 11-13 dolar arasında olması bekleniyor.

    Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hepsiburada.com’un yurtdışındaki halka arzına mayıs ayı sonunda onay vermişti.

    Morgan Stanley & Co. LLC, J.P. Morgan Securities LLC and Goldman, Sachs & Co. LLC, Hepsiburada halka arzıyla ilgili lider aracı kurumlar olarak görev yaparken, BofA Securities, Inc. ve UBS Securities LLC de alt aracı kurumlar olarak hizmet verecek.

    Halka arz sürecinin başarıyla tamamlanması halinde, Hepsiburada, Nasdaq borsasında işlem gören ilk ve tek Türk şirketi olarak bir ‘ilk’e imza atacak.

  • Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft ve ADIO’nun yanı sıra 100’den fazla yerel ve küresel konuşmacı tarafından modere edilecek “Highway to 100 Unicorns” konferansında yer verilecek açılış konuşmaları, paneller ve atölye çalışmaları ile startup’ların, yatırımcıların ve diğer hisse sahibi girişimcilerin karşılaştığı başlıca sorunlar masaya yatırılacak. Startup’lara başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları kaynakları sunmak amacıyla uzun süredir çalışmalarını sürdüren Abu Dhabi Yatırım Ofisi, bu konferans sayesinde hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor.

    Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci, “ADIO ile birlikte, bölgesel girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye odaklanmış durumdayız. Highway to 100 Unicorns, bölgedeki startup’ların ve inovatörlerin birbirleriyle bağlantı kurmasını, öğrenmesini ve büyümesini mümkün kılıyor” dedi. Croci sözlerine şöyle devam etti: “Startup’lar attıkları her adımda mentorluğa ihtiyaç duyuyor; “Highway to 100 Unicorns” programıyla tam olarak bu ihtiyacı karşılıyoruz. Girişimciler, sektör tecrübesine sahip liderlerden yükselen trendlerle, en iyi uygulamalarla ve öngörülerle ilgili bilgi alabildiği gibi aynı zamanda yerel girişimcilerin başarı hikayelerini de dinleyebiliyorlar. Böylece kendi endüstrilerinde büyüme yolunda daha güçlü adımlar atabiliyorlar”.

    Microsoft Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı da “Özellikle faaliyetlerini Türkiye ile sınırlamak istemeyen; Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde de varlık göstermek isteyen startup’larımızın bu etkinlik sayesinde kendilerini her anlamda geliştireceklerine ve girişimlerine değer katacak yeni iş birliklerine adım atacaklarına inanıyorum” dedi.

    Startup’ların büyümesine destek olan geniş kapsamlı içerik

    “Highway to 100 Unicorns” konferansının 3 haftaya yayılan bir seri şeklinde gerçekleştirilmesi planlanıyor, konuşmacılar ise şöyle sıralanıyor: ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi, Microsoft UAE Genel Müdürü Sayed Hashish, Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci yanı sıra Microsoft for Start Ups’dan üst düzey yöneticilerin yanı sıra 500 Startups COO’su Maria Paula Oliveira, Ernst & Young MENA Bölgesi CIO’su Asad ur Rehman, Unilever MENA Bölgesi Medya ve Dijital Dönüşüm Direktörü Kai Ling Ting, ve Etihad Grup İnovasyon Yöneticisi Iba Masood etkinliğe katılacak.

    Etkinlik öncesinde startup ekosistemiyle ilgili görüşlerini paylaşan bir diğer isim ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi ise, “Birleşik Arap Emirlikleri, startup’ların güvenle büyümesi için gerekli şartları sunan başkenti Abu Dhabi ile bölgede iş yapmak için en doğru yerlerden biri. Biz de ADIO olarak inovatif fikirlere değer verilmesi için çalışıyoruz. Microsoft ile girişimcilere odaklandığımız iş birliğimiz, Abu Dhabi’nin yetenek havuzunu geliştirmeye ne derece önem verdiğimizi de kanıtlıyor. Startup’lara işin başında geniş bir yelpazede destek sunmak ve kolayca dönüşebilecek işletmeler haline gelmelerine katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

    “Highway to 100 Unicorns” aynı zamanda yüksek potansiyele sahip startup’ların, bölgedeki B2B teknoloji startup’ları ve kurumsal şirketler arasında köprü kurmaya yarayan GrowthX Accelerator gibi diğer Microsoft – ADIO ortaklıklarına dahil olmalarına da zemin hazırlayacak.

  • 50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    Turkcell’den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aksu, Turkcell olarak 23 Şubat 1994’te Türkiye’de ilk cep telefonu görüşmesini gerçekleştirmelerinin üzerinden 27 yılı aşkın süre geçtiğini hatırlatarak, Turkcell’in geçen bu süre zarfında bir yandan lider GSM operatörü olarak abonelerine en kaliteli iletişim imkanını sunmaya devam ettiğini, diğer yandan da entegre dijital servisler sunan bir teknoloji şirketine dönüştüğünü aktardı.

    Bugün geldikleri noktada, sundukları ürün ve hizmetlerle küresel rekabetin önemli markası haline geldiklerini belirten Aksu, Turkcell’in bireysel müşterilerine sunduğu ürün ve servislerin yanı sıra kurumsal müşterilerine de uçtan uca dijital çözümler sunduğunu bildirdi.

    Aksu, Turkcell’in bugün Türkiye’nin dijital endüstrisinin en büyük fabrikası ve teknoloji alanında Türkiye’nin dünyaya açılan amiral gemisi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin Turkcell’i olarak ürün ve hizmetlerimizi geliştirirken daima ‘Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı’ diyor, bu kapsamda ülkemizin farklı bölgelerinde yer alan üstün teknolojik veri merkezlerini kullanıcıların hizmetine sunuyoruz. Tüm bu başarılarımızın arkasındaki unsur, üstün ve yaygın şebeke altyapımız. Güçlü altyapımız ve kaliteli insan kaynağımız sayesinde Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda tüm kurumsal ve bireysel müşterilerimize yol gösteren güçlü bir paydaş olduk. Hatta yurt dışına da dijital servis ve uygulama ihracatı gerçekleştirmeye başladık. 2021 birinci çeyrek sonu itibarıyla BiP’in 3 ay aktif kullanıcısı sayısı 40 milyona ulaştı. Bu kullanıcıların yaklaşık üçte birini ise yurt dışındaki müşterilerimiz oluşturuyor. Turkcell, bugüne kadar bu ülkede kazandıklarını yine bu ülkeye harcadı. 2020 sonu itibarıyla Türkiye’ye toplamda 50 milyar TL’lik yatırım yaptık. Aynı hızla yeni yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”

    “Fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz”

    Bülent Aksu, 4.5G teknolojisiyle mobilde 1.6 Gbps, fiberde ise 10 Gbps’lik hızı müşterilerle buluşturduklarını bildirdi.

    Türkiye’de eve kadar gerçek fiberi ilk kez Turkcell’in getirdiğini belirten Aksu, “Bugün 10 Gbps hızı fiber internet sunduğumuz her ilde herkese sunabilen tek şirketiz. Fiber altyapı, sadece yüksek hız anlamına gelmiyor. Aynı zamanda fiberin yaygınlaşması 5G’ye geçiş için kritik bir öneme sahip. Bu nedenle ilk günden itibaren fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda yapılan girişimlerde en önde yer almaya ve aktif rol oynamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Aksu, fiber yatırımların dijitalleşme açısından elzem olduğunu vurgulayarak, ortak altyapının önemine dikkati çekti. Ortak altyapıda atılacak her adımın ülke kaynaklarının doğru ve verimli kullanılabilmesine de olanak sağlayacağını aktaran Aksu, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bunun dünyada birçok başarılı örneği var. Biz operatörler arasındaki rekabetin altyapıda değil, üstyapıda sunacağımız hizmetlerle olması gerektiğine inanıyoruz. Turkcell olarak misyonumuzu, ‘teknoloji sayesinde geride kimseyi bırakmadan hayatı kapsamak ve müşterilerinin hayatına değer katmak’ olarak özetleyebiliriz.

    Teknolojinin fırsat eşitleyici gücünü kullanıyor, toplumun bilgiye, eğitime ve sosyal hayata erişimde eşit olanaklara kavuşmasını hedefleyen projeleri hayata geçiriyoruz. Bu amaçla her yıl yaklaşık gelirimizin yüzde 1’ine yakın bir kısmını toplumsal yatırım projelerine ayırıyoruz. Çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar, mülteciler gibi toplumun farklı kesimlerine ulaşan projeleri yürütüyoruz.”

    “Enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz”

    Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Aksu, tüm iş süreçlerinde dünyaya bırakacağı izi düşünerek hareket ettiklerini belirterek, dijitalleşmenin sağladığı ciddi kaynak tasarrufunun çevreye bırakılan izin küçülmesine de olanak sunduğunu kaydetti.

    2020 Entegre Faaliyet Raporu’nda, iş süreçlerinin çıktılarını ve bu çıktılar sonunda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na nasıl bir katkı sağladıklarını detaylı biçimde anlattıklarını bildiren Aksu, “Bu çerçevede enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz. Turkcell sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda 2030 yılına kadar elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılama ve 2050 yılına kadar tamamen ‘karbon nötr bir şirket’ olma hedefi yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca, 2015’ten beri düzenli raporlama yaptığımız CDP (Carbon Disclosure Project) notumuzu C-‘den B’ye yükselttik ve bu konuda da sektörümüzün lideri olduk.” ifadelerini kullandı.

    “Geleceği Yazan Kadınlar projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdik”

    Bülent Aksu, Turkcell’in, “Geleceği Yazan Kadınlar” projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdiğini, üstün başarı gösteren katılımcılara da Turkcell’de istihdam olanağı sağladıklarını aktardı.

    Yeni bir projeye başlayacaklarını bildiren Aksu, “İklim değişikliği ile mücadelede yalnızca işleyişi değiştirmek yeterli değil. Denizlerin ve doğanın temizlenmesi, enerjinin verimli kullanılması, karbonun bertaraf edilmesi de gerekiyor. Bu kapsamda geçmişte Geleceği Yazan Kadınlar projesine katılmış ve mobil yazılım ile yapay zeka konusunda bilgi birikimi olan tüm kadınlara açık bir hackathon düzenleyeceğiz. Bu sayede katılımcılarımızı iklim değişikliği konusunda farklı yenilikçi projeler geliştirmeleri konusunda teşvik edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin yerli otomobil girişimi konusunda attıkları adımlara da değinen Aksu, Turkcell’in dünyada elektrikli araç üretimi de dahil, mobilite ekosistemine yatırım yapan ilk telekom şirketlerinden biri olduğunu vurguladı.

    e-mobilitenin önümüzdeki süreçte önemli bir iş alanı haline geleceğini vurgulayan Aksu, “TOGG’daki hissemizi salt bir finansal yatırım olarak değerlendirmiyoruz. Buradaki gayemiz, mobilite alanında geliştireceğimiz çözüm ve servislerle TOGG’un teknoloji tarafında önemli iş ortaklarından biri olmak. TOGG’un geliştireceği e-mobilite platformunda nesnelerin interneti, yapay zeka, araç içi eğlence ve ödeme sistemleri tarafında aktif rol üstleneceğiz. Özellikle bağlanabilirlik (connectivity), yapay zeka ve mobil ödeme taraflarında önemli çalışmalarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

    “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağlandı

    Verilen bilgiye göre, Turkcell, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle özel yetenekli öğrencileri teknolojiyle tanıştırmak ve onların bu alandaki yeteneklerini geliştirmek amacıyla başlattığı “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağladı.

    Turkcell’in kurduğu Zeka Gücü teknoloji laboratuvarlarında öğrencilere dizüstü bilgisayarlar, 3B yazıcı, akıllı tahta, elektronik ve robotik kodlama setleri ve alet takımları gibi araçlar sunuluyor.

    Özel yetenekli çocuklar, bu proje kapsamında yapay zeka, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ve bulut gibi geleceğin teknolojilerine yönelik eğitimler alıyor, projeler geliştiriyor.

    Sadece 2020’de proje kapsamında 10 yeni sınıf açılırken, halen 41 ilde 59 laboratuvarda özel yetenekli çocuklar eğitim görüyor. Yeni dönemde proje kapsamında 14 laboratuvar daha açılacak.

    Türkiye’de eğitim veren 33 BİLSEM’de bulunan Zeka Gücü teknoloji sınıflarında eğitim alan öğrenciler, öğretmenlerinin destekleriyle ve Turkcell’in sınıflara eklediği yeni yazıcılarla birlikte salgın döneminde sağlık çalışanlarına destek olmak için ayda 5 bin yüz siperliği üretti.

    Zeka Gücü kapsamında geliştirilen Robotel projesi, doğuştan parmakları olmayan bir çocuğa mekanik el üreten iki kişinin, bunu ihtiyacı olanlarla paylaşmasıyla başladı ve zamanla tüm dünyadan insanların katılımıyla gelişti.

    Turkcell Zeka Gücü sınıflarında yer alan 3B yazıcılar ile öğrenciler, yaşıtları için protez eller üretiyor.

    Program kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde Robotel Derneği iş birliği ile Zeka Gücü öğrencilerine “robot el” eğitimi verilirken, 2 ay sürecek program sonunda Erzurum BİLSEM’deki öğrenciler tamamladıkları robot eli, ihtiyaç sahibi bir öğrenciye teslim edecek.

    “Engelsiz Eğitim” programında 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı

    Turkcell’in 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde başlattığı “Engelsiz Eğitim” programı, özel eğitime ihtiyacı olan engelli çocukların yetkinliklerini artırmayı ve toplumsal yaşama katılımlarını sağlamayı amaçlıyor.

    Program kapsamında görme ve işitme engelli öğrenciler için donanımlı teknoloji sınıfları, zihinsel engelli öğrenciler için de mesleki eğitim atölyeleri kuruluyor. Türkiye genelinde bulunan çok sayıda özel eğitim merkezinde kurulan meslek atölyelerinde, hafif zihinsel engelli öğrenciler okul sonrası iş hayatına hazırlanıyor.

    Öğrenciler, farklı alanlarda kazandıkları iş becerileriyle okul sonrası istihdama katılabilir hale gelirken, program aracılığıyla 2015 yılından bu yana 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı.

    2020 yılında program kapsamında başlatılan yeni projeyle görme engelli çocuklara dağıtılan Braille baskılı kodlama kiti aracılığıyla kodlama eğitimi verildi. Görme engellilere yönelik robotik kit ve eğitim programı sayesinde yıl içinde 1.000’e yakın görme engelli öğrenci dijital dünya ile tanıştı.

    Turkcell, 2020 yılında hayata geçirdiği “Engelsiz Spor” projesiyle de zihinsel engelli öğrencileri spor alanında desteklemeye başladı. Türkiye genelinde 11 özel eğitim okulunda kurulan engelsiz spor sınıflarıyla 5 bine yakın engelli çocuğa spor eğitimi verildi.

    2020’de 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” oldu

    Turkcell’in AR-GE ve inovasyon merkezi Turkcell Teknoloji, 1.300 yetkin mühendisiyle dünya çapında birçok inovatif buluş, ürün ve hizmete imza atmaya devam ediyor.

    Sadece 2020 yılında 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” olurken, ayrıca bugüne kadar yaptığı 2 bin 674 ulusal ve 167 uluslararası patent başvurusunun yanında 700’den fazla tescillenmiş patentin sahibi olarak sektördeki birinciliğini koruyor.

  • Akıllı Köy Projesi Tanıtıldı

    Akıllı Köy Projesi Tanıtıldı

    Köyden şehre göçü tersine çevirebilecek ve pandeminin etkilerinden uzaklaşmak isteyenler için Akıllı Cazibe Köy projesi görücüye çıktı.Köyden kente göçün durdurulması ve tersine çevrilmesini sağlayacak Akıllı Cazibe Köy projesi İstanbul Beşiktaş’ta bir Hotel’de ulusal medya mensuplarının katıldığı bir etkinlik ile tanıtıldı.
    Köyden kente göçün durdurulması ve tersine çevrilmesini sağlayacak proje insanlara sıradışı bir köy yaşamını vadediyor. Kendi elektriğini üretecek ve ihtiyaç duyduğu enerjiyi biyo yakıtlarla köyde yaşayan hayvanlardan sağlayacak olan akıllı cazibe köyleri, özellikle pandemi döneminde kıymeti daha da iyi anlaşılan köyleri cazip hale getirmeye çalışacak.Akıllı cazibe köy, tarım alanında kurtuluş reçetesi olacak.Girişimci ve iş insanı Hasan Mete tarafından hayata geçirilecek Akıllı Cazibe Köy projesinin tanıtımında istihdam sağlanarak köyden şehre olan göçün durdurulması hedeflenirken tarım alanında kurtuluşun reçetesi olarak gösterilmekte.
    Akıllı Cazibe Köyleri’nin hayata geçirilmesi için gerekli sermaye ile ilgili Dubai ve Katar’da faaliyet gösteren fon kuruluşlarının da devreye girdiği belirtildi.”Şehrin gürültüsünden uzak ama imkanlarına yakın” Parolasıyla temellendirilen akıllı cazibe köylerinde şehirdeki birçok imkan, köy hayatına entegre edilmiş şekilde projelendirilecek.Şanlıurfa ve Elazığ’a ‘Akıllı Köy” piyangosuAkıllı cazibe köylerinin mucidi girişimci Hasan Mete’nin tarım ve orman bakanlığına yapılan sunumu neticesinde projenin pilot illerinin depremden etkilenmesi nedeniyle Elazığ ve arazi şartları bakımında Şanlıurfa Ceylanpınar olması ağırlık kazandı.
    Projenin mucidi girişimci iş insanı Hasan Mete yaptığı açıklamada, hayata geçirilecek Akıllı Cazibe Köy projesinde 4 adet üniversite kampüsü ve fabrikalarla vatandaşlar hem çalışma fırsatı hem tatil imkanı bulabileceğini belirtti.Hasan Mete açıklamalarında devamla, “İstanbul, Ankara ve İzmir’deki büyük göçü tersine çevirecek, tarım ile hayvancılıkta başarılı olmak için teknolojiyi çok iyi kullanmamız lazım. Tarım Bakanlığımız ile görüşmeler yaptık. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece hanım bizlere Urfa Ceylanpınar ve Elazığ’ı işaret etmesi pilot bölge olarak bu iki şehrimizi seçmemize neden oldu. Bizlerde uzman mühendislerimizi bölgeye yönlendirerek fizbilitelerimiz gerçekleştirdik. Elazığ ve Şanlıurfa Ceylanpınar halkı için de adeta müjde oldu. Türkiye’de değişim bu iki ilimizden başlayacak. Akıllı Cazibe Köyleri projesi ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği yatay mimariye geçişi de gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

  • Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv sektörüne yönelik yenilikçi fikirler ve sektörde katma değerli ürün ile teknolojileri geliştirerek ULUTEK Teknopark’ın da paydaşları arasında bulunduğu Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması için başvurular 3 Eylül’de sona erecek.
    ‘Hareketlilik Ekosisteminde Çözümler’ temasıyla gerçekleştirilecek olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda birinciye 140 bin, ikinciye 120 bin, üçüncüye 100 bin, dördüncüye 80 bin ve beşinciye 60 bin TL olmak üzere toplamda 500.000 TL nakdi ödül takdim edilecek. Ayrıca katılımcılar yarışma süreci ve sonrasında ULUTEK Teknopark desteğiyle başarılı projelerin hayata geçirilebilmesi için sanayicilerle tanışma, üniversite ile işbirliği, ULUTEK Kuluçka Merkezi’nde yer alma, eğitim ve mentörlük hizmetleri, şirketleşme ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları ve Ticarileşme süreçlerinde destek alma fırsatlarını yakalayabilecek.
    Yarışmaya katılan proje sahiplerinin faydalanacağı desteklere dikkati çeken ULUTEK Teknopark Genel Müdürü İrfan Karagöz, “Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması”, ülkemizin Ar-Ge, yenilik ve tasarım merkezi olmasına ve ihracat artışına katkı sağlamasına yardımcı olacak çok prestijli bir organizasyon. Girişimcilerimiz, yarışma sayesinde projelerini ULUTEK Teknopark Kuluçka Merkezi’nde geliştirme imkanı bulabilecek. Yarışmada başarılı olan girişimcilerimizin projelerinin hayata geçmesi adına her aşamada destek sağlayacağız. Girişimlerinin sanayiye aktarımı konusunda da destek alma fırsatını yakalayacaklar. Şehrimizin otomotiv sanayii alanındaki deneyimi yadsınamaz. Bu nedenle ULUTEK Teknopark’ta gelişecek girişimlerin yarışmanın amacına daha fazla hizmet edeceğini düşünüyorum. Otomotiv sektörüne yönelik özgün ve yenilikçi fikri olan tüm girişimci ve girişimci adaylarına açık olan yarışmaya katılım ücretsiz. ULUTEK desteklerinden faydalanabilmek için, proje başvurusu www.ulutek.com.tr/otomotivingelecegi adresi üzerinden yapılmalıdır” diye konuştu.

  • D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen, Ege Teknopark yürütücülüğünde, Ege Üniversitesi, EBİLTEM ve EGİAD ortaklığındaki 6,5 milyon Euro bütçeli, “D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesi, EGİAD üyesi iş insanlarına düzenlenen bir webinar ile tanıtıldı.

    “Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güç”

    EGİAD Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatih Dalkılıç’ın moderatörlüğündeki toplantının açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, İzmir’in dördüncü Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak kurulan Ege Teknopark’ın, başta yaşam bilimleri ve sağlık alanları olmak üzere İzmir ve Bölgede diğer paydaşlar ile iş birliği ve sinerji halinde çalıştığını belirterek, “EGİAD olarak D-TECH4ENT projesinin resmi bir parçasıyız. EGİAD ailesi olarak bu oluşumun içinde yer almayı çok önemsiyoruz. Girişimcilik faaliyetlerinin ülke ekonomileri için önemi her geçen gün daha da artmakta olup girişimcilik faaliyetlerine gereken önemin verilmesi ülke kalkınması açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güçtür. Teknoloji girişimciliği; bireyler, firmalar, bölgeler ve uluslarda refahı kolaylaştıran bir araçtır. Bu nedenle, teknoloji girişimciliği alanında yapılan çalışmalar entelektüel merakın ötesinde önemli bir işlev sunmaktadır. Sanayi ve bilgi devriminin merkezinde olan derin teknolojiler hem şirketlerin hem de yatırımcıların aradığı “bir sonraki büyük şey”dir. İklim değişikliği, demografik değişimler, kaynak kıtlığı veya yaşlanan nüfus ve bilimsel ilerleme gibi mega trendlerin yol açtığı büyük talep değişimlerinin kesişiminde yer alan tüm endüstrileri etkileyen modeller, derin teknolojiler; yani yapay zeka, Iot, Drones, sensörler, robotik, yeni malzemeler, biyoteknolojiler, artırılmış/sanal gerçeklik olarak adlandırılmaktadır. Uluslararası 70’e yakın pazarda yaklaşık 8 bin 700 derin teknoloji şirketi bulunmaktadır” dedi.

    Türkiye’de girişim ekosistemi

    Türkiye’de girişim ekosistemi ve Derin Teknoloji’yi de değerlendiren Yelkenbiçer, resmi istatistiklere göre, sanayi ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin oranının yüzde 3,2 olduğunu kaydederek, 2023 yılında bu oranın yüzde 5,8’e yükseltilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Yelkenbiçer, toplumsal kalkınmanın bilgiye dayalı hale geldiği günümüz dünyasında, teknolojik, inovatif fikir ve faaliyetlerin bambaşka bir önem kazandığına dikkat çekerek, “Özellikle, eğitim programlarında yapılan düzenlemeler ışığında fikir üretmek ve bunları ticari hale getirecek destek mekanizmaları büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda TÜSİAD BGİV ile üniversite öğrencilerine; Diamond Challenge adı altında lise öğrencilerine ulaşmaya çalışarak EGİAD Melekleri markamızla biz de bu stratejiye katkı vermeye çalışıyoruz. Temel olarak derin teknoloji çığır açan yeniliklerin özellikleri incelendiğinde, başkaları için giriş engellerinin ve bilgi taşmalarının yüksek olduğu, ancak pazara sunma süresinin uzun olduğu, ürün geliştirme maliyetlerinin ve ürün risklerinin yüksek olduğu açıktır. Bu teknolojilerin büyük bir etkisi olmasına, pazara hazır olgunluğa erişmesi uzun zaman almasına ve önemli miktarda sermaye gerektirmesine rağmen, merkezi bir inovasyon yapısının “tek durak noktası” olarak tasarlanmadığı açıktır. Günümüzde üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanmakta; inovatif gençleri piyasa koşullarına ve yeni bir iş kurmaya uygun yetiştiren kurumlar öne çıkmakta. İnovasyonu ekonomik değere dönüştürmeyi teşvik eden AB projeleri yaygınlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe”

    Webinara, konuşmacı olarak katılan Ege Teknopark İş Geliştirme Koordinatörü ve NüvEge Kuluçka Merkezi Koordinatörü Anıl Baybura ise, yoğun olarak 2014 yılından bu yana kullanılmaya başlanan Deep Tech’in gelişim sürecini aktardı. D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesine de açıklık getiren Anıl Baybura, proje ortakları olarak Ege Teknopark’ın hali hazırda işleyen bir alt yapıya, Ege Üniversitesi’nin eğitimde deneyime, EGİAD’ın yatırım konusunda ve melek yatırımcılık alanlarındaki profesyonelliğine dikkat çekti. Baybura, Deep Tech tarz fikirlerin genellikle gelişmiş laboratuvarlara, test merkezlerine, özel kaynaklara, spesifik makinelere, güçlü alt yapıya, sermayeye, kapsamlı düşünmeye ve gizliliğe ihtiyacı olduğunu belirtti. Baybura muazzam bir etkiye sahip bu girişimlerin, pazara hazır hale gelmeden önce uzun bir geliştirme sürecine, sürdürülebilir finansal yatırıma ve özel alt yapılara gereksinim duyduğunu kaydetti. Baybura konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kaynakları incelediğimizde, girişimcilik ekonomisi yaklaşık 3 trilyon dolar değere sahip bu oran bir G7 ülkesi kadar. Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe faaliyet göstermekte. Global Girişimcilik Ekosistemi Raporu, bir sonraki Silikon Vadisi’nin, Silikon Vadisi gibi olmayacağını, tamamen farklı inovasyonlar üzerinden büyüyeceğini ve derin teknolojilerin bunun anahtarı olacağını tahmin etmekte. ABD ve Çin, 2015’ten 2018’e kadar derin teknoloji şirketlerine yapılan küresel yatırımların yaklaşık yüzde 81’ini gerçekleştirmiştir. ABD 32.8 milyar dolar, Çin ise 14.6 milyar dolar derin teknoloji yatırımı yapmıştır.”

    Türkiye’deki gelişmelere de değinen Anıl Baybura, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları ve çeşitli kuruluşların bu yapılara destek olduğuna dikkat çekti. Sektör sorunlarına da ayrıntılı olarak değinen Baybura, spesifik amaç ve öncelikleri de aktardı. Baybura, girişimciler için özelleştirilmiş birebir rehberlik ve koçluk desteğinin, alt yapı sağlamanın, derin teknoloji için bir merkez oluşturulmasının, melek yatırımcıların arttırılmasının önemine vurgu yaptı.

  • ENHANCER Projesi Başladı

    ENHANCER Projesi Başladı

    Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü işbirliği ile Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından 11 ilde yürütülen “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi (ENHANCER)” kapsamında düzenlenen eğitimlerde, başarılı girişimciler, girişimci adaylarıyla deneyimlerini paylaşıyor.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, Adana Mersin, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde sürdürülen proje kapsamındaki girişimci adayı eğitimleri devam ediyor. Türkçe ve Arapça dillerinde verilen eğitimlere başarı hikayeleri yazmış girişimciler de katılarak, deneyimlerini paylaşıyor. Bu kapsamdaki eğitimin konuğu bu kez ünlü iş kadını Ebru Dorman oldu.

    “Dünya Devlerini Yöneten Elli Türk” listesinde yer alan, Türkiye’nin en güçlü iş kadınlarından Ebru Dorman, çevrimiçi gerçekleştirilen eğitime katılan Suriyeli ve Türk girişimci adaylarıyla başarı hikayesini paylaştı.

    Türkiye’nin en güçlü iş kadınları arasında yer alan ve mahalle okulundan Harvard’a uzanan hikayesini anlattığı ‘Hayallerinin Ötesi’nde Yaşamak’ adlı bir de kitap yazan Ebru Dorman, 17 yılı yurtdışında geçen ve başarılarla dolu 25 yılı aşkın kariyerini; başarılı, mutlu, sağlıklı bir yaşam için tavsiyelerini; girişimcilik ve fırsat eşitliği konularındaki tecrübelerini paylaştı.

    Katılımcıların büyük bir heyecan ve sorular yönelterek dinlediği Ebru Dorman, kitabından söz ederken, “Yıllardır okuduğum kitaplardan, katıldığım eğitimlerden, izlediğim videolardan, dünyanın dört bir köşesinden rol modeli yöneticilerimden, kendi hatalarımla öğrendiklerimden ve başarılı uygulamalarımdan harmanladığım pek çok tavsiyeyi bu kitapta topladım” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Eğitimleri

    ENHANCER girişimcilik eğitiminin önemine dikkati çeken Ebru Dorman, “Burada girişimcilik eğitimleri alıyorsunuz. Bu eğitimler çok kıymetli. Bir kuruma bile girip çalışsanız girişimci ruhu ile çalışmış olursunuz. Çünkü kurumların buna ihtiyacı var. O yüzden bu eğitimler, kariyer seçiminiz ne olursa olsun çok önemli” dedi.

    Girişimci adaylarına, “Başarı, ulaştığımız mevki veya elde ettiğimiz güç ile ölçülmez. Ün ya da unvan sahibi olmak ya da çok para kazanmakla da ölçülmez. Başarı bir hedef değil, bir yolculuktur” tavsiyesinde bulunan Ebru Dorman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Girişimcilik cesaret gerektirir. Bu eğitime katıldığınız için bu cesaretin sizde olduğunu anlıyorum. Kabuklarınızı kırmak istiyorsunuz ve bence de çok güzel bir adım atmışsınız. Girişimci olma sebebinizin ne olduğu önemli. Amacınız: Kimse benim patronum olmasın, kendim için çalışayım, esnek saatlerde çalışayım. Hızlı zengin olayım, ünlü olayım ise girişimci olmanızı tavsiye etmem. Girişimcilikte 7/ 24 çalışıyorsunuz. Girişimci olmak istiyorsanız esnek saatlerde çalışabilirsin. Hangi saatlerde çalışacağınızı kendiniz tayin edebilirsiniz. Girişimciliği seçtiyseniz güçlü bir sebebiniz olmalı. Amacınız varsa bir tutkunuz varsa büyük bir problemi çözmek için fikriniz varsa, kendinize ve ekibinize güveniyorsunuz harekete geçebilirsiniz. O tutku sizi o zorlu yolculukta ayakta tutan olur. Bir de ekip çok önemli. Çünkü, hiçbir şey tek başınıza olmaz. Ekip önemli. Harekete geçen kişi girişimcinin yapması gereken ilk iş doğru ekibi kurmaktır. Ancak doğru ekiple iş fikrini başarıya dönüştürebilirsiniz. Eğer doğru ekip yoksa belki bir müddet deneyim biriktirmek adına bir şirkette çalışmak daha doğru seçim olabilir.

    Özellikle kurumsal müşterilere iş yapacaksanız daha önce kurumsal dünyada bir miktar zaman geçirmiş olmak, anlamak açısından da faydalı. O yüzden girişimcilik kolay çözüm değil daha zor olan bir seçenektir.”

    Ebru Dorman, hiç kimsenin bir deneme ile büyük başarılara ulaşamayacağını belirterek, “Yılmayın. Başarısız oldunuz veya işler istediğiniz gibi gitmediyse yılmayın, bir an önce kendinizi toparlayın. Üzülmek istiyorsanız üzülün ama onu bir an önce atlatıp ayağa kalkıp önünüze bakın. Başarısızlıktan neler öğrendiğinizi kendinize sorun. Girişimcilikte egoyu terbiye etmek, sabırlı olmak çok önemli. Ampulü bulan bilim insanı bir denemede başarılı olmadı, Roma bir günde inşa edilmedi” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Başvuruları

    ICMPD Kıdemli Proje Müdürü Pınar Yapanoğlu ise Türk vatandaşları ve geçici koruma sağlanan Suriyelilerin girişimcilik becerilerini geliştirerek toplumdaki sosyo-ekonomik uyumun güçlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan eğitimlerin, yaz boyunca farklı gruplarda devam edeceğini, toplam 32 saatlik eğitimlere katılmak isteyenlerin başvuruda bulunabileceklerini bildirdi.

    Pınar Yapanoğlu, 5 bin girişimci adayına ulaşılmasının beklendiği eğitimlerin Türkçe ve Arapça olarak iki dilde verildiğini, çevrimiçi düzenlenen eğitimlerde; ICMPD Türkiye tarafından geliştirilen girişimcilik müfredatının uygulandığını belirtti.

    Girişimci adaylarının temel girişimcilikten pazarlama ve finansa, sunum ve şirket hukukuna kadar birçok konuda uzmanlardan eğitim aldıklarını, eğitimleri takiben uygulamalı atölye çalışmalarının da devreye gireceğini belirten Pınar Yapanoğlu, “Girişimcilik” ve “İş Dünyası” başlıklı seanslarda, ilham veren hikayelerini girişimci adaylarımızla paylaşan konuklarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Başvuruların “” üzerinden online olarak yapılabildiği girişimcilik eğitimlerinde, “Girişimciliğe Giriş, Girişimcilik Ekosistemi, Girişimciliğin ve Şirket Kurmanın Hukuki Altyapısı, Düşünce Atölyesi, Takım Oluşturma, Pazarlama İletişimi ve Müşteri İlişkileri, Girişimciler için Temel Muhasebe, Yenilikçi Girişimcilik, Sunum Becerileri” gibi birçok konu kapsamlı olarak ele alınıyor.
    6 günlük eğitimlere, Türk ve Suriyeli girişimci adayları katılabiliyor.

  • Oyun sektöründen ilk girişim kitle fonlaması ile yatırım turuna çıktı

    Oyun sektöründen ilk girişim kitle fonlaması ile yatırım turuna çıktı

    Türkiye’de Paya Dayalı Kitle Fonlamasını hayata geçiren ilk platform fonbulucu.com, oyun sektöründen ilk girişim kampanyasını da duyurdu. Platformun üçüncü kampanyasının “Yeni Oyun Tutkusunun Bir Parçası Olun” sloganı ile fonlamaya sunulan Fernvaille olduğu açıklandı.

    Benzersiz kurgusu ve hikayesi ile oyun dünyasının popülerlerinden Battle Royale türündeki oyun Fernvaille, kaza sonucu yaşanan nükleer bir patlama nedeniyle dünya atmosferine öldürücü sızıntıların yayıldığı ve bu sızıntıların rüzgâr sirkülasyonu ile oyun adası etrafında dolaştığı paralel evrende geçiyor. Fernvaille, 430 bin TL fonlama hedefiyle 1 Ağustos 2021 tarihine kadar fonbulucu.com INVEST platformunda yatırım turunda kalacak.

    Next in Game tarafından hazırlanan “Global Karantina Günlerinin Oyun Dünyası Üzerindeki Etkileri” raporuna göre karantina döneminde olumsuz etkilenen birçok sektörün aksine e-spor ve oyun dünyasına gittikçe artan bir ilgi oluştu. Salgına karşı alınan karantina önlemleri insanları evde kalmaya zorlarken, vakit geçirme yöntemlerinden biri olan video oyunlara yönelik talep artış gösterdi. Mart 2020 tarihinden itibaren video oyunlarına harcanan rakam bir önceki seneye göre yüzde 60 arttı ve söz konusu talep artışı sektördeki yeni girişimlere de can suyu oldu.

    Türkiye’de Paya Dayalı Kitle Fonlaması sistemini hayata geçiren ilk platform fonbulucu.com, oyun dünyasındaki bu devasa gelişimin paralelinde Türk oyun girişimcilerine destek vermek üzereyeni kampanyasını bu sektörden seçti. Platformun üçüncü kampanyasının dünyanın en çok oynanan oyunlarından Battle Royale türündeki Fernvaille olduğu açıklandı. “Yeni Oyun Tutkusunun Bir Parçası Olun” sloganıyla 1 Ağustos 2021 tarihine kadar fonbulucu.com INVEST platformunda yatırım turunda kalacak olan Fernvaille için ek fonlama ile birlikte 516 bin TL fonlama hedefleniyor. Yatırımcılar, kampanya süresince Paya Dayalı Kitle Fonlaması kapsamında arz edilen paylardan satın alarak şirkete ortak olabilecekler.

    İLK PROMOSYONLU YATIRIM TURU “FERNVAILLE”

    İlginç ve yeni olan bir diğer durumda yatırımcılara verilecek promosyon. Girişim şirketine en az 2.000 TL yatırım yapanlara şirket el işi göz nuru yapılan oyun karakterlerinden figürler hediye ediyor.

    FERNVAILLE’DE SONA KALAN KAZANIYOR!

    Türkiye’den globale katma değeri ve kullanıcı sadakati yüksek bir oyun markası çıkarmak için geliştirilen Fernvaille, kaza sonucu yaşanan nükleer bir patlama sonucu dünya atmosferine çok öldürücü nükleer sızıntıların yayıldığı ve bu sızıntıların rüzgâr sirkülasyonu aracılığı ile oyun adası etrafında dolaştığı paralel evrende geçiyor. Oyuncular tarihteki ikonik karakterlerle nükleer sızıntıya yakalanmadan nükleer sızıntıdan korunmak için inşa edilmiş dev bir cam kapsülün içerisine yerleştirilmiş şehirdeki rokete binerek ve diğer oyuncular ile ölüm kalım savaşına girerek adadan kurtulmak için mücadele ediyorlar.
    Maksimum 200 oyuncunun 10 km² alana sahip bir haritada birbirlerini öldürerek hayatta kalmaya çalıştıkları oyuna tek başına, 2 – 4 kişilik takımlar halinde veya 2 – 4 kişilik takımlara karşı tek başına girilebiliyor. Tek başına grup halinde girmeyi tercih eden oyuncular rastgele farklı oyuncularla takım olarak eşleştiriliyor. Her durumda oyuncular, oyunu kazanmak için ölmeden en sona kalan oyuncu ya da takım olmaya çalışıyorlar.

    “FERNVAILLE’NİN DÜNYA OYUN SEKTÖRÜNDE SES GETİRECEĞİNE İNANIYORUZ”

    “Üçüncü kampanyamız olan Fernvaille Oyun Girişimi’ni yatırımcılara sunmamızın önem bir nedeni var. Oyun sektöründe girişimcilerimiz global anlamda çok güçlü ve yetenekliler. Ülkemizden çok iyi ve başarılı oyunların çıktığını görüyoruz. Ancak diğer girişimlerde olduğu gibi oyun girişimlerinde de finansmana erişim sorunu yaşanıyor ve bu sorunu çözen önemli bir aracı Fernvaille kampanyası ile tüm oyun girişimcilerine ve yatırımcılara tanıtmak istiyoruz” diyen fonbulucu.com Platformları Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Yıldız, “İlk ve ikinci girişimimiz fonlama kampanyasında büyük başarılara imza attı. Şu ana kadar işlemlere başlayalı henüz bir ay olmamışken 2.500 kayıtlı yatırımcıya 1.000.000 TL civarında işlem hacmine ulaştık. Yatırımcılarımız sisteme güveniyor, inanıyor ve ülkemizin gelişmesi için, üretim ve istihdam için elini taşın altına koymaktan çekinmiyor. Fernvaille Oyun Girişimi yatırım turuna çıkar çıkmaz istediği fonun neredeyse yarısını 165 kurumsal ve bireysel yatırımcıdan ilk hafta topladı. İlgi artarak devam ediyor. Herkesi gücü ölçüsünde yatırım yapmaya çağırıyorum” dedi.

  • Siemens Healthineers Türkiye ve Volitan Global Destekleyecekleri Start-up’ları Seçti

    Siemens Healthineers Türkiye ve Volitan Global Destekleyecekleri Start-up’ları Seçti

    Girişimcilere disiplinler arası bir ortamda inovasyon oluşturma imkanı sunmayı hedefleyen Innovation Think Tank (ITT) ve ‘Innovation Think Tank Start-up Network (ITT-STN)’ etkinliğinde sağlık start-up’larının yenilikçi çözümleri için verilen ITT-STN Ödülleri, düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

    Siemens Healthineers bünyesinde kurulan ve gençleri inovasyonla buluşturmayı hedefleyen Innovation Think Tank (ITT) platformu ve Siemens Healthineers Technology Accelerator iş birliğiyle düzenlenen ilk Innovation Think Tank Start-up Network (ITT-STN) etkinliği 9 Haziran Çarşamba günü gerçekleşti. Online gerçekleşen ITT-STN etkinliğinde düzenlenen ödül töreninde; Innovation Think Tank, Siemens Healthineers ve Volitan Global’in sağlık teknolojileri ve dijital sağlık girişimcilerini yatırım ekosistemine dahil etmek amacıyla destekleyeceği projeler açıklandı. Uluslararası çapta dikkat çeken etkinliğe Türkiye, Almanya, ABD, Hindistan ve Çin’den izleyiciler katıldı.

    “Gelecek vadeden start-up’lara rehberlik ederek, yatırım ekosistemine erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz”

    ITT-STN etkinliğinin açılışı, Siemens Healthineers Innovation Think Tank Kurucusu ve Global Direktörü Prof. Sultan Haider tarafından yapıldı. ITT platformu ve etkinliğin amacına dair bilgi veren Prof. Haider’in ardından Siemens Healthineers Türkiye Genel Müdürü Enis Sonemel, ITT-STN etkinliği ve yarışma hakkında açıklamalarda bulundu: “ITT-STN etkinliğimizle, sağlık teknolojileri ve dijital sağlık teknolojileri alanlarında gelecek vadeden start-up’lara rehberlik ederek, yatırım ekosistemine erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Seçilen start-up’lar, alanında uzman isimlerden koçluk ve mentorluk destekleri alacak. Ayrıca start-up’lar ile Volitan Global ve Siemens Healthineers ekipleri arasında bağlantı kurulacak. Innovation Think Tank, Siemens Healthineers ve Volitan Global olarak sağlık sektörünün önemli ve acil sorunlarına çözüm sunacak ve küresel sağlık hizmetlerine katkıda bulunacak olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.” Enis Sonemel’in ardından Almanya Medical Valley EMN Yönetim Kurulu Başkanı Walter Maerzendorfer “Sağlıkta İnovasyon” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

    Uzmanlar, Türkiye’deki inovasyon ekosistemlerini ve en iyi uygulamaları değerlendirdi

    ITT-STN etkinliğinde düzenlenen “Türkiye’de Sağlık ve Yaşam Bilimleri İnovasyon Ekosistemleri ve En İyi Uygulamalar” panelinde Volitan Global kurucusu ve CEO’su Ufuk Eren moderatörlüğünde Acıbadem Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Ata Akın, Revo Capital Genel Müdürü Berkin Toktaş, Başkent Üniversitesi TTO Yöneticisi Arzu Fırlarer, Borda Teknoloji eş kurucusu ve CEO’su Akın Altunbaş ve South Carolina Üniversitesi ITT Laboratuvarı’nın Operasyon Direktörü ve Araştırma Koordinatörü Dilek Akgün bir araya geldi. Panelde sağlık hizmetlerinde pandemi sonrası dönemde önemi artan inovasyon çalışmaları ve Türkiye’deki inovasyon ekosistemi tüm yönleriyle değerlendirildi.

    Ödül almaya hak kazanan start-up’lar açıklandı

    Etkinliğin son bölümünde finale kalan 6 start-up, projelerini tanıttıktan sonra Siemens Healthineers Technology Accelerator Başkanı Dr. Jürgen Simon “Start-Up’lar Medikal Teknoloji Şirketleriyle Nasıl Çalışabilir?” başlıklı bir konuşma yaptı.
    Konuşmanın ardından Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Ali Haberal ve tüm katılımcılardan yapılan geri bildirimlerde sağlık alanında ileri teknolojilerin ve bu yöndeki yatırımların önemi vurgulanırken ITT-STN etkinliğinin de bu açıdan Türkiye sağlık girişimciliği konusunda üstlendiği role dikkat çekildi.

    En güncel Start-up haberleri detayları ile sitemizde yer almaktadır.

    Finale kalan 6 projeyi değerlendiren jüri ekibinde, Genomedis Genel Müdürü ve Öğretim Üyesi Dr. Sevgi Salman Ünver, Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Profesörü ve Inovita (İstanbul Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri İşbirliği Platformu) & İSEK (İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi) Koordinatörü Prof. Dr. MD Cengizhan Öztürk, Ernst and Young Yardımcı Ortağı Mehmet Gülez, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Genel Sekreteri Ümit Dereli, Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Bozluolcay, İstanbul Üniversitesi Radyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Şükrü Mehmet Ertürk, TÜBİTAK ve TEYDEB Girişim Sermayesi Fonlama Grubu Yönetim Kurulu Koordinatörü Elif Koşok, South Carolina Üniversitesi Uygulamalı Yenilik ve İleri Analitik Merkezi’nde Uygulamalı Bilimler Direktörü Prof. Neşet Hikmet, Başkent Üniversitesi TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) Yöneticisi ve Başkent Innovation Think Tank Operasyon Direktörü Arzu Fırlarer, Melek Yatırımcı ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Dorman ile Eczacıbaşı Holding İnovasyon ve Girişimcilik Koordinatörü Emre Eczacıbaşı yer aldı.

    Kazanan start-up’lara imkanlar sunulacak

    Projeler jüri tarafından değerlendirildikten sonra gerçekleştirilen ödül töreni ile ilk 3’e giren start-up’lar açıklandı. Yapılan bilgilendirmeye göre rehabilitasyon alanında en son teknoloji ile tıbbi robotik ve cihazlar geliştirmeye odaklanan Ar-Ge start-up’ı Medroco, birincilik ödülünü almaya hak kazandı. İkincilik ödülü ise Aksense girişimine verildi. Aksense, ikincilik ödülünü taşınabilir bir elektrokimyasal biyosensör ile enfeksiyonları bir dakikada teşhis etmek için geliştirdiği yeni kan tahlili cihazı ile aldı. Hevi AI girişimi de beyin görüntülemede inmenin otomatik olarak saptanması için en ileri derin öğrenme yöntemlerini kullanan hStroke ürünü ile üçüncülük ödülünü kazandı.

    ITT-STN Ödülü almaya hak kazanan start-up’lar 10x Health Investment Club yatırım havuzuna kabul edilecek, eITT 2021 etkinliğine katılacak, koçluk seanslarına katılabilecek ve Siemens Healthineers ve Volitan Global uzmanlarından mentorluk desteği alabilecek.

  • Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yapay zekâ temelli mikrobiyom analizi ile kişiselleştirilmiş sağlık çözüm sunan ENBIOSIS istikrarlı ilerleyişini devam ettiriyor. Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA ile anlaşmaya varan ENBIOSIS, yakın gelecekteki girişimleriyle başarısını daha da artırmayı hedefliyor.

    “Yakın gelecek planlarımız ile büyümeye devam edeceğiz”

    Geliştirdiği yapay zeka temelli analiz sistemi ile ENBIOSIS, bir yandan farklı hastalıklar için kişiye özel çözümler sunarken, diğer yandan gerçekleştirdiği klinik çalışmalarla global anlamda yerini sağlamlaştırıyor. ENBIOSIS katma değerli çözümlerini dünyadaki çeşitli ülkelerdeki kullanıcılara kısa zamanda sunmaya başlayacak. Bu kapsamda yakın zamanda ABD’de, Fransa’da ve Suudi Arabistan’da anlaşmalar yapıldı.

    B2C ve B2B dijital pazarlama ve iş geliştirme süreçlerine hız veren ENBIOSIS, potansiyel partner ve müşteriler ile temas kurduğu kanalların sayısını da artırarak daha fazla kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor.

    Kişiye özel prebiyotikler yolda!

    ENBIOSIS kurucuları kişiye özel çözüm ve desteklerine yenilerini eklemeye devam edeceklerini belirtiyorlar. ENBIOSIS’in yakın zamandaki planlarını ise şu sözlerle ifade ediyorlar:

    “Ağustos ayının sonuna kadar kişiye özel prebiyotiklerin ve IBS prebiyotiğinin üretimini tamamlayarak yurt içi ve yurt dışında satış ruhsatlarını alacağız. Mobil uygulamamızın da yayınlanmasının ardından üyelik modeline geçiş yapacağız. IBS, karaciğer yağlanması, ülseratif kolit, crohn ve kolon kanseri hastalıklarının erken dönemde teşhisi için geliştirdiğimiz tanı kitinin FDA onayını ve CE sertifikasını alacağız. Ayrıca yaygın görülen Tip 2 diyabet hastalığına özel diyet modülümüzü tamamlayacağız. IBS üzerine gerçekleştirdiğimiz klinik çalışmada %78 başarı elde etmek bizim için önemli bir başarı oldu. Yıl sonuna kadar 3 klinik çalışmayı daha tamamlayacağız.”

    ENBIOSIS Huzursuz Bağırsak Sendromu’na karşı %78 başarı elde etti

    Tüm dünyada yaygın görülen bir rahatsızlık olan Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), bu sorunla yaşayanlar için büyük bir problem. Bu sendrom, dünya nüfusunun yaklaşık %10-%15’ini etkiliyor. ENBIOSIS, gerçekleştirdiği klinik çalışmayla IBS için de tedavi çözümü sunuyor:

    “Huzursuz Bağırsak Sendromu rahatsızlığının tedavisi için mikrobiyom terapisinin etkinliğini araştırdığımız klinik çalışmamızı yayınladık. Bu çalışma dünyada bir ilk. Bu klinik çalışma sonucunda Enbiosis Mikrobiyom Diyeti ile takip edilen hastaların semptomlarında %78 iyileşme gözlemlendi. Bu başarı sonucunda her yıl gastroenteroloji hastalıkları üzerine çalışan 14.000 hekim, araştırmacı ve akademisyenin katıldığı en büyük platform olan Digestive Disease Week’e (DDW) klinik çalışmamızı sunmak üzere davetiye aldık. Ek olarak klinik çalışmamızın özeti American Gastroenterology Association’ın en prestijli dergisi Gastroenterology dergisinde yayımlandı.

    PRAGMA

    Şirket satın alma birleşmeleri alanında Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA kuruluşundan bu yana 100 işlemle 7.0 milyar ABD Dolarlık işlem hacmine ulaştı.

    PRAGMA, yatırım bankacılığı faaliyetlerine ek olarak değer yaratma amacıyla doğrudan yatırımlar da yapmakta. Bu kapsamda PRAGMA’nın teknoloji, sanayi ve madencilik alanlarında önemli yatırımları bulunmakta.

  • Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week (Başarısızlık Haftası) bu sene çevrimiçi gerçekleştirilecek.

    İTÜ Girişimcilik Kulübü organizasyonu ile gerçekleştirilen; “Başarının çokça rağbet gördüğü bu zamanda başarıya giden yoldaki inişlerin, vazgeçişlerin, mağlubiyetlerin göz ardı edildiğini düşünüyoruz. Başarısızlığa sebep olan en önemli etmenlerden birinin başarısızlığa karşı duyduğumuz korku ve hata yapmaya karşı olan ön yargılarımız olduğuna inanıyoruz. Hata yapmanın başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğunu biliyoruz” söylemleriyle bu sene beşincisi düzenlenecek olan Failure Week çevrimiçi olarak 17-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Girişimcilik bilinmezliklerle dolu bir çevrede kendi yolunu bulma çabası olduğundan kişilerin en çok başarısızlık korkusuyla yüzyüze geldiği süreçtir. 2017’de ilki düzenlenen ve geleneksel olarak düzenlemeyi planlanan Failure Week’in amacı potansiyel girişimcilere ve kendi yolundan gitmek isteyen herkese hata yapma ve başarısız olmanın başarıyı gölge düşürmek yerine başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğu farkındalığını yaratmak istiyoruz” olarak tanımlanıyor.

    Failure Week etkinliğine kayıt olmak için lütfen tıklayınız.

  • Dövizle para kazanma

    Dövizle para kazanma

    Ülkemiz de para kazanmak çok zor gibi gözükse de aslında fazlası ile kolaydır, sadece bizler doğru para kazanma yöntemleri yerine hep yanlış yollardan para kazanmaya çalıştığımız için bir türlü istediğimiz yer gelemiyoruz. Dünya zengin üç adamına baktığımızda bu insanların üçü de sadece akıllarını çalıştırmışlardır. Bunların herhangi bir parası yoktu ve büyük yatırımlarda yapmadılar. Sadece az bir para kazanıp paralarını sürekli olarak çevirdiler. Dövizle para kazanma akılla para kazanmanın en kolay yollarından biri olarak bilinir. Bir de ülkemiz gibi sürekli enflasyon ile boğuşan ve dövizin sürekli inip çıktığı bir ülkedeyseniz o zaman para kazanmak çocuk oyuncağı olur.

    Dövizle para kazanma

    Döviz dediğimiz şey yurtdışında gelen paralardır, dolar ve Euro döviz kurunda başlıca para birimleridir. Bu paralar dışında yine ülkemize dışarıdan gelen paralar döviz olarak kabul edilir. Türkiye para birimi olarak TL yani Türk lirasını kullanıyor. ABD ve Avrupa devletleri Euro ve dolar bazında alışveriş yapıyor. Bu iki devlet ile yaptığımız alışverişlerde bizim paramız altta kaldığı için zarar eden taraf biz oluyoruz. Sizler dövizle para kazanmak istiyorsanız ülkemize döviz yolu ile giren ürünlere yatırım yapacaksınız. Bu şekilde ürünler sürekli para birimleri ile birlikte yükseldiği için ülkemiz de ürünlerde pahalı bir hale gelecektir. Sizler de b yöntemle daha çok para kazanabilir ve zengin olabilirsiniz.

    Dövize yatırım nasıl yapılır?

    Az önce sizlere dövizle para kazanmanın bir yolundan bahsettik ama bu en bilinen yol değildir. Dövizle para kazanmanın en kolay yolu paranızla döviz almak ve yükselince bu parayı bozdurmaktır. Buna döviz kurundan faydalanıp kazanmak da denir. Örnek dolar TL karşısında 5 TL olduğu zamanda dolar alıp da dolar 8 TL bandına yükseldiğinde paraları tekrar TL’ye çevirirseniz çok kolay şekilde para kazanmış olursunuz. Ülkemiz de bu işi yapan ve servetine servet katan ülke zenginleri bulunuyor. Bunun için ekonomi piyasaları ve dalgalanmaları çok iyi takip etmek zorundasınız. Başka türlü dolar ve Euro’dan yani dövizlerden para kazanma şansına sahip değilsiniz. Ülkemiz de bunlar en kolay zengin olma yollardır.

  • Mesleki Yeterlilik Belgesi Nedir? Nasıl Alınır?

    Mesleki Yeterlilik Belgesi Nedir? Nasıl Alınır?

    İşletmelerin, iş yerlerinin çalışma şekilleri dünyanın globalleşmesine paralel olarak değişimlere maruz kalmaktadır. Bu kapsamda işletmeler gelişmelere ayak uydurmak için değişim yolunu seçmektedir. İşletmelerin gelişmelere ayak uydurmak için çalışanların daha kalifiye olmasını beklemektedir. İşte bu kalifikasyonu belgelemek için işletmeler çalışanlarından mesleki yeterlilik belgesi talep etmektedir.
    Uzmanlık gerektiren alanlarda, meslekte çalışmak için gerekli meslekli bilgi ve becerilere mesleki yeterlilik denilir. Bir alanda mesleki yeterlilik sahibi olduğunu tespit etmek için bir belgelendirme süreci işletilir. Konu hakkında mesleki terimlere bilmek, prosedürlerin ve süreçlerin yerli yerinde doğru bir şekilde uygulandığını gösterir.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi Nedir?

    Günümüzde her sektörde mesleki yeterlilikler farklı şekilde ele alınmaktadır. İşverenler birlikte çalıştıkları personelin piyasa ve işin standartlarına uygun olmasını tercih ederler. Bu durumda çalışanlar da bu standartlarda olduklarını belgelendirmek amacıyla bazı eğitimleri almak zorunda kalırlar. Mesleki yeterlilik belgesi, çalışanın işverenin talep ettiği yeterliliği kanıtlamak için kullanılan bir belgedir. Her meslek dalı için farklı kriter yer almakta ve meslek için farklı yeterlilikler vardır. Bu kriterler uyarınca belgelendirme kuruluşu tarafından sınava tabi tutulan çalışanlar mesleki yeterlilik belgesi almaya hak kazanırlar.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi Avantajları Nedir?

    Mesleki yeterlilik belgesi iş dünyasında, sahip olunan yeterliliğin belgelenmesine olanak tanır. Ayrıca bu belgeye sahip olmayan diğer adaylara karşı belgeye sahip olanlara avantaj sağlar. İşveren açısından ise işin ehline verilmesi ile işletmede verimin artmasını da sağlar.
    Mesleki yeterlilik belgeleri, deneyimlerin belgelendirmesi sayesinde iş bulmalarını kolaylaştırır. Bu belgeye sahip bireylere işverenlerin daha güvenle bakmasına olanak sağlar. Bu belgeye sahip çalışanların olduğu işletmelerin daha rekabetçi olduğunu söyleyebiliriz. İşletmenin nihai ürününün kalitesini garanti altına alması için önemli bir belgedir.

    Mesleki yeterlilik belgeleri için Türkiye’de Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından belirlenen meslek dalları verilmektedir. Mesleki yeterlilik için düzenlenmiş meslek dalları bu kurum tarafından belirlenmekte ve bu kurum tarafından belirlenmiş yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşları tarafından verilebilmektedir.

    Mesleki yeterlilik belgesi tüm dünyada gereklilik olrak görülmektedir. Bu sebepten dolayı bir çok ülke bu uygulamaya geçiş yapmıştır. Ülkemizde yer alan meslekler için kriterler Avrupa Birliği yeterlilik kriterlerine göre belirlenmektedir.

    Mesleki Yeterlilik Belgesi Nereden Alınır?

    Mesleki yeterlilik belgeleri, MYK tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarınca verilir. Bu belgeler kuruluşların yetki kapsamlarında yer alan ulusal yeterlilikde tanımlanmış esaslara göre yürütülen ölçme değerlendirme faaliyetleri sonucunda başarılı olan bireyler için hazırlanarak verilir. Başarı kriterleri ise bahsi geçen meslek için yapılan bir sınavdır. Bu sınavda başarılı olan bireyler için düzenlenen ve ulusal yeterlilikte belirtilen öğrenme kazanımlarına sahip olduğunu gösteren belgelendirme faaliyetleri özetle bir sınava tabidir.

    Mesleki yeterlilik belge sınav soruları zor mudur?

    Kişilerin mesleki yeterlilik belgelerini alabilmeleri için, kendilerine ait meslek kategorisinde önce teori sınavına sonra da pratik sınava tabi olurlar. Yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşları tarafından yapılan bu sınav soruları tamamen mesleği bilmeniz için gerekli asgari bilgi düzeyine göre hazırlanmış sorulardır.

    Daha önce böyle bir sınava hazırlanmadı iseniz sizlere Google Play Markette yer alan bir uygulamayı öneririz.

    Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Sınavları uygulaması bu kapsamda bir çok sektöre ait yeterlilik belgesinde yer alan konulara göre özenle hazırlanmış soruları adaylara sunmaktadır.

    Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Sınavları için hazırlanan uygulamada aşağıdaki meslekler için örnek sınav soruları hazırlanmış ve sisteme yüklenmiştir.

    Mesleki Yeterlilik Belgelendirme Sınavları:

    Servis Şoförlüğü yapabilmek için gerekli olan belge için
    – Servis Aracı Şoförlüğü Seviye 3 (Ulaştırma Sektörü)
    Emlak Ofisi açabilmek ya da bu sektörde çalışmak için gerekli olan belgelendirme için
    – Emlak Danışmanı Seviye 4 (Ticaret Sektörü)
    – Sorumlu Emlak Danışmanı Seviye 5 (Ticaret Sektörü)
    Oto galeri açabilmek ya da bu sektörde çalışabilmek için gerekli olan belgelendirme için
    – Motorlu Kara Taşıtları Alım-Satım Danışmanı Seviye 4 (Otomotiv Sektörü)
    – Motorlu Kara Taşıtları Alım-Satım Sorumlusu Seviye 5 (Otomotiv Sektörü)
    Betonarme Demircisi alanında çalışabilmek için gerekli olan belgelendirme için
    – Betonarme Demircisi Seviye 3 (İnşaat Sektörü)
    Seramik Karo Kaplamacısı alanında çalışabilmek için gerekli olan belgelendirme için
    – Seramik Karo Kaplamacısı Seviye 3 (İnşaat Sektörü)
    – Ahşap Kalıpçı Seviye 3 (İnşaat Sektörü)

  • Dolarla para nasıl kazanılır?

    Dolarla para nasıl kazanılır?

    Para kazanmak için zor işlerde çalışmak yerine elinizde bulunan parayı değerlendirmek daha akıllıca bir fikir olacaktır. Ülkemizde pahalılık ve uygulanan ücretler arasında ki ters çelişki insanların ekonomik olarak belini bükmektedir. Bu yüzden uygulanacak bazı yöntemlerle yattığınız yerden para kazanma fırsatına sahip olabilirsiniz. Dolar ve borsa gibi paranızı yatırıp da sizlere daha çok para kazandıracak uygulamaları hepiniz biliyorsunuz, bunlara yatırılan para ile paranızı değerlendirme fırsatına da sahip olacaksınız. Dolarla para nasıl kazanılır? Sorusuna cevap verdiğimiz zaman sizler artık sadece elinizde ki parayı çevirecek ve ömür boyu enflasyondan yararlanarak paranızı katlayacaksınız. Bunun yöntemleri gözünüzü korkutmasın çok küçük paralar yöntemi ile yine büyük paralar kazanma şansına sahipsiniz.

    Dolarla para nasıl kazanılır?

    Dünyanın en büyük ülkesi olan ABD’nin para birimi dolardır, ABD nüfus olarak dünyanın en büyük devleti değildir ama güç olarak en büyük devletidir. Güçlü devletler para birimleri ile başka devletleri baskı altına almayı başarabiliyorlar. Ülkemiz tarzında gelişmekte olan ülkelerin üretimi düşüktür, bu yüzden dış devletlerden ürün alırlar, ABD gibi dolar kullanan ülkelerin mallan dolar arttıkça artacaktır bu yüzden yatırımda her şekilde paranız katlanacaktır.

    Dolar ile yapılan hangi işler parayı katlar?

    Paranızla dolar alın: bu sizler için dolar ile para kazanmanın en kolay yolu olacaktır. Dolar çok hızlı dalgalanan bir para birimi olarak karşımıza çıkar. Bu para biriminin karşısında bizim paramız çok düşük kalıyor. Sizlerde Türk lirası bazında olan paranızı dolara çevirerek onun yükselmesin bekleyin. Dolar ne kadar5 yükselir sizlerin de parası o kadar katlanacaktır. Şöyle düşünelim 5 TL üzerinden dolar aldınız ve dolar sonra 8 TL oldu bu sizlerin her bin dolarda 3 bin TL kar eteniz anlamına gelir.

    Beyaz eşya alın: beyaz eşya ülkemize dolar ile giriyor, sizler paranızı bu şekilde çoğaltmak istemiyorsanız o zaman beyaz eşya alın. Ülkemizde dolar kalktıkça beyaz eşya fiyatları da hızlı bir şekilde kalkacaktır. Ne kadar çok eşya alırsanız, belirli süre bekledikten sonra fiyatlar yükselince satışa sunabilirsiniz. Bu işle uğraşamam derseniz, beyaz eşya işi ile uğraşan birine para verip aldırın ve cüzi bir komisyon verin.

  • Dernekler için Hibe Şartları Nelerdir?

    Dernekler için Hibe Şartları Nelerdir?

    Derneklere İçişleri Bakanlığı’ndan mali yardım yapılabilmektedir. Söz konusu yardımlardan yararlanabilmek için derneklerin proje hazırlaması gerekmektedir. İçişleri Bakanlığı dernek projelerine yardım ve destekte bulunmaktadır.

    Dernek Yardımlarında Başvuru Şartları Nelerdir?

    Derneklerin mali yardımlara başvurabilmesi için gerekli şartları taşıması gerekmektedir. Bu şartlar yazımızda belirtilmektedir.
    Başvuracak kuruluşun anayasaya ve kanunlara aykırı davranış sergilememesi ve yasaklanmış olmaması gerekir. Dernek yöneticilerinin son üç yılda para ya da hapis cezası almamış olması gerekmektedir. Tüzükte belirtilen amaç toplum sorunlarını ve ihtiyaçlarını gidermeye yönelik katkıda bulunmalıdır. Derneğin başvuru işlemleri sırasında ilk genel toplantısını yapmış olması ve bütün gerekli organların da oluşturulmuş olması gerekmektedir.

    Söz konusu dernek hakkında fesihle ilgili bir davanın bulunması da başvuruya engel teşkil etmektedir. Derneğin kamu kuruluşlarından aldığı yardımları gerekli ve uygun yerlerde, doğru şekilde kullanmış olması başvurunun kabul edilmesi için bir avantajdır.

    Derneklerin Projeleri için Aranan Şartlar

    Dernekleri desteklemeye yarayan projelerin konusunu belirleyen merci İçişleri Bakanlığıdır. Bakanlık tarafından belirlenerek internet ortamında yayınlanan projeleri dernekler değerlendirir.
    Destek görecek projenin kamu ve toplum açısından yararlı bir proje olması beklenir. Söz konusu dernek kendi tüzüğüyle yakın ve alakalı bir proje seçmelidir.
    Seçilen projede toplum ihtiyaçlarına ve sorunlarına çözüm getirme amacının bulunması gerekir. Aynı zamanda projeler toplumsal gelişme açısından katkıda bulunacak nitelikte olmalıdır.

    Dernekler İçin Önerilen Proje Konuları

    İçişleri Bakanlığı’nın belirlediği ve her yıl güncellenen proje konuları aşağıdaki gibidir.

    İnsan haklarının ve demokrasi düşüncesinin etkinliği ile ilgili proje seçenekleri.
    Aile değerlerine ve toplum kurallarına karşı koruma ve geliştirme çalışmalarının yapılmasına yönelik projeler.
    Toplumun huzurunu ve barış ortamını sağlamak için çeşitli topluluklar arasında etkileşim sağlanması ve işbirliği yapılması konusunda hazırlanacak projeler seçilebilir.
    Sivil toplum ve kamu arasında etkileşimin artması konusunda projeler hazırlanabilir.
    Toplumdaki kadınların, gençlerin ve engelli vatandaşların topluma karışması, girişimcilik faaliyetlerine katılması ile ilgili proje seçenekleri.
    Yine benzer nitelikte olan çocuk, kadın ve gençlerin ve engellilerin maddi ihtiyaçları konusunda yapılacak projeler hazırlanabilir.
    Şehit ve gazilerin yakınları için hazırlanan projeler olabilir.
    Eğitim, spor ve kültüre önem veren ve bunların gelişimini destekleyen projeler seçilebilir.
    Tarihi ve kültürel değerlerin korunması için proje hazırlanabilir.
    Madde bağımlılığı ve terör mağdurları konusunda hazırlanacak projeler bu kapsamda yer almaktadır.