Kategori: Haberler

Girişimciler için girişim haberleri ve etkinlik ve proje duyuruları

  • Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. Döneminden Mezun Olan 11 Girişim Tanıtıldı

    Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. Döneminden Mezun Olan 11 Girişim Tanıtıldı

    Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. dönemine seçilen 12 girişimin belli olduğunu geçtiğimiz Mart ayında sizlere aktarmıştık. Lonca Girişimcilik Merkezi gerçekleştirdiği canlı yayın etkinliği ile birlikte 6. döneminden mezun olan 11 girişimi tanıttı.

    Hatırlatmak gerekirse Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. dönemi için girişimler, genel ve fintech olmak üzere iki kategoride toplamda 400’e yakın başvuru arasından seçilmişti. 12 girişimin seçilmesi ile başlayan Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. dönemi 11 girişimin mezun olması ile tamamlandı.

    10 Mart 2021 tarihinden itibaren online eğitime başlayan 6. dönem girişimcileri, 11 Mart’ta online olarak gerçekleştirilen GoDay programına katılarak girişimlerini de anlatmıştı. 6. dönemden mezun olan girişimler arasında teknoloji, sağlık, eğitim, yapay zeka, siber güvenlik ve finans gibi alanlarda çözümler sunan girişimler yer alıyor.

    Lonca Girişimcilik Merkezi’nin 6. döneminden mezun olan 11 girişim
    Car4Future: Elektrikli araçlar için blok zinciri teknolojisiyle geliştirilen enerji paylaşım ağı yazılımı ve enerji transfer donanımı.

    CezerUni: Hastanelerde yatan veya evde bakım hizmeti alan hastaların ateş, nabız, tansiyon gibi vital bulgu değerlerini uzaktan 24 saat takiple analiz eden, gerekli durumlarda sağlık personeline haber veren, el bileği ve işaret parmağına takılan giyilebilir bir tıbbi cihazdır. CezerUni ile sağlık personellerine olası bulaş riskinin minimize edilmesi de hedeflenmektedir.

    Clickatory: Dijital ürünler kategorisinde faaliyet gösteren bir pazaryeri platformudur. Girişim, web tasarımlarından kullanıma hazır yazılımlara, stok medya dosyalarından tasarım kitlerine kadar, dijital ürün geliştiricileri ile bireysel ve kurumsal kullanıcıları güvenli ve global bir platformda buluşturmayı amaçlıyor.

    Innoflux: Flux Braille, görme engelli bireylerin basılı metinlere anlık erişimini, not alabilmelerini ve cihazlar arası metin paylaşabilmelerini sağlayan portatif bir cihaz projesi.

    NudgeLab: Mottosu “gözlendiğini bilen değişir” olan NudgeLab, kredi müşterilerine yönelik akıllı uyarı ve gözetim sistemleri geliştiren bir platform.

    Payeni: Şirketler için kurumsal indirim anlaşmaları yaparak çalışanları geniş bir ayrıcalık ağına eriştiren dijital cüzdan ve kurumsal ayrıcalık platformu.

    Sweephy: Farklı kaynaklarda bulunan şirket verilerinin (finansal veriler, sipariş verileri, kullanıcı verileri, yapısal olmayan veriler) NLP teknikleri ile alan bilgisi katılarak ve veri içeriği doğrultusunda makine öğrenimiyle modellenerek otonom olarak temizlenmesini sağlar.

    TheClico: B2B çözüm odaklı firmaların, kendileriyle ilgili yüzlerce farklı web platformundan gelen geri bildirim, şikayet ve değerlendirmeleri anlık olarak tek bir noktadan takip edilmesini sağlayan bir uygulama.

    Varsapp: Varsapp, kullanılmayan eşyaların güvenli bir şekilde kiralanabileceği bir platform.

    Vivente: Diyabet kaynaklı göz hastalıklarının erken teşhisi için yapay zekâ çözümleri geliştiren Vivente’nin ürünü Ocellus, retina görüntülenmesinde kullanılan bir kamera ve bu kamerayla entegre olarak çalışan bir hastalık analiz yazılımından oluşmaktadır.

    VulnHero: BT altyapısını kendi yöneten kurumların güvenlik açıklarını ve güvenlik yamalarını daha kolay takip etmelerine ve yönetmelerine yardımcı olan bulut tabanlı bir yazılım servisi.

  • Mercedes Benz StartUP’u kazanan girişimler

    Mercedes Benz StartUP’u kazanan girişimler

    Türkiye’nin 43 ilinden 633 startup’ın katıldığı Mercedes-Benz StartUP yarışmasının kazananları açıklandı. “Ulaşım Çözümleri”, “Sosyal Fayda” ve “Jüri Özel Ödülü” olmak üzere 3 farklı kategoride büyük ödülleri alan 3 startup’a toplamda 150 bin TL’lik para ödülü verildi. Ulaşım Çözümleri” kategorisinde Syntonym, “Sosyal Fayda” kategorisinde PONS ve “Jüri Özel Ödülü” kategorisinde IWROBOTX bu yıl ilk üçe girerek büyük ödülün sahibi olan girişimciler oldu.

    İlk 60’a kalarak bir günlük eğitim kampı ile yarışmadaki eğitim serüvenlerine başlayan ve jüri değerlendirmeleriyle ilk 10’a giren startup’a ise “StartUP Boost” adı verilen özel bir gelişim programına ve Avrupa startup ekosistemini yakından tanıma ve potansiyel iş birlikleri geliştirme fırsatları bulacakları Almanya Girişim Ekosistemi modülüne katılma hakkı hediye edildi. Ayrıca ilk defa bu sene ilk 10 startup, Mercedes-Benz yöneticilerinden, kendi ihtiyaçlarına yönelik kurgulanmış birebir mentorluk desteği alma hakkı elde etti.

    Bu yıl yarışmaya başvuruların yüzde 47’si 25 yaş altı girişimcilerden oluşurken yaklaşık 4 girişimciden 1’i kadın oldu.

    Kazanan girişimler şu şekilde:

    Syntonym: Bu yıl ilk kez verilen Ulaşım Çözümleri Ödülü’nün kazananı Syntonym oldu. Syntonym, resim ve videolardaki biyometrik veri olan mevcut yüzleri, hiç var olmamış sentetik yüzlerle geri döndürülemez bir şekilde değiştirebiliyor. Geleneksel yöntemlerin aksine yaş, cinsiyet, baş pozisyonu ve yüz ifadeleri gibi analitik metrikleri koruyor. Bozulmadan yapılan bu anonimleştirme, yapay zekâ algoritmalarının doğruluğunu ve güvenilirliğini artıyor. İleri veri analizini mümkün kılıyor.

    PONS: Sağlık sektörüne sunduğu yenilik sayesinde Sosyal Fayda Ödülü kazananı PONS oldu. PONS; doktorların, hastaları, hastaneye çağırmaya gerek kalmadan uzaktan taramasına, izlemesine ve teşhis etmesine olanak tanıyan, giyilebilir ultrason teknolojisi geliştirerek tıbbi görüntüleme ağları oluşturmaya odaklanıyor.

    IWROBOTX: Jüri Özel Ödülü kazananı IWROBOTX oldu. IWROBOTX’in, deniz yüzey temizliği yapan otonom deniz aracı Doris, kamera ve sensörleri kullanarak deniz yüzeyindeki nesneleri tanıyor, sınıflandırıyor, atıkları topluyor, toplanan verileri internete aktarıyor ve raporlar hazırlıyor. Deniz yüzeyindeki atıkları belirlemek için AI tabanlı IP teknolojisini kullanan Doris, su yüzeyinden toplanan atıkların cinsine göre atık haritası yapabiliyor. Ek olarak, toplanan atığa göre raporlar oluşturulabiliyor.

  • Sınırları ortadan kaldıran dijital gönüllülük sistemi e-Gönüllü

    Sınırları ortadan kaldıran dijital gönüllülük sistemi e-Gönüllü

    Sınırları Ortadan Kaldıran Dijital Gönüllülük Sistemi ‘’ e-Gönüllü’’

    e-Gönüllü, STK’lar ile gönüllüleri dijital platformda bir araya getirerek sağladığı online gönüllülük sistemi & teknoloji iş birlikleriyle sivil toplum kuruluşlarının dijitalleşme süreçlerine destek sağlayan bir sosyal girişimdir. Geçmiş sivil toplum deneyimlerinde fark edilen ihtiyaçlara yönelik kurulan e-Gönüllü, sivil toplum örgütlerininin dijitalleşme süreçlerine destek sağlayarak uçtan uca dijital gönüllülük faaliyetlerini yürütmektedir.

    e-Gönüllü Vizyonu

    e-Gönüllü sağladığı online gönüllülük & teknoloji işbirlikleri ile Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin dijtalleşmesine destek sağlayarak bilinirlikleri & faaliyetlerini tüm Türkiye’ye ulaştırmalarını sağlamayı hedefler.

    İş birlikleri & Destekçileri

    Şu an hali hazırda; raklet, sertifier, paraşüt, zeo gibi 15+ şirketle teknoloji iş birlikleri bulunmakta. İş birliği kapsamında servis sağlayıcı konumuna geçerek teknoloji şirketlerinin hizmetlerini bünyelerinde bulunan STK’lara indirimli bir şekilde sunmalarını sağlamaktalar . İki taraflı da kazan-kazan ilişkisinde bir model düşünebilirsiniz. E-Gönülü aracılığı ile birçok STK teknoloji hizmetlerine indirimli ulaşırken teknoloji şirketleri de iş birliği doğrultusunda birçok STK’ya ile tek bir platform üzerinden ulaşabilmekte. Partnerlik sağlamak isteyen teknoloji şirketlerinde de ortaklık enerjisine ve hizmetlerin stk ihtiyaçları ile uyumuna mutlaka dikkat ediliyor.

    Hangi alanlarda e-gönüllüler arıyorsunuz?

    ‘’sınırları ortadan kaldıran dijital gönüllülük sistemi’’ mottosuyla çıkan e gönüllü için bu yolda hiçbir şeyin sınırı yok. Bünyesinde 40+ e-STK’ mevcut. TEGV, WWF, Buldan gibi hepsi farklı alanlara hizmet eden ve gönüllü ihtiyaçları olan STK’lar. Bu ihtiyaçlarına ve talebine göre değişiyor. Gönüllü çizerler, çeviri, sosyal medya desteği gibi konularda ilanlarını görebilirsiniz.

    Nasıl e-Gönüllü Olabilirsiniz?

    Gönüllü adayları sitede bulunan https://egonullu.com/projeler/ sayfasında STK proje çağrılarına başvuru gerçekleştirebilirler. Gönüllü kişiler başvurularını gerçekleştirdikten sonra e-Gönüllü ekibinden giden aramıza hoş geldin maili ile gönüllüleri slack kanallarına almaktadırlar. Akabinde gerçekleştirilen dijital gönüllülük nedir? eğitimi sonrasında gönüllüler ve STK’lar birbirleriyle eşleşmekte ve faaliyetlerine başlamaktadırlar.

    Kimler e-Gönüllü olabilir?

    e-Gönüllü olmanın hiçbir kıstası yok. Yaşınız, mesleğiniz, konumunuz neresi olursa olsun gönüllülük yapabilirsiniz. Bir şeyleri dert edinmiş ve bunlar için çözüm arayan herkes e-Gönüllü olabilir. Detaylı bilgi ve her türlü sorunuz için merhaba@egonullu.com mailinden ulaşabilir ve https://egonullu.com/ ziyaret edebilirsiniz.

  • Ray-Ban, Facebook Ortaklığı ile Akıllı Gözlüklerini Piyasaya Sürecek

    Ray-Ban, Facebook Ortaklığı ile Akıllı Gözlüklerini Piyasaya Sürecek

    Dün sizlerle Facebook’un yeni metaverse vizyonunu paylaşmıştık. Facebook CEO’su Mark Zuckerberg, bu hafta yatırımcılarla yaptığı çevrimiçi bir görüşmede Facebook’u, gerçeğe yakın sanal bir dünya (metaverse) sunan bir şirkete dönüştürmek istediğini açıklamıştı.

    Önümüzdeki dönemde başta Oculus olmak üzere vizyona eşlik eden fiziksel ürünlerin karşımıza çıkacağını söyleyebiliriz. Görünen o ki; bu ürünlerin ilki Ray-Ban markalı akıllı gözlükler olacak. Mark Zuckerberg, şirketin kazançlarını açıkladığı yatırımcı görüşmesinde Ray-Ban marka akıllı gözlükleri piyasaya sürmeyi planladıklarını açıkladı:

    “Gözlüklerin ikonik form faktörü var ve oldukça güzel şeyler yapmanıza izin veriyorlar. Bu yüzden, bunları insanların kullanımına sunmaya ve gelecekte tam artırılmış gerçeklik gözlüklerine giden yolda ilerleme kaydetmeye devam edeceğim için heyecanlıyım.”

    Facebook ve Ray-Ban’in sahibi EssilorLuxottica’nın iş birliği ile 2019’dan beri gündemde olan akıllı gözlükler, o dönemde “Orion” adı altında faaliyet göstermekteydi. O zamanlar yapılan açıklamalar göre; söz konusu gözlüklerin tıpkı akıllı saatler gibi akıllı telefonların yerini alması planlanıyordu. Örneğin, aramalara gözlükleriniz üzerinden yanıt verebilecek, bildirimleri görebilecek ve hatta canlı yayınları gözlüklerinizden takip edebilecektiniz.

    Hatırlarsanız, Facebook TechTalks’a katılan Kaan Camgöz, Rayban ile bu kapsamda da bir iş birliği yaptıklarını ve kısa bir zaman sonra bir AR gözlüğü hayata geçireceklerini belirtmişti. Tüm bu yeniliklere tech.fb.com üzerinden ulaşmanın mümkün olduğunun da altını çizelim.

    Bu yaklaşım aslında daha önce hem Google Glass’ta hem de Snapchat’in akıllı gözlüğü Spectacles’da karşımıza çıkmıştı. Bu arada Luxottica’nın, Google Glass ile iş birliği içinde olduğunu hatırlatalım. Tüketiciler tarafından karşılık bulamayan Google Glass, 2017’de hedef kitlesini değiştirerek endüstri ve işletmelere yönelik hizmetler sunmaya başladı.

    Bu bağlamda tüketicilere de ulaşmak isteyen Luxottica iş birliği için Facebook’u tercih etmiş olabilir. Facebook, şimdiye kadar giyilebilir teknoloji alanında attığı adımlar konusunda oldukça açık davrandı. Geçen yıl Facebook Reality Labs’in Sanal Gerçeklik Genel Müdür Yardımcısı Hugo Barra, gözlüklerin 2021’de piyasaya sürüleceğini açıklamıştı.

    Mark Zuckerberg’e göre; bugün masaüstü ve mobilde elde ettiğimiz sosyal deneyimleri, gelecekte sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik ortamları arasındaki geçişlerle adeta yaşayacağız.

    Facebook, kullanıcılarını oluşturacağı sanal dünyaya çekmek için fiziksel ürünler üretmeye devam ediyor. Gözlüklerin yanı sıra hücre bağlantısına sahio akıllı bir saat üzerinde çalışan şirket, üreteceği ürünlerin kullanıcılara erişilebilir fiyatlarla sunulmasını hedefliyor.

  • İTÜ Mezunları Yüksek İstihdam Oranına Sahip

    İTÜ Mezunları Yüksek İstihdam Oranına Sahip

    İTÜ Çevrimiçi Tanıtım ve Tercih Günleri başlıyor

    2021 Yükseköğretim Kurumları Sınav (YKS) sonuçları için geri sayım başladı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 26-27 Haziran’da düzenlenen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (2021 YKS) 2 milyon 607 bin 903 adayın başvurduğunu belirtti. Heyecanla beklenen ve pek çok gencin geleceğine yön verecek 2021 YKS sonuçları açıklandıktan sonra tercihler ise 5-13 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.

    Bu dönemde yarının liderleri arasında yer alacak gençlerin; idealleri, yetenekleri ve kariyer hedefleri doğrultusunda en doğru seçimleri yapmaları ve ulaştıkları puanlarla niteliklerine uygun bir üniversitede eğitim almaları büyük önem taşıyor. Pek çok gencin aklındaki en önemli soru ise mezun olduktan sonra blockchain’den nesnelerin internetine, büyük veriden siber güvenliğe, yönetim metodolojilerinden tasarım süreçlerine, üretim sistemlerinden iletişim altyapısına, mühendislik bilimlerinden sanata kadar pek çok farklı alanda kendi beceri ve donanımlarına göre iş bulup bulamayacakları…

    2021 tercih döneminde, “İTÜ ile Farkını Ortaya Koy” mottosuna yatırım yaparak ilerlediklerini vurgulayan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şule Itır Satoğlu; “İTÜ’yü tercih eden öğrencilerin bireysel ve akademik başarılarını, iş dünyası odaklı girişimlerin sinerjisiyle inovatif bir boyuta taşıyoruz. İTÜ mezunları arasında en yüksek istihdam oranına sahip bölümlerimiz; matematik mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, elektronik ve haberleşme mühendisliği… İstihdam yüzdeleri fakülte bazında değerlendirildiğinde istihdam oranı en yüksek fakültemiz ise Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi, ” yorumunda bulundu.

    İlklerin öncüsü olma misyonuna yatırım yapılıyor

    Türkiye’nin ilk yerli bilgisayarından güneş enerjisi ile çalışan arabasına, ilk üniversite radyosundan İTÜ TV ile ilk televizyon yayınına, ilk küp uydusu İTÜpSAT1’den ilk elektrikli minibüse, hidrojenle çalışan ve Martı adı verilen ilk tekneden ilk insansız otomobil olarak öne çıkan otomobile, Türkiye’nin ilk enerji temalı teknoloji parkından güneş enerjisi ile çalışan ilk aile arabası Aruna’ya kadar pek çok önemli inovasyona imza atan İTÜ, 1773 yılından bu yana bilgide derinleşme, keşfederek yeniliklere ilham verme ve insanlığı ileri taşıma vizyonuna yatırım yaparak ilerliyor.

    “İTÜ ile farkını ortaya koy”

    İTÜ; İstanbul’da Ayazağa, Taşkışla, Maçka, Tuzla ve Gümüşsuyu’nda faaliyet gösteren 5 yerleşkesi, 250 bin kişinin üzerindeki mezun ordusuyla, 250’nci yılına emin adımlarla ilerliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şule Itır Satoğlu; Süleyman Demirel, Şarık Tara, Turgut Özal, Şekib Avdagiç, Nail Olpak, Zeynep Bodur Okyay, Erol Bilecik, İsmail Gülle gibi iş ve siyaset dünyasının önemli isimlerini mezun eden, Türkiye’nin ilk teknik üniversitesi olarak öne çıkan İTÜ’nün tam da bu noktada Türk iş dünyasına yönelik işbirlikleri, 2021-2022 eğitim öğretim döneminde ortalaması 3. 00’ın üzerindeki başarılı öğrencilerin katılabileceği, lisans ve yüksek lisans sürecini bir arada yürütmeye olanak tanıyan MasterBee programının yanı sıra girişimcilik ve staj imkanlarıyla öğrencilerine farklı bir gelecek inşa ettiğine dikkat çekti. 2021 tercih döneminde ‘İTÜ ile Farkını Ortaya Koy’ mottosuyla ilerlediklerini ifade eden Satoğlu, İTÜ’yü tercih eden öğrencilerin bireysel ve akademik başarılarının, iş dünyası ile gerçekleştirilen işbirlikleri ile inovatif bir boyuta taşındığını söyledi.

    İstihdam oranı en yüksek bölümler; Matematik, Bilgisayar, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği2019-2020 mezunlarının genel istihdam oranının yüzde 66, 04 olduğunun altını çizen Satoğlu, “Üniversitemiz; 14 fakültede, 86’sı lisans ve 13’ü Uluslararası Ortak Lisans programı olmak üzere toplam 99 lisans programını bünyesinde bulunduruyor. İstihdamı en yüksek üç bölümün yüzde 87, 18 ile Matematik Mühendisliği, yüzde 80, 82 ile Bilgisayar Mühendisliği ve yüzde 79, 34 ile Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği olduğu görülüyor. İstihdam oranı en yüksek olan fakülte ise yüzde 79, 75 ile Bilgisayar ve Bilisim Fakültesi, ” açıklamasında bulundu.

  • Carbon Health 350 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Carbon Health 350 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    2020’nin Kasım ayında 100 milyon dolar yatırım alan Carbon Health, D serisi yatırım turunda 350 milyon dolar yatırım aldı. Yatırıma Blackstone Group’tan Horizon platformu liderlik etti. Yatırım turuna katılanlar arasında ise Atreides, Homebrew, Hudson Bay Capital, Intersect Capital, Fifth Wall, Lux Capital, Silver Lake Waterman ve BlackRock tarafından yönetilen hesaplar ve fonlar yer aldı.

    Ayrıca girişimin mevcut yatırımcılarından Dragoneer Investment Group ve Brookfield Technology Partners da yatırım turuna katılım gösterdi.

    Tura katılan bireysel yatırımcılara baktığımızda ise iş ve spor dünyasından etkileyici isimlerle karşılayoruz. Bu isimler sırasıyla; Amazon Worldwide Consumer CEO’su David Clark, Salesforce kurucu ortağı ve CTO’su Parker Harris, Salesforce’un Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi ve Informed’un Yönetim Kurulu Başkanı Magdalena Yesil, Stripe Bankacılık Direktörü Karim Temsamani, aktivistler Shepard ve Amanda Fairey, NBA oyuncuları Klay Thompson ve Khris Middleton, MLB oyuncuları Nolan Arenado ve Matt Chapman, MLS futbol oyuncusu Weston McKinnie ve yakın zamanda emekli olan NFL oyuncusu Alex Smith.

    500 İstanbul’un ilk turdan yatırımcısı olduğu girişim, bu yeni yatırım turu ile birlikte yatırım miktarını 522.5 milyon dolara taşıdı. Carbon Health’in Unicorn olmaya her geçen gün daha fazla yaklaştığını söylemek mümkün.

    Hasta hacminde yüzde 129’luk artış
    Carbon Health, Kasım 2020’deki son yatırım turundan bu yana hasta hacminde yüzde 129’luk bir artış yaşadı. Bu artışa COVID-19 için aşılanmış veya test edilmiş hastaların dahil olmadığını ekleyelim. Şirketin sağladığı hizmetlerin kullanımı ise ABD’deki insanların yüzde 75’inden fazlasına ulaştı.

    Kullanıcı tabanı detayları
    Erişilebilir ve uygun maliyetli olmaya odaklanan Carbon Health, ABD’nin tüm sosyo-ekonomik kesimlerine hizmet veriyor. Örnek vermek gerekirse; Carbon Health hastalarının yaklaşık yüzde 50’sinin hane geliri 80 bin doların altında iken, yüzde 26’sının geliri 150 bin doların üzerinde seyrediyor. Yaklaşık üç hastadan biri ise (yüzde 27) sağlık hizmetlerini cebinden ödüyor.

    Covid-19 döneminde atılan adımlar
    Carbon Health, COVİD-19 pandemisinden kaynaklanan ve bu süreçte ortaya çıkan sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan sayısını 800’den 1.600’e çıkardı. Sanal bakım hizmetlerini 23 eyalette yaygınlaştıran şirket, 12 eyalette 80’den fazla klinik açtı. Carbon Health, 2025 yılına kadar 1.500 klinik. açmayı planlıyor.

    Carbon Health’in Covid-19 pandemisinde gösterdiği performans ise hem yatırımcıların hem de sağlık sektörünün dikkatini çekti.

    Şirket, Pop-up klinikleri ile 1,4 milyondan fazla COVID-19 testi ve 1,5 milyon COVID-19 aşısını yönetti.COVID pozitif hastalar için COVID Pozitif Bakım ve işletmeler için COVID Ready gibi türünün ilk örneği olan programlar geliştirdi.

    Carbon Health’in kurucu ortağı ve CEO’su Eren Bali yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    Herkesin mükemmel bir sağlığı hak ettiğine ve COVID-19 salgını sırasında artan büyük sağlık açığını kapatmak için hala muazzam bir fırsat bulunduğuna inanıyoruz.

    Bu yatırım, Carbon Health’in benzersiz üst düzey – ancak yüksek maliyetli olmayan – sağlık hizmeti sunmasını ABD’deki daha da fazla insana ulaştırmasını sağlıyor. Gizli ücretler veya üyelik gereklilikleri olmadan, olağanüstü dikey (boylamsal) bakımı, kitleler için erişilebilir kılan altyapı ve teknolojiyi oluşturmaya devam edebileceğiz.

  • 5 Yaşına Giren Dolap’ın Öne Çıkan Verileri

    5 Yaşına Giren Dolap’ın Öne Çıkan Verileri

    McKinsey’nin yaptığı araştırmaya göre son birkaç senede satılan giysi ve aksesuar adedinin ikiye katladığı ancak dolaplarda duranların yüzde 40’ının neredeyse hiç giyilmediği ortaya kondu. İkinci el kullanmak sadece sürdürülebilirlik açısından değil, farklı tarzları denemeyi isteyen kitleleri de çekiyor. Evlerde bulunan ürünlerin yeniden dağıtıma çıkmasını sağlayan ikinci el platformlarla, dolaptaki kalem sayısı azalırken bir sonraki alışverişte daha dikkatli ürün seçimi de yapılıyor.

    Dakikada 45 ürün satışı
    2016 yılından bu yana satıcılar ikinci el platformu Dolap, 5’inci yılında ikinci el eşya satışı ve platforma ilişkin verilerini açıkladı. 1 milyar 450 milyon lira tutarında, 22.4 milyon adet ürün satışı gerçekleştirdi. Her gün yaklaşık 300 bin yeni ürünün eklendiği platformda aylık 2 milyon üzerinde ürünün satışına aracılık ediyor. Toplam 1,4 milyon aktif bireysel satıcı, Dolap üzerinden aylık ortalama 900 lira kazanç elde ediyor. 2022 yılında satıcıların platform üzerinden 7 milyar liralık ürün satışı gerçekleştirmesi hedefleniyor.

    Dolap, kullanıcılarının istedikleri giysi ve eşyaları tekrar dolaşıma sokmasına aracılık ederken, kaynakların verimli kullanılmasını sağlıyor. Aynı zamanda Dolap, Türkiye’de paylaşım ekonomisi bilincinin artmasına da katkıda bulunuyor. 24 milyon üyesi, 5 ana kategoride 53 milyon ürün ve 16 milyondan fazla mobil indirme ile Türkiye’de ikinci el ürün pazarına öncülük eden Dolap’ta, bugün yaklaşık 470 bini ev kadını olmak üzere 1.4 milyon aktif bireysel satıcı bulunuyor.

    Kullanıcıların yüzde 85’i kadın
    Bölgesel kalkınmayı da destekleyen Dolap’ta satıcıların yüzde 42’si, alıcıların ise yüzde 48’i üç büyük il dışında bulunuyor. Dolap kullanıcılarının yüzde 44’ü 25-34 yaş aralığında yer alıyor. Kullanıcılarının yüzde 30’unu ev hanımlarının oluşturduğu Dolap’ta, ev hanımlarını yüzde 25 ile özel sektör çalışanları ve öğrenciler izliyor.

    Dolap üzerinden en çok satılan ürünler pantolon, günlük elbise, spor ayakkabı, bluz, gömlek, tshirt, sweatshirt olurken, aynı zamanda Dolap lüks markalara çok daha kolay ve uygun fiyatla ulaşılmasına da aracılık ediyor. Lüks marka ürünlerin satışları tüm satışlar içinde önemli bir pay alırken, platformda en çok tercih edilen lüks markalara ait ürünler olarak çanta ve cüzdan öne çıkıyor.

    Kurulduğu günden bu yana özellikle kadınlara hem sosyal hem de ekonomik fayda sağlayan Dolap’ın kullanıcılarının yüzde 85’i kadınlardan oluşuyor. Dolap ekibin ise yüzde 63’ü kadınlardan meydana geliyor. Dolap, teknoloji ve pazarlama gücüyle başta kadınlar olmak üzere tüm kullanıcılarının satışlarına destek oluyor.

  • Türk Telekom PİLOT’a Seçilen 18 Girişim

    Türk Telekom’un hızlandırma programı PİLOT’un 9. dönemine seçilen 18 girişim belli oldu. Seçilen girişimlerin her birine 200 bin TL verilecek ve bu girişimlere Türk Telekom ile iş birliği yapma ve TT Ventures’tan yatırım alma fırsatı sunulacak. Bu yıl programı tamamlayan ekipler arasından seçilenler, Plug&Play’in 4 haftalık ABD programına katılma fırsatı yakalayacaklar.

    Türk Telekom PİLOT’un yeni dönemi seçilen girişimler şunlar:

    Adnsafe: Reklamların gerçek kişiler tarafından görüldüğünden emin olunmasına yardımcı olan reklam doğrulama platformu. Sabit ücret fiyatlandırmasına vurgu yaparak, müşterilerinin maliyetlerini düşük tutmak için trafiklerinin yüzde 100’ünü uygun bir şekilde izlemelerine olanak tanıyan veri odaklı çözümler geliştiriyor.

    Agrovisio: Sürdürülebilir gıda üretimi ve güvencesine yönelik çözümler üretmeyi hedefliyor. Kullanıcılar Agrovisio’nun sunduğu dijital platformdan ekili alan, rekolte, hasat zamanı, ürün sağlığı gibi arzı ve fiyatı etkileyen temel faktörleri tarla tarla takip ederek tarımsal arzdaki beklentileri herkesten önce görebiliyor. Agrovisio kullanıcıları böylece fiyat dalgalanmalarına karşı kendilerini daha iyi konumlayabiliyor ve satın alma kararlarını güvenle verebiliyor.

    Arcanor: Platform, asimetrik çözümler üretmek için birden fazla veri kaynağını bir araya getirerek sektörler arası veri birleştirme yetenekleri sağlıyor.

    Barty: İkinci el eşyaların değerinde ve hızlı el değiştirmesini sağlayan kişiler arası nakitsiz alışveriş platformu Barty, geleneksel takastaki, ürünlerin değerleme ve el değiştirme sorununu sistem içi sanal kur modeli ile çözüyor.

    Bluedot: Bluedot, elektrikli araç kullanıcılarının konumlarına en yakın şarj ünitelerini görebildiği bir uygulama. Aynı zamanda evinde ya da iş yerinde şarj ünitesi bulunduranların, bu üniteleri paylaşmalarını da sağlıyor.

    Cameralyze: Kamera görüntülerini analiz ederek yapay zeka destekli sanal asistan geliştiriyor. Müşteri ve müşteri davranışını analiz ederek mağaza verimliliğini artıran, çalışan performansını ölçümleyen, iş güvenliğinin ihlallerini denetleyen ve bunları raporlayan çözümler sunuyor.

    Co-one: Co-one yapay zeka tabanlı oyunlaştırma destekli, kollektif veri açıklama servisidir. Co-one, yapay zeka çözümleri sunan firmaların ürünlerini geliştirmeleri için gereken verilerin en doğru ve en hızlı şekilde etiketleyebilmek için yapay zeka tabanlı veri açıklama hizmeti sunuyor.

    Costifier: Geçmiş üretim verileri kullanarak yeni tekliflerin maliyetini hızlı ve güvenilir şekilde hesaplayabilmeye yardımcı oluyor. Geçmiş üretimleri kullanılan ERP yazılımı üzerinden veya dosyalar üzerinden tek tıkla yükleyebilmek, 3 boyutlu geometri hesaplama özelliğini kullanarak, üretilecek parçaların maliyetini ve üretim süresini saniyeler içinde hesaplayabilmek mümkün oluyor.

    Counterfake: Yapay zeka ile online alışveriş sitelerinde bulunan sahte ürünleri ortaya çıkarıyor. Belirli bir orijinal ürünün taklitlerini ve sahtelerini, sadece ürünlerin tanımlarını ve fotoğraflarını kullanarak çevrimiçi pazar yerlerinde 7/24 arıyor. Counterfake’in bilgisayar vizyonu ve yapay zeka teknolojileri, ürünleri ve web sitelerini analiz ediyor ve ardından sahte ürünleri, sahte web sitelerini ve sahte satıcıları müşterilerine bildiriyor.

    Earnado: Algoritmalar ile pazarlama kararları veren ve yapılması gerekenleri online profesyoneller ile gerçekleştiren sistem.

    emoty.AI: Yapay zeka ve nörobilimin gücünü birleştirerek insan bilgisayar etkileşimindeki donanım ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Girişim, pazar araştırması dikeyinde sunduğu mikro ifade analizi, göz takibi, nabız tespiti, göz bebeği analizi, ses analizi ve duygusal metin analizi gibi teknolojiler sayesinde şirketlerin hedef kitlelerini daha iyi anlayıp daha hızlı aksiyon alabilmelerinin önünü açıyor.

    Feedgage: İşletmelerin verilerini etkili ve eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürmesine yardımcı olan bir müşteri geri bildirimi analiz platformu.

    Freightest: Lojistik ve dış ticaret firmaları için tedarik zinciri yönetim platformu.

    MYTH.AI: Moda, tekstil, oyun alanında desen ve doku tasarlanması alanında tamamen insana bağlı olan, 4.0 sanayi sistemlerine uygun olmayan bir süreci teknoloji ile dijitalleştiriyor.

    NeSatılır.com: Online pazaryerlerinde satış yapan ve yapmayı hedefleyenler için geliştirilmiş bir yazılım setidir. Satıcıların, milyonlarca üründen oluşan veritabanı ile en çok satan ve en karlı ürünleri bulmasına, analitik araçlar ile rakiplerinin önüne geçmesine ve satışlarını artırmalarına yardımcı oluyor.

    surfvis.ai: Üretim sektöründeki firmaların derin öğrenme destekli deflektometri ürünü ile 3 boyutlu kalite kontrol yapmalarını sağlayan çözüm. surfvis.ai, otomotiv ve beyaz eşya sektörü başta olmak üzere firmaların üretimdeki parça yüzeylerinde oluşan istenmeyen çizik, göçük, yırtık, delik, çukur gibi anomalileri deflektometri ve derin öğrenme teknikleri ile çok yüksek hassasiyetle ve hızlı bir şekilde tespit etmelerini sağlıyor.

    Wallids: Gelen istekleri analiz ederek ve kötü niyetli olanları diğerlerinden ayırarak atak anında haber vererek atağın yapısını öğrenip sistemden uzak tutarak şirketleri veri çalma amaçlı ataklardan koruyan bir siber güvenlik çözümü.

    XENA VISION: Kameralardan gerçek zamanlı acil durum tespiti yapan, 1000 ve üzeri kamera için çalışabilen yapay zeka destekli, otonom video gözetleme ve tehlikeli davranışları tespit eden video analitik çözümü.

  • Yemeksepeti Teknoloji Merkezi Açıyor

    Yemeksepeti Teknoloji Merkezi Açıyor

    Ülkemizin en önemli internet şirketleri arasında yer alan Yemeksepeti, bir teknoloji merkezi açıyor. Bugün edindiğimiz bilgilere göre Yemeksepeti, çalışanlarına gönderdiği bir e-posta ile birlikte teknoloji merkezi açacağını paylaştı. Söz konusu teknoloji merkezinde global operasyonlar için teknolojik altyapı geliştirilecek.

    Edindiğimiz bilgilere göre, açılacak olan teknoloji merkezinde ilk yıl 1000 kişi istihdam edilecek. Söz konusu 1000 kişinin büyük oranda yazılımcı ve tasarımcılardan oluşacağını da ekleyelim. Teknoloji merkezinin önümüzdeki 5 yıl içinde ise 4 bin mühendis ve yazılımcıyı istihdam etmesi bekleniyor.

    Yemeksepeti’nin teknoloji merkezinde yer alacak olan çalışanlara diledikleri alanda eğitim olanakları sunmayı hedeflediğini de paylaşalım. Hatırlatmak gerekirse Yemeksepeti, 2015 yılında 589 milyon dolar değerlemeyle Delivery Hero tarafından satın alınmıştı.

    Söz konusu teknoloji merkezinde sadece Yemeksepeti için değil aynı zamanda Delivery Hero’nun tüm global operasyonları için teknolojik altyapı da geliştirilecek. Kısacası Yemeksepeti, teknoloji merkezi ile birlikte hem online yemek siparişi konusundaki tecrübesi hem de Banabi’nin Quick commerce alanındaki tecrübeleri ile Delivery Hero’nun global altyapısını da geliştirecek.

    Teknoloji merkezinde Delivery Hero bünyesindeki 20 farklı ülkeye teknoloji üretilecek. Söz konusu teknoloji merkezinin Delivery Hero bünyesinde Berlin ve Singapur’dan sonra kurulacak olan üçüncü teknoloji merkezi olacağını da belirtelim.

    Hatırlatmak gerekirse Yemeksepeti, market servisi Banabi platformunu 2019 yılının Nisan ayında hizmete açmıştı. Kısa zaman içinde önemli bir büyüme yaşayan Banabi’nin kullanıcı sayısı ise 2020 yılının Aralık ayında paylaşılan bilgilere göre 2 milyona ulaşmıştı.

    Yemeksepeti tarafından açılacak olan teknoloji merkezinin hem önemli bir nitelikli istihdam yaratması hem de Yemeksepeti’nin Türkiye’de edindiği tecrübeyi global arenaya taşıması anlamında oldukça önemli. Şu an için teknoloji merkezinin ne zaman veya nerede açılacağı ile ilgili ise herhangi bir bilginin yer almadığını da ekleyelim.

  • LinkedIn’in Rakibi Yolda

    LinkedIn’in Rakibi Yolda

    Son yılların en popüler sosyal medya platformlarından bir tanesi olmayı başaran TikTok, bugün yeni bir pilot uygulama başlatıldığını açıkladı. Şirket tarafından yapılan açıklamalar, uygulamanın bundan sonra tıpkı LinkedIn gibi kullanılabileceğini gösteriyor. Evet yanlış duymadınız, bugüne kadar tamamen özel paylaşımlar üzerine kurulu olan platform, artık profesyonel yaşam için de kullanılabilecek.

    TikTok’un başlattığı pilot uygulama, kullanıcıların video çekerek oluşturdukları özgeçmişlerini doğrudan şirketlere gönderebilmelerini sağlıyor. Şimdilik NASCAR, WWE, Chipotle, Target, Alo Yoga, Shopify ve Contra gibi işletmelerin dahil edildiği özellik, ilerleyen dönemlerde çok daha fazla şirkete videolu CV gönderilmesine imkan tanıyabilir.

    TikTok geliştiricileri, CV olması amacıyla çekilecek olan videoların “#TikTokResume” etiketiyle paylaşılması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca şirket, bu özellikle ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı ve iş ilanlarının yayınlandığı bir de internet sitesi oluşturdu. “TikTok Resumes” isimli internet sitesinde hangi şirketlerin hangi pozisyonlar için personel arayışında olduğu tüm detaylarıyla açıklanıyor.

    TikTok tarafından yapılan açıklamalara göre platformu LinkedIn haline çeviren pilot uygulama, 31 Temmuz’a kadar kullanılabilir olacak. Adaylar, bu tarihten sonra özelliği TikTok aracılığıyla iş başvurusu yapamayacaklar. Süreç içerisinde bunun ne kadar verimli bir özellik olduğunun ölçüleceğini açıklayan yetkililer, şimdilik sadece ABD’de kullanılabilen TikTok Resumes’in geleceğine karar verecekler.

  • Ev Kiralama Platformu Missafir’e Talep Yağıyor

    Ev Kiralama Platformu Missafir’e Talep Yağıyor

    Kasım 2018’de PropTech dikeyinde bir start-up olarak kurulan kısa ve orta vadeki ev kiralama platformu Missafir, Antalya, Bursa İstanbul, İzmir, Kocaeli Mardin, Muğla ve Sakarya olmak üzere 8 lokasyonda ev kiralama yönetimi yapıyor. Bugüne kadar hızlı büyüme gösteren Missafir, yakın gelecekte hizmet verdiği bölgelere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de ekleyecek.

     

    Missafir bir yandan ev sahiplerine diğer yandan tatil ve iş amaçlı seyahat edenlere uçtan uca hizmet sunan dijital bir platform olma özelliğini taşıyor. Tatil planlamalarında evde konaklamaya ilginin arttığı pandemi döneminde Missafir, tatilcilere, güvenli, konforlu ve problemsiz konaklama imkanı sunuyor.

     

    Kısa ve orta vadeli ev kiralama yönetimi hakkında bilgi veren Missafir’in Kurucusu Mehmet Yüksel, kısa ve orta dönem ev kiralamalarında profesyonel hizmet sunumunun, dünyada çok artış trendinde olan bir hizmet modeli olduğunu; Missafir’in bir yandan otel kalitesinde ve ev konforunda konaklama deneyimi sunarken diğer yandan ev sahiplerini evlerini kiralama süreci ile ilgili her türlü problem ve uğraşıdan kurtardığını söylüyor.

     

    Temmuz ve ağustos döneminde rezervasyon taleplerinde yüzde 300 artış

    Pandemi etkisiyle otel yerine evlerde konaklamanın tercih edilmesinin ev konaklama sektörünün hızlı büyümesine katkıda bulunduğunun aldını çizen Yüksel, tüketici tercihlerinde beş yılda oluşabilecek değişiklik bir anda yaşandığını söylüyor. Bu kapsamda turizmin yoğunlaştığı temmuz ve ağustos döneminde rezervasyon taleplerinde yüzde 300 artış yaşadıklarını belirtiyor.

     

    Hedef yurt dışına açılmak

    Mehmet Yüksel, 2020 yılında aldıkları yatırımlarla büyümeyi hızlandırdıklarını; Türkiye ve Kıbrıs’taki ev sayısını 1.000’e çıkartırken bu yıl sonuna kadar yurt dışına da açılmayı planladıklarını belirtiyor. Missafir, İngiltere’nin yanı sıra Orta veya Doğu Avrupa’da bir ülkede daha yerini almayı planlıyor.

     

    Missafir, evini kısa ya da orta vadeli kiraya vermek isteyen veya misafirlerle paylaşmak isteyen ev sahiplerinin uygun adaylar bulabilmesi için hem dijital hem de operasyonel çözümler sunuyor. Evin misafirlere hazırlanma sürecindeki dekoratif dokunuşlardan profesyonel fotoğraf çekimine, dünyada en çok talebi olan 15 platformda profil oluşturulmasından ilanların üst sıralarda çıkmasını sağlayan arama optimizasyonuna ve kira gelirini maksimize eden dinamik fiyatlandırmaya kadar farklı hizmetler veriyor. Ayrıca konaklama öncesi temizlik, anahtar teslimi, konaklama sırasında evde çıkabilecek tüm problemler için hızlı çözüm hizmetleri sağlıyor.

  • Girişimciler için İş Kurma Sürecinin Temel Adımları

    Girişimciler için İş Kurma Sürecinin Temel Adımları

    Bu makalemizde sizlere iş kurma sürecinin temel adımları hakkında bilgi vereceğiz. Ancak bu bilgi sürecine geçmeden önce girişimci kimdir sorusuna cevap verelim.

    Girişimci Kimdir?

    Girişimci, toplumun gereksinim duyduğu; ürünleri üreterek, hizmetleri sunarak ya da ticaret yaparak, maddi-manevi kazanç sağlamayı hedefleyen bu amaçla kendi içini kurmak için harekete geçen, ve iş fikrini gerçekleştirmek için araştırma, planlama, örgütlenme ve koordinasyon çalışmaları yapan ve sonuçta gerekli bilgi-beceri, işyeri, eleman, makine-ekipman v.b. işletme girdileri ile finansman kaynaklarını bir araya getirerek, kendi işini kuran kişidir.

    Şimdi gelelim girişimciler için iş kurma sürecinin temel adımları konusuna. Bu temel aşamalar aşağıda sıralanmıştır.

    Motivasyona Sahip Olmak

    Girişimcilik motivasyonu iş kurmak isteyenlerin sahip olması gereken en önemli güçtür. Finansman dahil tüm diğer etkenler güçlü bir motivasyondan daha anlamlı değildir.

    İş kurma ve yürütme sürecinde öyle sorunlar ve zorluklar ortaya çıkacaktır ki, kurucularında kendi işine sahip olma ve kendi kendinin patronu olma motivasyonunun eksik olması durumunda, en başarılı iş fırsatlarına, en geniş finansal olanaklara, en güçlü ortaklıklara sahip işletmelerde dahi üstesinden gelinmesi mümkün olmayacaktır.

    Ülkemizde kendi işini kuran girişimciler için iş fikri araştırması aşamasında bilgi eksikliği, iş kurma sürecinde yer alan resmi kurumların bürokratik yapıları, yasal işlemlerin uzunluğu ve karmaşıklığı, kuruluş masrafları, işletme döneminde enflasyon baskısı ile düşen kar ve azalan işletme sermayeleri ve bunlara eklenebilecek bir çok faktör girişimcinin başarısını ve kararlılığını sürekli zorlamaktadır.

    Kendi işini kuran girişimciler için kendi işinin ve kendisinin patronu olmak ve belirli noktalara kendi çabaları ile ulaşmak en önemli hedeftir ve temel motivasyon kaynağıdır. Girişimcileri kendi işini kurma kararına getiren nedenleri dolayısıyla motivasyon kaynaklarını incelediğimizde genel olarak aşağıdaki başlıklar ortaya çıkmaktadır:

    ■ Kendi kendinin patronu olmak, başkalarından emir alarak çalışmama isteği,

    ■ Mevcut iş seçeneklerinin verdiği maddi-manevi kazanımlardan daha fazlasına ulaşma isteği,

    ■ Kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği,

    ■ Kendi işini kurmak dışında hayatını kazanma seçeneklerinin sınırlı olması,

    ■ Emekli v.b gruplarda olduğu gibi iş kurarak daha çok manevi tatmin sağlama çabası,

    ■ Bağımsız ya da esnek bir iş ortamına sahip olmak,

    ■ İş fırsatlarını değerlendirme isteği.

    Başarılı Bir İş Fikri Belirlemek

    Kendi işini kurma motivasyonuna sahip girişimci için başarının ilk koşulu başarı potansiyeli yüksek bir iş fikrine sahip olmaktır. Iş fikri belirlenirken, girişimci öncelikle “iş deneyimlerini, ustalıklarını ve becerilerini” ele almalıdır. Bunlara ek olarak “sahip olunan bilgiler” iş fikri kaynağı olabilir.

    Bilgi, beceri ve deneyimler dışında girişimcilerin iş fikrine çevirdikleri konular fırsatlardır. Piyasada neler olup bittiğini izlemek ve fırsatları sezebilmek girişimcilerin temel özelliklerindendir. Bu fırsatlar, piyasaya yeni bir ürün ya da hizmeti sunma şansını yakalamak olabilir, güçlü ve avantajlı bir ortaklık için gerekli ilişkilere ulaşmak olabilir, diğer rakiplerine karşı çok güçlü rekabet şansı olan ürün ya da hizmetleri temin etmek olabilir.

    Çalışma Planı Hazırlamak

    Girişimcinin, iş kurma hedefine ulaşması için çeşitli konularda düzenli ve yoğun çalışmalar yapması gereklidir. Iş fikrinin belirlenmesinden, işin kurulması ve ilk müşterilere kadar geçen süreçte birbirinden farklı ancak birbirine bağlı birçok aktivite gerçekleştirilir. Iş kurma aşamasına başarıyla ulaşmak için bu dönem en başından planlanmalı, iş kurma hazırlıkları eksiksiz ve gerektiği kapsamda yapılmalıdır.

    İş kurma süreci, girişimcinin kaynaklarını verimli kullanması gereken bir dönemdir. Zaman, çeşitli iş fikirlerinin uygulanması ve başarılı olmasında en önemli faktörlerden biridir. Bu durumda iş kurma sürecinin de hızla gerçekleşmesi gerekir. Ancak başarılı bir iş kurmak için yapılması gereken ön hazırlık çalışmalarının hiç birinde “yeterlilik” bir kenara bırakılmamalıdır.

    İş Fikrinin Ön Değerlendirmesini Yapmak

    İş fikirlerinin gerçekleştirilmesi ve uygulanması için öncelikle işin başarı şansı ve gelir potansiyeli araştırılır. Diğer yandan girişimci, bu araştırmaya paralel olarak işin kurulması ve başarılı olarak yürütülmesi için neler gerektiğini belirlemelidir. Kısaca iş fikrinin yapılabilirliğinin araştırılması gerekir. Iş fikirlerinin yapılabilirliğini araştırmak uzun süreli ve kapsamlı bir çalışmadır. Ancak girişimciler iş fikirlerini yapılabilirlik araştırması detayında incelemeye almadan önce genel özellikleri çerçevesinde iş olarak kurulmalarına engel bir faktör olup olmadığını araştırmalıdırlar.

    İş kurma sürecinde ön değerlendirme çalışması girişimcinin iş fikrinin genel özelliklerini saptamasını ve kendi özellikleri ile genel bir karşılaştırma yapmasını sağlar. Kısa ve hızlı bir değerlendirme adımı olması nedeniyle doğru bir seçime dayanmayan iş fikirleri için girişimcinin detaylı yapılabilirlik araştırması sürecinde zaman kaybetmesini engeller. Ayrıca birden fazla iş fikrinin hangisinin uygulanacağının belirlenmesi amacıyla da ön değerlendirme çalışması yapılır.

    Girişimcilerin işlerini kurmaları ve kurulan işlerin başarılı olması için çeşitli temel kriterlerin karşılanması gerekmektedir. Bu temel kriterler bazen bir meslek belgesine sahip olmak, bazen iş yeri açma izinlerini almak, bazen de özel satış ya da dağıtım sistemlerine katılmak şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bunlara ek olarak çeşitli iş fikirleri vardır ki çalışma şekli ve girişimciden talep ettiği özellikler çok önemlidir ve her girişimci bunları karşılayamamaktadır. Daha kolay tahmin edilecek bir diğer temel kriter de iş fikrinin gerektirdiği yaklaşık finansman gereksinimidir.

    Örneğin, kreş açmak isteyen bir girişimcinin bu tür işletmelerin açılması konusunda yetki sahibi olması veya bu tür işyerlerinde çalıştırılması zorunlu meslek sahiplerini ortak ya da çalışan olarak işletmeye dahil etmesi gerekir. Marangoz olarak çalışmak isteyen bir kişinin kendi işyerini açabilmesi için gerekli belgelerden bir tanesi de ustalık belgesidir. Öte yandan mantar ya da sera işletmesi açmak isteyen girişimciler kendilerinin ya da çalıştıracakları kişilerin belirsiz mesai saatleri içinde çalışacaklarını, gerektiğinde gece gündüz her saat yorucu bir çalışma yapılmasını gerektiğini bilmelidirler.

    Finansal kısıtlar belki de tüm girişimci adaylarının iş fikirlerinin araştırmasında genellikle ele aldıkları tek kriterdir. Girişimciler finansman temininde de iş fikirlerine ve girişimcilik yeteneklerine güvenmelidirler. Ancak kendi özelliklerini iyi bilen girişimciler için iş fikirlerinin yaklaşık finansman gereksinimini bilmek, gerekli teminatlara ya da uygun finansal kaynaklara sahip olmak önemli ön değerlendirme kriterlerinden biridir.

    İş Fikrinin Yapılabilirlik Araştırmasını Yapmak

    Girişimcinin kurduğu işte başarılı olması için öncelikle iş fikrinin başarı potansiyeline sahip olması gerekir. Başarı potansiyeli kavramı sadece iş fikrinin özelliklerine dayanmamaktadır. Kurulacak işletmenin başarısı, iş fikrinin, piyasanın ve girişimcinin özelliklerine bağlıdır. Iş kurma sürecinde bu faktörün özellikleri detaylı ve karşılaştırmalı olarak analiz edilmelidir.

    Girişimci iş kurma sürecinin başında, öncelikle kurmak istediği işin, Sektör, Ölçek, Zaman, Ortaklar,  Yer, Makineler v.b. çerçevesinde olduğundan emin olmalıdır.

    Girişimcilerin kurmak istedikleri işler ile ilgili olarak araştırmaları gereken birçok soru vardır. Örneğin, iş fikrinin piyasadaki arz-talep ve rekabet ilişkileri içindeki yeri, buna bağlı olarak müşteri kitlesi, ürün ve hizmet özellikleri, işletmenin kuruluş modeli için yasal seçenekler, makine türleri ve kapasiteleri, personel gereksinimi, teknik bilgi ve beceriler, finansal gereksinim ve finansal kaynak seçenekleri bunlar arasında hemen akla gelenlerdir.

    Ancak girişimcinin iş fikrinin yapılabilirliğini ve başarı potansiyelini belirlemesinde çok daha çeşitli ve geniş kapsamlı sorular ile işin kuruluşunda ortaya çıkabilecek seçeneklerden en doğrularını belirlemesi, bunun yanında girişimci olarak sahip olduğu özellik ve kaynakları işin gerekli kıldığı özelliklerle objektif olarak karşılaştırması gereklidir. Yapılabilirlik araştırmaları bu soruların sorulduğu ve en uygun cevapların araştırıldığı çalışmalardır.

    Yapılabilirlik araştırması sonucunda girişimci, iş fikrinden kendisine uygun özelliklere sahip iş modeline ulaşacaktır. Bu noktayı bir örnekle açıklayacak olursak: Çorap üretmek bir iş fikridir. Ancak bu alanda iş kurmak isteyen bir girişimcinin daha detaylı bir kapsam açıklamasına gereksinimi vardır. Yapılabilirlik araştırması sonucunda girişimci, “İtalyan markalı 4 bilgisayarlı örme makinası ve 1 adet burun dikme makinası ile günde 80 düzine düz pamuklu çorap üretmek üzere, 250 m2 işyerinde 1 usta işçi, 4 düz işçi ile ve İstanbul ihracat piyasasına fason mal üretmek üzere iş kurmak” tanımına ulaşır. Bu açıklama iş modelinin kısa bir tarifidir ve olası seçeneklerin incelenmesi sonucu ulaşılan iş kapsamının ve uygulama ölçeğinin özetidir.

    Her girişimci iş fikrini işin kuruluşu öncesinde yapılabilirlik araştırmaları yaparak bu tür bir ifade ile tanımlanacak hale getirmek zorundadır.
    Yukarıdaki ifade örnek olmak üzere kısa tutulmuştur. Oysa iş fikri araştırmalarının sonucunda, piyasa ve talep özellikleri, üretimin teknik özellikleri, işletme için gerekli girdiler, yatırım ve işletme sermayesi, personel ve örgütlenme yapısı konuları ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.

    Burada belirtilmesi gereken önemli bir nokta, farklı girişimcilerin aynı iş fikrinden yola çıksalar bile yapılabilirlik araştırmaları sonucunda farklı iş modellerine ulaşacaklarıdır. Her iş modeli ve iş planı, girişimcinin kişisel ve çevresel özelliklerine göre farklılıklar göstermektedir.

    İş Planı Hazırlamak

    Girişimci, iş fikrinin yapılabilirlik araştırması ile kuracağı işin en doğru ve uygulanabilir modeline ulaşır. Bu aşamada girişimcinin elinde çeşitli kuruluş ve işletme seçenekleri arasından (örn. işyeri, makine türü ve kapasiteleri, işçi sayısı, hedef kitle, girdiler v.b) girişimcinin özelliklerine ve işletme amaçlarına en uygun olanların seçildiği bir kararlar seti bulunmaktadır. Kısacası yapılabilirlik raporu ile girişimci iş kurma sürecinde yapması gerekenlerin neler olduğuna, çeşitli seçenekleri değerlendirerek karar verir.

    İş kurma sürecinde girişimci, iş kurma projesini yöneten bir proje sahibidir. Yapılabilirlik araştırmasında projesinin kapsamı belirlenmiştir. Ancak uygulama aşamasına geçilmesi için bir İŞ PLANI’na gereksinim vardır. İşin kurulacağı güne kadar hazırlanan kapsamın ortaya çıkarılması için bir çok aktivite sıralı ve önceden belirlenen niteliklerde gerçekleştirilmelidir. Bunun başarılması için girişimciler iş planı hazırlarlar. Bu planın temel amacı, iş kuran girişimcinin, iş kurma sürecinde hangi hedefler için neleri nasıl ve ne zaman yapacağını belirlemesidir.

    İşi Kurmak

    Kuruluş aşaması, girişimcinin iş planında belirlediği özelliklerdeki işin fiilen kurulması aşamasıdır. Bu aşamada girişimci, işyerini kiralar, işletmenin yasal kuruluş işlemlerini yapar, elemanları, makine-ekipmanı ve malzemeleri temin eder, kredi alınacak ise gerekli teminatları sağlar, başvuruları yapar, işyeri donanımını kurar ve işletmenin faaliyetini başlatır. Girişimciler iş kurma noktasına geldiklerinde iş planı hazırlıklarını tamamlamış olacaklardır. Bu sürecin hemen başlarında hazırlıklar ve araştırmalar dahil tüm aşamaları kapsayan genel bir çalışma programı hazırlayan girişimci, iş planı hazırlığının son bölümünde artık çok daha detaylı bir plan yapacak duruma gelir.

    Çünkü işi kurmak için yapacağı bir çok aktiviteyi en ince ayrıntısına kadar incelemiş ve ne yapması gerektiğine karar vermiştir. Bu sonuçlara dayanarak iş planının son bölümünde girişimci, “Iş Kurma Süreci Detaylı Çalışma Planı”nı hazırlar.

    İşletmeyi Geliştirmek

    İş kurma sürecinin sonunda, kuruluş aşaması ile birlikte girişimci için farklı bir dönem başlar. İşletmeler kuruluş sonrasında aşağıdaki şemada özetlenen aşamaları yaşar. Bu aşamalara işletmenin gelişme planı adımları diyebiliriz.

    Girişimciler işletmelerini kurduklarında ve faaliyete geçtiklerinde, kurdukları işin teknik olarak başarılı olmasını sağlamak yanında, işletme yöneticileri olarak işletmenin her türlü idari faaliyetlerinden de sorumlu oldukları bir döneme başlamaktadırlar. Ancak iyi girişimciliğin temel ve belirleyici özellikleri arasında iyi yöneticilik ilk sıralarda yer almamaktadır. Girişimciler işletmelerini kurduktan sonra iyi yönetici olmayı ya da iyi bir yönetim sistemi kurmayı başarmak zorundadırlar. Kısaca, işletmelerinin kurulduktan sonra kendi ayakları üzerinde durur hale gelecekleri ilk dönem girişimciler için farklı başlangıçları içeren ve zorlukları olan bir dönemdir.

    Bu dönemde, girişimciler iş fikirlerini uygulamak için minimum düzeyde risk almalıdırlar. Örneğin, gerektiği kadar kredi almak, gereken genişlikte bir işyeri kiralamak ya da satın almak, gereken makine kapasitelerinde kalmak v.b. işin kuruluş ve ilk aşamasında başarılı olmanın temel koşullarından biri de, girişimcinin tüm zamanını ve dikkatini işine vermesidir. Bu dönemde iyi bir iş planına sahip olmak girişimci için çok önemlidir.

    Ortaya çıkan zorlukları önceden tahmin etmiş olmak, bunlar için hazır alternatif yaklaşımlara sahip olmak ve işin kuruluşunu başlatan hedefleri sürekli göz önünde bulundurmak hem çözümleri kolaylaştıracak hem de girişimcinin motivasyonunu sürekli yüksek tutacaktır.

    Burada tekrar belirtmekte fayda var ki, iş kurmanın ve girişimciliğin temelinde yatan en önemli faktör, belirli hedeflerle beslenen yüksek motivasyondur.

    Bir girişimci olarak; iş kurma süreçlerinin temel adımlarını biliyor muydunuz? İş kurarken siz hangi adımlarda neler yaşadınız? Okurlarımızla paylaşmak ister misiniz? Lütfen yorum bırakın.

     

  • TEKNOFEST Türkiye Drone Şampiyonası’nın İlk Turu Tamamlandı

    TEKNOFEST Türkiye Drone Şampiyonası’nın İlk Turu Tamamlandı

    TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında, STM Savunma Teknolojileri yürütücülüğünde düzenlenen Türkiye Drone Şampiyonası’nın birinci etabı Elazığ’da gerçekleşti. Birinci etabı başarıyla tamamlayan 24 sporcu, şampiyonanın ikinci etabında Bergama’da yarışmaya hak kazandı. Şampiyona’nın birinci etap açılışına Elazığ Valisi Erkaya Yırık, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Müdürü Ömer Kökçam katıldı.

    Türkiye’nin en iyi 32 lisanslı pilotunun katıldığı yarışın birinci etabı heyecanlı anlara sahne oldu. Şampiyonaya katılan pilotlar tasarım ve montajlarını kendilerinin yaptığı araçlarla yarışmaya özel olarak hazırlanan parkurda mücadele ettiler. Sıralama turlarının sonuçlarına göre gruplar halinde eşleşen sporcular, Türkiye Hava Sporları Federasyonu İHA Yarışma talimatı uyarınca müsabaka sonucunda puanlamaya dahil oldu. Türkiye’nin en hızlı pilotlarının yarıştığı ilk etapta birinci Atakan Mercimek, ikinci Batu Erilkun ve yarışmanın 9 yaşındaki en genç sporcusu olan Doruk Cengiz üçüncü oldu.

    Türkiye Drone Şampiyonası’nın ikinci etap yarışları sonucunda en iyi puanı alan 16 sporcu, TEKNOFEST 2021 kapsamında 21-22 Eylül tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleşecek olan Büyük Final’de yarışmaya hak kazanacak. Türkiye Drone Şampiyonası Büyük Final yarışının birincisi ise TEKNOFEST 2021 World Drone Cup’ta ülkemizi temsil edecek. Büyük finalin ardından ilk 3’e giren sporculardan oluşturulacak Türkiye Drone Milli Takımımız da 2022 yılında düzenlenecek Uluslararası yarışlarda ülkemizi temsil etme hakkına sahip olacak. Hız ve manevra kabiliyeti yüksek, tamamen kullanıcının kumanda yeteneğine dayalı olarak tasarlanan araçların yer aldığı şampiyonada birincilik ödülü 7.000, ikincilik ödülü 5.000, üçüncülük ödülü de 4.000 TL olacak.

    Teknoloji tutkunlarını heyecanlandıran yarışma!

    Elazığ’da ilk kez düzenlenen TEKNOFEST Türkiye Drone Şampiyonası çevre illerde ve Elazığ’da teknoloji tutkunlarını heyecanlandırdı. Yarışmanın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kökçam, “Bir vakıf olarak Elazığ’da bulunmaktan çok büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye Drone Şampiyonası, TEKNOFEST içerisinde düzenlediğimiz önemli bir yarışmadır. 5 yıldır düzenlenen bir etkinlik ve bugün Elazığ’da birinci etabını gerçekleştiriyoruz. 32 sporcumuz yarışacak ve buradan 24 sporcumuz ile ikinci etabı Ağustos ayı içerisinde İzmir’de gerçekleştireceğiz. Daha sonra 16 sporcumuz da TEKNOFEST’te İstanbul’da yarışıp ardından iki sporcumuz Türkiye adına Dünya Drone Şampiyonası’nda yarışacak.” ifadelerini kullandı.

    Şampiyona’nın Elazığ şehrinde düzenlenmesinin oldukça önemli olduğunu ifade eden Yırık, “Bu çalışmalar neticesinde bu ülkenin milli teknoloji hamlesinin çok güçlü, önemli adımlarını atacak. Dün gıpta ettiğimiz ülkelerdeki çalışmaları bugün bu ülkede son 20 yıldır görmeye başladık. Geleceğe daha güvenle bakacak günlere yaklaştığımızı görüyoruz. Emeği geçenlere, gençlerimize teşekkür ediyorum.” dedi.

    TEKNOFEST ile hayalden gerçeğe

    Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST, Teknoloji Yarışmalarına katılan gençlere hem kişisel hem de mesleki becerilerini geliştirmeleri için pek çok imkan da sunuyor. Yarışmalara katılan gençler Türkiye’nin önde gelen teknoloji firmalarına düzenlenen teknik gezilere katılma ve alanında uzman kişilerle tanışarak network kazanma fırsatı yakalıyor. Projelerini hayata geçirebilmeleri için malzeme desteğinin yanı sıra finalistlere eğitim kampı, ulaşım ve konaklama desteği de sağlanıyor. Türkiye’nin önde gelen teknoloji kurumlarında staj yapma imkânı da sunan TEKNOFEST, gençlere parlak bir geleceğin kapılarını açıyor. Gençlerin millî teknoloji üretme ve geliştirme konusunda ilgilerinin arttırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için bu yıl ön eleme aşamasını geçen takımlara toplamda 7 Milyon TL’nin üzerinde malzeme desteği sağlanıyor. TEKNOFEST’te yarışıp dereceye girmeye hak kazanan takımlar ise 5 Milyon TL’nin üzerinde ödülün sahibi olacak.

  • Apple, Silikon Vadisi Dışındaki Yetenekleri Arıyor

    Apple, Silikon Vadisi Dışındaki Yetenekleri Arıyor

    Bloomberg’ten Mark Gurman, Apple’a yakınlığıyla tanınıyor. Gurman, haftalık e-posta bülteninde Apple ile ilgili ilginç paylaşımlarda bulundu. Bunlardan biri de Apple’ın işe alım politikasında değişikliğe gidiyor olmasıydı. Zira şirketin merkezi olan Apple Campus, Cupertino’da, San Francisco’ya, yani Silikon Vadisi’ne fazlasıyla yakın bir noktada konumlanıyor. Ancak pandemi nedeniyle herkes bir süredir uzaktan çalışıyor ve bunu kalıcı hale getiriyor. Üstelik Silikon Vadisi çevresinde kiraların fazla olması nedeniyle birçok yetenek o çevreden uzaklaşıyor.

    Apple, değiştirmeyi planladığı işe alım politikası ile Silikon Vadisi dışındaki yetenekleri keşfetmeyi hedefliyor. Gurman, Apple’ın San Francisco Körfez Bölgesi’nde yaşamanın yüksek maliyeti nedeniyle yeteneklerini kaybettiğini söylüyor. Gurman, birçok mühendisin yaşam giderlerini çocukları için üniversite eğitimi ve uzun vadeli tasarruflar gibi diğer uğraşlarla dengeleyememekten yakındığını söylüyor.

    Yetenekleri işe almanın ve elde tutmanın şirketin geleceği için çok önemli olduğunu bilen yöneticilerle birlikte, Apple’ın iş gücünü çeşitliliği göz önünde bulundurarak genişletmenin başka yollarını aradığı bildiriliyor. Şimdiye kadar, Apple’ın yeterince temsil edilmeyen topluluklardan istihdam ettiği çalışan sayısı son beş yılda yüzde 64 arttı. Ancak bu noktada coğrafya işe alım için bir sorun yaratıyor. Apple, şimdi yetenekleri Silikon Vadisi’ne çağırmak yerine onların bulunduğu bölgelerde ofisler açmayı planlıyor.

    Apple, son dönemde hibrit modeli kalıcı hale getirmek istemesi ile de gündemimizdeydi. Apple çalışanlarının eylülden sonra hibrit modelde çalışmaya döneceği haberini geçtiğimiz haftalarda sizlere aktarmıştık. Tim Cook, çoğu çalışanın çarşamba ve cuma günleri uzaktan çalışabileceğini; pazartesi, salı ve perşembe günleri ofise gelmelerinin isteneceğini açıklamış ve bazı ekiplerin ise haftada dört ila beş gün ofise geri döneceği bilgisi paylaşılmıştı.

    Fakat bu haberden sonra Apple çalışanlarının isyanları baş göstermeye başladı. Apple çalışanları, hibrit çalışma konusunda Tim Cook’a itiraz etti ve ofise dönmeye karşı çıktıklarını açıklayan bir yazı kaleme almıştı. Ancak Apple, bunu umursamamış ve hibrit çalışma modelinde ısrarcı olmuştu.

  • Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Girişim, Mesut Polatdemir ve Cengiz Polatdemir’den 125 bin dolarlık ikinci yatırımını aldı. Yüzde 10 hisse karşılığında yapılan yatırım, girişimin yerel ve küresel pazarda ilk hamle avantajını (first mover advantage) sağlamak amacıyla kullanılacak.

     

    Size&Me yatırımı büyük oranda yapay zekâ tarafına kaynak olarak kullanılacağını açıkladı. Geriye kalan tutar ise şirketin büyümesine karşılık artan iş gücü adına kullanılacak.

     

    Size&Me nasıl çalışıyor?
    2020 yılının Ekim ayında Ataberk Taçar ve Kamran Balayev tarafından kurulan Size&Me, markalara entegre edilebilen vücut avatarı teknolojisi sunuyor. Girişimin 3 adet B2C ve 3 adet B2B olmak üzere 6 farklı çözüm sunduğunu hatırlatalım.Size&Me anlaştığı markaların kullanıcılarını kamera karşısında verilen sesli direktifler doğrultusunda belirli bir süre bekletiyor ve bu süre içinde vücut ölçülerini çıkarıp 3D modelleme ile birleştiriyor. Bunun sonucunda ise kişiye özel dinamik 3 boyutlu bir vücut avatarı elde edilmiş oluyor.

     

    Size&Me’nin gelecek planları
    Size&Me, 2021 yaz sonuna kadar 2 ayrı markanın websitesine ve mobil uygulamasına avatarını entegre etmeyi hedefliyor. Ayrıca girişimin sene sonuna kadar da toplam 5 marka ve 2 pazar yerine entegre olmayı amaçladığını da ekleyelim. Bu esnada ise şirketin halihazırda çalışmalarını sürdürdüğü yurtdışı pazarına açılma çalışmaları da en büyük önceliği olacak.

     

    Size&Me kurucu ortağı Ataberk Taçar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

     

    “Her şeyin dijitale evirildiği dünyamızda hızla büyüyen bir sektöre ve ihtiyaca dijital, yenilikçi ve global bir çözüm üretmek istedik. Bu çözümün en hızlı şekilde insanlara ulaşması için ise ihtiyacımıza yönelik stratejiler kurduk. Son aldığımız yatırım ise bu stratejimizin son adımıydı. En kısa sürede online tekstil alışverişi yapan herkesin telefonunda kendi avatarını oluşturup, kıyafet denemesi yapabilmesini istiyoruz.”

  • Türkiye’nin Oyun Teknolojileri Aynı Merkeze Toplandı

    Türkiye’nin Oyun Teknolojileri Aynı Merkeze Toplandı

    Dijital oyun sektöründe faaliyet gösteren katılımcı firmaların uluslararası piyasalardaki rekabet gücünün artırılması, firmaların daha hızlı şekilde ortak pazara girebilmeleri ve pazarda sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne sahip olabilmeleri amacıyla ODTÜ TEKNOKENT önderliğinde kümelenmeye gidildi.
    Firmaların üretim ve pazarlama ortaklığı yapmaları, ihracat tutarlarını artırmaları ve bu sayede sektörün ve bölgenin ekonomisine olumlu katkıda bulunmayı amaçlayan Kümelenme, Türkiye’nin farklı bölgelerinden dijital oyun teknolojileri firmalarını tek çatı altında bir araya getirecek.

    Dijital oyun endüstrisi farklı uzmanlık alanlarının bir araya geldiği bir üretim sürecine ve çok farklı aktörlerin olduğu bir ekosisteme sahip bulunuyor. Üretim sürecinde oyun tasarımcıları, görsel tasarımcılar, programcılar, test birimi, pazarlama ekibi gibi yetkinlik alanları yer alırken, ekosistem içerisinde ise distribütörler, yayıncılar, donanım geliştiricileri, e-spor kulüpleri, üniversiteler ve devlet kurumları gibi birçok farklı aktör faaliyet gösteriyor.

    Farklı aktörlerin bir araya getirilmesi, dijital oyun sektörünün gelecek yıllarda büyümesini oldukça hızlandıracak. Bölgesel ve ulusal kalkınmanın anahtarlarından biri benzer faaliyette bulunan firmalarının bir arada hareket etmesini sağlayacak olanakların yaratılmasından geçiyor.

    FİRMALAR VE TÜRKİYE KAZANACAK

    Geleceği oldukça açık olan dijital oyun endüstrisinde ülkelerin kaynaklarını geliştirebilmeleri, sürdürülebilir büyüme için önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle endüstriyi bir araya getirecek ve firmaların, kamu kurumlarının ve üniversitelerin ortak hareket etmelerini sağlayacak platformların oluşmasına ihtiyaç bulunuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle, alanda yıllardır hizmet veren ODTÜ TEKNOKENT, Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği (TOGED) ve katılımcı 32 firma ile birlikte dijital oyun endüstrisi kümelenmesi oluşturuldu.

    Kümelenme, firmaları daha fazla iş birliği ve fikir alışverişine itecek mekanizmaları kurmayı amaçlıyor. Öte yandan, yurt dışına daha fazla gitme imkanı sağlayarak girişimci firmaların dış piyasaları görmelerini, pazarlama faaliyetlerine katılmalarını ve ticari heyet içerisinde yer almalarını sağlamak da hedefler arasında bulunuyor.

    Kümelenme, bölgesel değil, tüm Türkiye’ye açık olacak. Yürütülecek çalışmalarla Kümelenme firmalarının bilgi ve insan kaynakları çeşitlenecek, iş geliştirme süreçleri hızlanacak ve daha fazla sayıda ürün piyasaya sunulacak. Doğru pazarlama mekanizmalarının kurulmasıyla ürün satışlarında da başarı sağlanabilecek. Bu sayede hem küme firmaları daha çok kazanacak hem de Türkiye daha fazla ihracat geliri elde edecek. Başarı hikayelerinin artmasıyla da yabancı yatırımcının gözü daha fazla Türkiye’nin üzerinde olacak.

    Kümelenme çalışmaları içinde paydaş deneyimleri önem taşıyor. Firmalar özellikle bilgi paylaşımı ve proje iş birliği bağlamlarında etkin rol alacak. ODTÜ TEKNOKENT ve TOGED ise ulusal ve uluslararası networking etkinliklerinin organizasyonunu sağlayacak. Kümelenme çalışmalarının yürütülmesi de ODTÜ TEKNOKENT öncülüğünde olacak. Üniversite ayağında ise sektörün en önemli problemlerinden biri olan nitelikli iş gücü sorununu çözmeye yönelik çalışmalar yürütülecek.

  • Martı, Actera ve EDRB’den Yatırım Aldı

    Martı, Actera ve EDRB’den Yatırım Aldı

    Elektrikli scooter paylaşım girişimi Martı’nın yatırım turunda olduğu bir süredir radarımızdaydı. EBRD’nin yatırımcısı olduğu Actera III fonunun kurucusu olduğu ve Lüxemburg’da yer alan Perpetual Motion, Martı Technologies Inc.’e ortak oldu. Siz Martı Technologies Inc. demeden biz paylaşalım, Martı 30 Nisan 2021’de Türkiye’deki ortaklığını ABD merkezli kurduğu Martı Technologies Inc.’e devretti.

    Yatırıma uzanan yolculuksa 2018’de başlıyor. O yıl, Actera’nın Actera III fonuna Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da yatırımcı olarak katılmıştı. Geçen süre içerisinde başka yatırımlar da yapan fon, Martı’ya yatırım yapmak için 26 Mayıs 2021’de Lüxemburg’da Perpetual Motion yani “sürekli hareket” isminde şirketi kurdu ve 14 Haziran’da şirketin resmi kaydını tamamladı. Perpetual Motion’dan yatırımı alan Martı, yatırıma dair yasal izinleri de tamamladı.

    Bu yatırım turuna EBRD ve Actera haricinde Autotech Ventures, Beco Capital, Endeavor Catalyst ve Kevin P. Ryan’ın katıldı.Yatırımın bedeli ile ilgili rakamın henüz açıklanmadığını ama önümüzdeki süreçte sizlerle paylaşacağımızı belirtelim.

    2020’nin Temmuz ayında 212 ve Wamda Capital’dan 25 milyon dolar yatırım alan girişimin daha bir yıl tamamlamadan yeni turu kapatması ise dikkat çekici. Bu süreçte Martı’nın son rakamlarına ve detaylarına bakacak olursak: Ocak ayında açıklanan bilgilere göre Martı’nın kullanıcı sayısı 5 milyonu geçti. 20 kişiyle başladığı işe bini aşkın çalışanla devam eden şirket, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Yalova, Antalya, Eskişehir, Ordu, Sakarya ve Gaziantep gibi şehirlerde faaliyet gösteriyor. Bilmeyenler için hatırlatmak gerekirse; Martı araçları ilk defa Kadıköy sokaklarında çıkmış ve olumlu geri dönüşler sayesinde Avrupa yakasına açılmıştı. Şimdi ise bu açılma Türkiye’nin belirli kısımlarına yayılmış durumda.

    Elektrikli scooter pazarı, bilhassa pandemi döneminde insanların toplu taşımadan uzaklaşması ile daha fazla rağbet görmeye başladı. Bu kapsamda Ankara merkezli elektrikli scooter paylaşım girişimi olarak karşımıza çıkan HOP!, Inveo Yatırım Holding’den yatırım almıştı.

  • Yerli Girişim Dream Games’in Şirket Değerlemesi 1 Milyar Dolara Ulaştı

    Yerli Girişim Dream Games’in Şirket Değerlemesi 1 Milyar Dolara Ulaştı

    Ülkemizdeki girişim ekosisteminin en önemli parçalarından biri haline gelen mobil oyun girişimleri yatırımlar almaya devam ediyor. En son geçtiğimiz Şubat ayında yatırım haberi ile sizlere aktardığımız İstanbul merkezli Dream Games, yeni bir yatırım aldığını duyurdu. Bu turla oyun şirketi unicorn oldu.

    Edindiğimiz bilgilere göre Dream Games, B serisi yatırım turunda 155 milyon dolar yatırım aldı. Alınan yatırım ile birlikte Dream Games’in şirket değerlemesinin 1 milyar dolara ulaştığını ve şirketin unicorn olduğunu da ekleyelim. Söz konusu 155 milyon dolarlık B serisi yatırım turu şirketin eski yatırımcılarından olan Index Ventures ve Makers Fund’ın ortak liderliğiyle gerçekleşti.

    B serisi yatırım turunda Index Ventures ve Makers Fund haricinde ise Balderton Capital, IVP ve Kora katıldı. Dream Games’in 2020 yılının Kasım ayında Makers Fund liderliğinde 7,5 milyon dolar ve geçtiğimiz Şubat ayında ise Index Ventures liderliğinde 50 milyon dolar yatırım aldığını da hatırlatalım. Oyun girişimi bu yatırımla 4 ayda şirket değerlemesini yaklaşık 5 katına çıkarmış oluyor.

    Alınan 155 milyon dolarlık yeni yatırım ile birlikte Dream Games’in bugüne kadar aldığı toplam yatırım ise 212 milyon dolara ulaştı. Alınan yatırım ile ilgili açıklamalarda bulunan Dream Games kurucu ortağı ve CEO’su Soner Aydemir, Royal Match oyununun başarısından gurur duyduklarını ve oyunu daha da büyütmek için alınan yatırımı kullanacaklarını paylaştı.

    Hatırlatmak gerekirse bulmaca türünde oyunlar geliştirme hedefi ile Soner Aydemir, İkbal Namlı, Hakan Sağlam, Eren Şengül ve Serdar Yılmaz tarafından kurulan Dream Games, yayınladığı Royal Match oyunu ile birlikte kısa zamanda önemli bir başarı yakaladı.

    Dream Games tarafından paylaşılan bilgilere göre Royal Match, sadece 3 ay içinde ABD, Birleşik Krallık ve Almanya’da en çok hasılat elde eden 20 oyun arasında girmeyi de başardı.