Etiket: Yatırım

  • Wayve, 100 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Wayve, 100 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Birleşik Krallık merkezli otonom sürüş girişimi Wayve, online market platformu Ocado’dan 10 milyon pound yatırım aldı. İki şirket böylelikle, yoğun şehir trafiğinin bulunduğu alanlarda market teslimatlarının otonom araçlarla sağlanabilmesi için bir ortaklığın da kapılarını açmış oldu.

    2017 yılında, Alex Kendall ve Amar Shah tarafından hayata geçirilen Wayve, alıştığımız otonom sürüş girişimlerinden biraz farklı. Zira şirket, araçları yönlendirmek için daha maliyetli Lidar ve diğer sensörler yerine derin öğrenme ve kamera kullanımıyla dikkat çekiyor. Yani bu özellik, Wayve’i rakiplerinden ayırıyor da diyebiliriz.

    Wayve, her katmanda veriye dayalı, sürmeyi öğrenen tam otonom bir sürüş sistemi geliştiriyor. Farklı kentsel ortamlarda ölçeklenebilen karmaşık sürüş yeteneğine sahip yapay zeka geliştirmek için uçtan uca derin öğrenmeyi kullanıyor. Wayve, otonom operasyon için donatılmış bir elektrikli araç filosu işletiyor.

    Yapılan yatırım ve anlaşmayla birlikte Wayve’in donanım ve yazılımı Ocado minibüslerine takılacak ve trafik sıkışıklığını içeren gerçek dünya senaryolarında bir yıl boyunca denenecek. Özetle Ocado, Wayve teknolojisine erken erişim sağlamış olacak. Daha uzun vadede ise Ocado, teknolojiyi daha geniş global ayak izi boyunca kullanmak istiyor. Çünkü şirketin Ocado Smart Platform (OSP) olarak adlandırdığı teknolojisi dünyanın dört bir yanındaki diğer perakendecilere lisanslanıyor. Bu da Ocado’yu global bir şirket haline dönüştürüyor.

     

    Anlaşma ile birlikte Wayve ayrıca, genel olarak teslimat sürüşü hakkında daha fazla veri toplamak için bilgisayarları ve kameralarıyla Ocado araçlarını güçlendirecek.

    Wayve’in yeni yatırımla birlikte bugüne kadar aldığı toplam yatırım miktarı ise ortalama 60 milyon dolara ulaştı. Girişim ayrıca 2022’nin başlarında Londra’daki süpermarket zinciri Asda ile otonom teslimat kamyonları denemesine başlayacak.

  • Virasoft, Eczacıbaşı Momentum ile Birlikte 2.5 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Virasoft, Eczacıbaşı Momentum ile Birlikte 2.5 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Türk Telekom’un kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures’ın dijital patoloji uzmanı yerli yapay zeka firması Virasoft’un yüzde 12,2’sine ortak olduğunu geçtiğimiz yılın Nisan ayında sizlere aktarmıştık. Bugün edindiğimiz bilgilere göre Virasoft, A serisi yatırım turunda 2,5 milyon dolar yatırım aldı.

    Söz konusu 2,5 milyon dolarlık A serisi yatırım turu Eczacıbaşı Momentum liderliğinde gerçekleşti. Eczacıbaşı Momentum’un haricinde yatırım turuna Teknoloji ve İnovasyon Fonu, DCP, TT Ventures, Acıbadem Üniversitesi, Ak Portföy Girişim Sermayesi, Mustafa Selim Kondu, Burak Uzel, Bedi Turgut Uzel ve Fatma Fatoş Özbaş’ın katıldıklarını da ekleyelim.

    2015 yılının Eylül ayında Sanayi Bakanlığı TGSD 2015 desteğiyle birlikte Gökhan Hatipoğlu ve Samet Ayaltı tarafından kurulan Virasoft, haftalar süren vaka raporlama sürelerini geliştirdiği yapay zeka algoritmaları ve dijital patoloji çözümleri ile 3-4 güne düşürüyor.

    Özel ve kamu olmak üzere 20’den fazla hastane ile iş birliği yapan Virasoft, ülkemizde sunduğu tele patoloji, dijital patoloji ve yapay zeka sistemleri ile bugüne kadar toplamda 200 binin üzerinde hastaya hizmet de sağladı. Virasoft tarafından paylaşılan bilgilere göre alınan 2,5 milyon dolarlık yeni yatırım, girişimin ABD pazarında büyümesi için kullanılacak.

  • Blockchain teknolojisi ile sanat yatırımlarını odağına alan yerli girişim Artiox, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

    Blockchain teknolojisi ile sanat yatırımlarını odağına alan yerli girişim Artiox, 2.5 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

    Sanat yatırımlarında blockchain teknolojisi kullanarak kullanıcının dilediği miktarda yatırım yapabilmesini sağlayan yerli girişim Artiox, kısa sürede şirket değerini 3 katına yükselterek yeni yatırım aldı. Geçtiğimiz nisan ayında 7 milyon TL değerleme üzerinden Alesta ve Sertaç Özinal’den yatırım alan Artiox, bu defa İdeal Finansal Teknolojiler’den 2,5 milyon dolar değerleme üzerinden yeni bir yatırım aldı. Bu yeni değerleme üzerinden Alesta ve Sertaç Özinal da devam yatırımında bulundular.

    Tuncay Dakdevir ve Cemal Doğan tarafından Haziran 2019’da Ankara’da kurulan Artiox, sanat yatırımlarında değerli sanat eserlerine yatırım yaparken gereken yüksek giriş sermayesi bariyerini ortadan kaldırarak, küçük yatırımcıların da sanat yatırımı yapabilmesine olanak sağlıyor. Böylece hem sanat yatırımlarını daha demokratik hale getirmeyi hedefliyor hem de bu marketin daha akışkan olmasını sağlıyor. Dünyada yıllık 65 milyar dolar üzerinde olan sanat market hacminin bu modelle katlanarak artması ve sanat yatırımlarına ulaşımın daha demokratik hale gelmesi bekleniyor. Yeni katılımcılarla büyüyen markette, sanatçılar için de yeni fırsatların ortaya çıkacağı düşünülüyor.

    Artiox’ta listelenen sanat eserlerinin hepsi eksper onaylı, sigortalı ve her esere özel bir token bulunuyor. Böylece kullanıcılar tek bir sanat eserine yüklü miktarda fon ayırmak yerine kullanmak istedikleri fonlarını çeşitli eserlerle değerlendirerek kendilerine bir portföy oluşturabiliyorlar ve 7/24 aktif olan platform sayesinde portföylerinin anlık değerlerini gözlemleyebiliyorlar. Üstelik kullanıcılar geleneksel modellere göre sanat yatırımlarını daha etkin yönetebiliyorken aynı zamanda çok daha düşük komisyon oranlarıyla işlemlerini gerçekleştiriyorlar. Girişimin gelir modeli ise eserler listelenirken koleksiyoner tarafından talep edilen bir listeleme komisyonu ve kullanıcıların gerçekleştirdikleri her işlemden alını yüzde 0.5’lik alım-satım komisyonu.

    Artiox’un kurucu ortaklarından Tuncay Dakdevir, yapılan yeni yatırımlarla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle hızlı bir şekilde ve daha fazla değerlenerek yeni bir yatırım aldığımız için çok mutluyuz. Artiox, sanat, teknoloji ve finans alanlarını içinde bulunduran kapsamlı bir proje. Haliyle zor bir iş yaptığımızı ifade etmek isterim. Böyle bir durumda, finans alanında faaliyet gösteren ve kendini kanıtlamış kurumsal bir yatırımcı olan İdeal Finansal Teknolojiler ve Danışmanlık A.Ş. tarafından değerli görülmek ve heyecanımıza ortak olmaları bizleri ayrıca mutlu ediyor. Kullanıcı tarafında en önemli önceliğimiz güçlü bir güven ilişkisi olduğundan, kurumsal yatırımcıların Artiox’a dahil olması bu ilişkiyi daha da yukarıya taşıyacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte ise ekibimizi genişleteceğiz ve platformumuzda listelenen eser sayısını hızlıca artırarak kullanıcılarımıza porföylerini oluştururken daha fazla alternatif sunacağız.”

  • Akinon 20 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Akinon 20 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Bundan 5 yıl önce yeniden yapılanarak e-ticaret ve dijital dönüşümü konusunda çözüm arayan markalara ilaç gibi gelen Akinon, kısa süre içerisinde sonuçlanması beklenen yeni yatırım turunda 20 milyon dolar toplamayı başarmış.

    Aldığımız duyumlara göre değerlemesini de 130 milyon dolara çıkaran şirket’in yatırımcıları arasına Actera ve Revo Capital katılmış. Geçtiğimiz turdaki yatırımcıları Smartfin Capital ve Endeavor Catalyst bu yatırım turunda da yer almış.

    Tolga Tatari, Ahmet Emre Sarı ve Çağrı Orçan tarafından hayata geçirilen Akinon, perakende işletmelerine “dijital satış kanalları”, “katalog ve sipariş yönetim sistemi” ve “mağaza içi uygulama” gibi ürünleriyle omnichannel çözümler sunuyor. Geçmişte Markafoni’nin de kurucusu olan ortaklar, kazandıkları önemli deneyimi yeni bir e-ticaret paketine dönüştürerek önemli bir geri dönüşe imza attılar.

    2020 yılı için 4.2 milyar TL ticaret hacmini hedefleyen şirketin, karantina döneminin sürmesinin de etkisiyle bu hedeflerine ulaştığını varsayabiliriz.

  • Trendyol Türkiye’nin En Değerli Şirketi Oldu

    Trendyol Türkiye’nin En Değerli Şirketi Oldu

    Türkiye’nin en önemli e-ticaret platformu olan Trendyol, aldığı bu 1.5 milyar dolarlık yatırım ile değerlemesini ise 16.5 milyar dolara yükseltti. Yatırım gerçekleşmesi ile birlikte Trendyol, 10 milyar dolar değerleme barajını geçerek Türkiye girişim ekosisteminin ilk decacorn’u olmanın da ötesinde ülkenin en değerli şirketi haline geldi.

    Bu büyük yatırım turuna; Amerika’nın önemli yatırım fonlarından General Atlantic, Japonya Merkezli SoftBank (SoftBank Vision Fund 2 fonu ile), Berlin Merkezli Princeville Capital, ADQ (BAE) ve Katar Yatırım Otoritesi (QIA) de yatırım turuna katılmış.Trendyol’un mevcut yatırımcısı Alibaba’nın da bu sene başında şirkete 350 milyon dolar ek yatırım gerçekleştirmişti.

    Yatırım ile ilgili Trendyol Kurucusu Demet Mutlu: “Bu yatırım turunda yer alan, dünyanın önde gelen yatırımcılarına ülkemize ve Trendyol’un geleceğine duydukları güven için teşekkür ediyoruz. Ülkemize son dönemdeki en yüksek uluslararası yatırımı getirmiş olmak bizim için bir gurur kaynağı. Ayrıca Trendyol’un Türkiye’den çıkan ilk “decacorn” olması da sektörümüzün uluslararası arenadaki konumunu güçlendirecek. Bu yatırım Türkiye’nin dijital ekosistemine uluslararası ilgiyi artıracak ve sektörümüzün gelişmesine ciddi ivme kazandıracak. Tutkuyla çalışan ekibimize, yüzbinlerce iş ortağımıza ve bize güvenen 30 milyonu aşkın müşterimize bu başarı yolculuğunu bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyoruz”.

    Türkiye’de milyonlarca kişilik istihdamı desteklediklerini vurgulayan Mutlu, “Satıcılarımızın platformumuz üzerinden yürüttükleri operasyonları için yüzbinlerce kişi çalışırken, kargo dağıtımı, paketleme, müşteri hizmetleri gibi farklı sektörlerde de yüzbinlerce kişiye iş olanağı sağlıyoruz. Böylece doğrudan ve dolaylı, ekonomimize toplam 1,1 milyon kişilik istihdam katkısı yapıyoruz. 2023’te bu rakamı 2,4 milyon kişiye çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

    30 milyon müşteri günde 1 milyon paket

    Konuyla ilgili paylaşılan basın bülteninde ayrıca 2010 yılında kurulan Trendyol’un 30 milyondan fazla müşterisine, günde 1 milyondan fazla paket ulaştırdığı bilgisi yer alıyor.

    General Atlantic EMEA Bölgesi Genel Müdürü ve Tüketici Birimi Başkanı Melis Kahya Akar ise konuyla ilgili açıklamasında, “Trendyol’un hızlı marketten dijital cüzdana uzanan kapsamlı pazaryeri modeli, Türkiye’deki ve dünyadaki müşterilerine rahatlık ve kolaylık sağlıyor. Trendyol’un bölgesel ve küresel e-ticaret arenasında devam eden büyümesini hızlandıracağı yönünde büyük bir potansiyel görüyoruz. General Atlantic olarak, yenilikçi iş modellerini büyütme konusunda dünya çapındaki deneyimlerimizle, müşterilere ve satıcılara kusursuz e-ticaret deneyimleri sağlarken aynı zamanda pozitif etki yaratma misyonlarını yerine getiren Trendyol ekibi ile işbirliği yapmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

    SoftBank Investment Advisers Yönetici Ortağı Anthony Doeh ise, “Türkiye’nin lider super-app’i Trendyol, e-ticaret, ödeme sistemleri ve teslimat yetkinliklerini, moda gibi sektörlerdeki derin uzmanlığı ile başarılı bir şekilde entegre etti. Böylece yeni pazarlarda yüksek büyüme potansiyeline sahip benzersiz bir tüketici deneyiminin temelini atmış oldu. Dünyada birçok e-ticaret platformuna yatırım yapmış bir şirket olarak Trendyol ile işbirliğimizden büyük mutluluk duyuyoruz. EMEA’nın yükselen dijital liderlerinden biri olan Trendyol’un bu yolculuğunu desteklemeyi heyecanla bekliyoruz” dedi.

  • Carbon Health 350 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    Carbon Health 350 Milyon Dolar Yatırım Aldı

    2020’nin Kasım ayında 100 milyon dolar yatırım alan Carbon Health, D serisi yatırım turunda 350 milyon dolar yatırım aldı. Yatırıma Blackstone Group’tan Horizon platformu liderlik etti. Yatırım turuna katılanlar arasında ise Atreides, Homebrew, Hudson Bay Capital, Intersect Capital, Fifth Wall, Lux Capital, Silver Lake Waterman ve BlackRock tarafından yönetilen hesaplar ve fonlar yer aldı.

    Ayrıca girişimin mevcut yatırımcılarından Dragoneer Investment Group ve Brookfield Technology Partners da yatırım turuna katılım gösterdi.

    Tura katılan bireysel yatırımcılara baktığımızda ise iş ve spor dünyasından etkileyici isimlerle karşılayoruz. Bu isimler sırasıyla; Amazon Worldwide Consumer CEO’su David Clark, Salesforce kurucu ortağı ve CTO’su Parker Harris, Salesforce’un Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi ve Informed’un Yönetim Kurulu Başkanı Magdalena Yesil, Stripe Bankacılık Direktörü Karim Temsamani, aktivistler Shepard ve Amanda Fairey, NBA oyuncuları Klay Thompson ve Khris Middleton, MLB oyuncuları Nolan Arenado ve Matt Chapman, MLS futbol oyuncusu Weston McKinnie ve yakın zamanda emekli olan NFL oyuncusu Alex Smith.

    500 İstanbul’un ilk turdan yatırımcısı olduğu girişim, bu yeni yatırım turu ile birlikte yatırım miktarını 522.5 milyon dolara taşıdı. Carbon Health’in Unicorn olmaya her geçen gün daha fazla yaklaştığını söylemek mümkün.

    Hasta hacminde yüzde 129’luk artış
    Carbon Health, Kasım 2020’deki son yatırım turundan bu yana hasta hacminde yüzde 129’luk bir artış yaşadı. Bu artışa COVID-19 için aşılanmış veya test edilmiş hastaların dahil olmadığını ekleyelim. Şirketin sağladığı hizmetlerin kullanımı ise ABD’deki insanların yüzde 75’inden fazlasına ulaştı.

    Kullanıcı tabanı detayları
    Erişilebilir ve uygun maliyetli olmaya odaklanan Carbon Health, ABD’nin tüm sosyo-ekonomik kesimlerine hizmet veriyor. Örnek vermek gerekirse; Carbon Health hastalarının yaklaşık yüzde 50’sinin hane geliri 80 bin doların altında iken, yüzde 26’sının geliri 150 bin doların üzerinde seyrediyor. Yaklaşık üç hastadan biri ise (yüzde 27) sağlık hizmetlerini cebinden ödüyor.

    Covid-19 döneminde atılan adımlar
    Carbon Health, COVİD-19 pandemisinden kaynaklanan ve bu süreçte ortaya çıkan sağlık ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan sayısını 800’den 1.600’e çıkardı. Sanal bakım hizmetlerini 23 eyalette yaygınlaştıran şirket, 12 eyalette 80’den fazla klinik açtı. Carbon Health, 2025 yılına kadar 1.500 klinik. açmayı planlıyor.

    Carbon Health’in Covid-19 pandemisinde gösterdiği performans ise hem yatırımcıların hem de sağlık sektörünün dikkatini çekti.

    Şirket, Pop-up klinikleri ile 1,4 milyondan fazla COVID-19 testi ve 1,5 milyon COVID-19 aşısını yönetti.COVID pozitif hastalar için COVID Pozitif Bakım ve işletmeler için COVID Ready gibi türünün ilk örneği olan programlar geliştirdi.

    Carbon Health’in kurucu ortağı ve CEO’su Eren Bali yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    Herkesin mükemmel bir sağlığı hak ettiğine ve COVID-19 salgını sırasında artan büyük sağlık açığını kapatmak için hala muazzam bir fırsat bulunduğuna inanıyoruz.

    Bu yatırım, Carbon Health’in benzersiz üst düzey – ancak yüksek maliyetli olmayan – sağlık hizmeti sunmasını ABD’deki daha da fazla insana ulaştırmasını sağlıyor. Gizli ücretler veya üyelik gereklilikleri olmadan, olağanüstü dikey (boylamsal) bakımı, kitleler için erişilebilir kılan altyapı ve teknolojiyi oluşturmaya devam edebileceğiz.

  • Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Girişim, Mesut Polatdemir ve Cengiz Polatdemir’den 125 bin dolarlık ikinci yatırımını aldı. Yüzde 10 hisse karşılığında yapılan yatırım, girişimin yerel ve küresel pazarda ilk hamle avantajını (first mover advantage) sağlamak amacıyla kullanılacak.

     

    Size&Me yatırımı büyük oranda yapay zekâ tarafına kaynak olarak kullanılacağını açıkladı. Geriye kalan tutar ise şirketin büyümesine karşılık artan iş gücü adına kullanılacak.

     

    Size&Me nasıl çalışıyor?
    2020 yılının Ekim ayında Ataberk Taçar ve Kamran Balayev tarafından kurulan Size&Me, markalara entegre edilebilen vücut avatarı teknolojisi sunuyor. Girişimin 3 adet B2C ve 3 adet B2B olmak üzere 6 farklı çözüm sunduğunu hatırlatalım.Size&Me anlaştığı markaların kullanıcılarını kamera karşısında verilen sesli direktifler doğrultusunda belirli bir süre bekletiyor ve bu süre içinde vücut ölçülerini çıkarıp 3D modelleme ile birleştiriyor. Bunun sonucunda ise kişiye özel dinamik 3 boyutlu bir vücut avatarı elde edilmiş oluyor.

     

    Size&Me’nin gelecek planları
    Size&Me, 2021 yaz sonuna kadar 2 ayrı markanın websitesine ve mobil uygulamasına avatarını entegre etmeyi hedefliyor. Ayrıca girişimin sene sonuna kadar da toplam 5 marka ve 2 pazar yerine entegre olmayı amaçladığını da ekleyelim. Bu esnada ise şirketin halihazırda çalışmalarını sürdürdüğü yurtdışı pazarına açılma çalışmaları da en büyük önceliği olacak.

     

    Size&Me kurucu ortağı Ataberk Taçar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

     

    “Her şeyin dijitale evirildiği dünyamızda hızla büyüyen bir sektöre ve ihtiyaca dijital, yenilikçi ve global bir çözüm üretmek istedik. Bu çözümün en hızlı şekilde insanlara ulaşması için ise ihtiyacımıza yönelik stratejiler kurduk. Son aldığımız yatırım ise bu stratejimizin son adımıydı. En kısa sürede online tekstil alışverişi yapan herkesin telefonunda kendi avatarını oluşturup, kıyafet denemesi yapabilmesini istiyoruz.”

  • Martı, Actera ve EDRB’den Yatırım Aldı

    Martı, Actera ve EDRB’den Yatırım Aldı

    Elektrikli scooter paylaşım girişimi Martı’nın yatırım turunda olduğu bir süredir radarımızdaydı. EBRD’nin yatırımcısı olduğu Actera III fonunun kurucusu olduğu ve Lüxemburg’da yer alan Perpetual Motion, Martı Technologies Inc.’e ortak oldu. Siz Martı Technologies Inc. demeden biz paylaşalım, Martı 30 Nisan 2021’de Türkiye’deki ortaklığını ABD merkezli kurduğu Martı Technologies Inc.’e devretti.

    Yatırıma uzanan yolculuksa 2018’de başlıyor. O yıl, Actera’nın Actera III fonuna Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) da yatırımcı olarak katılmıştı. Geçen süre içerisinde başka yatırımlar da yapan fon, Martı’ya yatırım yapmak için 26 Mayıs 2021’de Lüxemburg’da Perpetual Motion yani “sürekli hareket” isminde şirketi kurdu ve 14 Haziran’da şirketin resmi kaydını tamamladı. Perpetual Motion’dan yatırımı alan Martı, yatırıma dair yasal izinleri de tamamladı.

    Bu yatırım turuna EBRD ve Actera haricinde Autotech Ventures, Beco Capital, Endeavor Catalyst ve Kevin P. Ryan’ın katıldı.Yatırımın bedeli ile ilgili rakamın henüz açıklanmadığını ama önümüzdeki süreçte sizlerle paylaşacağımızı belirtelim.

    2020’nin Temmuz ayında 212 ve Wamda Capital’dan 25 milyon dolar yatırım alan girişimin daha bir yıl tamamlamadan yeni turu kapatması ise dikkat çekici. Bu süreçte Martı’nın son rakamlarına ve detaylarına bakacak olursak: Ocak ayında açıklanan bilgilere göre Martı’nın kullanıcı sayısı 5 milyonu geçti. 20 kişiyle başladığı işe bini aşkın çalışanla devam eden şirket, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Yalova, Antalya, Eskişehir, Ordu, Sakarya ve Gaziantep gibi şehirlerde faaliyet gösteriyor. Bilmeyenler için hatırlatmak gerekirse; Martı araçları ilk defa Kadıköy sokaklarında çıkmış ve olumlu geri dönüşler sayesinde Avrupa yakasına açılmıştı. Şimdi ise bu açılma Türkiye’nin belirli kısımlarına yayılmış durumda.

    Elektrikli scooter pazarı, bilhassa pandemi döneminde insanların toplu taşımadan uzaklaşması ile daha fazla rağbet görmeye başladı. Bu kapsamda Ankara merkezli elektrikli scooter paylaşım girişimi olarak karşımıza çıkan HOP!, Inveo Yatırım Holding’den yatırım almıştı.

  • 115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    Yatırım programı TRAI Next için başvurular başladı. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi ve Sente Foundry iş birliğiyle düzenlenen program, endüstriyel yapay zeka çözümleri sunan startup’ları yatırımla buluşturuyor.

    Endüstri 4.0 ve üretim alanında yapay zeka çözümleri sunan girişimlerin katılabileceği programa, başvurular 22 Ağustos 2021 tarihine kadar devam edecek.

    Final, 21 Ekim’de
    Başvuru süreci devam eden TRAI Next programında, finale kalan 10 startup’ın ‘due diligence’ çalışmaları yapılacak ve programa katılan startuplar toplamda 115 milyon dolar fon büyüklüğüne sahip yatırımcılardan yatırım teklifi alma fırsatı yakalayacak.

    Tamamen online olarak gerçekleştirilecek programa dahil olan girişimler belirlendikten sonra altı haftalık bir mentorluk ve ‘due diligence’ sürecine dahil olacak. Programın finali Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week) kapsamında 21 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.

  • KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    Yeni şirket kuracak girişimciler için KOSGEB Girişimcilik Desteği can suyu olurken, bireysel girişimcilerin evden çıkmadan, vergi dairesine, notere, ticaret odasına gitmeye ihtiyaç duymadan şirket kurulum platformu Mükellef, KOSGEB desteklerine başvuru noktasında da girişimcilerin yanında olmayı hedefliyor.

    Yeni iş fikirlerini kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde hayata geçirmek isteyen bireysel girişimcilerin şirket kurma süreçlerini hızlandırarak, 10 dakikada şirket kurmalarını sağlayan Mükellef, KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyen girişimlere danışmanlık hizmeti veriyor.

    Şu ana kadar Mükellef üzerinden 5 bin TL’lik KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyenlerin yüzde 85’inin eğitimlerini tamamladıklarını söyleyen Mükellef Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Okan Şafak, girişimcilerin, Mükellef eğitimleri ile KOSGEB Geleneksel Girişimcilik ve İleri Girişimcilik Destekleri hakkında detaylı bilgilere sahip olabileceklerini kaydetti. Şafak, girişimcilerin, Mükellef üzerinden başvurularını yapabileceklerini, herhangi bir revizyon talebinde danışmanlık ve servis hizmetini online olarak alabileceklerinin altını çizdi.

    KOSGEB’in Girişimcilik Programı için 5 aşama

    KOSGEB Girişimcilik Desteği’nden faydalanmak için başvuru sahibinin 18 yaşından büyük, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, daha önce KOSGEB’den destek almamış olması ve ayrıca şirket kuran girişimcinin, şirketin faaliyetleri süresince; başka bir işverene bağlı olarak, yani SGK’lı çalışmıyor olması gerektiğini söyleyen Okan Şafak şöyle devam etti: “Bahsettiğim temel şartları sağlayan girişimciler öncelikle ilgili girişimcilik eğitimini tamamlamalı. Daha sonra şirket kuruluşu işlemleri, KOSGEB veri tabanına kayıt, KOSGEB KOBİ beyannamesinin verilmesi ve yeni girişimci desteğine başvurulması aşamalarının da tamamlanması gerekiyor. Mükellef aracılığıyla başvuranlar için hazırladığımız örnek iş planı dokümanımız sayesinde başvurularda yüzde 99 oranında başarılı oluyoruz. Girişimci, hızlı bir şekilde teşvike ulaşıyor. Projenin KOSGEB tarafından onaylanması durumunda, girişimler için, şahıs veya sermaye şirketine bağlı olarak değişen kurulum desteği, personel istihdamına bağlı olarak performans desteği ve ileri girişimcilik için makine ve teçhizat desteği sağlanıyor.”

  • Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft ve ADIO’nun yanı sıra 100’den fazla yerel ve küresel konuşmacı tarafından modere edilecek “Highway to 100 Unicorns” konferansında yer verilecek açılış konuşmaları, paneller ve atölye çalışmaları ile startup’ların, yatırımcıların ve diğer hisse sahibi girişimcilerin karşılaştığı başlıca sorunlar masaya yatırılacak. Startup’lara başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları kaynakları sunmak amacıyla uzun süredir çalışmalarını sürdüren Abu Dhabi Yatırım Ofisi, bu konferans sayesinde hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor.

    Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci, “ADIO ile birlikte, bölgesel girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye odaklanmış durumdayız. Highway to 100 Unicorns, bölgedeki startup’ların ve inovatörlerin birbirleriyle bağlantı kurmasını, öğrenmesini ve büyümesini mümkün kılıyor” dedi. Croci sözlerine şöyle devam etti: “Startup’lar attıkları her adımda mentorluğa ihtiyaç duyuyor; “Highway to 100 Unicorns” programıyla tam olarak bu ihtiyacı karşılıyoruz. Girişimciler, sektör tecrübesine sahip liderlerden yükselen trendlerle, en iyi uygulamalarla ve öngörülerle ilgili bilgi alabildiği gibi aynı zamanda yerel girişimcilerin başarı hikayelerini de dinleyebiliyorlar. Böylece kendi endüstrilerinde büyüme yolunda daha güçlü adımlar atabiliyorlar”.

    Microsoft Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı da “Özellikle faaliyetlerini Türkiye ile sınırlamak istemeyen; Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde de varlık göstermek isteyen startup’larımızın bu etkinlik sayesinde kendilerini her anlamda geliştireceklerine ve girişimlerine değer katacak yeni iş birliklerine adım atacaklarına inanıyorum” dedi.

    Startup’ların büyümesine destek olan geniş kapsamlı içerik

    “Highway to 100 Unicorns” konferansının 3 haftaya yayılan bir seri şeklinde gerçekleştirilmesi planlanıyor, konuşmacılar ise şöyle sıralanıyor: ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi, Microsoft UAE Genel Müdürü Sayed Hashish, Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci yanı sıra Microsoft for Start Ups’dan üst düzey yöneticilerin yanı sıra 500 Startups COO’su Maria Paula Oliveira, Ernst & Young MENA Bölgesi CIO’su Asad ur Rehman, Unilever MENA Bölgesi Medya ve Dijital Dönüşüm Direktörü Kai Ling Ting, ve Etihad Grup İnovasyon Yöneticisi Iba Masood etkinliğe katılacak.

    Etkinlik öncesinde startup ekosistemiyle ilgili görüşlerini paylaşan bir diğer isim ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi ise, “Birleşik Arap Emirlikleri, startup’ların güvenle büyümesi için gerekli şartları sunan başkenti Abu Dhabi ile bölgede iş yapmak için en doğru yerlerden biri. Biz de ADIO olarak inovatif fikirlere değer verilmesi için çalışıyoruz. Microsoft ile girişimcilere odaklandığımız iş birliğimiz, Abu Dhabi’nin yetenek havuzunu geliştirmeye ne derece önem verdiğimizi de kanıtlıyor. Startup’lara işin başında geniş bir yelpazede destek sunmak ve kolayca dönüşebilecek işletmeler haline gelmelerine katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

    “Highway to 100 Unicorns” aynı zamanda yüksek potansiyele sahip startup’ların, bölgedeki B2B teknoloji startup’ları ve kurumsal şirketler arasında köprü kurmaya yarayan GrowthX Accelerator gibi diğer Microsoft – ADIO ortaklıklarına dahil olmalarına da zemin hazırlayacak.

  • 50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    Turkcell’den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aksu, Turkcell olarak 23 Şubat 1994’te Türkiye’de ilk cep telefonu görüşmesini gerçekleştirmelerinin üzerinden 27 yılı aşkın süre geçtiğini hatırlatarak, Turkcell’in geçen bu süre zarfında bir yandan lider GSM operatörü olarak abonelerine en kaliteli iletişim imkanını sunmaya devam ettiğini, diğer yandan da entegre dijital servisler sunan bir teknoloji şirketine dönüştüğünü aktardı.

    Bugün geldikleri noktada, sundukları ürün ve hizmetlerle küresel rekabetin önemli markası haline geldiklerini belirten Aksu, Turkcell’in bireysel müşterilerine sunduğu ürün ve servislerin yanı sıra kurumsal müşterilerine de uçtan uca dijital çözümler sunduğunu bildirdi.

    Aksu, Turkcell’in bugün Türkiye’nin dijital endüstrisinin en büyük fabrikası ve teknoloji alanında Türkiye’nin dünyaya açılan amiral gemisi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin Turkcell’i olarak ürün ve hizmetlerimizi geliştirirken daima ‘Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı’ diyor, bu kapsamda ülkemizin farklı bölgelerinde yer alan üstün teknolojik veri merkezlerini kullanıcıların hizmetine sunuyoruz. Tüm bu başarılarımızın arkasındaki unsur, üstün ve yaygın şebeke altyapımız. Güçlü altyapımız ve kaliteli insan kaynağımız sayesinde Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda tüm kurumsal ve bireysel müşterilerimize yol gösteren güçlü bir paydaş olduk. Hatta yurt dışına da dijital servis ve uygulama ihracatı gerçekleştirmeye başladık. 2021 birinci çeyrek sonu itibarıyla BiP’in 3 ay aktif kullanıcısı sayısı 40 milyona ulaştı. Bu kullanıcıların yaklaşık üçte birini ise yurt dışındaki müşterilerimiz oluşturuyor. Turkcell, bugüne kadar bu ülkede kazandıklarını yine bu ülkeye harcadı. 2020 sonu itibarıyla Türkiye’ye toplamda 50 milyar TL’lik yatırım yaptık. Aynı hızla yeni yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”

    “Fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz”

    Bülent Aksu, 4.5G teknolojisiyle mobilde 1.6 Gbps, fiberde ise 10 Gbps’lik hızı müşterilerle buluşturduklarını bildirdi.

    Türkiye’de eve kadar gerçek fiberi ilk kez Turkcell’in getirdiğini belirten Aksu, “Bugün 10 Gbps hızı fiber internet sunduğumuz her ilde herkese sunabilen tek şirketiz. Fiber altyapı, sadece yüksek hız anlamına gelmiyor. Aynı zamanda fiberin yaygınlaşması 5G’ye geçiş için kritik bir öneme sahip. Bu nedenle ilk günden itibaren fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda yapılan girişimlerde en önde yer almaya ve aktif rol oynamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Aksu, fiber yatırımların dijitalleşme açısından elzem olduğunu vurgulayarak, ortak altyapının önemine dikkati çekti. Ortak altyapıda atılacak her adımın ülke kaynaklarının doğru ve verimli kullanılabilmesine de olanak sağlayacağını aktaran Aksu, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bunun dünyada birçok başarılı örneği var. Biz operatörler arasındaki rekabetin altyapıda değil, üstyapıda sunacağımız hizmetlerle olması gerektiğine inanıyoruz. Turkcell olarak misyonumuzu, ‘teknoloji sayesinde geride kimseyi bırakmadan hayatı kapsamak ve müşterilerinin hayatına değer katmak’ olarak özetleyebiliriz.

    Teknolojinin fırsat eşitleyici gücünü kullanıyor, toplumun bilgiye, eğitime ve sosyal hayata erişimde eşit olanaklara kavuşmasını hedefleyen projeleri hayata geçiriyoruz. Bu amaçla her yıl yaklaşık gelirimizin yüzde 1’ine yakın bir kısmını toplumsal yatırım projelerine ayırıyoruz. Çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar, mülteciler gibi toplumun farklı kesimlerine ulaşan projeleri yürütüyoruz.”

    “Enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz”

    Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Aksu, tüm iş süreçlerinde dünyaya bırakacağı izi düşünerek hareket ettiklerini belirterek, dijitalleşmenin sağladığı ciddi kaynak tasarrufunun çevreye bırakılan izin küçülmesine de olanak sunduğunu kaydetti.

    2020 Entegre Faaliyet Raporu’nda, iş süreçlerinin çıktılarını ve bu çıktılar sonunda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na nasıl bir katkı sağladıklarını detaylı biçimde anlattıklarını bildiren Aksu, “Bu çerçevede enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz. Turkcell sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda 2030 yılına kadar elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılama ve 2050 yılına kadar tamamen ‘karbon nötr bir şirket’ olma hedefi yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca, 2015’ten beri düzenli raporlama yaptığımız CDP (Carbon Disclosure Project) notumuzu C-‘den B’ye yükselttik ve bu konuda da sektörümüzün lideri olduk.” ifadelerini kullandı.

    “Geleceği Yazan Kadınlar projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdik”

    Bülent Aksu, Turkcell’in, “Geleceği Yazan Kadınlar” projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdiğini, üstün başarı gösteren katılımcılara da Turkcell’de istihdam olanağı sağladıklarını aktardı.

    Yeni bir projeye başlayacaklarını bildiren Aksu, “İklim değişikliği ile mücadelede yalnızca işleyişi değiştirmek yeterli değil. Denizlerin ve doğanın temizlenmesi, enerjinin verimli kullanılması, karbonun bertaraf edilmesi de gerekiyor. Bu kapsamda geçmişte Geleceği Yazan Kadınlar projesine katılmış ve mobil yazılım ile yapay zeka konusunda bilgi birikimi olan tüm kadınlara açık bir hackathon düzenleyeceğiz. Bu sayede katılımcılarımızı iklim değişikliği konusunda farklı yenilikçi projeler geliştirmeleri konusunda teşvik edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin yerli otomobil girişimi konusunda attıkları adımlara da değinen Aksu, Turkcell’in dünyada elektrikli araç üretimi de dahil, mobilite ekosistemine yatırım yapan ilk telekom şirketlerinden biri olduğunu vurguladı.

    e-mobilitenin önümüzdeki süreçte önemli bir iş alanı haline geleceğini vurgulayan Aksu, “TOGG’daki hissemizi salt bir finansal yatırım olarak değerlendirmiyoruz. Buradaki gayemiz, mobilite alanında geliştireceğimiz çözüm ve servislerle TOGG’un teknoloji tarafında önemli iş ortaklarından biri olmak. TOGG’un geliştireceği e-mobilite platformunda nesnelerin interneti, yapay zeka, araç içi eğlence ve ödeme sistemleri tarafında aktif rol üstleneceğiz. Özellikle bağlanabilirlik (connectivity), yapay zeka ve mobil ödeme taraflarında önemli çalışmalarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

    “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağlandı

    Verilen bilgiye göre, Turkcell, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle özel yetenekli öğrencileri teknolojiyle tanıştırmak ve onların bu alandaki yeteneklerini geliştirmek amacıyla başlattığı “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağladı.

    Turkcell’in kurduğu Zeka Gücü teknoloji laboratuvarlarında öğrencilere dizüstü bilgisayarlar, 3B yazıcı, akıllı tahta, elektronik ve robotik kodlama setleri ve alet takımları gibi araçlar sunuluyor.

    Özel yetenekli çocuklar, bu proje kapsamında yapay zeka, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ve bulut gibi geleceğin teknolojilerine yönelik eğitimler alıyor, projeler geliştiriyor.

    Sadece 2020’de proje kapsamında 10 yeni sınıf açılırken, halen 41 ilde 59 laboratuvarda özel yetenekli çocuklar eğitim görüyor. Yeni dönemde proje kapsamında 14 laboratuvar daha açılacak.

    Türkiye’de eğitim veren 33 BİLSEM’de bulunan Zeka Gücü teknoloji sınıflarında eğitim alan öğrenciler, öğretmenlerinin destekleriyle ve Turkcell’in sınıflara eklediği yeni yazıcılarla birlikte salgın döneminde sağlık çalışanlarına destek olmak için ayda 5 bin yüz siperliği üretti.

    Zeka Gücü kapsamında geliştirilen Robotel projesi, doğuştan parmakları olmayan bir çocuğa mekanik el üreten iki kişinin, bunu ihtiyacı olanlarla paylaşmasıyla başladı ve zamanla tüm dünyadan insanların katılımıyla gelişti.

    Turkcell Zeka Gücü sınıflarında yer alan 3B yazıcılar ile öğrenciler, yaşıtları için protez eller üretiyor.

    Program kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde Robotel Derneği iş birliği ile Zeka Gücü öğrencilerine “robot el” eğitimi verilirken, 2 ay sürecek program sonunda Erzurum BİLSEM’deki öğrenciler tamamladıkları robot eli, ihtiyaç sahibi bir öğrenciye teslim edecek.

    “Engelsiz Eğitim” programında 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı

    Turkcell’in 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde başlattığı “Engelsiz Eğitim” programı, özel eğitime ihtiyacı olan engelli çocukların yetkinliklerini artırmayı ve toplumsal yaşama katılımlarını sağlamayı amaçlıyor.

    Program kapsamında görme ve işitme engelli öğrenciler için donanımlı teknoloji sınıfları, zihinsel engelli öğrenciler için de mesleki eğitim atölyeleri kuruluyor. Türkiye genelinde bulunan çok sayıda özel eğitim merkezinde kurulan meslek atölyelerinde, hafif zihinsel engelli öğrenciler okul sonrası iş hayatına hazırlanıyor.

    Öğrenciler, farklı alanlarda kazandıkları iş becerileriyle okul sonrası istihdama katılabilir hale gelirken, program aracılığıyla 2015 yılından bu yana 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı.

    2020 yılında program kapsamında başlatılan yeni projeyle görme engelli çocuklara dağıtılan Braille baskılı kodlama kiti aracılığıyla kodlama eğitimi verildi. Görme engellilere yönelik robotik kit ve eğitim programı sayesinde yıl içinde 1.000’e yakın görme engelli öğrenci dijital dünya ile tanıştı.

    Turkcell, 2020 yılında hayata geçirdiği “Engelsiz Spor” projesiyle de zihinsel engelli öğrencileri spor alanında desteklemeye başladı. Türkiye genelinde 11 özel eğitim okulunda kurulan engelsiz spor sınıflarıyla 5 bine yakın engelli çocuğa spor eğitimi verildi.

    2020’de 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” oldu

    Turkcell’in AR-GE ve inovasyon merkezi Turkcell Teknoloji, 1.300 yetkin mühendisiyle dünya çapında birçok inovatif buluş, ürün ve hizmete imza atmaya devam ediyor.

    Sadece 2020 yılında 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” olurken, ayrıca bugüne kadar yaptığı 2 bin 674 ulusal ve 167 uluslararası patent başvurusunun yanında 700’den fazla tescillenmiş patentin sahibi olarak sektördeki birinciliğini koruyor.