Yazar: admin

  • Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft ve ADIO’nun yanı sıra 100’den fazla yerel ve küresel konuşmacı tarafından modere edilecek “Highway to 100 Unicorns” konferansında yer verilecek açılış konuşmaları, paneller ve atölye çalışmaları ile startup’ların, yatırımcıların ve diğer hisse sahibi girişimcilerin karşılaştığı başlıca sorunlar masaya yatırılacak. Startup’lara başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları kaynakları sunmak amacıyla uzun süredir çalışmalarını sürdüren Abu Dhabi Yatırım Ofisi, bu konferans sayesinde hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor.

    Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci, “ADIO ile birlikte, bölgesel girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye odaklanmış durumdayız. Highway to 100 Unicorns, bölgedeki startup’ların ve inovatörlerin birbirleriyle bağlantı kurmasını, öğrenmesini ve büyümesini mümkün kılıyor” dedi. Croci sözlerine şöyle devam etti: “Startup’lar attıkları her adımda mentorluğa ihtiyaç duyuyor; “Highway to 100 Unicorns” programıyla tam olarak bu ihtiyacı karşılıyoruz. Girişimciler, sektör tecrübesine sahip liderlerden yükselen trendlerle, en iyi uygulamalarla ve öngörülerle ilgili bilgi alabildiği gibi aynı zamanda yerel girişimcilerin başarı hikayelerini de dinleyebiliyorlar. Böylece kendi endüstrilerinde büyüme yolunda daha güçlü adımlar atabiliyorlar”.

    Microsoft Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı da “Özellikle faaliyetlerini Türkiye ile sınırlamak istemeyen; Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde de varlık göstermek isteyen startup’larımızın bu etkinlik sayesinde kendilerini her anlamda geliştireceklerine ve girişimlerine değer katacak yeni iş birliklerine adım atacaklarına inanıyorum” dedi.

    Startup’ların büyümesine destek olan geniş kapsamlı içerik

    “Highway to 100 Unicorns” konferansının 3 haftaya yayılan bir seri şeklinde gerçekleştirilmesi planlanıyor, konuşmacılar ise şöyle sıralanıyor: ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi, Microsoft UAE Genel Müdürü Sayed Hashish, Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci yanı sıra Microsoft for Start Ups’dan üst düzey yöneticilerin yanı sıra 500 Startups COO’su Maria Paula Oliveira, Ernst & Young MENA Bölgesi CIO’su Asad ur Rehman, Unilever MENA Bölgesi Medya ve Dijital Dönüşüm Direktörü Kai Ling Ting, ve Etihad Grup İnovasyon Yöneticisi Iba Masood etkinliğe katılacak.

    Etkinlik öncesinde startup ekosistemiyle ilgili görüşlerini paylaşan bir diğer isim ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi ise, “Birleşik Arap Emirlikleri, startup’ların güvenle büyümesi için gerekli şartları sunan başkenti Abu Dhabi ile bölgede iş yapmak için en doğru yerlerden biri. Biz de ADIO olarak inovatif fikirlere değer verilmesi için çalışıyoruz. Microsoft ile girişimcilere odaklandığımız iş birliğimiz, Abu Dhabi’nin yetenek havuzunu geliştirmeye ne derece önem verdiğimizi de kanıtlıyor. Startup’lara işin başında geniş bir yelpazede destek sunmak ve kolayca dönüşebilecek işletmeler haline gelmelerine katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

    “Highway to 100 Unicorns” aynı zamanda yüksek potansiyele sahip startup’ların, bölgedeki B2B teknoloji startup’ları ve kurumsal şirketler arasında köprü kurmaya yarayan GrowthX Accelerator gibi diğer Microsoft – ADIO ortaklıklarına dahil olmalarına da zemin hazırlayacak.

  • 50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    50 Milyar TL’lik Yatırım ile Türkiye’de Dijitalleşmenin Öncüsü Oldular

    Turkcell’den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Aksu, Turkcell olarak 23 Şubat 1994’te Türkiye’de ilk cep telefonu görüşmesini gerçekleştirmelerinin üzerinden 27 yılı aşkın süre geçtiğini hatırlatarak, Turkcell’in geçen bu süre zarfında bir yandan lider GSM operatörü olarak abonelerine en kaliteli iletişim imkanını sunmaya devam ettiğini, diğer yandan da entegre dijital servisler sunan bir teknoloji şirketine dönüştüğünü aktardı.

    Bugün geldikleri noktada, sundukları ürün ve hizmetlerle küresel rekabetin önemli markası haline geldiklerini belirten Aksu, Turkcell’in bireysel müşterilerine sunduğu ürün ve servislerin yanı sıra kurumsal müşterilerine de uçtan uca dijital çözümler sunduğunu bildirdi.

    Aksu, Turkcell’in bugün Türkiye’nin dijital endüstrisinin en büyük fabrikası ve teknoloji alanında Türkiye’nin dünyaya açılan amiral gemisi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Türkiye’nin Turkcell’i olarak ürün ve hizmetlerimizi geliştirirken daima ‘Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı’ diyor, bu kapsamda ülkemizin farklı bölgelerinde yer alan üstün teknolojik veri merkezlerini kullanıcıların hizmetine sunuyoruz. Tüm bu başarılarımızın arkasındaki unsur, üstün ve yaygın şebeke altyapımız. Güçlü altyapımız ve kaliteli insan kaynağımız sayesinde Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda tüm kurumsal ve bireysel müşterilerimize yol gösteren güçlü bir paydaş olduk. Hatta yurt dışına da dijital servis ve uygulama ihracatı gerçekleştirmeye başladık. 2021 birinci çeyrek sonu itibarıyla BiP’in 3 ay aktif kullanıcısı sayısı 40 milyona ulaştı. Bu kullanıcıların yaklaşık üçte birini ise yurt dışındaki müşterilerimiz oluşturuyor. Turkcell, bugüne kadar bu ülkede kazandıklarını yine bu ülkeye harcadı. 2020 sonu itibarıyla Türkiye’ye toplamda 50 milyar TL’lik yatırım yaptık. Aynı hızla yeni yatırımlarımızı sürdürüyoruz.”

    “Fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz”

    Bülent Aksu, 4.5G teknolojisiyle mobilde 1.6 Gbps, fiberde ise 10 Gbps’lik hızı müşterilerle buluşturduklarını bildirdi.

    Türkiye’de eve kadar gerçek fiberi ilk kez Turkcell’in getirdiğini belirten Aksu, “Bugün 10 Gbps hızı fiber internet sunduğumuz her ilde herkese sunabilen tek şirketiz. Fiber altyapı, sadece yüksek hız anlamına gelmiyor. Aynı zamanda fiberin yaygınlaşması 5G’ye geçiş için kritik bir öneme sahip. Bu nedenle ilk günden itibaren fiberde ortak altyapının bir an önce hayata geçmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda yapılan girişimlerde en önde yer almaya ve aktif rol oynamaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Aksu, fiber yatırımların dijitalleşme açısından elzem olduğunu vurgulayarak, ortak altyapının önemine dikkati çekti. Ortak altyapıda atılacak her adımın ülke kaynaklarının doğru ve verimli kullanılabilmesine de olanak sağlayacağını aktaran Aksu, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bunun dünyada birçok başarılı örneği var. Biz operatörler arasındaki rekabetin altyapıda değil, üstyapıda sunacağımız hizmetlerle olması gerektiğine inanıyoruz. Turkcell olarak misyonumuzu, ‘teknoloji sayesinde geride kimseyi bırakmadan hayatı kapsamak ve müşterilerinin hayatına değer katmak’ olarak özetleyebiliriz.

    Teknolojinin fırsat eşitleyici gücünü kullanıyor, toplumun bilgiye, eğitime ve sosyal hayata erişimde eşit olanaklara kavuşmasını hedefleyen projeleri hayata geçiriyoruz. Bu amaçla her yıl yaklaşık gelirimizin yüzde 1’ine yakın bir kısmını toplumsal yatırım projelerine ayırıyoruz. Çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar, mülteciler gibi toplumun farklı kesimlerine ulaşan projeleri yürütüyoruz.”

    “Enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz”

    Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Aksu, tüm iş süreçlerinde dünyaya bırakacağı izi düşünerek hareket ettiklerini belirterek, dijitalleşmenin sağladığı ciddi kaynak tasarrufunun çevreye bırakılan izin küçülmesine de olanak sunduğunu kaydetti.

    2020 Entegre Faaliyet Raporu’nda, iş süreçlerinin çıktılarını ve bu çıktılar sonunda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na nasıl bir katkı sağladıklarını detaylı biçimde anlattıklarını bildiren Aksu, “Bu çerçevede enerji odaklı faaliyetlerimizde çevre dostu yeşil enerji kaynaklarına yöneliyoruz. Turkcell sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda 2030 yılına kadar elektrik tüketimini tamamen yenilenebilir kaynaklardan karşılama ve 2050 yılına kadar tamamen ‘karbon nötr bir şirket’ olma hedefi yolunda hızlı adımlarla ilerliyoruz. Ayrıca, 2015’ten beri düzenli raporlama yaptığımız CDP (Carbon Disclosure Project) notumuzu C-‘den B’ye yükselttik ve bu konuda da sektörümüzün lideri olduk.” ifadelerini kullandı.

    “Geleceği Yazan Kadınlar projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdik”

    Bülent Aksu, Turkcell’in, “Geleceği Yazan Kadınlar” projesiyle bugüne kadar 3 bine yakın kadına eğitim verdiğini, üstün başarı gösteren katılımcılara da Turkcell’de istihdam olanağı sağladıklarını aktardı.

    Yeni bir projeye başlayacaklarını bildiren Aksu, “İklim değişikliği ile mücadelede yalnızca işleyişi değiştirmek yeterli değil. Denizlerin ve doğanın temizlenmesi, enerjinin verimli kullanılması, karbonun bertaraf edilmesi de gerekiyor. Bu kapsamda geçmişte Geleceği Yazan Kadınlar projesine katılmış ve mobil yazılım ile yapay zeka konusunda bilgi birikimi olan tüm kadınlara açık bir hackathon düzenleyeceğiz. Bu sayede katılımcılarımızı iklim değişikliği konusunda farklı yenilikçi projeler geliştirmeleri konusunda teşvik edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin yerli otomobil girişimi konusunda attıkları adımlara da değinen Aksu, Turkcell’in dünyada elektrikli araç üretimi de dahil, mobilite ekosistemine yatırım yapan ilk telekom şirketlerinden biri olduğunu vurguladı.

    e-mobilitenin önümüzdeki süreçte önemli bir iş alanı haline geleceğini vurgulayan Aksu, “TOGG’daki hissemizi salt bir finansal yatırım olarak değerlendirmiyoruz. Buradaki gayemiz, mobilite alanında geliştireceğimiz çözüm ve servislerle TOGG’un teknoloji tarafında önemli iş ortaklarından biri olmak. TOGG’un geliştireceği e-mobilite platformunda nesnelerin interneti, yapay zeka, araç içi eğlence ve ödeme sistemleri tarafında aktif rol üstleneceğiz. Özellikle bağlanabilirlik (connectivity), yapay zeka ve mobil ödeme taraflarında önemli çalışmalarımız bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

    “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağlandı

    Verilen bilgiye göre, Turkcell, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle özel yetenekli öğrencileri teknolojiyle tanıştırmak ve onların bu alandaki yeteneklerini geliştirmek amacıyla başlattığı “Zeka Gücü” projesiyle bugüne kadar 70 bin öğrenciye eğitim sağladı.

    Turkcell’in kurduğu Zeka Gücü teknoloji laboratuvarlarında öğrencilere dizüstü bilgisayarlar, 3B yazıcı, akıllı tahta, elektronik ve robotik kodlama setleri ve alet takımları gibi araçlar sunuluyor.

    Özel yetenekli çocuklar, bu proje kapsamında yapay zeka, kodlama, uzay bilimleri, robotik, akıllı ev ve bulut gibi geleceğin teknolojilerine yönelik eğitimler alıyor, projeler geliştiriyor.

    Sadece 2020’de proje kapsamında 10 yeni sınıf açılırken, halen 41 ilde 59 laboratuvarda özel yetenekli çocuklar eğitim görüyor. Yeni dönemde proje kapsamında 14 laboratuvar daha açılacak.

    Türkiye’de eğitim veren 33 BİLSEM’de bulunan Zeka Gücü teknoloji sınıflarında eğitim alan öğrenciler, öğretmenlerinin destekleriyle ve Turkcell’in sınıflara eklediği yeni yazıcılarla birlikte salgın döneminde sağlık çalışanlarına destek olmak için ayda 5 bin yüz siperliği üretti.

    Zeka Gücü kapsamında geliştirilen Robotel projesi, doğuştan parmakları olmayan bir çocuğa mekanik el üreten iki kişinin, bunu ihtiyacı olanlarla paylaşmasıyla başladı ve zamanla tüm dünyadan insanların katılımıyla gelişti.

    Turkcell Zeka Gücü sınıflarında yer alan 3B yazıcılar ile öğrenciler, yaşıtları için protez eller üretiyor.

    Program kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde Robotel Derneği iş birliği ile Zeka Gücü öğrencilerine “robot el” eğitimi verilirken, 2 ay sürecek program sonunda Erzurum BİLSEM’deki öğrenciler tamamladıkları robot eli, ihtiyaç sahibi bir öğrenciye teslim edecek.

    “Engelsiz Eğitim” programında 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı

    Turkcell’in 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde başlattığı “Engelsiz Eğitim” programı, özel eğitime ihtiyacı olan engelli çocukların yetkinliklerini artırmayı ve toplumsal yaşama katılımlarını sağlamayı amaçlıyor.

    Program kapsamında görme ve işitme engelli öğrenciler için donanımlı teknoloji sınıfları, zihinsel engelli öğrenciler için de mesleki eğitim atölyeleri kuruluyor. Türkiye genelinde bulunan çok sayıda özel eğitim merkezinde kurulan meslek atölyelerinde, hafif zihinsel engelli öğrenciler okul sonrası iş hayatına hazırlanıyor.

    Öğrenciler, farklı alanlarda kazandıkları iş becerileriyle okul sonrası istihdama katılabilir hale gelirken, program aracılığıyla 2015 yılından bu yana 60 ilde 112 okulda 100 binden fazla öğrenciye ulaşıldı.

    2020 yılında program kapsamında başlatılan yeni projeyle görme engelli çocuklara dağıtılan Braille baskılı kodlama kiti aracılığıyla kodlama eğitimi verildi. Görme engellilere yönelik robotik kit ve eğitim programı sayesinde yıl içinde 1.000’e yakın görme engelli öğrenci dijital dünya ile tanıştı.

    Turkcell, 2020 yılında hayata geçirdiği “Engelsiz Spor” projesiyle de zihinsel engelli öğrencileri spor alanında desteklemeye başladı. Türkiye genelinde 11 özel eğitim okulunda kurulan engelsiz spor sınıflarıyla 5 bine yakın engelli çocuğa spor eğitimi verildi.

    2020’de 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” oldu

    Turkcell’in AR-GE ve inovasyon merkezi Turkcell Teknoloji, 1.300 yetkin mühendisiyle dünya çapında birçok inovatif buluş, ürün ve hizmete imza atmaya devam ediyor.

    Sadece 2020 yılında 557 ulusal patent başvurusu yapan Turkcell, “Türkiye’nin patent lideri” olurken, ayrıca bugüne kadar yaptığı 2 bin 674 ulusal ve 167 uluslararası patent başvurusunun yanında 700’den fazla tescillenmiş patentin sahibi olarak sektördeki birinciliğini koruyor.

  • Akıllı Köy Projesi Tanıtıldı

    Akıllı Köy Projesi Tanıtıldı

    Köyden şehre göçü tersine çevirebilecek ve pandeminin etkilerinden uzaklaşmak isteyenler için Akıllı Cazibe Köy projesi görücüye çıktı.Köyden kente göçün durdurulması ve tersine çevrilmesini sağlayacak Akıllı Cazibe Köy projesi İstanbul Beşiktaş’ta bir Hotel’de ulusal medya mensuplarının katıldığı bir etkinlik ile tanıtıldı.
    Köyden kente göçün durdurulması ve tersine çevrilmesini sağlayacak proje insanlara sıradışı bir köy yaşamını vadediyor. Kendi elektriğini üretecek ve ihtiyaç duyduğu enerjiyi biyo yakıtlarla köyde yaşayan hayvanlardan sağlayacak olan akıllı cazibe köyleri, özellikle pandemi döneminde kıymeti daha da iyi anlaşılan köyleri cazip hale getirmeye çalışacak.Akıllı cazibe köy, tarım alanında kurtuluş reçetesi olacak.Girişimci ve iş insanı Hasan Mete tarafından hayata geçirilecek Akıllı Cazibe Köy projesinin tanıtımında istihdam sağlanarak köyden şehre olan göçün durdurulması hedeflenirken tarım alanında kurtuluşun reçetesi olarak gösterilmekte.
    Akıllı Cazibe Köyleri’nin hayata geçirilmesi için gerekli sermaye ile ilgili Dubai ve Katar’da faaliyet gösteren fon kuruluşlarının da devreye girdiği belirtildi.”Şehrin gürültüsünden uzak ama imkanlarına yakın” Parolasıyla temellendirilen akıllı cazibe köylerinde şehirdeki birçok imkan, köy hayatına entegre edilmiş şekilde projelendirilecek.Şanlıurfa ve Elazığ’a ‘Akıllı Köy” piyangosuAkıllı cazibe köylerinin mucidi girişimci Hasan Mete’nin tarım ve orman bakanlığına yapılan sunumu neticesinde projenin pilot illerinin depremden etkilenmesi nedeniyle Elazığ ve arazi şartları bakımında Şanlıurfa Ceylanpınar olması ağırlık kazandı.
    Projenin mucidi girişimci iş insanı Hasan Mete yaptığı açıklamada, hayata geçirilecek Akıllı Cazibe Köy projesinde 4 adet üniversite kampüsü ve fabrikalarla vatandaşlar hem çalışma fırsatı hem tatil imkanı bulabileceğini belirtti.Hasan Mete açıklamalarında devamla, “İstanbul, Ankara ve İzmir’deki büyük göçü tersine çevirecek, tarım ile hayvancılıkta başarılı olmak için teknolojiyi çok iyi kullanmamız lazım. Tarım Bakanlığımız ile görüşmeler yaptık. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece hanım bizlere Urfa Ceylanpınar ve Elazığ’ı işaret etmesi pilot bölge olarak bu iki şehrimizi seçmemize neden oldu. Bizlerde uzman mühendislerimizi bölgeye yönlendirerek fizbilitelerimiz gerçekleştirdik. Elazığ ve Şanlıurfa Ceylanpınar halkı için de adeta müjde oldu. Türkiye’de değişim bu iki ilimizden başlayacak. Akıllı Cazibe Köyleri projesi ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği yatay mimariye geçişi de gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

  • Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv sektörüne yönelik yenilikçi fikirler ve sektörde katma değerli ürün ile teknolojileri geliştirerek ULUTEK Teknopark’ın da paydaşları arasında bulunduğu Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması için başvurular 3 Eylül’de sona erecek.
    ‘Hareketlilik Ekosisteminde Çözümler’ temasıyla gerçekleştirilecek olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda birinciye 140 bin, ikinciye 120 bin, üçüncüye 100 bin, dördüncüye 80 bin ve beşinciye 60 bin TL olmak üzere toplamda 500.000 TL nakdi ödül takdim edilecek. Ayrıca katılımcılar yarışma süreci ve sonrasında ULUTEK Teknopark desteğiyle başarılı projelerin hayata geçirilebilmesi için sanayicilerle tanışma, üniversite ile işbirliği, ULUTEK Kuluçka Merkezi’nde yer alma, eğitim ve mentörlük hizmetleri, şirketleşme ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları ve Ticarileşme süreçlerinde destek alma fırsatlarını yakalayabilecek.
    Yarışmaya katılan proje sahiplerinin faydalanacağı desteklere dikkati çeken ULUTEK Teknopark Genel Müdürü İrfan Karagöz, “Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması”, ülkemizin Ar-Ge, yenilik ve tasarım merkezi olmasına ve ihracat artışına katkı sağlamasına yardımcı olacak çok prestijli bir organizasyon. Girişimcilerimiz, yarışma sayesinde projelerini ULUTEK Teknopark Kuluçka Merkezi’nde geliştirme imkanı bulabilecek. Yarışmada başarılı olan girişimcilerimizin projelerinin hayata geçmesi adına her aşamada destek sağlayacağız. Girişimlerinin sanayiye aktarımı konusunda da destek alma fırsatını yakalayacaklar. Şehrimizin otomotiv sanayii alanındaki deneyimi yadsınamaz. Bu nedenle ULUTEK Teknopark’ta gelişecek girişimlerin yarışmanın amacına daha fazla hizmet edeceğini düşünüyorum. Otomotiv sektörüne yönelik özgün ve yenilikçi fikri olan tüm girişimci ve girişimci adaylarına açık olan yarışmaya katılım ücretsiz. ULUTEK desteklerinden faydalanabilmek için, proje başvurusu www.ulutek.com.tr/otomotivingelecegi adresi üzerinden yapılmalıdır” diye konuştu.

  • D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen, Ege Teknopark yürütücülüğünde, Ege Üniversitesi, EBİLTEM ve EGİAD ortaklığındaki 6,5 milyon Euro bütçeli, “D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesi, EGİAD üyesi iş insanlarına düzenlenen bir webinar ile tanıtıldı.

    “Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güç”

    EGİAD Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatih Dalkılıç’ın moderatörlüğündeki toplantının açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, İzmir’in dördüncü Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak kurulan Ege Teknopark’ın, başta yaşam bilimleri ve sağlık alanları olmak üzere İzmir ve Bölgede diğer paydaşlar ile iş birliği ve sinerji halinde çalıştığını belirterek, “EGİAD olarak D-TECH4ENT projesinin resmi bir parçasıyız. EGİAD ailesi olarak bu oluşumun içinde yer almayı çok önemsiyoruz. Girişimcilik faaliyetlerinin ülke ekonomileri için önemi her geçen gün daha da artmakta olup girişimcilik faaliyetlerine gereken önemin verilmesi ülke kalkınması açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güçtür. Teknoloji girişimciliği; bireyler, firmalar, bölgeler ve uluslarda refahı kolaylaştıran bir araçtır. Bu nedenle, teknoloji girişimciliği alanında yapılan çalışmalar entelektüel merakın ötesinde önemli bir işlev sunmaktadır. Sanayi ve bilgi devriminin merkezinde olan derin teknolojiler hem şirketlerin hem de yatırımcıların aradığı “bir sonraki büyük şey”dir. İklim değişikliği, demografik değişimler, kaynak kıtlığı veya yaşlanan nüfus ve bilimsel ilerleme gibi mega trendlerin yol açtığı büyük talep değişimlerinin kesişiminde yer alan tüm endüstrileri etkileyen modeller, derin teknolojiler; yani yapay zeka, Iot, Drones, sensörler, robotik, yeni malzemeler, biyoteknolojiler, artırılmış/sanal gerçeklik olarak adlandırılmaktadır. Uluslararası 70’e yakın pazarda yaklaşık 8 bin 700 derin teknoloji şirketi bulunmaktadır” dedi.

    Türkiye’de girişim ekosistemi

    Türkiye’de girişim ekosistemi ve Derin Teknoloji’yi de değerlendiren Yelkenbiçer, resmi istatistiklere göre, sanayi ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin oranının yüzde 3,2 olduğunu kaydederek, 2023 yılında bu oranın yüzde 5,8’e yükseltilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Yelkenbiçer, toplumsal kalkınmanın bilgiye dayalı hale geldiği günümüz dünyasında, teknolojik, inovatif fikir ve faaliyetlerin bambaşka bir önem kazandığına dikkat çekerek, “Özellikle, eğitim programlarında yapılan düzenlemeler ışığında fikir üretmek ve bunları ticari hale getirecek destek mekanizmaları büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda TÜSİAD BGİV ile üniversite öğrencilerine; Diamond Challenge adı altında lise öğrencilerine ulaşmaya çalışarak EGİAD Melekleri markamızla biz de bu stratejiye katkı vermeye çalışıyoruz. Temel olarak derin teknoloji çığır açan yeniliklerin özellikleri incelendiğinde, başkaları için giriş engellerinin ve bilgi taşmalarının yüksek olduğu, ancak pazara sunma süresinin uzun olduğu, ürün geliştirme maliyetlerinin ve ürün risklerinin yüksek olduğu açıktır. Bu teknolojilerin büyük bir etkisi olmasına, pazara hazır olgunluğa erişmesi uzun zaman almasına ve önemli miktarda sermaye gerektirmesine rağmen, merkezi bir inovasyon yapısının “tek durak noktası” olarak tasarlanmadığı açıktır. Günümüzde üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanmakta; inovatif gençleri piyasa koşullarına ve yeni bir iş kurmaya uygun yetiştiren kurumlar öne çıkmakta. İnovasyonu ekonomik değere dönüştürmeyi teşvik eden AB projeleri yaygınlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe”

    Webinara, konuşmacı olarak katılan Ege Teknopark İş Geliştirme Koordinatörü ve NüvEge Kuluçka Merkezi Koordinatörü Anıl Baybura ise, yoğun olarak 2014 yılından bu yana kullanılmaya başlanan Deep Tech’in gelişim sürecini aktardı. D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesine de açıklık getiren Anıl Baybura, proje ortakları olarak Ege Teknopark’ın hali hazırda işleyen bir alt yapıya, Ege Üniversitesi’nin eğitimde deneyime, EGİAD’ın yatırım konusunda ve melek yatırımcılık alanlarındaki profesyonelliğine dikkat çekti. Baybura, Deep Tech tarz fikirlerin genellikle gelişmiş laboratuvarlara, test merkezlerine, özel kaynaklara, spesifik makinelere, güçlü alt yapıya, sermayeye, kapsamlı düşünmeye ve gizliliğe ihtiyacı olduğunu belirtti. Baybura muazzam bir etkiye sahip bu girişimlerin, pazara hazır hale gelmeden önce uzun bir geliştirme sürecine, sürdürülebilir finansal yatırıma ve özel alt yapılara gereksinim duyduğunu kaydetti. Baybura konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kaynakları incelediğimizde, girişimcilik ekonomisi yaklaşık 3 trilyon dolar değere sahip bu oran bir G7 ülkesi kadar. Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe faaliyet göstermekte. Global Girişimcilik Ekosistemi Raporu, bir sonraki Silikon Vadisi’nin, Silikon Vadisi gibi olmayacağını, tamamen farklı inovasyonlar üzerinden büyüyeceğini ve derin teknolojilerin bunun anahtarı olacağını tahmin etmekte. ABD ve Çin, 2015’ten 2018’e kadar derin teknoloji şirketlerine yapılan küresel yatırımların yaklaşık yüzde 81’ini gerçekleştirmiştir. ABD 32.8 milyar dolar, Çin ise 14.6 milyar dolar derin teknoloji yatırımı yapmıştır.”

    Türkiye’deki gelişmelere de değinen Anıl Baybura, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları ve çeşitli kuruluşların bu yapılara destek olduğuna dikkat çekti. Sektör sorunlarına da ayrıntılı olarak değinen Baybura, spesifik amaç ve öncelikleri de aktardı. Baybura, girişimciler için özelleştirilmiş birebir rehberlik ve koçluk desteğinin, alt yapı sağlamanın, derin teknoloji için bir merkez oluşturulmasının, melek yatırımcıların arttırılmasının önemine vurgu yaptı.

  • ENHANCER Projesi Başladı

    ENHANCER Projesi Başladı

    Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü işbirliği ile Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından 11 ilde yürütülen “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi (ENHANCER)” kapsamında düzenlenen eğitimlerde, başarılı girişimciler, girişimci adaylarıyla deneyimlerini paylaşıyor.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, Adana Mersin, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde sürdürülen proje kapsamındaki girişimci adayı eğitimleri devam ediyor. Türkçe ve Arapça dillerinde verilen eğitimlere başarı hikayeleri yazmış girişimciler de katılarak, deneyimlerini paylaşıyor. Bu kapsamdaki eğitimin konuğu bu kez ünlü iş kadını Ebru Dorman oldu.

    “Dünya Devlerini Yöneten Elli Türk” listesinde yer alan, Türkiye’nin en güçlü iş kadınlarından Ebru Dorman, çevrimiçi gerçekleştirilen eğitime katılan Suriyeli ve Türk girişimci adaylarıyla başarı hikayesini paylaştı.

    Türkiye’nin en güçlü iş kadınları arasında yer alan ve mahalle okulundan Harvard’a uzanan hikayesini anlattığı ‘Hayallerinin Ötesi’nde Yaşamak’ adlı bir de kitap yazan Ebru Dorman, 17 yılı yurtdışında geçen ve başarılarla dolu 25 yılı aşkın kariyerini; başarılı, mutlu, sağlıklı bir yaşam için tavsiyelerini; girişimcilik ve fırsat eşitliği konularındaki tecrübelerini paylaştı.

    Katılımcıların büyük bir heyecan ve sorular yönelterek dinlediği Ebru Dorman, kitabından söz ederken, “Yıllardır okuduğum kitaplardan, katıldığım eğitimlerden, izlediğim videolardan, dünyanın dört bir köşesinden rol modeli yöneticilerimden, kendi hatalarımla öğrendiklerimden ve başarılı uygulamalarımdan harmanladığım pek çok tavsiyeyi bu kitapta topladım” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Eğitimleri

    ENHANCER girişimcilik eğitiminin önemine dikkati çeken Ebru Dorman, “Burada girişimcilik eğitimleri alıyorsunuz. Bu eğitimler çok kıymetli. Bir kuruma bile girip çalışsanız girişimci ruhu ile çalışmış olursunuz. Çünkü kurumların buna ihtiyacı var. O yüzden bu eğitimler, kariyer seçiminiz ne olursa olsun çok önemli” dedi.

    Girişimci adaylarına, “Başarı, ulaştığımız mevki veya elde ettiğimiz güç ile ölçülmez. Ün ya da unvan sahibi olmak ya da çok para kazanmakla da ölçülmez. Başarı bir hedef değil, bir yolculuktur” tavsiyesinde bulunan Ebru Dorman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Girişimcilik cesaret gerektirir. Bu eğitime katıldığınız için bu cesaretin sizde olduğunu anlıyorum. Kabuklarınızı kırmak istiyorsunuz ve bence de çok güzel bir adım atmışsınız. Girişimci olma sebebinizin ne olduğu önemli. Amacınız: Kimse benim patronum olmasın, kendim için çalışayım, esnek saatlerde çalışayım. Hızlı zengin olayım, ünlü olayım ise girişimci olmanızı tavsiye etmem. Girişimcilikte 7/ 24 çalışıyorsunuz. Girişimci olmak istiyorsanız esnek saatlerde çalışabilirsin. Hangi saatlerde çalışacağınızı kendiniz tayin edebilirsiniz. Girişimciliği seçtiyseniz güçlü bir sebebiniz olmalı. Amacınız varsa bir tutkunuz varsa büyük bir problemi çözmek için fikriniz varsa, kendinize ve ekibinize güveniyorsunuz harekete geçebilirsiniz. O tutku sizi o zorlu yolculukta ayakta tutan olur. Bir de ekip çok önemli. Çünkü, hiçbir şey tek başınıza olmaz. Ekip önemli. Harekete geçen kişi girişimcinin yapması gereken ilk iş doğru ekibi kurmaktır. Ancak doğru ekiple iş fikrini başarıya dönüştürebilirsiniz. Eğer doğru ekip yoksa belki bir müddet deneyim biriktirmek adına bir şirkette çalışmak daha doğru seçim olabilir.

    Özellikle kurumsal müşterilere iş yapacaksanız daha önce kurumsal dünyada bir miktar zaman geçirmiş olmak, anlamak açısından da faydalı. O yüzden girişimcilik kolay çözüm değil daha zor olan bir seçenektir.”

    Ebru Dorman, hiç kimsenin bir deneme ile büyük başarılara ulaşamayacağını belirterek, “Yılmayın. Başarısız oldunuz veya işler istediğiniz gibi gitmediyse yılmayın, bir an önce kendinizi toparlayın. Üzülmek istiyorsanız üzülün ama onu bir an önce atlatıp ayağa kalkıp önünüze bakın. Başarısızlıktan neler öğrendiğinizi kendinize sorun. Girişimcilikte egoyu terbiye etmek, sabırlı olmak çok önemli. Ampulü bulan bilim insanı bir denemede başarılı olmadı, Roma bir günde inşa edilmedi” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Başvuruları

    ICMPD Kıdemli Proje Müdürü Pınar Yapanoğlu ise Türk vatandaşları ve geçici koruma sağlanan Suriyelilerin girişimcilik becerilerini geliştirerek toplumdaki sosyo-ekonomik uyumun güçlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan eğitimlerin, yaz boyunca farklı gruplarda devam edeceğini, toplam 32 saatlik eğitimlere katılmak isteyenlerin başvuruda bulunabileceklerini bildirdi.

    Pınar Yapanoğlu, 5 bin girişimci adayına ulaşılmasının beklendiği eğitimlerin Türkçe ve Arapça olarak iki dilde verildiğini, çevrimiçi düzenlenen eğitimlerde; ICMPD Türkiye tarafından geliştirilen girişimcilik müfredatının uygulandığını belirtti.

    Girişimci adaylarının temel girişimcilikten pazarlama ve finansa, sunum ve şirket hukukuna kadar birçok konuda uzmanlardan eğitim aldıklarını, eğitimleri takiben uygulamalı atölye çalışmalarının da devreye gireceğini belirten Pınar Yapanoğlu, “Girişimcilik” ve “İş Dünyası” başlıklı seanslarda, ilham veren hikayelerini girişimci adaylarımızla paylaşan konuklarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Başvuruların “” üzerinden online olarak yapılabildiği girişimcilik eğitimlerinde, “Girişimciliğe Giriş, Girişimcilik Ekosistemi, Girişimciliğin ve Şirket Kurmanın Hukuki Altyapısı, Düşünce Atölyesi, Takım Oluşturma, Pazarlama İletişimi ve Müşteri İlişkileri, Girişimciler için Temel Muhasebe, Yenilikçi Girişimcilik, Sunum Becerileri” gibi birçok konu kapsamlı olarak ele alınıyor.
    6 günlük eğitimlere, Türk ve Suriyeli girişimci adayları katılabiliyor.

  • Oyun sektöründen ilk girişim kitle fonlaması ile yatırım turuna çıktı

    Oyun sektöründen ilk girişim kitle fonlaması ile yatırım turuna çıktı

    Türkiye’de Paya Dayalı Kitle Fonlamasını hayata geçiren ilk platform fonbulucu.com, oyun sektöründen ilk girişim kampanyasını da duyurdu. Platformun üçüncü kampanyasının “Yeni Oyun Tutkusunun Bir Parçası Olun” sloganı ile fonlamaya sunulan Fernvaille olduğu açıklandı.

    Benzersiz kurgusu ve hikayesi ile oyun dünyasının popülerlerinden Battle Royale türündeki oyun Fernvaille, kaza sonucu yaşanan nükleer bir patlama nedeniyle dünya atmosferine öldürücü sızıntıların yayıldığı ve bu sızıntıların rüzgâr sirkülasyonu ile oyun adası etrafında dolaştığı paralel evrende geçiyor. Fernvaille, 430 bin TL fonlama hedefiyle 1 Ağustos 2021 tarihine kadar fonbulucu.com INVEST platformunda yatırım turunda kalacak.

    Next in Game tarafından hazırlanan “Global Karantina Günlerinin Oyun Dünyası Üzerindeki Etkileri” raporuna göre karantina döneminde olumsuz etkilenen birçok sektörün aksine e-spor ve oyun dünyasına gittikçe artan bir ilgi oluştu. Salgına karşı alınan karantina önlemleri insanları evde kalmaya zorlarken, vakit geçirme yöntemlerinden biri olan video oyunlara yönelik talep artış gösterdi. Mart 2020 tarihinden itibaren video oyunlarına harcanan rakam bir önceki seneye göre yüzde 60 arttı ve söz konusu talep artışı sektördeki yeni girişimlere de can suyu oldu.

    Türkiye’de Paya Dayalı Kitle Fonlaması sistemini hayata geçiren ilk platform fonbulucu.com, oyun dünyasındaki bu devasa gelişimin paralelinde Türk oyun girişimcilerine destek vermek üzereyeni kampanyasını bu sektörden seçti. Platformun üçüncü kampanyasının dünyanın en çok oynanan oyunlarından Battle Royale türündeki Fernvaille olduğu açıklandı. “Yeni Oyun Tutkusunun Bir Parçası Olun” sloganıyla 1 Ağustos 2021 tarihine kadar fonbulucu.com INVEST platformunda yatırım turunda kalacak olan Fernvaille için ek fonlama ile birlikte 516 bin TL fonlama hedefleniyor. Yatırımcılar, kampanya süresince Paya Dayalı Kitle Fonlaması kapsamında arz edilen paylardan satın alarak şirkete ortak olabilecekler.

    İLK PROMOSYONLU YATIRIM TURU “FERNVAILLE”

    İlginç ve yeni olan bir diğer durumda yatırımcılara verilecek promosyon. Girişim şirketine en az 2.000 TL yatırım yapanlara şirket el işi göz nuru yapılan oyun karakterlerinden figürler hediye ediyor.

    FERNVAILLE’DE SONA KALAN KAZANIYOR!

    Türkiye’den globale katma değeri ve kullanıcı sadakati yüksek bir oyun markası çıkarmak için geliştirilen Fernvaille, kaza sonucu yaşanan nükleer bir patlama sonucu dünya atmosferine çok öldürücü nükleer sızıntıların yayıldığı ve bu sızıntıların rüzgâr sirkülasyonu aracılığı ile oyun adası etrafında dolaştığı paralel evrende geçiyor. Oyuncular tarihteki ikonik karakterlerle nükleer sızıntıya yakalanmadan nükleer sızıntıdan korunmak için inşa edilmiş dev bir cam kapsülün içerisine yerleştirilmiş şehirdeki rokete binerek ve diğer oyuncular ile ölüm kalım savaşına girerek adadan kurtulmak için mücadele ediyorlar.
    Maksimum 200 oyuncunun 10 km² alana sahip bir haritada birbirlerini öldürerek hayatta kalmaya çalıştıkları oyuna tek başına, 2 – 4 kişilik takımlar halinde veya 2 – 4 kişilik takımlara karşı tek başına girilebiliyor. Tek başına grup halinde girmeyi tercih eden oyuncular rastgele farklı oyuncularla takım olarak eşleştiriliyor. Her durumda oyuncular, oyunu kazanmak için ölmeden en sona kalan oyuncu ya da takım olmaya çalışıyorlar.

    “FERNVAILLE’NİN DÜNYA OYUN SEKTÖRÜNDE SES GETİRECEĞİNE İNANIYORUZ”

    “Üçüncü kampanyamız olan Fernvaille Oyun Girişimi’ni yatırımcılara sunmamızın önem bir nedeni var. Oyun sektöründe girişimcilerimiz global anlamda çok güçlü ve yetenekliler. Ülkemizden çok iyi ve başarılı oyunların çıktığını görüyoruz. Ancak diğer girişimlerde olduğu gibi oyun girişimlerinde de finansmana erişim sorunu yaşanıyor ve bu sorunu çözen önemli bir aracı Fernvaille kampanyası ile tüm oyun girişimcilerine ve yatırımcılara tanıtmak istiyoruz” diyen fonbulucu.com Platformları Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Yıldız, “İlk ve ikinci girişimimiz fonlama kampanyasında büyük başarılara imza attı. Şu ana kadar işlemlere başlayalı henüz bir ay olmamışken 2.500 kayıtlı yatırımcıya 1.000.000 TL civarında işlem hacmine ulaştık. Yatırımcılarımız sisteme güveniyor, inanıyor ve ülkemizin gelişmesi için, üretim ve istihdam için elini taşın altına koymaktan çekinmiyor. Fernvaille Oyun Girişimi yatırım turuna çıkar çıkmaz istediği fonun neredeyse yarısını 165 kurumsal ve bireysel yatırımcıdan ilk hafta topladı. İlgi artarak devam ediyor. Herkesi gücü ölçüsünde yatırım yapmaya çağırıyorum” dedi.

  • Siemens Healthineers Türkiye ve Volitan Global Destekleyecekleri Start-up’ları Seçti

    Siemens Healthineers Türkiye ve Volitan Global Destekleyecekleri Start-up’ları Seçti

    Girişimcilere disiplinler arası bir ortamda inovasyon oluşturma imkanı sunmayı hedefleyen Innovation Think Tank (ITT) ve ‘Innovation Think Tank Start-up Network (ITT-STN)’ etkinliğinde sağlık start-up’larının yenilikçi çözümleri için verilen ITT-STN Ödülleri, düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

    Siemens Healthineers bünyesinde kurulan ve gençleri inovasyonla buluşturmayı hedefleyen Innovation Think Tank (ITT) platformu ve Siemens Healthineers Technology Accelerator iş birliğiyle düzenlenen ilk Innovation Think Tank Start-up Network (ITT-STN) etkinliği 9 Haziran Çarşamba günü gerçekleşti. Online gerçekleşen ITT-STN etkinliğinde düzenlenen ödül töreninde; Innovation Think Tank, Siemens Healthineers ve Volitan Global’in sağlık teknolojileri ve dijital sağlık girişimcilerini yatırım ekosistemine dahil etmek amacıyla destekleyeceği projeler açıklandı. Uluslararası çapta dikkat çeken etkinliğe Türkiye, Almanya, ABD, Hindistan ve Çin’den izleyiciler katıldı.

    “Gelecek vadeden start-up’lara rehberlik ederek, yatırım ekosistemine erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz”

    ITT-STN etkinliğinin açılışı, Siemens Healthineers Innovation Think Tank Kurucusu ve Global Direktörü Prof. Sultan Haider tarafından yapıldı. ITT platformu ve etkinliğin amacına dair bilgi veren Prof. Haider’in ardından Siemens Healthineers Türkiye Genel Müdürü Enis Sonemel, ITT-STN etkinliği ve yarışma hakkında açıklamalarda bulundu: “ITT-STN etkinliğimizle, sağlık teknolojileri ve dijital sağlık teknolojileri alanlarında gelecek vadeden start-up’lara rehberlik ederek, yatırım ekosistemine erişmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Seçilen start-up’lar, alanında uzman isimlerden koçluk ve mentorluk destekleri alacak. Ayrıca start-up’lar ile Volitan Global ve Siemens Healthineers ekipleri arasında bağlantı kurulacak. Innovation Think Tank, Siemens Healthineers ve Volitan Global olarak sağlık sektörünün önemli ve acil sorunlarına çözüm sunacak ve küresel sağlık hizmetlerine katkıda bulunacak olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz.” Enis Sonemel’in ardından Almanya Medical Valley EMN Yönetim Kurulu Başkanı Walter Maerzendorfer “Sağlıkta İnovasyon” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

    Uzmanlar, Türkiye’deki inovasyon ekosistemlerini ve en iyi uygulamaları değerlendirdi

    ITT-STN etkinliğinde düzenlenen “Türkiye’de Sağlık ve Yaşam Bilimleri İnovasyon Ekosistemleri ve En İyi Uygulamalar” panelinde Volitan Global kurucusu ve CEO’su Ufuk Eren moderatörlüğünde Acıbadem Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Ata Akın, Revo Capital Genel Müdürü Berkin Toktaş, Başkent Üniversitesi TTO Yöneticisi Arzu Fırlarer, Borda Teknoloji eş kurucusu ve CEO’su Akın Altunbaş ve South Carolina Üniversitesi ITT Laboratuvarı’nın Operasyon Direktörü ve Araştırma Koordinatörü Dilek Akgün bir araya geldi. Panelde sağlık hizmetlerinde pandemi sonrası dönemde önemi artan inovasyon çalışmaları ve Türkiye’deki inovasyon ekosistemi tüm yönleriyle değerlendirildi.

    Ödül almaya hak kazanan start-up’lar açıklandı

    Etkinliğin son bölümünde finale kalan 6 start-up, projelerini tanıttıktan sonra Siemens Healthineers Technology Accelerator Başkanı Dr. Jürgen Simon “Start-Up’lar Medikal Teknoloji Şirketleriyle Nasıl Çalışabilir?” başlıklı bir konuşma yaptı.
    Konuşmanın ardından Başkent Üniversitesi rektörü Prof. Ali Haberal ve tüm katılımcılardan yapılan geri bildirimlerde sağlık alanında ileri teknolojilerin ve bu yöndeki yatırımların önemi vurgulanırken ITT-STN etkinliğinin de bu açıdan Türkiye sağlık girişimciliği konusunda üstlendiği role dikkat çekildi.

    En güncel Start-up haberleri detayları ile sitemizde yer almaktadır.

    Finale kalan 6 projeyi değerlendiren jüri ekibinde, Genomedis Genel Müdürü ve Öğretim Üyesi Dr. Sevgi Salman Ünver, Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Profesörü ve Inovita (İstanbul Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri İşbirliği Platformu) & İSEK (İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi) Koordinatörü Prof. Dr. MD Cengizhan Öztürk, Ernst and Young Yardımcı Ortağı Mehmet Gülez, Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Genel Sekreteri Ümit Dereli, Bozlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Bozluolcay, İstanbul Üniversitesi Radyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Şükrü Mehmet Ertürk, TÜBİTAK ve TEYDEB Girişim Sermayesi Fonlama Grubu Yönetim Kurulu Koordinatörü Elif Koşok, South Carolina Üniversitesi Uygulamalı Yenilik ve İleri Analitik Merkezi’nde Uygulamalı Bilimler Direktörü Prof. Neşet Hikmet, Başkent Üniversitesi TTO (Teknoloji Transfer Ofisi) Yöneticisi ve Başkent Innovation Think Tank Operasyon Direktörü Arzu Fırlarer, Melek Yatırımcı ve Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Dorman ile Eczacıbaşı Holding İnovasyon ve Girişimcilik Koordinatörü Emre Eczacıbaşı yer aldı.

    Kazanan start-up’lara imkanlar sunulacak

    Projeler jüri tarafından değerlendirildikten sonra gerçekleştirilen ödül töreni ile ilk 3’e giren start-up’lar açıklandı. Yapılan bilgilendirmeye göre rehabilitasyon alanında en son teknoloji ile tıbbi robotik ve cihazlar geliştirmeye odaklanan Ar-Ge start-up’ı Medroco, birincilik ödülünü almaya hak kazandı. İkincilik ödülü ise Aksense girişimine verildi. Aksense, ikincilik ödülünü taşınabilir bir elektrokimyasal biyosensör ile enfeksiyonları bir dakikada teşhis etmek için geliştirdiği yeni kan tahlili cihazı ile aldı. Hevi AI girişimi de beyin görüntülemede inmenin otomatik olarak saptanması için en ileri derin öğrenme yöntemlerini kullanan hStroke ürünü ile üçüncülük ödülünü kazandı.

    ITT-STN Ödülü almaya hak kazanan start-up’lar 10x Health Investment Club yatırım havuzuna kabul edilecek, eITT 2021 etkinliğine katılacak, koçluk seanslarına katılabilecek ve Siemens Healthineers ve Volitan Global uzmanlarından mentorluk desteği alabilecek.

  • İşletme Satış Brokerliği: Girişimcilik Fırsatı ve Kazanç

    Girişimcilik Fırsatı: İşletme Satış Brokerliği

    Girişimcilik dünyasına adım atmak isteyenler için cazip bir fırsat sunan işletme satış brokerliği, özellikle emlak ve işletme alanlarında deneyimli veya bu sektörlere ilgi duyan kişiler için önemli bir kariyer alternatifi olabilir. Bu makalede, işletme satış brokerliğinin ne olduğu, nasıl bir başlangıç yapıldığı, bu alandaki potansiyel kazançlar ve başarılı olmak için nelere dikkat edilmesi gerektiği detaylı bir şekilde incelenecektir. İşletme satış brokerliği, mevcut işletmelerin alım satım süreçlerini yöneten ve danışmanlık hizmeti veren uzmanlık alanıdır. Bu alanda başarılı olmak, hem finansal açıdan tatmin edici getiriler sağlayabilir hem de girişimcilik ruhunu besleyen bir kariyer imkanı sunabilir. Makalemiz boyunca, bu alana yönelik merak edilen sorulara yanıt bulacak, potansiyel riskler ve fırsatlar değerlendirilecek ve sektördeki güncel trendler üzerine bilgi sahibi olacaksınız.

    Brokerliğe Giriş: Temel Adımlar ve Gereklilikler

    İşletme satış brokeri olmak, öncelikle ticari emlak lisansı (commercial realtor’s license) almayı gerektirir. Bu lisans, işletmeleri ve ticari gayrimenkulleri listeleme ve satma yetkisi sağlar. Lisans alım süreci, genellikle belirli bir eğitim programını tamamlamayı ve sınavları geçmeyi içerir. Eğitim programları, emlak hukuku, değerleme yöntemleri, pazarlama stratejileri ve müzakere teknikleri gibi temel konuları kapsar. Lisans alındıktan sonra, sektördeki deneyimi artırmak ve başarılı bir kariyer inşa etmek için çeşitli stratejiler izlenebilir. Bunlar arasında, belirli bir sektörde uzmanlaşmak, geniş bir network oluşturmak ve etkili pazarlama yöntemleri kullanmak yer alır.

    Bu alana adım atmak için gereken başlangıç maliyeti, 10.000 ila 50.000 ABD doları arasında değişebilir. Bu maliyet, lisans eğitimleri, ofis kurulumu (isteğe bağlı), pazarlama giderleri ve işletme giderlerini kapsar. İşletme satış brokerliği, evden çalışmaya uygun bir iş modelidir, bu da başlangıç maliyetlerini düşürebilir. Aynı zamanda, yarı zamanlı olarak da yapılabilir, bu da mevcut işi olan veya ek gelir elde etmek isteyen kişiler için ideal bir seçenektir.

    Uzmanlaşma ve Pazarlama Stratejileri

    İşletme satış brokerliğinde uzmanlaşmak, sektörde öne çıkmanın ve daha fazla müşteri çekmenin etkili bir yoludur. Örneğin, belirli bir sektördeki (örneğin, restoranlar, imalat, perakende veya teknoloji) işletmelerin satışına odaklanmak, o sektördeki özel bilgilere ve bağlantılara sahip olmanızı sağlar. Bu, potansiyel alıcılar ve satıcılar nezdinde güvenilirliğinizi artırır ve daha yüksek komisyon oranları elde etme potansiyeli yaratır.

    Etkili pazarlama stratejileri, işletme satış brokerlerinin başarısı için kritik öneme sahiptir. İnternet, bu alanda en önemli pazarlama araçlarından biridir. Web siteleri, sosyal medya platformları ve çevrimiçi işletme satış portalları, potansiyel müşterilere ulaşmak için kullanılabilir. Ayrıca, sektör dergilerinde ve ticaret yayınlarında reklam vermek, hedef kitleye ulaşmanın etkili bir yoludur. Sektördeki diğer profesyonellerle (avukatlar, muhasebeciler, bankacılar) işbirliği yapmak da önemli bir pazarlama stratejisidir; çünkü bu profesyoneller, potansiyel müşteri yönlendirmeleri yapabilirler.

    Kariyer ve Kazanç Potansiyeli

    İşletme satış brokerliğinde kazanç potansiyeli oldukça yüksektir. Başarılı brokerler, giderler düşüldükten sonra yılda 250.000 ABD doları ve üzerinde gelir elde edebilirler. Gelirler, genellikle satış komisyonları üzerinden sağlanır. Komisyon oranları, satışın büyüklüğüne ve karmaşıklığına göre değişiklik gösterebilir. Başarılı bir işletme satış brokeri, yüksek gelir elde etmenin yanı sıra, esnek çalışma saatleri ve bağımsızlık gibi avantajlara da sahip olabilir.

    Sonuç olarak, işletme satış brokerliği, girişimcilik ruhunu taşıyan ve emlak ile işletme alanlarına ilgi duyan kişiler için cazip bir kariyer fırsatıdır. Başarılı olmak, lisans almak, uzmanlaşmak, etkili pazarlama stratejileri uygulamak ve güçlü bir network oluşturmakla mümkündür. Bu alanda başlangıç maliyetleri ve riskler bulunmakla birlikte, potansiyel kazançlar ve kariyer fırsatları oldukça çekicidir. Sektördeki güncel trendleri takip etmek, sürekli öğrenmeye açık olmak ve müşteri ilişkilerine önem vermek, uzun vadeli başarı için temel unsurlardır. İşletme satış brokerliği, aynı zamanda, hem alıcılar hem de satıcılar için değerli bir hizmet sunarak, ekonomiye de katkıda bulunur. Bu nedenle, bu alana ilgi duyan girişimcilerin, detaylı bir araştırma yaparak ve gerekli hazırlıkları tamamlayarak bu heyecan verici kariyere adım atmaları önerilir.

  • Hisse Senedi Takip Yayını: Girişimcilik Fırsatı, Başlangıç Rehberi

    Giriş: Hisse Senedi Takip Yayınına Başlamak: Girişimcilik Fırsatı

    Girişimcilik dünyasına adım atmak isteyenler için potansiyel bir iş fikri olan “Hisse Senedi Takip Yayını” (Stock Watch Publication), özellikle yayıncılık ve reklamcılık deneyimi olan kişiler için cazip bir fırsat sunmaktadır. Bu yayın, temel olarak dünya hisse senedi piyasaları, halka açık şirketler ve hisse senedi tavsiyeleri hakkında bilgi sağlamayı amaçlar. Yerel yatırım brokerları ve finansal danışmanların katkılarıyla oluşturulan içerik, topluluk içinde ücretsiz olarak dağıtılabilir. Gelir modeli, reklam alanlarının hisse senedi brokerları, emlakçılar, yatırım danışmanları ve bankalara satışı yoluyla sağlanır ve bu, finansal ürün ve hizmetlerini tanıtmak isteyenler için etkili bir platform oluşturur. Bu makalede, hisse senedi takip yayını kurmanın ayrıntılarını, potansiyel zorluklarını ve başarıya ulaşma stratejilerini inceleyeceğiz.

    Finansal Yayıncılık Dünyasına Giriş

    Hisse senedi takip yayını, özellikle finans sektörüne ilgi duyan ve yayıncılık tecrübesi olan girişimciler için cazip bir iş fırsatıdır. Başlangıç maliyetleri, yayıncılığın ölçeğine ve kullanılan teknolojiye bağlı olarak değişebilir, ancak genellikle 10.000 ila 50.000 $ arasında bir yatırım gerektirebilir. Bu maliyet, yayın için gerekli yazılım, tasarım, baskı veya dijital dağıtım platformları, pazarlama ve potansiyel olarak bir ofis kiralamayı içerebilir. Yayın, başlangıçta evden veya ofisten, hatta yarı zamanlı olarak bile yönetilebilir. Yayın, dijital ve basılı formatlarda sunulabilir, böylece geniş bir kitleye ulaşma imkanı sağlanır. Franchise (bayilik) seçenekleri de mevcuttur ve bu, daha hızlı bir büyüme ve marka tanınırlığı sağlayabilir. Gelir, reklam satışlarından elde edilir. Hisse senedi brokerları, emlakçılar, yatırım danışmanları ve bankalar gibi finansal hizmet sağlayıcıları, yayın içinde reklam alanları satın alarak hedef kitlelerine ulaşabilirler.

    Yayın İçeriği ve Dağıtım Stratejileri

    Hisse senedi takip yayınının başarısı, sunduğu içeriğin kalitesi ve hedef kitleye ulaşma yeteneğiyle doğrudan orantılıdır. Yayın, dünya hisse senedi piyasaları, halka açık şirketler, yatırım tavsiyeleri ve finansal piyasalarla ilgili güncel bilgileri içermelidir. İçerik, güvenilir kaynaklardan elde edilmeli ve okuyuculara doğru, anlaşılır ve pratik bilgiler sunmalıdır. Yerel yatırım brokerları ve finansal danışmanlarla işbirliği yapmak, yayın için değerli içerik sağlayabilir. Dağıtım stratejileri, basılı yayınlar için yerel topluluklarda ücretsiz dağıtım noktaları (kafe, kütüphane, iş merkezleri vb.) belirlemeyi ve dijital yayınlar için e-posta listeleri, sosyal medya platformları ve web siteleri kullanmayı içermelidir. Hedef kitleye ulaşmak için etkili bir pazarlama stratejisi geliştirmek ve yerel etkinliklere katılım sağlamak da önemlidir.

    Gelir Modeli ve Reklam Satışı

    Hisse senedi takip yayınının temel gelir kaynağı, reklam satışlarıdır. Başarılı bir reklam stratejisi için, hedef kitleye uygun reklamverenleri belirlemek ve onlara etkili reklam alanları sunmak önemlidir. Reklam fiyatları, yayınlanan reklamın boyutuna, konumuna ve tirajına (basılı yayınlar için) veya erişimine (dijital yayınlar için) bağlı olarak değişir. Reklam satış temsilcileri (varsa), potansiyel reklamverenlerle iletişim kurmalı, yayın için reklam paketleri oluşturmalı ve reklam sözleşmeleri imzalamalıdır. Gelir modelini çeşitlendirmek için, sponsorluk anlaşmaları, premium içerik veya abonelikler gibi ek gelir kaynakları da değerlendirilebilir. Reklam satışları için etkili bir pazarlama stratejisi oluşturmak ve reklamverenlerle uzun vadeli ilişkiler kurmak, yayıncılığın sürdürülebilirliğini sağlamak için kritik öneme sahiptir.

    Sonuç: Hisse Senedi Takip Yayını ile Girişimcilik Yolculuğu

    Hisse senedi takip yayını, yayıncılık ve finans sektörlerine ilgi duyan girişimciler için cazip bir fırsat sunmaktadır. Başlangıç maliyetlerinin ve esnek çalışma düzeninin yanı sıra, bu iş modeli, finansal okuryazarlığı artırma ve yerel topluluklara değerli bilgiler sunma potansiyeline sahiptir. Yayıncılık, reklamcılık ve finans alanlarındaki bilgi ve becerilerinizi birleştirerek, başarılı bir işletme kurabilirsiniz. Ancak, rekabetin yoğun olduğu bir pazarda başarılı olmak için, kaliteli içerik üretmek, etkili bir dağıtım stratejisi oluşturmak ve güçlü bir reklam satış ekibi kurmak önemlidir. Ayrıca, finansal piyasalardaki değişiklikleri ve okuyucu taleplerini sürekli olarak takip etmek ve yayın içeriğini buna göre uyarlamak gerekecektir. Hisse senedi takip yayını, girişimciler için hem finansal başarı hem de topluma katkı sağlama potansiyeli sunan, dinamik bir iş modelidir. Sektördeki ortalama maaşlar, deneyime ve pozisyona bağlı olarak değişmekle birlikte, reklam satış temsilcileri için yıllık 45.000 ila 80.000 $ arasında değişebilir. Bu, yayıncılığın büyüklüğüne ve başarısına bağlı olarak artabilir.

  • Özel Gün Yard Cutout’ları: Girişim Rehberi ve Karlılık Analizi

    Özel Gün Yard Cutout’ları: Girişim Rehberi ve Karlılık Analizi

    Giriş:

    Özel günlerde kutlamaların ve duyuruların görsel bir şova dönüşmesini sağlayan, son yıllarda popülaritesi artan bir girişim fikri: Özel Gün Yard Cutout’ları (Özel Gün Bahçe Süslemeleri). Bu makalede, doğum duyurularından düğünlere, mezuniyetlerden doğum günlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan bu yaratıcı iş modelinin detaylarını inceleyeceğiz. Girişim maliyetlerinden pazarlama stratejilerine, gerekli ekipmanlardan gelir potansiyeline kadar birçok konuyu ele alarak, bu alana ilgi duyan girişimciler için kapsamlı bir rehber sunmayı amaçlıyoruz. Evden yönetilebilen, esnek çalışma saatleri sunan ve online platformlarla desteklenebilen bu iş modelinin avantajlarını ve dezavantajlarını değerlendirerek, potansiyel yatırımcılar için yol gösterici bir analiz sunacağız. Özellikle, mevcut piyasa koşullarında bu işin sürdürülebilirliği ve karlılığı üzerine odaklanarak, girişimcilik dünyasına yeni bir soluk getirecek bu iş fikrini daha yakından tanıyacağız.

    ### İş Modelinin İncelenmesi

    Bu iş modeli, temel olarak, özel günleri kutlamak veya duyurmak amacıyla bahçelere yerleştirilen büyük boyutlu, tematik süslemelerin (yard cutout’ları) üretimi, kiralanması ve kurulumu üzerine kuruludur. Girişimciler, ya kendi tasarımlarını üretirler ya da hazır tasarımları satın alarak, müşterilerine çeşitli seçenekler sunabilirler. Müşteri kitlesi genellikle, özel günlerini sevdikleriyle paylaşmak, sürpriz yapmak veya komşularına duyurmak isteyen bireylerden oluşur. Bu hizmet, doğum duyurularından, evlilik yıldönümlerine, mezuniyet törenlerinden, doğum günü kutlamalarına kadar geniş bir yelpazede talep görebilir. Kiralama süresi genellikle bir gün (partiler için ideal), üç gün, yedi gün veya on gün olarak belirlenir. Kiralama ücretleri, ortalama olarak 25 ila 40 ABD doları arasında değişir ve kiralama süresi uzadıkça fiyat düşebilir. Bu iş modeli, yüksek gelir vaat etmese de, özellikle evden çalışmak isteyenler için cazip bir ek gelir kaynağı olabilir.

    ### Pazarlama ve Müşteri İlişkileri

    Başarılı bir yard cutout işi için etkili bir pazarlama stratejisi hayati öneme sahiptir. Hedef kitleye ulaşmak için, çocuk mağazaları, davetiye şirketleri, düğün ve etkinlik planlayıcıları, hatta peyzaj ve çim bakımı hizmetleri gibi benzer hedef kitlelere sahip şirketlerle iş birliği yapmak büyük önem taşır. Bu tür ortaklıklar, potansiyel müşterilere ulaşmak için önemli bir kaynak sağlayabilir. Sosyal medya platformları (Facebook, Instagram gibi), yerel topluluk grupları ve çevrimiçi reklamlar (Google Ads gibi) da marka bilinirliğini artırmak için kullanılabilir. Müşteri ilişkileri yönetimi de bu işin kritik bir parçasıdır. Müşterilere hızlı, güvenilir ve kişiselleştirilmiş hizmet sunmak, tekrar eden işler ve olumlu referanslar elde etmek için gereklidir. Müşteri memnuniyetini sağlamak, uzun vadeli başarı için temel faktörlerden biridir.

    ### Ekipman ve Operasyonel Gereksinimler

    Eğer yard cutout’ları kendiniz üretecekseniz, ahşap işleme ve boyama için gerekli tüm araçlara (kesme makineleri, zımparalar, boya fırçaları, vb.) ihtiyacınız olacaktır. Ayrıca, süslemeleri müşterilere ulaştırmak için uygun bir araca sahip olmak da önemlidir. İşletmenin büyüklüğüne bağlı olarak, depo alanı ve depolama düzenlemeleri de dikkate alınmalıdır. Operasyonel verimlilik, teslimat, kurulum ve toplama süreçlerinin düzenli ve zamanında yürütülmesini gerektirir. İşletme maliyetleri, malzeme maliyetleri, araç bakımı, pazarlama ve olası sigorta giderlerini içerir. Bu maliyetlerin dikkatli bir şekilde yönetilmesi, karlılığı etkileyen önemli bir faktördür.

    Sonuç:

    Özel Gün Yard Cutout’ları iş modeli, özellikle evden çalışmak isteyen ve yaratıcı yönlerini kullanmak isteyen girişimciler için cazip bir fırsat sunuyor. Düşük başlangıç maliyetleri, esnek çalışma saatleri ve online pazarlama imkanları, bu işi çekici kılan faktörlerden bazıları. Ancak, başarılı olmak için etkili bir pazarlama stratejisi, mükemmel müşteri hizmetleri ve operasyonel verimlilik şart. Rekabetin yoğunlaştığı bu sektörde, farklılaşmak ve özgün tasarımlar sunmak büyük önem taşıyor. Ortalama kiralama fiyatları ve düşük başlangıç maliyetleri göz önüne alındığında, bu işin yüksek gelir potansiyeli olmasa da, ek gelir elde etmek veya mevcut bir işletmeyi desteklemek için ideal bir seçenek olabilir. Sektördeki ortalama maaşlar, işletmenin büyüklüğüne ve gelirine bağlı olarak değişmekle birlikte, başlangıç seviyesinde aylık 2.000 – 3.000 ABD doları gelir elde etmek mümkün olabilir. Tecrübe ve müşteri portföyü genişledikçe, bu rakamlar artabilir. Özetle, Özel Gün Yard Cutout’ları, doğru stratejilerle yönetildiğinde, girişimcilere hem yaratıcılıklarını kullanma hem de gelir elde etme fırsatı sunan potansiyeli yüksek bir iş modelidir.

  • Tabela Montaj Hizmeti: Başlangıç Rehberi ve Avantajları

    Tabela Montaj Hizmeti: Başlangıç Rehberi ve Avantajları

    Giriş: Tabela Montaj Hizmeti Girişimi

    Günümüz rekabetçi iş dünyasında, görünürlük ve pazarlama stratejileri (pazarlama stratejileri) başarının anahtarıdır. Bu makalede, özellikle inşaat, tadilat ve ev hizmetleri sektörlerine yönelik, hızla büyüyebilecek bir iş fırsatını inceleyeceğiz: Tabela montaj hizmeti. Müşteri evlerinin önüne geçici olarak yerleştirilen tabela hizmetleri, ilgili şirketin adını, yaptığı işi ve iletişim bilgilerini potansiyel müşterilere doğrudan ulaştırır. Bu hizmet, özellikle zaman kısıtlamaları nedeniyle tabelalarını kurmakta zorlanan şirketler için büyük bir avantaj sağlar. Makalemizde, tabela montaj hizmetinin nasıl başlatılacağını, bu işin avantajlarını ve bu girişim için gereken temel adımları ele alacağız. Ayrıca, tabela montaj hizmetinin kapı askısı dağıtım hizmetiyle (kapı askısı dağıtım hizmeti) nasıl sinerji yarattığını ve girişimcilere nasıl ek gelir sağlayabileceğini de inceleyeceğiz. Bu iş modeli, düşük başlangıç maliyeti ve kısmi zamanlı çalışma olanağı sunmasıyla özellikle yeni girişimciler için cazip bir seçenek olabilir.

    Tabela Montaj Hizmetine Giriş ve İş Modeli

    Bu iş modelinin temelini anlamak için, tabela montaj hizmetinin ne olduğunu ve nasıl çalıştığını inceleyelim. Tabela montaj hizmeti, genellikle inşaat, tadilat, bahçe düzenlemesi gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, müşteri mülklerine geçici tabelalar yerleştirme hizmetidir. Bu tabelalar, şirketlerin markalaşma çabalarına destek olurken, aynı zamanda yerel potansiyel müşterilere ulaşmanın etkili bir yolunu sunar. İş modeli oldukça basittir: Şirketler, hizmetinizi kullanarak tabelalarını monte ettirirler ve siz de tabelaları belirlenen noktalara kurar ve daha sonra kaldırır veya güncellersiniz. Bu hizmet, şirketlerin reklam (reklam) bütçelerinden en iyi şekilde yararlanmalarını sağlar. Zira, tabela reklamları genellikle yüksek geri dönüş oranlarına sahiptir. Bu iş modelini cazip kılan faktörlerden biri de, düşük başlangıç maliyetidir. Gerekli ekipmanlar genellikle 2.000 doların altında bir yatırımla temin edilebilir.

    Ekonomik ve Operasyonel Avantajlar

    Tabela montaj hizmeti, girişimciler için birçok avantaj sunar. İlk olarak, düşük başlangıç maliyeti, bu işi her bütçeden girişimci için erişilebilir kılar. İkinci olarak, bu iş kısmi zamanlı olarak yürütülebilir, bu da ek gelir elde etmek isteyenler veya mevcut bir işte çalışanlar için idealdir. Üçüncü olarak, hizmet talebi sürekli olarak devam eder, özellikle inşaat ve tadilat sektörlerinin aktif olduğu bölgelerde. Bu sektörlerdeki şirketler, görünürlüklerini artırmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için tabela reklamlarına büyük önem verirler. Ayrıca, tabela montaj hizmetini kapı askısı dağıtım hizmeti ile birleştirmek, müşteri portföyünü genişletmek ve daha kapsamlı bir pazarlama çözümü sunmak için mükemmel bir fırsattır. Kapı askısı dağıtımı, tabelalarla aynı hedef kitleye ulaşarak pazarlama etkinliğini artırır. Gelir potansiyeli, yerel pazarın büyüklüğüne, hizmetlerin kalitesine ve pazarlama (pazarlama) çabalarına bağlı olarak değişir. Genellikle, tabela başına kurulum ücreti ve aylık bakım ücreti gibi farklı gelir modelleri kullanılabilir. Ortalama bir tabela montajcısı, tecrübesine ve çalıştığı bölgeye bağlı olarak saatte 20-40 dolar arasında gelir elde edebilir.

    Başlangıç ve Büyüme Stratejileri

    Tabela montaj hizmetine başlamak için birkaç temel adım atmanız gerekir. İlk olarak, yasal gereklilikleri araştırın ve gerekli izinleri alın. İkinci olarak, bir iş planı oluşturun. Bu plan, hedef kitlenizi, hizmetlerinizi, fiyatlandırmanızı ve pazarlama stratejilerinizi içermelidir. Üçüncü olarak, gerekli ekipmanları temin edin. Bu ekipmanlar arasında tabelalar, montaj araçları, araç (araç) ve güvenlik ekipmanları bulunur. Dördüncü olarak, pazarlama faaliyetlerinize başlayın. Yerel şirketlere ulaşın, web sitenizde ve sosyal medya (sosyal medya) platformlarınızda hizmetlerinizi tanıtın. Beşinci olarak, mükemmel müşteri hizmeti sağlayın. Müşteri memnuniyeti, tekrar eden iş ve olumlu referanslar için kritik öneme sahiptir. İşinizi büyütmek için, kapı askısı dağıtımı gibi ek hizmetler sunabilir, coğrafi alanınızı genişletebilir veya daha büyük müşterilere odaklanabilirsiniz. Ayrıca, SEO (arama motoru optimizasyonu) ve dijital pazarlama (dijital pazarlama) gibi stratejilerle çevrimiçi görünürlüğünüzü artırarak daha fazla potansiyel müşteriye ulaşabilirsiniz.

    Sonuç: Tabela Montaj Hizmeti Girişiminde Başarıya Ulaşmak

    Tabela montaj hizmeti, düşük maliyetli, kısmi zamanlı ve yüksek potansiyelli bir girişim olarak öne çıkmaktadır. Bu iş modeli, özellikle inşaat, tadilat ve ev hizmetleri sektörlerine odaklanarak, şirketlerin marka bilinirliğini artırmalarına ve yerel pazarda görünürlük kazanmalarına yardımcı olur. Başarılı bir tabela montaj hizmeti başlatmak için, sağlam bir iş planına, etkili pazarlama stratejilerine ve mükemmel müşteri hizmetine sahip olmak gerekir. Kapı askısı dağıtım hizmeti ile kombinasyon, pazarlama çabalarını destekleyen ve gelir potansiyelini artıran güçlü bir sinerji yaratır. Başlangıç maliyetinin düşük olması ve kısmi zamanlı çalışma olanağı, bu işi yeni girişimciler veya ek gelir arayanlar için ideal bir seçenek haline getirir. Bu alanda başarılı olmak için, hizmet kalitesine, müşteri ilişkilerine ve sürekli pazarlama faaliyetlerine yatırım yapmak önemlidir. Rekabetin yoğun olduğu bir pazarda, farklılaşmak için özelleştirilmiş hizmetler sunabilir, özel teklifler hazırlayabilir ve dijital pazarlama stratejileriyle öne çıkabilirsiniz. Bu iş, doğru yaklaşımla, girişimcilere hem finansal özgürlük hem de kişisel tatmin sağlayabilir.

  • Girişimcilik Rehberi: Başarıya Giden Yolda Stratejiler

    Girişimcilik Rehberi: Başarıya Giden Yolda Stratejiler

    İşte makalenin Türkçe olarak yeniden yazılmış hali:

    Giriş:

    Girişimcilik dünyası, sürekli bir değişim ve evrim süreci içinde. Rekabetin kızıştığı, teknolojinin hızla ilerlediği ve tüketici beklentilerinin dönüştüğü bu ortamda, başarılı bir girişimci olmak, sadece iyi bir fikre sahip olmanın ötesine geçiyor. Bu makalede, girişimcilik ekosisteminin temel dinamiklerini, girişimcilerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorlukların üstesinden gelmek için izlenmesi gereken stratejileri inceleyeceğiz. Girişimcilik yolculuğunun her aşamasında kritik öneme sahip olan finansman, pazarlama, liderlik ve inovasyon gibi konulara odaklanarak, okuyucularımıza girişimcilik dünyasına dair kapsamlı bir rehber sunmayı amaçlıyoruz.

    Girişimcilik dünyasında başarılı olmak, sürekli öğrenme, adaptasyon ve risk yönetimi becerilerini gerektirir. Bu makalede, girişimcilerin karşılaştığı zorlukları aşmak ve başarıya ulaşmak için kullanabilecekleri pratik ipuçları ve stratejiler sunulacaktır. Özellikle, değişen pazar koşullarına uyum sağlama, etkili finansman yöntemleri, güçlü bir pazarlama stratejisi oluşturma ve liderlik vasıflarını geliştirme gibi konulara odaklanılacaktır.

    1. Girişimcilik Ekosistemine Genel Bakış

    Girişimcilik ekosistemi (işletmelerin ve bireylerin birbirleriyle etkileşimde bulunduğu ve kaynak alışverişinde bulunduğu dinamik bir ortamdır), fikirlerin doğduğu, geliştirildiği ve hayata geçirildiği karmaşık bir yapıdır. Bu ekosistem, girişimcilerin yanı sıra, yatırımcılar, danışmanlar, mentorlar, kamu kurumları, üniversiteler ve destekleyici kuruluşlar gibi çeşitli paydaşları içerir. Ekosistemin sağladığı destek ve kaynaklar, bir girişimcinin başarısı için kritik öneme sahiptir. Özellikle, erken aşama girişimler için mentorluk, ağ oluşturma fırsatları ve finansmana erişim, ekosistemdeki diğer unsurlardan elde edilebilecek önemli avantajlardır.

    Ekosistemin temel unsurları şunlardır:

    • Girişimciler: Yeni iş fikirlerini geliştiren ve uygulayan bireyler.
    • Yatırımcılar: Girişimlere finansman sağlayan bireyler veya kuruluşlar (melek yatırımcılar, girişim sermayesi fonları, vb.).
    • Destekleyici Kuruluşlar: Girişimcilere eğitim, mentorluk, ofis alanı ve diğer kaynakları sağlayan kurumlar (kuluçka merkezleri, hızlandırıcılar, vb.).
    • Hükümetler ve Düzenleyici Kurumlar: Girişimcilik ortamını etkileyen politikalar ve düzenlemeler oluşturur.

    2. İş Fikri Geliştirme ve Doğrulama

    Başarılı bir girişimcilik yolculuğunun ilk adımı, sağlam bir iş fikri geliştirmektir. Bu süreç, potansiyel bir pazar ihtiyacını belirlemek, bu ihtiyacı karşılayacak bir çözüm üretmek ve bu çözümün uygulanabilirliğini değerlendirmekle başlar. İyi bir iş fikri, genellikle aşağıdaki özelliklere sahiptir:

    • Pazar İhtiyacı: Çözümün hitap ettiği bir pazar ihtiyacının veya problemin varlığı.
    • Rekabet Avantajı: Rakip çözümlerden farklılaşan, sürdürülebilir bir rekabet avantajı (patent, özel teknoloji, benzersiz bir yaklaşım).
    • Finansal Uygulanabilirlik: Karlılık ve yatırım getirisi potansiyeli.
    • Ölçeklenebilirlik: İşletmenin büyüme ve genişleme potansiyeli.

    İş fikrini doğrulama süreci, pazar araştırması, müşteri görüşmeleri ve prototip geliştirme gibi yöntemlerle gerçekleştirilir. Pazar araştırması, hedef kitlenin ihtiyaçlarını, beklentilerini ve davranışlarını anlamayı amaçlar. Müşteri görüşmeleri, potansiyel müşterilerden doğrudan geri bildirim almak ve iş fikrini test etmek için kullanılır. Prototip geliştirme, ürün veya hizmetin temel özelliklerini sergileyen bir önizleme oluşturarak, fikrin somut bir hale getirilmesini sağlar. Bu aşamada yapılan değerlendirmeler, iş fikrinin uygulanabilirliği hakkında önemli veriler sağlayarak, girişimcinin karar verme sürecine yardımcı olur.

    3. Finansman Kaynakları ve Stratejileri

    Girişimciler için finansman, işlerini başlatmak ve büyütmek için kritik bir unsurdur. Finansman kaynakları, işletmenin aşamasına ve ihtiyaçlarına göre değişiklik gösterir. Erken aşama girişimler için genellikle aile ve arkadaşlar, melek yatırımcılar veya kitle fonlaması gibi kaynaklar tercih edilirken, büyüme aşamasındaki şirketler girişim sermayesi fonlarından veya banka kredilerinden yararlanabilir.

    Başlıca finansman kaynakları şunlardır:

    • Özkaynak Finansmanı: Girişimcinin kendi kişisel kaynakları veya ortakların yatırımları.
    • Melek Yatırımcılar: Erken aşama girişimlere yatırım yapan deneyimli bireyler.
    • Girişim Sermayesi (VC): Büyüme potansiyeli yüksek şirketlere yatırım yapan profesyonel yatırım fonları.
    • Kitle Fonlaması: Belirli bir proje veya girişim için internet üzerinden birçok kişiden küçük miktarlarda fon toplama yöntemi.
    • Banka Kredileri: İşletmelerin finansman ihtiyaçlarını karşılamak için bankalardan alınan krediler.

    Finansman stratejileri, işletmenin finansal ihtiyaçlarını, risk toleransını ve büyüme hedeflerini dikkate alarak belirlenir. Girişimciler, finansman kaynaklarını çeşitlendirmek, yatırımcılarla etkili iletişim kurmak ve finansal planlarını düzenli olarak gözden geçirmek zorundadır.

    4. Pazarlama ve Satış Stratejileri

    Pazarlama ve satış, bir girişimin başarısı için hayati öneme sahiptir. Etkili bir pazarlama stratejisi, hedef kitleye ulaşmak, marka bilinirliğini artırmak ve müşteri sadakatini sağlamak için gereklidir. Modern pazarlama, dijital kanalların (sosyal medya, arama motorları, e-posta pazarlaması) ve veri analizinin (müşteri davranışları, pazar eğilimleri) yoğun olarak kullanıldığı bir yapıya sahiptir.

    Başarılı bir pazarlama stratejisi oluşturmak için şu adımlar izlenebilir:

    • Hedef Kitle Belirleme: Ürününüz veya hizmetinizin kimlere yönelik olduğunu tanımlayın.
    • Marka Konumlandırması: Markanızın rakiplerden nasıl farklılaştığını ve hedef kitlenizin zihninde nasıl bir yer edineceğini belirleyin.
    • Pazarlama Kanallarının Seçimi: Hedef kitlenize ulaşmak için en uygun pazarlama kanallarını (sosyal medya, içerik pazarlaması, reklamcılık) seçin.
    • İçerik Oluşturma: Hedef kitlenizi bilgilendiren, eğiten ve etkileyen ilgi çekici içerikler oluşturun.
    • Satış Süreçlerinin Yönetimi: Müşteri ilişkilerini yönetmek, satışları artırmak ve müşteri memnuniyetini sağlamak için etkili satış süreçleri oluşturun.

    Satış stratejileri, işletmenin satış hedeflerine ulaşmasını sağlayacak yöntemleri içerir. Bu stratejiler, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), satış ekibi yönetimi ve satış süreçlerinin optimizasyonu gibi unsurları kapsar.

    5. Liderlik ve Ekip Yönetimi

    Liderlik, bir girişimin başarısında kritik bir rol oynar. Etkili bir lider, vizyon belirler, ekibi motive eder, karar alma süreçlerini yönetir ve değişime adapte olur. Girişimciler, liderlik vasıflarını geliştirmek için sürekli öğrenme ve gelişim çabası içinde olmalıdırlar.

    Başarılı bir liderin özellikleri şunlardır:

    • Vizyon Sahibi Olmak: Geleceğe yönelik bir vizyon belirlemek ve bu vizyonu ekibe aktarmak.
    • İletişim Becerileri: Açık ve etkili iletişim kurmak, ekibi bilgilendirmek ve motive etmek.
    • Karar Verme Yeteneği: Hızlı ve doğru kararlar almak, riskleri değerlendirmek.
    • Ekip Yönetimi: Ekibi oluşturmak, yetkilendirmek, performanslarını değerlendirmek ve desteklemek.
    • Adaptasyon Yeteneği: Değişen koşullara uyum sağlamak, esnek olmak.

    Ekip yönetimi, yetenekli bir ekip oluşturmak, ekibin motivasyonunu yüksek tutmak ve verimli bir çalışma ortamı sağlamakla ilgilidir. Girişimciler, ekip üyelerinin güçlü yönlerini belirlemeli, onlara gelişim fırsatları sunmalı ve işbirliğini teşvik etmelidir. İyi bir ekip, bir girişimin başarısı için vazgeçilmezdir.

    6. İnovasyon ve Sürdürülebilirlik

    İnovasyon, girişimciliğin temelini oluşturur. Yenilikçi fikirler, yeni ürünler ve hizmetler yaratır, mevcut pazarları dönüştürür ve rekabet avantajı sağlar. Girişimciler, sürekli olarak yeni fikirler arayışında olmalı, pazar trendlerini takip etmeli ve müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılayacak yenilikçi çözümler geliştirmelidir. İnovasyon kültürü oluşturmak, bir girişimin uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahiptir.

    Sürdürülebilirlik, günümüz iş dünyasında giderek daha önemli hale geliyor. Girişimciler, çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri dikkate alarak sürdürülebilir iş modelleri oluşturmalıdır. Sürdürülebilir girişimcilik, hem çevresel hem de sosyal fayda sağlayan, uzun vadeli bir başarı için temel bir yaklaşım sunar.

    İnovasyon ve sürdürülebilirliği birleştirmek, girişimlerin hem rekabet avantajı elde etmesini hem de toplum için değer yaratmasını sağlar.

    Sonuç:

    Girişimcilik yolculuğu, zorlu ancak bir o kadar da ödüllendirici bir süreçtir. Bu makalede ele aldığımız gibi, başarılı bir girişimci olmak, sadece iyi bir fikirle değil, aynı zamanda stratejik bir yaklaşım, finansal okuryazarlık, etkili liderlik ve sürekli öğrenme yeteneği ile de ilgilidir. İş fikrinizi geliştirme, finansman kaynaklarını belirleme, pazarlama stratejileri oluşturma, ekip yönetimi ve inovasyon gibi temel alanlarda bilgi ve beceri sahibi olmak, girişimcilik yolculuğunuzda size rehberlik edecektir. Ekosistemin sunduğu desteklerden yararlanmak, mentorluk programlarına katılmak ve sürekli olarak kendinizi geliştirmek, başarı şansınızı artıracaktır.

    Unutmayın ki girişimcilik, risk almayı, başarısızlıklarla başa çıkmayı ve sürekli değişime ayak uydurmayı gerektirir. Ancak, doğru stratejiler, sıkı çalışma ve azim ile hayallerinizi gerçeğe dönüştürebilirsiniz. Girişimcilik dünyasında başarılı olmak için sadece bir fikir yeterli değildir, o fikri hayata geçirecek doğru stratejiler ve uygulamalar da gereklidir. Bu makalede sunulan bilgiler, girişimcilik yolculuğunuzda size yol gösterici olabilir ve başarıya ulaşmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, her başarısızlık bir öğrenme fırsatıdır ve her adım sizi hedefinize bir adım daha yaklaştırır. Girişimcilik dünyasında yerinizi almak için cesaretli olun, risk alın ve öğrenmeye devam edin. Başarı sizinle olsun!

  • Girişimciler için Kişisel Gelişim Önerileri

    Girişimciler için Kişisel Gelişim Önerileri

    Bu yazımızda her ne kadar girişimciler amacıyla şahsi gelişim ilişkisi ile kaleme alsak da yazı içeriğinde yer alan tavsiyeler, herkes amacıyla genel geçer kurallardır. Kişisel gelişim yaşamın her döneminde kendisini ilerletmek isteyenlerin kendilerine gerçekleştirdikleri yatırım olarak değerlendirilir.

    İnsanoğlunun en mühim özelliklerinden birisi olan merak güdüsü, öğrenme amacıyla en büyük motivasyon kaynağıdır. Bu amaçla insanoğlu senelerden beri bu güdü insanların kendisini ilerletmek amacıyla sık sık öğrenmeyi tetikliyor. Biz girişimciler de bu hususta sık sık öğrenmeyi bir bağımlılık durumuna getirerek sık sık kendimizi ilerletmek durumundayız. Girişimciler kesinlikle şahsi gelişim konusu ile ilgili çaba sarf etmeli ve bu hem iş yaşamının hem de şahsi yaşamının bir parçası durumuna getirmelidir.

    Kişisel Olarak Gelişmek amacıyla Hangi Yollar Denenebilir?

    Günümüzde, yaşamımızda yapabileceğimiz bir çok şey var. Bu hususta kaynaklara erişim ise bundan sonra çok kolay. Bundan 20 sene evveline göre ise maliyetleri de aslında çok düşük. Örnek olarak vermek gerekirse; bilimsel içerikli bir çok yazıye önceden ulaşmak amacıyla üniversitelere gitmek, kütüphanelerdeki erişim ağları üstünden arama gerçekleştirmek ve talep etmek gerekirdi. Artık bir çok çevrimiçi kütüphane yardımıyla oturduğumuz yerden mobil cihazlarımızdan içeriklere erişmemiz olası. Ya da birtakım özellikli eğitim ya da kurslara ulaşmak çok zordu. Hatta birtakım eğitimleri alabilmek amacıyla İstanbul ya da Ankara gibi büyük şehirlere gitmek gerekirdi. Fakat bir çok eğitimi gene çevrimiçi platformlardan ulaşmak olası. Hatta o kadar erişilebilir duruma geldi ki, UDEMY, Coursera, Edx gibi platformlar üstünden ülkemizde bile olmayan eğitimlere katılmak ya da satın alabilmek bundan sonra çok kolay. Bu tarz şahsi gelişim eğitimlerinin erişimi fırsat eşitliğine ciddi anlamda katkı sağlıyor.

    Bu girizgahtan sonra şahsi olarak gelişiminize katkı sağlayabileceğiniz birtakım hususları detaylandıralım.

    Sosyal Medya Platformlarında Fazlaca Zaman Öldürmeyin

    Artık hepimiz birbirimizden haberdar bir şekilde yaşıyoruz. Sosyal medya ile olabildiğince haşır neşiriz. Sosyal medya bizim yenidünyamız. platformlarında olabildiğince çok vakit geçirebiliyoruz. Yediğimiz, içtiğimiz, gezdiğimiz her daim bu platformlarda paylaşıyoruz. Fakat buralarda insanların neler yaptığını incelerken farkında olmadan saatlerimiz geçebiliyor. İnsanoğlunun vakti kısıtlı. O yüzden verimli vakit kullanmak amacıyla buralarda geçirdiğimiz vaktimizi kısıtlamamız gerekiyor. İnanın bu platformları daha az kullandığınızda vakitnin daha da çok ve verimli geçtiğini görüp şaşıracaksınız.

    Yabancı Dil Öğrenin

    Yeni bir dil öğrenmek bilgi dağarcığımızı arttıracaktır. Aynı vakitte yeni bir dil öğrenerek, yeni bir kültürde öğreneceğinizi unutmayın. Bu da yaşama olan bakış açınızı değiştirecektir. Peki bunu nasıl yapacağım diye soruyorsanız size harika bir önerim var. Enstitü yapısında yer alan bedava ya da bütçenizi sarsmayacak düşük bedellerle katılabileceğiniz yabancı dil eğitimleri bu hususta size elastik bir öğrenme olanağı sunuyor. Eğitimlerde canlı derslerle katılabilir deneme sınavları ve ödevlerle öğrendiklerinizi pekiştirebilirsiniz. Aynı vakitte dersin bitiminde sertifika sınavına girerek başarılı olursanız sertifika almaya hak kazanabiliyorsunuz. Global geçerliliğe sahip sertifika yardımıyla işinizde terfi etme olanağı bile yakalamanız olası. Bildiğiniz yabancı dili geliştirebilir ya da yeni dil öğrenebilirsiniz. İngilizce A1-A2, İngilizce B1-B2, İngilizce C1-C2, eğitimlerinden birini alabilirsiniz. Bunun yanı sıra değişik diller öğrenmek isteyenler amacıyla Korece gibi seçenekleri de değerlendirebilirsiniz.

    Kitap Okumak

    İyi bir girişimci olmanın en mühim özelliklerinden birisi bilgi sahibi olup kültürlü olmaktır. Gerek bilgi birikiminizi çoğaltmak amacıyla kitap okumak ciddi katkı sağlayacaktır.

    Evet çok klişe dediğinizi duyar gibiyim. Ama sizlerde biliyorsunuz ki kitap okumak duygu dünyamızı bir yerden diğer yere götürür. Dil gelişimimizi destekler, kültür civarını arttırır. Her okuduğumuz bir kitaptan yeni yaşamlar, yeni dünyalar öğreniriz. Olaya bir de şu yönden bakın. İyi bir kitap okuru olabilmek amacıyla ayda en az bir kitap okumalısınız. Ortalama 300 sayfalık bir kitap okuyacağınızı farz edersek, günde 10 sayfa okuyarak bu işi bitirebiliriz. Bu da senede ortalama 12 kitap demektir. Kendini geliştirme kitapları bu hususta sana düşünce verebilir. Tabi ki bu rakamları da çoğaltmak elinizde. Esasında bu şekilde düşündüğünüzde işin, hiç de zor olmadığını görmüşsünüzdür.

    Kişisel Gelişim Eğitimleri Alın

    Yapılacak en güzel kendini geliştirme yolları arasında, şahsi gelişim eğitimleri alabilmek da gelir. Soğuk ve kasvetli vakitlarda bir de üzerine üstlük ev hapsi yaşam sürdüğümüz vakitlarda inanın hepinize iyi istikbal harika eğitimler var. Enstitü yönünden evinizin konforunda alabileceğiniz eğitimlerden birisi kesinlikle size göre. Fotoğrafçılık ve blog yazarlığı gibi eğitimlerden, dijital pazarlama ve NLP eğitimlerine kadar sonsuz alternatifi değerlendirebilirsiniz.

    Akademik Başarınızı Destekleyecek Eğitimler Alın

    Kendini geliştirme yolları içerisinde, mesleğinizde ilerleyebileceğiniz ve sizi işinizde terfi ettirebilecek eğitimlere katılın. Bu eğitimlerden sertifika alıp bildiklerinizi belgelendirin. İnanın bu sizi iş yerinizde ve günlük yaşamınızda çoğu rakibin önüne geçirecektir. Yaşam pahalı ve eğitim de çok pahalı bir iş dediğinizi duyuyorum. Hayır birtakım kurumların paradan çok bilgiye değer verdiğini unutmayın. “En başarılı insan en iyi bilgiye sahip olandır ” anlayışını benimseyen Enstitü’ den çoğu hususta çevrimiçi eğitim almanız olası. İş yaşamınıza katkı sağlayacak ya da başarılı bir girişimci olmak amacıyla yol gösterecek eğitimleri inceleyerek kendinize bir uygulama hazırlayın.

    Yeni bağımlılıklar edinin

    Spor yapmıyorsanız kesinlikle spora başlayın. Sağlıklı beslenin. Kötü bağımlılıklarınızdan kurtulun. Herhangi bir müzik aleti çalıyorsanız bunu geliştirin. Bilmiyorsanız yeni bir müzik aleti öğrenmeye çalışın. Bunlar ruh ve vücut sağlığınızın gelişimi amacıyla size iyi istikbaltir.
    Sizi Olumsuz Etkileyen Negatif İnsanlardan Uzak Durun
    Yaşamınızdaki şahıslar sizin bakış açınızı belirler. Unutmayın ‘’ eş güdümlü vakit geçirdiğiniz insanların ortalaması sizin karakterinizi yansıtır’’ Sizin her yaptığınıza negatif düşünceyle yaklaşan, hep bir olumsuzluk bulan insanları yaşamınızdan çıkarın. Bu tarz insanlarla eş güdümlü sıkça olursanız sizin de onlara benzemeniz kaçınılmaz. Ruhunuza iyi istikbal, sizi ileriye taşıyacak ve motive edecek insanlarla eş güdümlü olun.

    Kişisel Hedeflerinizi Büyütün

    Kendinizi aşacak büyük amaçlar koyun. Hatta bunları ne vakit ve nasıl gerçekleştirmek istediğinizi tarihiyle not edin. Bu amaçlare ulaşmanız amacıyla takip edeceğiniz yolları belirleyin. Unutmayın büyük amaçlar kurmak, büyük hayallerimizden geçer. Hedeflerinize ulaşmak amacıyla ismim ismim korkularınızı yenin.

    Teknolojiden Olumlu Anlamda Yararlanın

    Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle hepimiz bundan sonra tablet, bilgisayar ve akıllı telefonlarımız aracılığı ile her türlü bilgiye erişebiliyoruz. Tabi ki teknolojinin çoğu olumlu özelliği var. Yukarıda bahsettiğim çevrimiçi eğitimleri bile alırken teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorsunuz. İnternet içerisinde verimli vakit geçirin. Sizi eğitecek ve geliştirecek internet sitelerinde gezinin. Zamanınızı doğru değerlendirin.

    Kendinize Kısa Periyodlarla Yapılacaklar Listesi Belirleyin

    Bu şekilde daha sistemli ve disiplinli bir yaşam sağlamanız olası olacaktır. Yapılacaklar listenizi 15 günde bir denetim edin ve hangilerini yapıp yapmadığınızı belirleyin. Plana ne şekilde bağlı kaldığınızı belirlediğinizde kendi gelişiminizi de takip etmiş olacaksınız.

  • Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yapay zekâ temelli mikrobiyom analizi ile kişiselleştirilmiş sağlık çözüm sunan ENBIOSIS istikrarlı ilerleyişini devam ettiriyor. Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA ile anlaşmaya varan ENBIOSIS, yakın gelecekteki girişimleriyle başarısını daha da artırmayı hedefliyor.

    “Yakın gelecek planlarımız ile büyümeye devam edeceğiz”

    Geliştirdiği yapay zeka temelli analiz sistemi ile ENBIOSIS, bir yandan farklı hastalıklar için kişiye özel çözümler sunarken, diğer yandan gerçekleştirdiği klinik çalışmalarla global anlamda yerini sağlamlaştırıyor. ENBIOSIS katma değerli çözümlerini dünyadaki çeşitli ülkelerdeki kullanıcılara kısa zamanda sunmaya başlayacak. Bu kapsamda yakın zamanda ABD’de, Fransa’da ve Suudi Arabistan’da anlaşmalar yapıldı.

    B2C ve B2B dijital pazarlama ve iş geliştirme süreçlerine hız veren ENBIOSIS, potansiyel partner ve müşteriler ile temas kurduğu kanalların sayısını da artırarak daha fazla kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor.

    Kişiye özel prebiyotikler yolda!

    ENBIOSIS kurucuları kişiye özel çözüm ve desteklerine yenilerini eklemeye devam edeceklerini belirtiyorlar. ENBIOSIS’in yakın zamandaki planlarını ise şu sözlerle ifade ediyorlar:

    “Ağustos ayının sonuna kadar kişiye özel prebiyotiklerin ve IBS prebiyotiğinin üretimini tamamlayarak yurt içi ve yurt dışında satış ruhsatlarını alacağız. Mobil uygulamamızın da yayınlanmasının ardından üyelik modeline geçiş yapacağız. IBS, karaciğer yağlanması, ülseratif kolit, crohn ve kolon kanseri hastalıklarının erken dönemde teşhisi için geliştirdiğimiz tanı kitinin FDA onayını ve CE sertifikasını alacağız. Ayrıca yaygın görülen Tip 2 diyabet hastalığına özel diyet modülümüzü tamamlayacağız. IBS üzerine gerçekleştirdiğimiz klinik çalışmada %78 başarı elde etmek bizim için önemli bir başarı oldu. Yıl sonuna kadar 3 klinik çalışmayı daha tamamlayacağız.”

    ENBIOSIS Huzursuz Bağırsak Sendromu’na karşı %78 başarı elde etti

    Tüm dünyada yaygın görülen bir rahatsızlık olan Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), bu sorunla yaşayanlar için büyük bir problem. Bu sendrom, dünya nüfusunun yaklaşık %10-%15’ini etkiliyor. ENBIOSIS, gerçekleştirdiği klinik çalışmayla IBS için de tedavi çözümü sunuyor:

    “Huzursuz Bağırsak Sendromu rahatsızlığının tedavisi için mikrobiyom terapisinin etkinliğini araştırdığımız klinik çalışmamızı yayınladık. Bu çalışma dünyada bir ilk. Bu klinik çalışma sonucunda Enbiosis Mikrobiyom Diyeti ile takip edilen hastaların semptomlarında %78 iyileşme gözlemlendi. Bu başarı sonucunda her yıl gastroenteroloji hastalıkları üzerine çalışan 14.000 hekim, araştırmacı ve akademisyenin katıldığı en büyük platform olan Digestive Disease Week’e (DDW) klinik çalışmamızı sunmak üzere davetiye aldık. Ek olarak klinik çalışmamızın özeti American Gastroenterology Association’ın en prestijli dergisi Gastroenterology dergisinde yayımlandı.

    PRAGMA

    Şirket satın alma birleşmeleri alanında Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA kuruluşundan bu yana 100 işlemle 7.0 milyar ABD Dolarlık işlem hacmine ulaştı.

    PRAGMA, yatırım bankacılığı faaliyetlerine ek olarak değer yaratma amacıyla doğrudan yatırımlar da yapmakta. Bu kapsamda PRAGMA’nın teknoloji, sanayi ve madencilik alanlarında önemli yatırımları bulunmakta.

  • Girişimcilik Başarısı: Yollar, Stratejiler ve İpuçları

    Girişimcilik Başarısı: Yollar, Stratejiler ve İpuçları

    ## Giriş: Girişimcilik Dünyasında Başarıya Giden Yollar

    Girişimcilik, yalnızca bir iş kurmak değil, aynı zamanda yaratıcılığı, cesareti ve azmi bir araya getiren bir yaşam tarzıdır. Günümüz rekabetçi piyasasında, başarılı bir girişimci olmak için sadece iyi bir fikre sahip olmak yeterli değildir. Stratejik planlama, etkili liderlik, finans yönetimi ve sürekli öğrenme gibi bir dizi faktörü bir araya getirmek gerekmektedir. Bu makalede, girişimcilik yolculuğunun çeşitli yönlerini derinlemesine inceleyerek, potansiyel girişimciler ve mevcut işletme sahipleri için değerli içgörüler sunmayı amaçlıyoruz. Girişimcilik dünyasının dinamiklerini, karşılaşılan zorlukları ve başarıya ulaşmanın temel prensiplerini ele alacağız. Ayrıca, güncel piyasa trendlerini ve girişimcilerin adaptasyon yeteneğinin önemini vurgulayarak, sürdürülebilir bir başarı için gerekli stratejileri değerlendireceğiz. Bu yolculukta, girişimcilik ekosistemini oluşturan unsurlara ve bu ekosistemin gelişimine odaklanarak, okuyucularımızı daha bilinçli ve donanımlı hale getirmeyi hedefliyoruz.

    ## Girişimcilikte Temel Kavramlar ve Önemi

    Girişimcilik (Entrepreneurship), ekonomik büyüme ve istihdam yaratma açısından kritik bir öneme sahiptir. Bir girişimci (entrepreneur), yenilikçi fikirleri hayata geçiren, risk alan ve kaynakları etkin bir şekilde yöneten kişidir. Bu, sadece yeni bir şirket kurmakla sınırlı değildir; aynı zamanda mevcut bir işletmeyi büyütmek, yeni pazarlara girmek veya ürün ve hizmetlerde yenilikler yapmak anlamına da gelir. Girişimciliğin temel kavramları arasında, fırsatları belirleme, iş planı hazırlama, finansman sağlama, pazarlama stratejileri geliştirme ve operasyonları yönetme yer alır. Başarılı bir girişimci, bu kavramları etkili bir şekilde bir araya getirerek, rekabet avantajı elde etmeyi ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmayı başarır.

    ## İş Planı ve Stratejik Planlamanın Rolü

    Bir iş planı (business plan), bir girişimin vizyonunu, hedeflerini, stratejilerini ve finansal projeksiyonlarını detaylandıran yazılı bir belgedir. İş planı, hem girişimciler için bir yol haritası niteliğindedir hem de potansiyel yatırımcılar ve finans kuruluşları için bir değerlendirme aracıdır. İş planı hazırlama süreci, pazar araştırması, rekabet analizi, operasyonel planlama ve finansal tahminler gibi önemli adımları içerir. Stratejik planlama (strategic planning) ise, bir işletmenin uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yolları belirler. Bu, pazar trendlerini analiz etmeyi, rekabet avantajlarını tanımlamayı ve kaynakları etkili bir şekilde tahsis etmeyi gerektirir. Etkili bir stratejik plan, girişimcilerin belirsizliklerle başa çıkmasına ve değişen pazar koşullarına uyum sağlamasına yardımcı olur.

    ## Finans Yönetimi ve Kaynak Bulma Stratejileri

    Girişimciler için finans yönetimi (financial management), işletmenin nakit akışını, gelirlerini, giderlerini ve karlılığını yönetmek anlamına gelir. Etkili bir finans yönetimi, bütçeleme, finansal analiz, maliyet kontrolü ve yatırım kararları gibi önemli faaliyetleri içerir. Bir girişimcinin, finansal okuryazarlığa sahip olması ve temel finansal tabloları (bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu) yorumlayabilmesi önemlidir. Kaynak bulma (fundraising) ise, bir girişimin finansman ihtiyacını karşılamak için uygulanan çeşitli stratejileri kapsar. Bu stratejiler arasında, melek yatırımcılar (angel investors), risk sermayesi (venture capital), banka kredileri, devlet destekleri ve kitle fonlaması (crowdfunding) gibi farklı yöntemler yer alır. Özellikle, 2024 yılı itibarıyla, erken aşama girişimler için melek yatırımcıların ve kitle fonlamasının popülaritesi artarken, geleneksel banka kredilerine erişim daha da zorlaşabilmektedir. Girişimcilerin, finansman seçeneklerini dikkatlice değerlendirmeleri ve işletmelerinin ihtiyaçlarına en uygun olanları seçmeleri önemlidir.

    ## Pazarlama ve Satış Stratejileri Geliştirme

    Pazarlama (marketing) ve satış (sales), bir girişimin başarısı için kritik öneme sahiptir. Etkili pazarlama stratejileri, hedef kitleyi belirlemeyi, ürün veya hizmeti konumlandırmayı, marka bilinirliği oluşturmayı ve müşterilerle etkileşim kurmayı içerir. Dijital pazarlama (digital marketing), özellikle günümüz dünyasında, girişimciler için vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. Sosyal medya pazarlaması (social media marketing), içerik pazarlaması (content marketing), arama motoru optimizasyonu (SEO) ve e-posta pazarlaması (e-mail marketing) gibi farklı dijital pazarlama teknikleri, girişimcilerin geniş kitlelere ulaşmasını ve potansiyel müşterilerle etkileşim kurmasını sağlar. Satış stratejileri ise, potansiyel müşterileri gerçek müşterilere dönüştürmeyi amaçlar. Etkili bir satış stratejisi, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), satış hunisi (sales funnel) oluşturma ve satış ekibini yönetme gibi unsurları içerir. Ayrıca, 2024 yılı verilerine göre, e-ticaret (e-commerce) ve doğrudan tüketiciye satış (direct-to-consumer) modelleri, girişimciler için önemli fırsatlar sunmaktadır.

    ## Liderlik ve Ekip Yönetimi

    Liderlik (leadership), bir girişimin başarısında belirleyici bir faktördür. Başarılı bir girişimci, sadece vizyon sahibi olmakla kalmaz, aynı zamanda ekibini motive etme, yönlendirme ve etkili bir şekilde yönetme becerisine de sahip olmalıdır. Liderlik, iletişim, delegasyon, karar verme ve çatışma yönetimi gibi temel becerileri içerir. Ekip yönetimi (team management) ise, farklı yeteneklere sahip bireylerden oluşan bir ekibi bir araya getirerek, ortak hedeflere ulaşmayı amaçlar. Etkili bir ekip yönetimi, performans yönetimi, motivasyon, ekip çalışması ve sürekli eğitim gibi unsurları içerir. Ayrıca, günümüz iş dünyasında, uzaktan çalışma (remote work) ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, liderlerin ve yöneticilerin, bu yeni çalışma düzenlerine uyum sağlaması ve ekiplerini etkili bir şekilde yönetmesi daha da önem kazanmıştır.

    ## Sonuç: Girişimcilik Yolculuğunda Başarı İçin Bir Rehber

    Bu makalede, girişimcilik dünyasının temel kavramlarını, stratejilerini ve zorluklarını ele aldık. Başarılı bir girişimci olmak için sadece iyi bir fikre sahip olmak yeterli değildir; aynı zamanda stratejik planlama, etkili liderlik, finans yönetimi, pazarlama ve sürekli öğrenme gibi bir dizi faktörü bir araya getirmek gerekmektedir. Girişimcilik yolculuğu, zorlu ve çetin olabilir ancak doğru stratejiler, azim ve kararlılıkla aşılamayacak engel yoktur. İş planınızı dikkatlice hazırlayın, finansman kaynaklarınızı iyi analiz edin ve pazarlama stratejilerinizi hedef kitlenize göre uyarlayın. Liderlik vasıflarınızı geliştirin ve ekibinizi motive edin. Unutmayın ki, girişimcilik bir maratondur, sprint değil. 2024 ve ötesinde, dijitalleşme ve teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada, uyum sağlama yeteneğiniz ve sürekli öğrenme isteğiniz, başarınız için kritik öneme sahip olacaktır. Girişimcilik, sadece bir iş kurmak değil, aynı zamanda kişisel gelişim ve topluma değer katma yolculuğudur. Başarıya giden bu yolda, cesaretinizi kaybetmeyin, risk alın ve dünyayı değiştirecek bir etki yaratın.

  • Kenevir: Türkiye’nin Sürdürülebilir Gelecek İçin Yeni Umudu

    Kenevir: Türkiye’nin Sürdürülebilir Gelecek İçin Yeni Umudu

    # Sürdürülebilir Gelecek İçin Kenevir: Türkiye’nin Yükselen Yıldızı

    Ege İhracatçı Birlikleri ve Tekstil Mühendisleri Odası (TMO) İzmir Şubesi’nin düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek İçin Kenevir Çalıştayı”, Türkiye’nin küresel kenevir pazarındaki rolüne dair önemli ipuçları sundu. 2050 yılına kadar 100 milyar dolarlık bir hacme ulaşması beklenen bu pazarda, Türkiye’nin iddialı bir oyuncu olabileceği vurgulandı. Çalıştayda, kenevirin tekstilden otomotive, yapı malzemelerinden gıdaya kadar birçok sektörde sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Düşük su ihtiyacı, çevre dostu üretim özellikleri ve çok yönlü kullanım alanlarıyla kenevir, sürdürülebilir bir gelecek için umut vadediyor. Bu makalede, kenevirin potansiyelini, sektörlere etkilerini ve Türkiye için sunduğu fırsatları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

    ## Kenevirin Çok Yönlü Potansiyeli ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

    Kenevir, uzun yıllar ihmal edilmesine rağmen, sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Çağlar Bağcı’nın da belirttiği gibi, kenevir, düşük su ihtiyacı, toprağı zenginleştirme özelliği, geri dönüştürülebilir yapısı ve ekolojik dengeye katkısıyla öne çıkıyor. Bu özellikler, keneviri sadece çevreci değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik açıdan da değerli kılmaktadır. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe, kenevirin hafifliği, dayanıklılığı ve yanmaya karşı dirençli yapısı, onu cazip bir alternatif haline getirmektedir. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın (Green Deal) getirdiği düzenlemelerle birlikte, sektörün doğal elyaflara yönelimi kaçınılmaz hale gelmekte ve kenevir bu geçiş sürecinde önemli bir rol oynamaktadır.

    ## Kenevirin Çevreci Yüzü ve Sektörel Faydaları

    Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Muzaffer Kayhan, kenevirin çok yönlü kullanımı ve çevre dostu üretim özelliklerine dikkat çekiyor. Kenevir, pamuk gibi geleneksel liflere kıyasla %50-70 daha az suyla yetişir. Doğal olarak zararlılara karşı dayanıklı olması, pestisit ve herbisit kullanımını azaltır. Ayrıca, yılda birden fazla hasat imkânı sunarak toprağı verimli kullanır ve fitoremediasyon özelliği sayesinde kirli toprakları temizler. En önemlisi, karbon yutak özelliğiyle atmosferdeki CO₂’yi emerek iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlar. Bu özellikler, keneviri hem ekonomik hem de ekolojik açıdan stratejik bir ürün haline getirmektedir. Kenevirin tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki kullanımı, dayanıklılığı, UV ışınlarına karşı direnci ve doğal antibakteriyel özellikleriyle de avantaj sunmaktadır.

    ## Geleceğin Lifi Olarak Kenevir ve Döngüsel Ekonomi

    Tekstil Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Tuğrul Tamtürk, keneviri “geleceğin lifi” olarak tanımlıyor. Kenevirin hızlı büyüme özelliği sayesinde atmosferden önemli miktarda karbondioksit emdiği ve biobozunur özelliğiyle çevre dostu bir alternatif olduğu vurgulanıyor. Kenevir lifleri, tekstil ürünlerine üstün nitelikler kazandırırken, tohumları gıda ve kozmetik sanayinde, sapları ise biyokompozit malzeme ve enerji üretiminde değerlendiriliyor. Bu çok yönlü kullanım, keneviri döngüsel ekonomiye mükemmel şekilde uyum sağlayan bir hammadde haline getirmektedir. Bu yaklaşım, atıkların azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve çevresel etkilerin minimize edilmesi prensiplerine dayanmaktadır.

    ## Küresel Kenevir Pazarında Türkiye’nin Rolü

    Marka Tekstil Danışmanlık Şirketi Kurucusu Nebahat Kılıç, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre 2050’ye kadar kenevir pazarının 100 milyar doları aşacağını belirtiyor. Şu anda Çin ve Fransa’nın bu pazarda etkili olduğu, ancak Türkiye’nin de önemli bir pay alma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Kenevirin biyoplastik, tekstil, yapı malzemeleri, gıda, kağıt, kompost ve enerji sektörlerine entegre edilebilmesi, Türkiye için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için farkındalık yaratılması ve stratejik adımlar atılması gerekiyor.

    ## Sonuç: Sürdürülebilir Geleceğin Anahtarı Olarak Kenevir

    Kenevir, sadece bir ürün olmanın ötesinde, sürdürülebilir sanayi politikalarının yapı taşlarından biri olma potansiyeli taşıyor. Çalıştayda öne çıkan görüşler, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ve atılması gereken adımları net bir şekilde ortaya koyuyor. Kenevirin düşük su ihtiyacı, toprağı zenginleştirme özelliği, geri dönüştürülebilir yapısı ve karbon yutak özelliği gibi çevresel faydaları, onu sürdürülebilir bir gelecek için ideal bir seçenek haline getiriyor. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü başta olmak üzere, birçok sektörde kenevirin kullanımı, hem çevresel etkileri azaltacak hem de ekonomik faydalar sağlayacaktır. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın getirdiği düzenlemeler, sektörleri doğal elyaflara yöneltirken, kenevir bu geçiş sürecinde kritik bir rol oynayacak. Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini değerlendirebilmesi için, farkındalığın artırılması, Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verilmesi ve sektörler arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerekiyor. Kenevirin çok yönlü kullanım alanları, Türkiye’nin küresel pazarda rekabet gücünü artırabilir ve sürdürülebilir bir ekonomi için önemli bir fırsat sunabilir. Bu doğrultuda, kamu ve özel sektör iş birliğiyle atılacak adımlar, Türkiye’yi kenevir alanında lider ülkelerden biri yapabilir.

    **[Şirket Adı]** hakkında: [Şirket Adı], sürdürülebilir tekstil malzemeleri konusunda uzmanlaşmış, yenilikçi bir firmadır. Çevre dostu üretim yöntemlerini benimseyerek, kenevir gibi doğal liflerin kullanımını teşvik etmektedir. Amacımız, sürdürülebilir ve döngüsel bir ekonomi için çözümler üretmek ve sektördeki dönüşüme liderlik etmektir.

  • Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week (Başarısızlık Haftası) bu sene çevrimiçi gerçekleştirilecek.

    İTÜ Girişimcilik Kulübü organizasyonu ile gerçekleştirilen; “Başarının çokça rağbet gördüğü bu zamanda başarıya giden yoldaki inişlerin, vazgeçişlerin, mağlubiyetlerin göz ardı edildiğini düşünüyoruz. Başarısızlığa sebep olan en önemli etmenlerden birinin başarısızlığa karşı duyduğumuz korku ve hata yapmaya karşı olan ön yargılarımız olduğuna inanıyoruz. Hata yapmanın başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğunu biliyoruz” söylemleriyle bu sene beşincisi düzenlenecek olan Failure Week çevrimiçi olarak 17-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Girişimcilik bilinmezliklerle dolu bir çevrede kendi yolunu bulma çabası olduğundan kişilerin en çok başarısızlık korkusuyla yüzyüze geldiği süreçtir. 2017’de ilki düzenlenen ve geleneksel olarak düzenlemeyi planlanan Failure Week’in amacı potansiyel girişimcilere ve kendi yolundan gitmek isteyen herkese hata yapma ve başarısız olmanın başarıyı gölge düşürmek yerine başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğu farkındalığını yaratmak istiyoruz” olarak tanımlanıyor.

    Failure Week etkinliğine kayıt olmak için lütfen tıklayınız.