Kategori: Girişimcilik

Girişimcilik hakkında sizlere sunulan eşsiz makale ve haberler

  • Ev Kiralama Platformu Missafir’e Talep Yağıyor

    Ev Kiralama Platformu Missafir’e Talep Yağıyor

    Kasım 2018’de PropTech dikeyinde bir start-up olarak kurulan kısa ve orta vadeki ev kiralama platformu Missafir, Antalya, Bursa İstanbul, İzmir, Kocaeli Mardin, Muğla ve Sakarya olmak üzere 8 lokasyonda ev kiralama yönetimi yapıyor. Bugüne kadar hızlı büyüme gösteren Missafir, yakın gelecekte hizmet verdiği bölgelere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de ekleyecek.

     

    Missafir bir yandan ev sahiplerine diğer yandan tatil ve iş amaçlı seyahat edenlere uçtan uca hizmet sunan dijital bir platform olma özelliğini taşıyor. Tatil planlamalarında evde konaklamaya ilginin arttığı pandemi döneminde Missafir, tatilcilere, güvenli, konforlu ve problemsiz konaklama imkanı sunuyor.

     

    Kısa ve orta vadeli ev kiralama yönetimi hakkında bilgi veren Missafir’in Kurucusu Mehmet Yüksel, kısa ve orta dönem ev kiralamalarında profesyonel hizmet sunumunun, dünyada çok artış trendinde olan bir hizmet modeli olduğunu; Missafir’in bir yandan otel kalitesinde ve ev konforunda konaklama deneyimi sunarken diğer yandan ev sahiplerini evlerini kiralama süreci ile ilgili her türlü problem ve uğraşıdan kurtardığını söylüyor.

     

    Temmuz ve ağustos döneminde rezervasyon taleplerinde yüzde 300 artış

    Pandemi etkisiyle otel yerine evlerde konaklamanın tercih edilmesinin ev konaklama sektörünün hızlı büyümesine katkıda bulunduğunun aldını çizen Yüksel, tüketici tercihlerinde beş yılda oluşabilecek değişiklik bir anda yaşandığını söylüyor. Bu kapsamda turizmin yoğunlaştığı temmuz ve ağustos döneminde rezervasyon taleplerinde yüzde 300 artış yaşadıklarını belirtiyor.

     

    Hedef yurt dışına açılmak

    Mehmet Yüksel, 2020 yılında aldıkları yatırımlarla büyümeyi hızlandırdıklarını; Türkiye ve Kıbrıs’taki ev sayısını 1.000’e çıkartırken bu yıl sonuna kadar yurt dışına da açılmayı planladıklarını belirtiyor. Missafir, İngiltere’nin yanı sıra Orta veya Doğu Avrupa’da bir ülkede daha yerini almayı planlıyor.

     

    Missafir, evini kısa ya da orta vadeli kiraya vermek isteyen veya misafirlerle paylaşmak isteyen ev sahiplerinin uygun adaylar bulabilmesi için hem dijital hem de operasyonel çözümler sunuyor. Evin misafirlere hazırlanma sürecindeki dekoratif dokunuşlardan profesyonel fotoğraf çekimine, dünyada en çok talebi olan 15 platformda profil oluşturulmasından ilanların üst sıralarda çıkmasını sağlayan arama optimizasyonuna ve kira gelirini maksimize eden dinamik fiyatlandırmaya kadar farklı hizmetler veriyor. Ayrıca konaklama öncesi temizlik, anahtar teslimi, konaklama sırasında evde çıkabilecek tüm problemler için hızlı çözüm hizmetleri sağlıyor.

  • Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Yerli Girişim Size&Me’nin 125 Bin Dolarlık İkinci Yatırım Aldı

    Girişim, Mesut Polatdemir ve Cengiz Polatdemir’den 125 bin dolarlık ikinci yatırımını aldı. Yüzde 10 hisse karşılığında yapılan yatırım, girişimin yerel ve küresel pazarda ilk hamle avantajını (first mover advantage) sağlamak amacıyla kullanılacak.

     

    Size&Me yatırımı büyük oranda yapay zekâ tarafına kaynak olarak kullanılacağını açıkladı. Geriye kalan tutar ise şirketin büyümesine karşılık artan iş gücü adına kullanılacak.

     

    Size&Me nasıl çalışıyor?
    2020 yılının Ekim ayında Ataberk Taçar ve Kamran Balayev tarafından kurulan Size&Me, markalara entegre edilebilen vücut avatarı teknolojisi sunuyor. Girişimin 3 adet B2C ve 3 adet B2B olmak üzere 6 farklı çözüm sunduğunu hatırlatalım.Size&Me anlaştığı markaların kullanıcılarını kamera karşısında verilen sesli direktifler doğrultusunda belirli bir süre bekletiyor ve bu süre içinde vücut ölçülerini çıkarıp 3D modelleme ile birleştiriyor. Bunun sonucunda ise kişiye özel dinamik 3 boyutlu bir vücut avatarı elde edilmiş oluyor.

     

    Size&Me’nin gelecek planları
    Size&Me, 2021 yaz sonuna kadar 2 ayrı markanın websitesine ve mobil uygulamasına avatarını entegre etmeyi hedefliyor. Ayrıca girişimin sene sonuna kadar da toplam 5 marka ve 2 pazar yerine entegre olmayı amaçladığını da ekleyelim. Bu esnada ise şirketin halihazırda çalışmalarını sürdürdüğü yurtdışı pazarına açılma çalışmaları da en büyük önceliği olacak.

     

    Size&Me kurucu ortağı Ataberk Taçar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

     

    “Her şeyin dijitale evirildiği dünyamızda hızla büyüyen bir sektöre ve ihtiyaca dijital, yenilikçi ve global bir çözüm üretmek istedik. Bu çözümün en hızlı şekilde insanlara ulaşması için ise ihtiyacımıza yönelik stratejiler kurduk. Son aldığımız yatırım ise bu stratejimizin son adımıydı. En kısa sürede online tekstil alışverişi yapan herkesin telefonunda kendi avatarını oluşturup, kıyafet denemesi yapabilmesini istiyoruz.”

  • Yerli Girişim Dream Games’in Şirket Değerlemesi 1 Milyar Dolara Ulaştı

    Yerli Girişim Dream Games’in Şirket Değerlemesi 1 Milyar Dolara Ulaştı

    Ülkemizdeki girişim ekosisteminin en önemli parçalarından biri haline gelen mobil oyun girişimleri yatırımlar almaya devam ediyor. En son geçtiğimiz Şubat ayında yatırım haberi ile sizlere aktardığımız İstanbul merkezli Dream Games, yeni bir yatırım aldığını duyurdu. Bu turla oyun şirketi unicorn oldu.

    Edindiğimiz bilgilere göre Dream Games, B serisi yatırım turunda 155 milyon dolar yatırım aldı. Alınan yatırım ile birlikte Dream Games’in şirket değerlemesinin 1 milyar dolara ulaştığını ve şirketin unicorn olduğunu da ekleyelim. Söz konusu 155 milyon dolarlık B serisi yatırım turu şirketin eski yatırımcılarından olan Index Ventures ve Makers Fund’ın ortak liderliğiyle gerçekleşti.

    B serisi yatırım turunda Index Ventures ve Makers Fund haricinde ise Balderton Capital, IVP ve Kora katıldı. Dream Games’in 2020 yılının Kasım ayında Makers Fund liderliğinde 7,5 milyon dolar ve geçtiğimiz Şubat ayında ise Index Ventures liderliğinde 50 milyon dolar yatırım aldığını da hatırlatalım. Oyun girişimi bu yatırımla 4 ayda şirket değerlemesini yaklaşık 5 katına çıkarmış oluyor.

    Alınan 155 milyon dolarlık yeni yatırım ile birlikte Dream Games’in bugüne kadar aldığı toplam yatırım ise 212 milyon dolara ulaştı. Alınan yatırım ile ilgili açıklamalarda bulunan Dream Games kurucu ortağı ve CEO’su Soner Aydemir, Royal Match oyununun başarısından gurur duyduklarını ve oyunu daha da büyütmek için alınan yatırımı kullanacaklarını paylaştı.

    Hatırlatmak gerekirse bulmaca türünde oyunlar geliştirme hedefi ile Soner Aydemir, İkbal Namlı, Hakan Sağlam, Eren Şengül ve Serdar Yılmaz tarafından kurulan Dream Games, yayınladığı Royal Match oyunu ile birlikte kısa zamanda önemli bir başarı yakaladı.

    Dream Games tarafından paylaşılan bilgilere göre Royal Match, sadece 3 ay içinde ABD, Birleşik Krallık ve Almanya’da en çok hasılat elde eden 20 oyun arasında girmeyi de başardı.

  • 115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    115 Milyon Dolarlık Yatırım İçin Başvurular Devam Ediyor

    Yatırım programı TRAI Next için başvurular başladı. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi ve Sente Foundry iş birliğiyle düzenlenen program, endüstriyel yapay zeka çözümleri sunan startup’ları yatırımla buluşturuyor.

    Endüstri 4.0 ve üretim alanında yapay zeka çözümleri sunan girişimlerin katılabileceği programa, başvurular 22 Ağustos 2021 tarihine kadar devam edecek.

    Final, 21 Ekim’de
    Başvuru süreci devam eden TRAI Next programında, finale kalan 10 startup’ın ‘due diligence’ çalışmaları yapılacak ve programa katılan startuplar toplamda 115 milyon dolar fon büyüklüğüne sahip yatırımcılardan yatırım teklifi alma fırsatı yakalayacak.

    Tamamen online olarak gerçekleştirilecek programa dahil olan girişimler belirlendikten sonra altı haftalık bir mentorluk ve ‘due diligence’ sürecine dahil olacak. Programın finali Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week) kapsamında 21 Ekim tarihinde gerçekleştirilecek.

  • KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    KOSGEB Girişimcilerin Yanında Olmayı Hedefliyor

    Yeni şirket kuracak girişimciler için KOSGEB Girişimcilik Desteği can suyu olurken, bireysel girişimcilerin evden çıkmadan, vergi dairesine, notere, ticaret odasına gitmeye ihtiyaç duymadan şirket kurulum platformu Mükellef, KOSGEB desteklerine başvuru noktasında da girişimcilerin yanında olmayı hedefliyor.

    Yeni iş fikirlerini kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde hayata geçirmek isteyen bireysel girişimcilerin şirket kurma süreçlerini hızlandırarak, 10 dakikada şirket kurmalarını sağlayan Mükellef, KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyen girişimlere danışmanlık hizmeti veriyor.

    Şu ana kadar Mükellef üzerinden 5 bin TL’lik KOSGEB Girişimcilik Desteği’ne başvurmak isteyenlerin yüzde 85’inin eğitimlerini tamamladıklarını söyleyen Mükellef Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Okan Şafak, girişimcilerin, Mükellef eğitimleri ile KOSGEB Geleneksel Girişimcilik ve İleri Girişimcilik Destekleri hakkında detaylı bilgilere sahip olabileceklerini kaydetti. Şafak, girişimcilerin, Mükellef üzerinden başvurularını yapabileceklerini, herhangi bir revizyon talebinde danışmanlık ve servis hizmetini online olarak alabileceklerinin altını çizdi.

    KOSGEB’in Girişimcilik Programı için 5 aşama

    KOSGEB Girişimcilik Desteği’nden faydalanmak için başvuru sahibinin 18 yaşından büyük, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, daha önce KOSGEB’den destek almamış olması ve ayrıca şirket kuran girişimcinin, şirketin faaliyetleri süresince; başka bir işverene bağlı olarak, yani SGK’lı çalışmıyor olması gerektiğini söyleyen Okan Şafak şöyle devam etti: “Bahsettiğim temel şartları sağlayan girişimciler öncelikle ilgili girişimcilik eğitimini tamamlamalı. Daha sonra şirket kuruluşu işlemleri, KOSGEB veri tabanına kayıt, KOSGEB KOBİ beyannamesinin verilmesi ve yeni girişimci desteğine başvurulması aşamalarının da tamamlanması gerekiyor. Mükellef aracılığıyla başvuranlar için hazırladığımız örnek iş planı dokümanımız sayesinde başvurularda yüzde 99 oranında başarılı oluyoruz. Girişimci, hızlı bir şekilde teşvike ulaşıyor. Projenin KOSGEB tarafından onaylanması durumunda, girişimler için, şahıs veya sermaye şirketine bağlı olarak değişen kurulum desteği, personel istihdamına bağlı olarak performans desteği ve ileri girişimcilik için makine ve teçhizat desteği sağlanıyor.”

  • Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft’tan Türkiye’deki Startuplara Destek

    Microsoft ve ADIO’nun yanı sıra 100’den fazla yerel ve küresel konuşmacı tarafından modere edilecek “Highway to 100 Unicorns” konferansında yer verilecek açılış konuşmaları, paneller ve atölye çalışmaları ile startup’ların, yatırımcıların ve diğer hisse sahibi girişimcilerin karşılaştığı başlıca sorunlar masaya yatırılacak. Startup’lara başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları kaynakları sunmak amacıyla uzun süredir çalışmalarını sürdüren Abu Dhabi Yatırım Ofisi, bu konferans sayesinde hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor.

    Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci, “ADIO ile birlikte, bölgesel girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye odaklanmış durumdayız. Highway to 100 Unicorns, bölgedeki startup’ların ve inovatörlerin birbirleriyle bağlantı kurmasını, öğrenmesini ve büyümesini mümkün kılıyor” dedi. Croci sözlerine şöyle devam etti: “Startup’lar attıkları her adımda mentorluğa ihtiyaç duyuyor; “Highway to 100 Unicorns” programıyla tam olarak bu ihtiyacı karşılıyoruz. Girişimciler, sektör tecrübesine sahip liderlerden yükselen trendlerle, en iyi uygulamalarla ve öngörülerle ilgili bilgi alabildiği gibi aynı zamanda yerel girişimcilerin başarı hikayelerini de dinleyebiliyorlar. Böylece kendi endüstrilerinde büyüme yolunda daha güçlü adımlar atabiliyorlar”.

    Microsoft Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Münir Kundakçı da “Özellikle faaliyetlerini Türkiye ile sınırlamak istemeyen; Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde de varlık göstermek isteyen startup’larımızın bu etkinlik sayesinde kendilerini her anlamda geliştireceklerine ve girişimlerine değer katacak yeni iş birliklerine adım atacaklarına inanıyorum” dedi.

    Startup’ların büyümesine destek olan geniş kapsamlı içerik

    “Highway to 100 Unicorns” konferansının 3 haftaya yayılan bir seri şeklinde gerçekleştirilmesi planlanıyor, konuşmacılar ise şöyle sıralanıyor: ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi, Microsoft UAE Genel Müdürü Sayed Hashish, Microsoft MEA Bölgesi Startup’lardan Sorumlu Direktör Roberto Croci yanı sıra Microsoft for Start Ups’dan üst düzey yöneticilerin yanı sıra 500 Startups COO’su Maria Paula Oliveira, Ernst & Young MENA Bölgesi CIO’su Asad ur Rehman, Unilever MENA Bölgesi Medya ve Dijital Dönüşüm Direktörü Kai Ling Ting, ve Etihad Grup İnovasyon Yöneticisi Iba Masood etkinliğe katılacak.

    Etkinlik öncesinde startup ekosistemiyle ilgili görüşlerini paylaşan bir diğer isim ADIO Genel Direktörü Dr. Tariq Bin Hendi ise, “Birleşik Arap Emirlikleri, startup’ların güvenle büyümesi için gerekli şartları sunan başkenti Abu Dhabi ile bölgede iş yapmak için en doğru yerlerden biri. Biz de ADIO olarak inovatif fikirlere değer verilmesi için çalışıyoruz. Microsoft ile girişimcilere odaklandığımız iş birliğimiz, Abu Dhabi’nin yetenek havuzunu geliştirmeye ne derece önem verdiğimizi de kanıtlıyor. Startup’lara işin başında geniş bir yelpazede destek sunmak ve kolayca dönüşebilecek işletmeler haline gelmelerine katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

    “Highway to 100 Unicorns” aynı zamanda yüksek potansiyele sahip startup’ların, bölgedeki B2B teknoloji startup’ları ve kurumsal şirketler arasında köprü kurmaya yarayan GrowthX Accelerator gibi diğer Microsoft – ADIO ortaklıklarına dahil olmalarına da zemin hazırlayacak.

  • Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv Sektörü Projeleri Ödüllendirilecek

    Otomotiv sektörüne yönelik yenilikçi fikirler ve sektörde katma değerli ürün ile teknolojileri geliştirerek ULUTEK Teknopark’ın da paydaşları arasında bulunduğu Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması için başvurular 3 Eylül’de sona erecek.
    ‘Hareketlilik Ekosisteminde Çözümler’ temasıyla gerçekleştirilecek olan Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması’nda birinciye 140 bin, ikinciye 120 bin, üçüncüye 100 bin, dördüncüye 80 bin ve beşinciye 60 bin TL olmak üzere toplamda 500.000 TL nakdi ödül takdim edilecek. Ayrıca katılımcılar yarışma süreci ve sonrasında ULUTEK Teknopark desteğiyle başarılı projelerin hayata geçirilebilmesi için sanayicilerle tanışma, üniversite ile işbirliği, ULUTEK Kuluçka Merkezi’nde yer alma, eğitim ve mentörlük hizmetleri, şirketleşme ve Fikri Sınai Mülkiyet Hakları ve Ticarileşme süreçlerinde destek alma fırsatlarını yakalayabilecek.
    Yarışmaya katılan proje sahiplerinin faydalanacağı desteklere dikkati çeken ULUTEK Teknopark Genel Müdürü İrfan Karagöz, “Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması”, ülkemizin Ar-Ge, yenilik ve tasarım merkezi olmasına ve ihracat artışına katkı sağlamasına yardımcı olacak çok prestijli bir organizasyon. Girişimcilerimiz, yarışma sayesinde projelerini ULUTEK Teknopark Kuluçka Merkezi’nde geliştirme imkanı bulabilecek. Yarışmada başarılı olan girişimcilerimizin projelerinin hayata geçmesi adına her aşamada destek sağlayacağız. Girişimlerinin sanayiye aktarımı konusunda da destek alma fırsatını yakalayacaklar. Şehrimizin otomotiv sanayii alanındaki deneyimi yadsınamaz. Bu nedenle ULUTEK Teknopark’ta gelişecek girişimlerin yarışmanın amacına daha fazla hizmet edeceğini düşünüyorum. Otomotiv sektörüne yönelik özgün ve yenilikçi fikri olan tüm girişimci ve girişimci adaylarına açık olan yarışmaya katılım ücretsiz. ULUTEK desteklerinden faydalanabilmek için, proje başvurusu www.ulutek.com.tr/otomotivingelecegi adresi üzerinden yapılmalıdır” diye konuştu.

  • D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs Projesi

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında desteklenen, Ege Teknopark yürütücülüğünde, Ege Üniversitesi, EBİLTEM ve EGİAD ortaklığındaki 6,5 milyon Euro bütçeli, “D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesi, EGİAD üyesi iş insanlarına düzenlenen bir webinar ile tanıtıldı.

    “Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güç”

    EGİAD Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatih Dalkılıç’ın moderatörlüğündeki toplantının açılış konuşmasını yapan EGİAD Yönetim kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, İzmir’in dördüncü Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak kurulan Ege Teknopark’ın, başta yaşam bilimleri ve sağlık alanları olmak üzere İzmir ve Bölgede diğer paydaşlar ile iş birliği ve sinerji halinde çalıştığını belirterek, “EGİAD olarak D-TECH4ENT projesinin resmi bir parçasıyız. EGİAD ailesi olarak bu oluşumun içinde yer almayı çok önemsiyoruz. Girişimcilik faaliyetlerinin ülke ekonomileri için önemi her geçen gün daha da artmakta olup girişimcilik faaliyetlerine gereken önemin verilmesi ülke kalkınması açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle Tekno-Girişimciler ekonomik büyümeyi artıran kilit güçtür. Teknoloji girişimciliği; bireyler, firmalar, bölgeler ve uluslarda refahı kolaylaştıran bir araçtır. Bu nedenle, teknoloji girişimciliği alanında yapılan çalışmalar entelektüel merakın ötesinde önemli bir işlev sunmaktadır. Sanayi ve bilgi devriminin merkezinde olan derin teknolojiler hem şirketlerin hem de yatırımcıların aradığı “bir sonraki büyük şey”dir. İklim değişikliği, demografik değişimler, kaynak kıtlığı veya yaşlanan nüfus ve bilimsel ilerleme gibi mega trendlerin yol açtığı büyük talep değişimlerinin kesişiminde yer alan tüm endüstrileri etkileyen modeller, derin teknolojiler; yani yapay zeka, Iot, Drones, sensörler, robotik, yeni malzemeler, biyoteknolojiler, artırılmış/sanal gerçeklik olarak adlandırılmaktadır. Uluslararası 70’e yakın pazarda yaklaşık 8 bin 700 derin teknoloji şirketi bulunmaktadır” dedi.

    Türkiye’de girişim ekosistemi

    Türkiye’de girişim ekosistemi ve Derin Teknoloji’yi de değerlendiren Yelkenbiçer, resmi istatistiklere göre, sanayi ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin oranının yüzde 3,2 olduğunu kaydederek, 2023 yılında bu oranın yüzde 5,8’e yükseltilmesinin hedeflendiğini vurguladı. Yelkenbiçer, toplumsal kalkınmanın bilgiye dayalı hale geldiği günümüz dünyasında, teknolojik, inovatif fikir ve faaliyetlerin bambaşka bir önem kazandığına dikkat çekerek, “Özellikle, eğitim programlarında yapılan düzenlemeler ışığında fikir üretmek ve bunları ticari hale getirecek destek mekanizmaları büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda TÜSİAD BGİV ile üniversite öğrencilerine; Diamond Challenge adı altında lise öğrencilerine ulaşmaya çalışarak EGİAD Melekleri markamızla biz de bu stratejiye katkı vermeye çalışıyoruz. Temel olarak derin teknoloji çığır açan yeniliklerin özellikleri incelendiğinde, başkaları için giriş engellerinin ve bilgi taşmalarının yüksek olduğu, ancak pazara sunma süresinin uzun olduğu, ürün geliştirme maliyetlerinin ve ürün risklerinin yüksek olduğu açıktır. Bu teknolojilerin büyük bir etkisi olmasına, pazara hazır olgunluğa erişmesi uzun zaman almasına ve önemli miktarda sermaye gerektirmesine rağmen, merkezi bir inovasyon yapısının “tek durak noktası” olarak tasarlanmadığı açıktır. Günümüzde üniversiteler girişimcilik ve yenilikçilik endeksine göre sıralanmakta; inovatif gençleri piyasa koşullarına ve yeni bir iş kurmaya uygun yetiştiren kurumlar öne çıkmakta. İnovasyonu ekonomik değere dönüştürmeyi teşvik eden AB projeleri yaygınlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe”

    Webinara, konuşmacı olarak katılan Ege Teknopark İş Geliştirme Koordinatörü ve NüvEge Kuluçka Merkezi Koordinatörü Anıl Baybura ise, yoğun olarak 2014 yılından bu yana kullanılmaya başlanan Deep Tech’in gelişim sürecini aktardı. D-TECH4ENT-Deep Technology Incubator for Entrepreneurs” projesine de açıklık getiren Anıl Baybura, proje ortakları olarak Ege Teknopark’ın hali hazırda işleyen bir alt yapıya, Ege Üniversitesi’nin eğitimde deneyime, EGİAD’ın yatırım konusunda ve melek yatırımcılık alanlarındaki profesyonelliğine dikkat çekti. Baybura, Deep Tech tarz fikirlerin genellikle gelişmiş laboratuvarlara, test merkezlerine, özel kaynaklara, spesifik makinelere, güçlü alt yapıya, sermayeye, kapsamlı düşünmeye ve gizliliğe ihtiyacı olduğunu belirtti. Baybura muazzam bir etkiye sahip bu girişimlerin, pazara hazır hale gelmeden önce uzun bir geliştirme sürecine, sürdürülebilir finansal yatırıma ve özel alt yapılara gereksinim duyduğunu kaydetti. Baybura konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kaynakları incelediğimizde, girişimcilik ekonomisi yaklaşık 3 trilyon dolar değere sahip bu oran bir G7 ülkesi kadar. Dünyanın en büyük 10 şirketinden 7’si teknoloji sektöründe faaliyet göstermekte. Global Girişimcilik Ekosistemi Raporu, bir sonraki Silikon Vadisi’nin, Silikon Vadisi gibi olmayacağını, tamamen farklı inovasyonlar üzerinden büyüyeceğini ve derin teknolojilerin bunun anahtarı olacağını tahmin etmekte. ABD ve Çin, 2015’ten 2018’e kadar derin teknoloji şirketlerine yapılan küresel yatırımların yaklaşık yüzde 81’ini gerçekleştirmiştir. ABD 32.8 milyar dolar, Çin ise 14.6 milyar dolar derin teknoloji yatırımı yapmıştır.”

    Türkiye’deki gelişmelere de değinen Anıl Baybura, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK, Kalkınma Ajansları ve çeşitli kuruluşların bu yapılara destek olduğuna dikkat çekti. Sektör sorunlarına da ayrıntılı olarak değinen Baybura, spesifik amaç ve öncelikleri de aktardı. Baybura, girişimciler için özelleştirilmiş birebir rehberlik ve koçluk desteğinin, alt yapı sağlamanın, derin teknoloji için bir merkez oluşturulmasının, melek yatırımcıların arttırılmasının önemine vurgu yaptı.

  • ENHANCER Projesi Başladı

    ENHANCER Projesi Başladı

    Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü işbirliği ile Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından 11 ilde yürütülen “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi (ENHANCER)” kapsamında düzenlenen eğitimlerde, başarılı girişimciler, girişimci adaylarıyla deneyimlerini paylaşıyor.

    Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, Adana Mersin, Hatay, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinde sürdürülen proje kapsamındaki girişimci adayı eğitimleri devam ediyor. Türkçe ve Arapça dillerinde verilen eğitimlere başarı hikayeleri yazmış girişimciler de katılarak, deneyimlerini paylaşıyor. Bu kapsamdaki eğitimin konuğu bu kez ünlü iş kadını Ebru Dorman oldu.

    “Dünya Devlerini Yöneten Elli Türk” listesinde yer alan, Türkiye’nin en güçlü iş kadınlarından Ebru Dorman, çevrimiçi gerçekleştirilen eğitime katılan Suriyeli ve Türk girişimci adaylarıyla başarı hikayesini paylaştı.

    Türkiye’nin en güçlü iş kadınları arasında yer alan ve mahalle okulundan Harvard’a uzanan hikayesini anlattığı ‘Hayallerinin Ötesi’nde Yaşamak’ adlı bir de kitap yazan Ebru Dorman, 17 yılı yurtdışında geçen ve başarılarla dolu 25 yılı aşkın kariyerini; başarılı, mutlu, sağlıklı bir yaşam için tavsiyelerini; girişimcilik ve fırsat eşitliği konularındaki tecrübelerini paylaştı.

    Katılımcıların büyük bir heyecan ve sorular yönelterek dinlediği Ebru Dorman, kitabından söz ederken, “Yıllardır okuduğum kitaplardan, katıldığım eğitimlerden, izlediğim videolardan, dünyanın dört bir köşesinden rol modeli yöneticilerimden, kendi hatalarımla öğrendiklerimden ve başarılı uygulamalarımdan harmanladığım pek çok tavsiyeyi bu kitapta topladım” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Eğitimleri

    ENHANCER girişimcilik eğitiminin önemine dikkati çeken Ebru Dorman, “Burada girişimcilik eğitimleri alıyorsunuz. Bu eğitimler çok kıymetli. Bir kuruma bile girip çalışsanız girişimci ruhu ile çalışmış olursunuz. Çünkü kurumların buna ihtiyacı var. O yüzden bu eğitimler, kariyer seçiminiz ne olursa olsun çok önemli” dedi.

    Girişimci adaylarına, “Başarı, ulaştığımız mevki veya elde ettiğimiz güç ile ölçülmez. Ün ya da unvan sahibi olmak ya da çok para kazanmakla da ölçülmez. Başarı bir hedef değil, bir yolculuktur” tavsiyesinde bulunan Ebru Dorman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Girişimcilik cesaret gerektirir. Bu eğitime katıldığınız için bu cesaretin sizde olduğunu anlıyorum. Kabuklarınızı kırmak istiyorsunuz ve bence de çok güzel bir adım atmışsınız. Girişimci olma sebebinizin ne olduğu önemli. Amacınız: Kimse benim patronum olmasın, kendim için çalışayım, esnek saatlerde çalışayım. Hızlı zengin olayım, ünlü olayım ise girişimci olmanızı tavsiye etmem. Girişimcilikte 7/ 24 çalışıyorsunuz. Girişimci olmak istiyorsanız esnek saatlerde çalışabilirsin. Hangi saatlerde çalışacağınızı kendiniz tayin edebilirsiniz. Girişimciliği seçtiyseniz güçlü bir sebebiniz olmalı. Amacınız varsa bir tutkunuz varsa büyük bir problemi çözmek için fikriniz varsa, kendinize ve ekibinize güveniyorsunuz harekete geçebilirsiniz. O tutku sizi o zorlu yolculukta ayakta tutan olur. Bir de ekip çok önemli. Çünkü, hiçbir şey tek başınıza olmaz. Ekip önemli. Harekete geçen kişi girişimcinin yapması gereken ilk iş doğru ekibi kurmaktır. Ancak doğru ekiple iş fikrini başarıya dönüştürebilirsiniz. Eğer doğru ekip yoksa belki bir müddet deneyim biriktirmek adına bir şirkette çalışmak daha doğru seçim olabilir.

    Özellikle kurumsal müşterilere iş yapacaksanız daha önce kurumsal dünyada bir miktar zaman geçirmiş olmak, anlamak açısından da faydalı. O yüzden girişimcilik kolay çözüm değil daha zor olan bir seçenektir.”

    Ebru Dorman, hiç kimsenin bir deneme ile büyük başarılara ulaşamayacağını belirterek, “Yılmayın. Başarısız oldunuz veya işler istediğiniz gibi gitmediyse yılmayın, bir an önce kendinizi toparlayın. Üzülmek istiyorsanız üzülün ama onu bir an önce atlatıp ayağa kalkıp önünüze bakın. Başarısızlıktan neler öğrendiğinizi kendinize sorun. Girişimcilikte egoyu terbiye etmek, sabırlı olmak çok önemli. Ampulü bulan bilim insanı bir denemede başarılı olmadı, Roma bir günde inşa edilmedi” dedi.

    ENHANCER Girişimcilik Başvuruları

    ICMPD Kıdemli Proje Müdürü Pınar Yapanoğlu ise Türk vatandaşları ve geçici koruma sağlanan Suriyelilerin girişimcilik becerilerini geliştirerek toplumdaki sosyo-ekonomik uyumun güçlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan eğitimlerin, yaz boyunca farklı gruplarda devam edeceğini, toplam 32 saatlik eğitimlere katılmak isteyenlerin başvuruda bulunabileceklerini bildirdi.

    Pınar Yapanoğlu, 5 bin girişimci adayına ulaşılmasının beklendiği eğitimlerin Türkçe ve Arapça olarak iki dilde verildiğini, çevrimiçi düzenlenen eğitimlerde; ICMPD Türkiye tarafından geliştirilen girişimcilik müfredatının uygulandığını belirtti.

    Girişimci adaylarının temel girişimcilikten pazarlama ve finansa, sunum ve şirket hukukuna kadar birçok konuda uzmanlardan eğitim aldıklarını, eğitimleri takiben uygulamalı atölye çalışmalarının da devreye gireceğini belirten Pınar Yapanoğlu, “Girişimcilik” ve “İş Dünyası” başlıklı seanslarda, ilham veren hikayelerini girişimci adaylarımızla paylaşan konuklarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Başvuruların “” üzerinden online olarak yapılabildiği girişimcilik eğitimlerinde, “Girişimciliğe Giriş, Girişimcilik Ekosistemi, Girişimciliğin ve Şirket Kurmanın Hukuki Altyapısı, Düşünce Atölyesi, Takım Oluşturma, Pazarlama İletişimi ve Müşteri İlişkileri, Girişimciler için Temel Muhasebe, Yenilikçi Girişimcilik, Sunum Becerileri” gibi birçok konu kapsamlı olarak ele alınıyor.
    6 günlük eğitimlere, Türk ve Suriyeli girişimci adayları katılabiliyor.

  • Girişimciler için Kişisel Gelişim Önerileri

    Girişimciler için Kişisel Gelişim Önerileri

    Bu yazımızda her ne kadar girişimciler amacıyla şahsi gelişim ilişkisi ile kaleme alsak da yazı içeriğinde yer alan tavsiyeler, herkes amacıyla genel geçer kurallardır. Kişisel gelişim yaşamın her döneminde kendisini ilerletmek isteyenlerin kendilerine gerçekleştirdikleri yatırım olarak değerlendirilir.

    İnsanoğlunun en mühim özelliklerinden birisi olan merak güdüsü, öğrenme amacıyla en büyük motivasyon kaynağıdır. Bu amaçla insanoğlu senelerden beri bu güdü insanların kendisini ilerletmek amacıyla sık sık öğrenmeyi tetikliyor. Biz girişimciler de bu hususta sık sık öğrenmeyi bir bağımlılık durumuna getirerek sık sık kendimizi ilerletmek durumundayız. Girişimciler kesinlikle şahsi gelişim konusu ile ilgili çaba sarf etmeli ve bu hem iş yaşamının hem de şahsi yaşamının bir parçası durumuna getirmelidir.

    Kişisel Olarak Gelişmek amacıyla Hangi Yollar Denenebilir?

    Günümüzde, yaşamımızda yapabileceğimiz bir çok şey var. Bu hususta kaynaklara erişim ise bundan sonra çok kolay. Bundan 20 sene evveline göre ise maliyetleri de aslında çok düşük. Örnek olarak vermek gerekirse; bilimsel içerikli bir çok yazıye önceden ulaşmak amacıyla üniversitelere gitmek, kütüphanelerdeki erişim ağları üstünden arama gerçekleştirmek ve talep etmek gerekirdi. Artık bir çok çevrimiçi kütüphane yardımıyla oturduğumuz yerden mobil cihazlarımızdan içeriklere erişmemiz olası. Ya da birtakım özellikli eğitim ya da kurslara ulaşmak çok zordu. Hatta birtakım eğitimleri alabilmek amacıyla İstanbul ya da Ankara gibi büyük şehirlere gitmek gerekirdi. Fakat bir çok eğitimi gene çevrimiçi platformlardan ulaşmak olası. Hatta o kadar erişilebilir duruma geldi ki, UDEMY, Coursera, Edx gibi platformlar üstünden ülkemizde bile olmayan eğitimlere katılmak ya da satın alabilmek bundan sonra çok kolay. Bu tarz şahsi gelişim eğitimlerinin erişimi fırsat eşitliğine ciddi anlamda katkı sağlıyor.

    Bu girizgahtan sonra şahsi olarak gelişiminize katkı sağlayabileceğiniz birtakım hususları detaylandıralım.

    Sosyal Medya Platformlarında Fazlaca Zaman Öldürmeyin

    Artık hepimiz birbirimizden haberdar bir şekilde yaşıyoruz. Sosyal medya ile olabildiğince haşır neşiriz. Sosyal medya bizim yenidünyamız. platformlarında olabildiğince çok vakit geçirebiliyoruz. Yediğimiz, içtiğimiz, gezdiğimiz her daim bu platformlarda paylaşıyoruz. Fakat buralarda insanların neler yaptığını incelerken farkında olmadan saatlerimiz geçebiliyor. İnsanoğlunun vakti kısıtlı. O yüzden verimli vakit kullanmak amacıyla buralarda geçirdiğimiz vaktimizi kısıtlamamız gerekiyor. İnanın bu platformları daha az kullandığınızda vakitnin daha da çok ve verimli geçtiğini görüp şaşıracaksınız.

    Yabancı Dil Öğrenin

    Yeni bir dil öğrenmek bilgi dağarcığımızı arttıracaktır. Aynı vakitte yeni bir dil öğrenerek, yeni bir kültürde öğreneceğinizi unutmayın. Bu da yaşama olan bakış açınızı değiştirecektir. Peki bunu nasıl yapacağım diye soruyorsanız size harika bir önerim var. Enstitü yapısında yer alan bedava ya da bütçenizi sarsmayacak düşük bedellerle katılabileceğiniz yabancı dil eğitimleri bu hususta size elastik bir öğrenme olanağı sunuyor. Eğitimlerde canlı derslerle katılabilir deneme sınavları ve ödevlerle öğrendiklerinizi pekiştirebilirsiniz. Aynı vakitte dersin bitiminde sertifika sınavına girerek başarılı olursanız sertifika almaya hak kazanabiliyorsunuz. Global geçerliliğe sahip sertifika yardımıyla işinizde terfi etme olanağı bile yakalamanız olası. Bildiğiniz yabancı dili geliştirebilir ya da yeni dil öğrenebilirsiniz. İngilizce A1-A2, İngilizce B1-B2, İngilizce C1-C2, eğitimlerinden birini alabilirsiniz. Bunun yanı sıra değişik diller öğrenmek isteyenler amacıyla Korece gibi seçenekleri de değerlendirebilirsiniz.

    Kitap Okumak

    İyi bir girişimci olmanın en mühim özelliklerinden birisi bilgi sahibi olup kültürlü olmaktır. Gerek bilgi birikiminizi çoğaltmak amacıyla kitap okumak ciddi katkı sağlayacaktır.

    Evet çok klişe dediğinizi duyar gibiyim. Ama sizlerde biliyorsunuz ki kitap okumak duygu dünyamızı bir yerden diğer yere götürür. Dil gelişimimizi destekler, kültür civarını arttırır. Her okuduğumuz bir kitaptan yeni yaşamlar, yeni dünyalar öğreniriz. Olaya bir de şu yönden bakın. İyi bir kitap okuru olabilmek amacıyla ayda en az bir kitap okumalısınız. Ortalama 300 sayfalık bir kitap okuyacağınızı farz edersek, günde 10 sayfa okuyarak bu işi bitirebiliriz. Bu da senede ortalama 12 kitap demektir. Kendini geliştirme kitapları bu hususta sana düşünce verebilir. Tabi ki bu rakamları da çoğaltmak elinizde. Esasında bu şekilde düşündüğünüzde işin, hiç de zor olmadığını görmüşsünüzdür.

    Kişisel Gelişim Eğitimleri Alın

    Yapılacak en güzel kendini geliştirme yolları arasında, şahsi gelişim eğitimleri alabilmek da gelir. Soğuk ve kasvetli vakitlarda bir de üzerine üstlük ev hapsi yaşam sürdüğümüz vakitlarda inanın hepinize iyi istikbal harika eğitimler var. Enstitü yönünden evinizin konforunda alabileceğiniz eğitimlerden birisi kesinlikle size göre. Fotoğrafçılık ve blog yazarlığı gibi eğitimlerden, dijital pazarlama ve NLP eğitimlerine kadar sonsuz alternatifi değerlendirebilirsiniz.

    Akademik Başarınızı Destekleyecek Eğitimler Alın

    Kendini geliştirme yolları içerisinde, mesleğinizde ilerleyebileceğiniz ve sizi işinizde terfi ettirebilecek eğitimlere katılın. Bu eğitimlerden sertifika alıp bildiklerinizi belgelendirin. İnanın bu sizi iş yerinizde ve günlük yaşamınızda çoğu rakibin önüne geçirecektir. Yaşam pahalı ve eğitim de çok pahalı bir iş dediğinizi duyuyorum. Hayır birtakım kurumların paradan çok bilgiye değer verdiğini unutmayın. “En başarılı insan en iyi bilgiye sahip olandır ” anlayışını benimseyen Enstitü’ den çoğu hususta çevrimiçi eğitim almanız olası. İş yaşamınıza katkı sağlayacak ya da başarılı bir girişimci olmak amacıyla yol gösterecek eğitimleri inceleyerek kendinize bir uygulama hazırlayın.

    Yeni bağımlılıklar edinin

    Spor yapmıyorsanız kesinlikle spora başlayın. Sağlıklı beslenin. Kötü bağımlılıklarınızdan kurtulun. Herhangi bir müzik aleti çalıyorsanız bunu geliştirin. Bilmiyorsanız yeni bir müzik aleti öğrenmeye çalışın. Bunlar ruh ve vücut sağlığınızın gelişimi amacıyla size iyi istikbaltir.
    Sizi Olumsuz Etkileyen Negatif İnsanlardan Uzak Durun
    Yaşamınızdaki şahıslar sizin bakış açınızı belirler. Unutmayın ‘’ eş güdümlü vakit geçirdiğiniz insanların ortalaması sizin karakterinizi yansıtır’’ Sizin her yaptığınıza negatif düşünceyle yaklaşan, hep bir olumsuzluk bulan insanları yaşamınızdan çıkarın. Bu tarz insanlarla eş güdümlü sıkça olursanız sizin de onlara benzemeniz kaçınılmaz. Ruhunuza iyi istikbal, sizi ileriye taşıyacak ve motive edecek insanlarla eş güdümlü olun.

    Kişisel Hedeflerinizi Büyütün

    Kendinizi aşacak büyük amaçlar koyun. Hatta bunları ne vakit ve nasıl gerçekleştirmek istediğinizi tarihiyle not edin. Bu amaçlare ulaşmanız amacıyla takip edeceğiniz yolları belirleyin. Unutmayın büyük amaçlar kurmak, büyük hayallerimizden geçer. Hedeflerinize ulaşmak amacıyla ismim ismim korkularınızı yenin.

    Teknolojiden Olumlu Anlamda Yararlanın

    Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle hepimiz bundan sonra tablet, bilgisayar ve akıllı telefonlarımız aracılığı ile her türlü bilgiye erişebiliyoruz. Tabi ki teknolojinin çoğu olumlu özelliği var. Yukarıda bahsettiğim çevrimiçi eğitimleri bile alırken teknolojinin nimetlerinden faydalanıyorsunuz. İnternet içerisinde verimli vakit geçirin. Sizi eğitecek ve geliştirecek internet sitelerinde gezinin. Zamanınızı doğru değerlendirin.

    Kendinize Kısa Periyodlarla Yapılacaklar Listesi Belirleyin

    Bu şekilde daha sistemli ve disiplinli bir yaşam sağlamanız olası olacaktır. Yapılacaklar listenizi 15 günde bir denetim edin ve hangilerini yapıp yapmadığınızı belirleyin. Plana ne şekilde bağlı kaldığınızı belirlediğinizde kendi gelişiminizi de takip etmiş olacaksınız.

  • Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yerli biyoteknoloji şirketi ENBIOSIS’e PRAGMA ortak oldu

    Yapay zekâ temelli mikrobiyom analizi ile kişiselleştirilmiş sağlık çözüm sunan ENBIOSIS istikrarlı ilerleyişini devam ettiriyor. Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA ile anlaşmaya varan ENBIOSIS, yakın gelecekteki girişimleriyle başarısını daha da artırmayı hedefliyor.

    “Yakın gelecek planlarımız ile büyümeye devam edeceğiz”

    Geliştirdiği yapay zeka temelli analiz sistemi ile ENBIOSIS, bir yandan farklı hastalıklar için kişiye özel çözümler sunarken, diğer yandan gerçekleştirdiği klinik çalışmalarla global anlamda yerini sağlamlaştırıyor. ENBIOSIS katma değerli çözümlerini dünyadaki çeşitli ülkelerdeki kullanıcılara kısa zamanda sunmaya başlayacak. Bu kapsamda yakın zamanda ABD’de, Fransa’da ve Suudi Arabistan’da anlaşmalar yapıldı.

    B2C ve B2B dijital pazarlama ve iş geliştirme süreçlerine hız veren ENBIOSIS, potansiyel partner ve müşteriler ile temas kurduğu kanalların sayısını da artırarak daha fazla kullanıcıya ulaşmayı hedefliyor.

    Kişiye özel prebiyotikler yolda!

    ENBIOSIS kurucuları kişiye özel çözüm ve desteklerine yenilerini eklemeye devam edeceklerini belirtiyorlar. ENBIOSIS’in yakın zamandaki planlarını ise şu sözlerle ifade ediyorlar:

    “Ağustos ayının sonuna kadar kişiye özel prebiyotiklerin ve IBS prebiyotiğinin üretimini tamamlayarak yurt içi ve yurt dışında satış ruhsatlarını alacağız. Mobil uygulamamızın da yayınlanmasının ardından üyelik modeline geçiş yapacağız. IBS, karaciğer yağlanması, ülseratif kolit, crohn ve kolon kanseri hastalıklarının erken dönemde teşhisi için geliştirdiğimiz tanı kitinin FDA onayını ve CE sertifikasını alacağız. Ayrıca yaygın görülen Tip 2 diyabet hastalığına özel diyet modülümüzü tamamlayacağız. IBS üzerine gerçekleştirdiğimiz klinik çalışmada %78 başarı elde etmek bizim için önemli bir başarı oldu. Yıl sonuna kadar 3 klinik çalışmayı daha tamamlayacağız.”

    ENBIOSIS Huzursuz Bağırsak Sendromu’na karşı %78 başarı elde etti

    Tüm dünyada yaygın görülen bir rahatsızlık olan Huzursuz Bağırsak Sendromu (IBS), bu sorunla yaşayanlar için büyük bir problem. Bu sendrom, dünya nüfusunun yaklaşık %10-%15’ini etkiliyor. ENBIOSIS, gerçekleştirdiği klinik çalışmayla IBS için de tedavi çözümü sunuyor:

    “Huzursuz Bağırsak Sendromu rahatsızlığının tedavisi için mikrobiyom terapisinin etkinliğini araştırdığımız klinik çalışmamızı yayınladık. Bu çalışma dünyada bir ilk. Bu klinik çalışma sonucunda Enbiosis Mikrobiyom Diyeti ile takip edilen hastaların semptomlarında %78 iyileşme gözlemlendi. Bu başarı sonucunda her yıl gastroenteroloji hastalıkları üzerine çalışan 14.000 hekim, araştırmacı ve akademisyenin katıldığı en büyük platform olan Digestive Disease Week’e (DDW) klinik çalışmamızı sunmak üzere davetiye aldık. Ek olarak klinik çalışmamızın özeti American Gastroenterology Association’ın en prestijli dergisi Gastroenterology dergisinde yayımlandı.

    PRAGMA

    Şirket satın alma birleşmeleri alanında Türkiye’nin lider yatırım bankacılığı şirketi olan PRAGMA kuruluşundan bu yana 100 işlemle 7.0 milyar ABD Dolarlık işlem hacmine ulaştı.

    PRAGMA, yatırım bankacılığı faaliyetlerine ek olarak değer yaratma amacıyla doğrudan yatırımlar da yapmakta. Bu kapsamda PRAGMA’nın teknoloji, sanayi ve madencilik alanlarında önemli yatırımları bulunmakta.

  • Girişimcilik Başarısı: Yollar, Stratejiler ve İpuçları

    Girişimcilik Başarısı: Yollar, Stratejiler ve İpuçları

    ## Giriş: Girişimcilik Dünyasında Başarıya Giden Yollar

    Girişimcilik, yalnızca bir iş kurmak değil, aynı zamanda yaratıcılığı, cesareti ve azmi bir araya getiren bir yaşam tarzıdır. Günümüz rekabetçi piyasasında, başarılı bir girişimci olmak için sadece iyi bir fikre sahip olmak yeterli değildir. Stratejik planlama, etkili liderlik, finans yönetimi ve sürekli öğrenme gibi bir dizi faktörü bir araya getirmek gerekmektedir. Bu makalede, girişimcilik yolculuğunun çeşitli yönlerini derinlemesine inceleyerek, potansiyel girişimciler ve mevcut işletme sahipleri için değerli içgörüler sunmayı amaçlıyoruz. Girişimcilik dünyasının dinamiklerini, karşılaşılan zorlukları ve başarıya ulaşmanın temel prensiplerini ele alacağız. Ayrıca, güncel piyasa trendlerini ve girişimcilerin adaptasyon yeteneğinin önemini vurgulayarak, sürdürülebilir bir başarı için gerekli stratejileri değerlendireceğiz. Bu yolculukta, girişimcilik ekosistemini oluşturan unsurlara ve bu ekosistemin gelişimine odaklanarak, okuyucularımızı daha bilinçli ve donanımlı hale getirmeyi hedefliyoruz.

    ## Girişimcilikte Temel Kavramlar ve Önemi

    Girişimcilik (Entrepreneurship), ekonomik büyüme ve istihdam yaratma açısından kritik bir öneme sahiptir. Bir girişimci (entrepreneur), yenilikçi fikirleri hayata geçiren, risk alan ve kaynakları etkin bir şekilde yöneten kişidir. Bu, sadece yeni bir şirket kurmakla sınırlı değildir; aynı zamanda mevcut bir işletmeyi büyütmek, yeni pazarlara girmek veya ürün ve hizmetlerde yenilikler yapmak anlamına da gelir. Girişimciliğin temel kavramları arasında, fırsatları belirleme, iş planı hazırlama, finansman sağlama, pazarlama stratejileri geliştirme ve operasyonları yönetme yer alır. Başarılı bir girişimci, bu kavramları etkili bir şekilde bir araya getirerek, rekabet avantajı elde etmeyi ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmayı başarır.

    ## İş Planı ve Stratejik Planlamanın Rolü

    Bir iş planı (business plan), bir girişimin vizyonunu, hedeflerini, stratejilerini ve finansal projeksiyonlarını detaylandıran yazılı bir belgedir. İş planı, hem girişimciler için bir yol haritası niteliğindedir hem de potansiyel yatırımcılar ve finans kuruluşları için bir değerlendirme aracıdır. İş planı hazırlama süreci, pazar araştırması, rekabet analizi, operasyonel planlama ve finansal tahminler gibi önemli adımları içerir. Stratejik planlama (strategic planning) ise, bir işletmenin uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için izleyeceği yolları belirler. Bu, pazar trendlerini analiz etmeyi, rekabet avantajlarını tanımlamayı ve kaynakları etkili bir şekilde tahsis etmeyi gerektirir. Etkili bir stratejik plan, girişimcilerin belirsizliklerle başa çıkmasına ve değişen pazar koşullarına uyum sağlamasına yardımcı olur.

    ## Finans Yönetimi ve Kaynak Bulma Stratejileri

    Girişimciler için finans yönetimi (financial management), işletmenin nakit akışını, gelirlerini, giderlerini ve karlılığını yönetmek anlamına gelir. Etkili bir finans yönetimi, bütçeleme, finansal analiz, maliyet kontrolü ve yatırım kararları gibi önemli faaliyetleri içerir. Bir girişimcinin, finansal okuryazarlığa sahip olması ve temel finansal tabloları (bilanço, gelir tablosu, nakit akış tablosu) yorumlayabilmesi önemlidir. Kaynak bulma (fundraising) ise, bir girişimin finansman ihtiyacını karşılamak için uygulanan çeşitli stratejileri kapsar. Bu stratejiler arasında, melek yatırımcılar (angel investors), risk sermayesi (venture capital), banka kredileri, devlet destekleri ve kitle fonlaması (crowdfunding) gibi farklı yöntemler yer alır. Özellikle, 2024 yılı itibarıyla, erken aşama girişimler için melek yatırımcıların ve kitle fonlamasının popülaritesi artarken, geleneksel banka kredilerine erişim daha da zorlaşabilmektedir. Girişimcilerin, finansman seçeneklerini dikkatlice değerlendirmeleri ve işletmelerinin ihtiyaçlarına en uygun olanları seçmeleri önemlidir.

    ## Pazarlama ve Satış Stratejileri Geliştirme

    Pazarlama (marketing) ve satış (sales), bir girişimin başarısı için kritik öneme sahiptir. Etkili pazarlama stratejileri, hedef kitleyi belirlemeyi, ürün veya hizmeti konumlandırmayı, marka bilinirliği oluşturmayı ve müşterilerle etkileşim kurmayı içerir. Dijital pazarlama (digital marketing), özellikle günümüz dünyasında, girişimciler için vazgeçilmez bir araç haline gelmiştir. Sosyal medya pazarlaması (social media marketing), içerik pazarlaması (content marketing), arama motoru optimizasyonu (SEO) ve e-posta pazarlaması (e-mail marketing) gibi farklı dijital pazarlama teknikleri, girişimcilerin geniş kitlelere ulaşmasını ve potansiyel müşterilerle etkileşim kurmasını sağlar. Satış stratejileri ise, potansiyel müşterileri gerçek müşterilere dönüştürmeyi amaçlar. Etkili bir satış stratejisi, müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), satış hunisi (sales funnel) oluşturma ve satış ekibini yönetme gibi unsurları içerir. Ayrıca, 2024 yılı verilerine göre, e-ticaret (e-commerce) ve doğrudan tüketiciye satış (direct-to-consumer) modelleri, girişimciler için önemli fırsatlar sunmaktadır.

    ## Liderlik ve Ekip Yönetimi

    Liderlik (leadership), bir girişimin başarısında belirleyici bir faktördür. Başarılı bir girişimci, sadece vizyon sahibi olmakla kalmaz, aynı zamanda ekibini motive etme, yönlendirme ve etkili bir şekilde yönetme becerisine de sahip olmalıdır. Liderlik, iletişim, delegasyon, karar verme ve çatışma yönetimi gibi temel becerileri içerir. Ekip yönetimi (team management) ise, farklı yeteneklere sahip bireylerden oluşan bir ekibi bir araya getirerek, ortak hedeflere ulaşmayı amaçlar. Etkili bir ekip yönetimi, performans yönetimi, motivasyon, ekip çalışması ve sürekli eğitim gibi unsurları içerir. Ayrıca, günümüz iş dünyasında, uzaktan çalışma (remote work) ve hibrit çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, liderlerin ve yöneticilerin, bu yeni çalışma düzenlerine uyum sağlaması ve ekiplerini etkili bir şekilde yönetmesi daha da önem kazanmıştır.

    ## Sonuç: Girişimcilik Yolculuğunda Başarı İçin Bir Rehber

    Bu makalede, girişimcilik dünyasının temel kavramlarını, stratejilerini ve zorluklarını ele aldık. Başarılı bir girişimci olmak için sadece iyi bir fikre sahip olmak yeterli değildir; aynı zamanda stratejik planlama, etkili liderlik, finans yönetimi, pazarlama ve sürekli öğrenme gibi bir dizi faktörü bir araya getirmek gerekmektedir. Girişimcilik yolculuğu, zorlu ve çetin olabilir ancak doğru stratejiler, azim ve kararlılıkla aşılamayacak engel yoktur. İş planınızı dikkatlice hazırlayın, finansman kaynaklarınızı iyi analiz edin ve pazarlama stratejilerinizi hedef kitlenize göre uyarlayın. Liderlik vasıflarınızı geliştirin ve ekibinizi motive edin. Unutmayın ki, girişimcilik bir maratondur, sprint değil. 2024 ve ötesinde, dijitalleşme ve teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada, uyum sağlama yeteneğiniz ve sürekli öğrenme isteğiniz, başarınız için kritik öneme sahip olacaktır. Girişimcilik, sadece bir iş kurmak değil, aynı zamanda kişisel gelişim ve topluma değer katma yolculuğudur. Başarıya giden bu yolda, cesaretinizi kaybetmeyin, risk alın ve dünyayı değiştirecek bir etki yaratın.

  • Kenevir: Türkiye’nin Sürdürülebilir Gelecek İçin Yeni Umudu

    Kenevir: Türkiye’nin Sürdürülebilir Gelecek İçin Yeni Umudu

    # Sürdürülebilir Gelecek İçin Kenevir: Türkiye’nin Yükselen Yıldızı

    Ege İhracatçı Birlikleri ve Tekstil Mühendisleri Odası (TMO) İzmir Şubesi’nin düzenlediği “Sürdürülebilir Gelecek İçin Kenevir Çalıştayı”, Türkiye’nin küresel kenevir pazarındaki rolüne dair önemli ipuçları sundu. 2050 yılına kadar 100 milyar dolarlık bir hacme ulaşması beklenen bu pazarda, Türkiye’nin iddialı bir oyuncu olabileceği vurgulandı. Çalıştayda, kenevirin tekstilden otomotive, yapı malzemelerinden gıdaya kadar birçok sektörde sunduğu fırsatlar değerlendirildi. Düşük su ihtiyacı, çevre dostu üretim özellikleri ve çok yönlü kullanım alanlarıyla kenevir, sürdürülebilir bir gelecek için umut vadediyor. Bu makalede, kenevirin potansiyelini, sektörlere etkilerini ve Türkiye için sunduğu fırsatları detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

    ## Kenevirin Çok Yönlü Potansiyeli ve Sürdürülebilirlik Vurgusu

    Kenevir, uzun yıllar ihmal edilmesine rağmen, sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Çağlar Bağcı’nın da belirttiği gibi, kenevir, düşük su ihtiyacı, toprağı zenginleştirme özelliği, geri dönüştürülebilir yapısı ve ekolojik dengeye katkısıyla öne çıkıyor. Bu özellikler, keneviri sadece çevreci değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik açıdan da değerli kılmaktadır. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe, kenevirin hafifliği, dayanıklılığı ve yanmaya karşı dirençli yapısı, onu cazip bir alternatif haline getirmektedir. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın (Green Deal) getirdiği düzenlemelerle birlikte, sektörün doğal elyaflara yönelimi kaçınılmaz hale gelmekte ve kenevir bu geçiş sürecinde önemli bir rol oynamaktadır.

    ## Kenevirin Çevreci Yüzü ve Sektörel Faydaları

    Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Muzaffer Kayhan, kenevirin çok yönlü kullanımı ve çevre dostu üretim özelliklerine dikkat çekiyor. Kenevir, pamuk gibi geleneksel liflere kıyasla %50-70 daha az suyla yetişir. Doğal olarak zararlılara karşı dayanıklı olması, pestisit ve herbisit kullanımını azaltır. Ayrıca, yılda birden fazla hasat imkânı sunarak toprağı verimli kullanır ve fitoremediasyon özelliği sayesinde kirli toprakları temizler. En önemlisi, karbon yutak özelliğiyle atmosferdeki CO₂’yi emerek iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlar. Bu özellikler, keneviri hem ekonomik hem de ekolojik açıdan stratejik bir ürün haline getirmektedir. Kenevirin tekstil ve hazır giyim sektörlerindeki kullanımı, dayanıklılığı, UV ışınlarına karşı direnci ve doğal antibakteriyel özellikleriyle de avantaj sunmaktadır.

    ## Geleceğin Lifi Olarak Kenevir ve Döngüsel Ekonomi

    Tekstil Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Tuğrul Tamtürk, keneviri “geleceğin lifi” olarak tanımlıyor. Kenevirin hızlı büyüme özelliği sayesinde atmosferden önemli miktarda karbondioksit emdiği ve biobozunur özelliğiyle çevre dostu bir alternatif olduğu vurgulanıyor. Kenevir lifleri, tekstil ürünlerine üstün nitelikler kazandırırken, tohumları gıda ve kozmetik sanayinde, sapları ise biyokompozit malzeme ve enerji üretiminde değerlendiriliyor. Bu çok yönlü kullanım, keneviri döngüsel ekonomiye mükemmel şekilde uyum sağlayan bir hammadde haline getirmektedir. Bu yaklaşım, atıkların azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve çevresel etkilerin minimize edilmesi prensiplerine dayanmaktadır.

    ## Küresel Kenevir Pazarında Türkiye’nin Rolü

    Marka Tekstil Danışmanlık Şirketi Kurucusu Nebahat Kılıç, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) verilerine göre 2050’ye kadar kenevir pazarının 100 milyar doları aşacağını belirtiyor. Şu anda Çin ve Fransa’nın bu pazarda etkili olduğu, ancak Türkiye’nin de önemli bir pay alma potansiyeline sahip olduğu vurgulanıyor. Kenevirin biyoplastik, tekstil, yapı malzemeleri, gıda, kağıt, kompost ve enerji sektörlerine entegre edilebilmesi, Türkiye için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu potansiyelin değerlendirilmesi için farkındalık yaratılması ve stratejik adımlar atılması gerekiyor.

    ## Sonuç: Sürdürülebilir Geleceğin Anahtarı Olarak Kenevir

    Kenevir, sadece bir ürün olmanın ötesinde, sürdürülebilir sanayi politikalarının yapı taşlarından biri olma potansiyeli taşıyor. Çalıştayda öne çıkan görüşler, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ve atılması gereken adımları net bir şekilde ortaya koyuyor. Kenevirin düşük su ihtiyacı, toprağı zenginleştirme özelliği, geri dönüştürülebilir yapısı ve karbon yutak özelliği gibi çevresel faydaları, onu sürdürülebilir bir gelecek için ideal bir seçenek haline getiriyor. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü başta olmak üzere, birçok sektörde kenevirin kullanımı, hem çevresel etkileri azaltacak hem de ekonomik faydalar sağlayacaktır. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’nın getirdiği düzenlemeler, sektörleri doğal elyaflara yöneltirken, kenevir bu geçiş sürecinde kritik bir rol oynayacak. Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini değerlendirebilmesi için, farkındalığın artırılması, Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verilmesi ve sektörler arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerekiyor. Kenevirin çok yönlü kullanım alanları, Türkiye’nin küresel pazarda rekabet gücünü artırabilir ve sürdürülebilir bir ekonomi için önemli bir fırsat sunabilir. Bu doğrultuda, kamu ve özel sektör iş birliğiyle atılacak adımlar, Türkiye’yi kenevir alanında lider ülkelerden biri yapabilir.

    **[Şirket Adı]** hakkında: [Şirket Adı], sürdürülebilir tekstil malzemeleri konusunda uzmanlaşmış, yenilikçi bir firmadır. Çevre dostu üretim yöntemlerini benimseyerek, kenevir gibi doğal liflerin kullanımını teşvik etmektedir. Amacımız, sürdürülebilir ve döngüsel bir ekonomi için çözümler üretmek ve sektördeki dönüşüme liderlik etmektir.

  • Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week’de Geri Sayım Başladı

    Failure Week (Başarısızlık Haftası) bu sene çevrimiçi gerçekleştirilecek.

    İTÜ Girişimcilik Kulübü organizasyonu ile gerçekleştirilen; “Başarının çokça rağbet gördüğü bu zamanda başarıya giden yoldaki inişlerin, vazgeçişlerin, mağlubiyetlerin göz ardı edildiğini düşünüyoruz. Başarısızlığa sebep olan en önemli etmenlerden birinin başarısızlığa karşı duyduğumuz korku ve hata yapmaya karşı olan ön yargılarımız olduğuna inanıyoruz. Hata yapmanın başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğunu biliyoruz” söylemleriyle bu sene beşincisi düzenlenecek olan Failure Week çevrimiçi olarak 17-22 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Girişimcilik bilinmezliklerle dolu bir çevrede kendi yolunu bulma çabası olduğundan kişilerin en çok başarısızlık korkusuyla yüzyüze geldiği süreçtir. 2017’de ilki düzenlenen ve geleneksel olarak düzenlemeyi planlanan Failure Week’in amacı potansiyel girişimcilere ve kendi yolundan gitmek isteyen herkese hata yapma ve başarısız olmanın başarıyı gölge düşürmek yerine başarıya giden yolda hayatın doğal ve sağlıklı bir parçası olduğu farkındalığını yaratmak istiyoruz” olarak tanımlanıyor.

    Failure Week etkinliğine kayıt olmak için lütfen tıklayınız.

  • Imagine Tomorrow 2021’in En İyileri Belli Oldu

    Imagine Tomorrow 2021’in En İyileri Belli Oldu

    Avrasya Yükseköğretim Zirvesi bünyesinde bu yıl üçüncü defa düzenlenen Imagine Tomorrow’da yılın en iyileri belli oldu. Program kapsamında 13 girişim ekibi ödüllendirildi. Girişimci ve yatırımcıları bir araya getiren, İstanbul Aydın Üniversitesi, Mentornity, Örnek Patent, ProjeDEM ve Startup Centrum’un destekleri ile gerçekleştirilen Imagine Tomorrow 2021, 200’den fazla başvuru arasından belirlenen 20 başarılı girişimin bin 300’den fazla ziyaretçinin katılım gösterdiği Avrasya Yükseköğretim Zirvesi’nde (EURIE) sahne alarak gerçekleştirdikleri sunum ve ödül töreniyle noktalandı.

    200’ÜN ÜZERİNDE BAŞVURU

    Imagine Tomorrow 2021 teknoloji tabanlı girişimler ve sağlık olmak üzere 2 farklı odakta gerçekleştirildi. 200’ün üzerinde başvuru alan programlara başvuranlar arasından seçilen 20 girişim final günü sunum yapmaya hak kazandı. Imagine Tomorrow akıllı ve mobil teknolojiler, perakende teknolojileri, finans teknolojileri ve ödeme sistemleri, sağlık ve biyoteknoloji, yapay zeka, siber güvenlik alanlarında yenilikçi iş fikirlerine ev sahipliği yapıyor.

    • Bu metinde yer alan bazı sözcükleri ve terimleri anlamıyor musunuz? Girişimcilik Sözlüğü sizler için hazırlandı

    PANELLERLE BAŞLADI

    Imagine Tomorrow’un ilk gününde Facebook ve Google eski yöneticilerinden ve Teknasyon ortağı Erdem Çelik girişimcilik ekosistemi deneyimlerini paylaşırken, ikinci günde TR Angels ortaklarından Haluk Terzioğlu TR Angels yatırım gündemini ve 2021 dönemine dair öngörülerini paylaştı. Youtube üzerinden de paylaşılan yayınların son final gününde ise KOSGEB İkitelli Başkanı Tolga Erkan KOSGEB’in yenilikçi fikirlere ve girişimcilere sunduğu destekler ve yeni dönem planlarını açıkladı. Final günü girişimlerin sunumlarını KOSGEB Başkanlık Müşaviri Nedim Kara, TR Angels ortağı Haluk Terzioğlu, JCI Türkiye İstanbul Başkan Yardımcısı Tolga Kayasu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Ofisi’nden Tümay Erdil, SPED Eğitim Danışmanlık’tan Murat Ünver, Entrecom’dan Enis Erdem Yurdatapan’dan oluşan jüri değerlendirdi.

    İŞTE ÖDÜL ALAN GİRİŞİMLER

    Sunumların ardından düzenlenen ödül töreni ile 13 girişim ekibi İAÜ TEKMER ön kabulü, patent başvuru desteği, nakit ödülleri gibi farklı kategorilerde ödüllerle buluştu. Stetoguard, Wallids ve Mumurgan ekipleri nakit ödüllerinin sahipleri oldu. İzci Savunma, Balık Atıklarından Kolojen Üretim Metodu, Intera Süper Gıda, Sphero Biosciences ve Bitohum ekipleri İAÜ TEKMER bünyesine ön kabul ödülünü alırken, Mumurgan, Aivasoft, Eksozomal Preparat, Optaworks ve Intera Süper Gıda ekipleri Proje Yazım Eğitimi ödülünü kazandı. Patent Başvuru ödülü ise Eksozomal Preparat, Sphero Biosciences ve Stetoguard ekiplerinin oldu. Imagine Tomorrow’un özel bölümünde 10-15 yaş aralığındaki genç girişimciler sundukları fikirler ile büyük beğeni topladı.

  • Sanofi’nin PharmUp Girişimcilik Programı Yeni Dönemi Başlıyor

    Sanofi’nin PharmUp Girişimcilik Programı Yeni Dönemi Başlıyor

    Türkiye’de sağlık alanında yenilikçi çözümler geliştirmek ve sunmak için çalışan Sanofi, PharmUp Girişimcilik Programı ikinci döneminin başladığını açıkladı. Türkiye’nin girişimcilik alanındaki en köklü kurumlarından Endeavor iş birliğinde gerçekleşecek yeni dönemin takvimine göre, başvurular 10 Nisan 2021 tarihine kadar www.sanofi.com.tr üzerinden yapılabilecek.

    Bu yeni dönemin kategorileri Akıllı Sağlık Cihazları ve Diagnostik Çözümler (giyilebilir teknolojiler ve hızlı test araçları), Medikal Eğitim ve İletişim Araçları, Sağlıklı Yaşam Çözümleri, Dijital Sağlık ve Teletıp, Veri Yönetimi ve Analitiği, Kurumsal Dijital Dönüşüm olarak belirlenmiş durumda.

    Sitemizde bu kapsamda birçok girişimcilik programları ile girişim haberleri yer almaktadır.

    Sağlık dikeyinde çalışan, ölçeklenebilir, geliştirilebilir ve sürdürülebilir fikirlerin hayat bulduğu programda seçilecek girişimler için mentörlük desteği ve eğitimler içeren 3 aylık hızlandırma dönemi başlayacak. Bu dönem sonrasında ürünlerini olgunlaştıran start-up’lar Temmuz ayında gerçekleştirilecek programın final gününde (Demo Day) sektörün önde gelen isimlerine projelerini tanıtma şansı bulurken somut çözümü olan projelere Sanofi ile iş birliği fırsatı sunulacak.

    İlk dönem başarıyla tamamlanmıştı

    PharmUp Girişimcişil Programı için ilk yılında hızlandırma programına katılmaya hak kazanan 5 girişimci katılmıştı.  5 aylık bir sürede çalışma ve hazırlıklarını tamamladı. Demo Day etkinliğinde sunumların ardından jüri üyeleri tarafından belirlenen PharmUp birincisi, hastane enfeksiyonlarının erken evrede ve hızlı tanısı için hasta başı enfeksiyon tanı cihazı geliştiren Aksense oldu. Aksense, özellikleriyle dünyada bir ilk olma özelliği de taşıyordu.Jüri Özel Ödülü’nü ise dijital verilerin DNA’da şifrelenmesi, arşivlenmesi ve pratik geri okunmasına yönelik platform teknolojisi geliştiren HiDNA aldı.

  • E-Ticaret ile Para Kazanmak Nasıl Öğrenilir?

    E-Ticaret ile Para Kazanmak Nasıl Öğrenilir?

    Ticaretin internet üzerinde yapılanına e-ticaret diyebiliriz. İnternet üzerinden birçok alanlarda ve birçok çeşitte e-ticaret yapmak mümkün. Teknolojinin gelişmesi artık oturduğunuz yerden, dünyanın diğer bir ucuna ticaret yapmanız için gerekli ortamların oluşmasını sağlamış durumda. Ticaret yapmayı bilenler için e-ticaret ile para kazanmak aslında çok da zor olmayacak bir niteliğe sahip, sadece ortam fiziksel değil daha fazla dijital ortamda gerçekleşiyor.

    Peki daha önce hiç ticaret yapmadı iseniz ne yapmalısınız. En önemli tavsiyemiz kesinlikle bir e-ticaret eğitimi almanızdır. Çünkü, e-ticareti kendi sitenizden yapabileceğiniz gibi birçok ulusal ve uluslararası pazaryerlerinden yapmanız da mümkün bu açıdan tüm bunların arasındaki farklılıkları, avantajlı ve dezavantajlı kısımlarını mutlaka öğrenmeniz pratiğe geçmeniz durumunda daha az zararla karşılaşmanıza olanak sağlayacaktır.

    E-ticaret internet aracılığıyla para kazanmanın son zamanlarda en popüler yöntemlerinden birisi haline gelmiş durumda. Bu nedenle, e-ticaretin kitabına göre yapılması nedeniyle, birçok internet sitesi üzerinden eğitim almanız mümkün. Hatta bu konuda birçok kalkınma ajansı da örgün eğitim verebilmekte. Bu nedenle bu ilanların mutlaka tarafınızca takibi gerekmektedir.

    Neden E-Ticaret Eğitimi Almalısınız?

    Bir çok e-ticaret yöntemi yer alıyor. Birçok kişi tarafından tercih edilen yöntem dropshipping yöntemi ile pazaryeri satışı kolaylığından, kısmi olarak düşük risk içermesinden ve de daha az giriş sermayesi ile e-ticarete atılabilirsiniz.

    Bunu yapmanız ile ilgili herhangi bir problem olmasa da e-ticaret ile para kazanmak için bu işi yaparken dikkat etmeniz gereken hususlar, tedarik kanalları seçiminde dikkat edilecek hususlar, yasal düzenlemeler, pazaryerlerinin birbirine göre kıyaslanması gibi çok önemli konuları uygulama esnasında öğrenmek size ciddi zararlar verebilir. Bu nedenle e-ticaret eğitimi almak bir zorunluluk olmasa da önemli bir gerekliliktir.

    Diğer taraftan pazaryeri üzerinden stoklu satış yapacaksanız, en azından nakit akışı ile ilgili tecrübeniz yoksa yüksek stok maliyetleri ile karşı karşıya kalmanız söz konusu olabilir. Peki bu riski nasıl bertaraf edeceksiniz. Elinizde kalan stokları nasıl eriteceksiniz. Bu konuda bir tecrübeniz yoksa işiniz ciddi olarak zora girecektir. Bu riskleri azaltmanız için başkalarının tecrübelerini de dikkate almanız gerekiyor.

    E-ticaret Yurtiçi mi Yurtdışı mı?

    Diğer taraftan, e-ticaret ile para kazanmak için yurtiçi hedeflemenin haricinde dünyanın diğer ucuna da ürün satarak e-ihracata adım atmak da isteyebilirsiniz. Bu artık oldukça mümkün ve olabildiğince basit. Tabii ki yol ve yöntemleri iyi bir şekilde bildiğiniz durumda. Amazon, Aliexpress, ETSY bu konularda size çok uygun ve güzel pazaryeri imkanları sunuyor. Fakat bu işin de incelik ve teknikleri mevcut. Örneğin; bu platformlarda mağazanızı ilk açmanızın ardından ilk satışı nasıl yapacaksınız. Doğru bir şekilde ürün listelemeyi nasıl başaracaksınız. Ürün listelemenin incelikleri neler gibi birçok konu ile yüz yüze kalacaksınız. İnternet her ne kadar derya deniz olsa da bu konuların tamamını derli toplu açık kaynaklı bir şekilde bulacağınızın garantisi bulunmuyor. Özellikle kendi dilimizde kaynakların çok fazla olmadığı bu platformlar için mutlaka belirli bir metodoloji ile size sunacak bir eğitim almanız sizi gelecekteki risklerden mutlaka koruyacaktır. Eğer ürün gamınız çok fazla ise bu konuda profesyonel bir ekipten yardım da alabilirsiniz. Bu konuda bizden danışmanlık almak isterseniz lütfen iletişim kısmından bize ulaşınız.

    Diğer bir konu ise; pazaryeri illa ki kullanılabilir ancak komisyon oranlarından dolayı tercih etmeyebilirsiniz. Bu durumda kendi web sitenizi kurmalı ve bununla ilgili birçok konuyu tek başınıza halletmeniz gerekecektir. Örneğin; en uygun e-ticaret sistemini kurmalı, buna uygun bir hosting kullanmalısınız. Sitenizde mutlaka SSL sertifikası olması ve mutlaka bir ödeme entegratörü ile anlaşmalısınız. Bu konular ile baş etmek öncelikle zor gibi görünse de imkansız değildir.

    Yukarıda bahsedilen konuların yanında, mevzuatlar gereğince kayıt olmanız gereken odalar ya da halletmeniz gereken vergi konularını da göz ardı etmemelisiniz.

    Daha önce ticaret yapmadı iseniz, teknik konulardan öte yasal konuların çözülmesi ile birlikte diğer birçok konuda sorun yaşamamak için e-ticaret eğitimi almanızı ya da bu konuda danışmanlık ile hareket etmenizi öneririz. Yukarıda bir kısmını bahsettiğimiz konuların hem teorik hem de pratikte uygulayarak e-ticaret ile para kazanmayı nasıl öğrenebilirim sorusunun cevabı olacaktır.

    E-ticaret ile para mı kazanıyorsunuz? Lütfen bizler ile tecrübelerinizi paylaşınız. Sizce e-ticaret yapmak için bir eğitim almak zorunlu mu?

  • Girişimcilik Süreçleri Nelerdir?

    Girişimcilik Süreçleri Nelerdir?

    Bir iş fikrinin gerçek bir işe dönüştüren süreçlere girişimcilik süreçleri denilmektedir. Girişimcilik zamana yayılan birbirine benzeyen ya da birbirinden farklı aktiviteler içeren süreçler bütünü olarak düşünülmelidir. Bu yazımız ile girişimcilik sürecinin aşamaları detaylı bir şekilde açıklanmış olacaktır. Bu süreç; iş fikrinin bulunmasıyla başlar. Bu iş fikrinin karlı şekilde paraya dönüştürülmesine kadar devam eder. Bu süreç içerisinde alınan kritik kararlar girişimciliğin süreçlerini oluşturmaktadır. Girişimcilik süreçlerinin her birinin kendine özgü yöntemleri ve özellikleri mevcuttur. Girişimci için kritik olan bu girişimcilik süreçlerini doğru bir şekilde birleştirip işlerlik sağlamaktır. Bu süreçlerin doğru bir şekilde uygulanması, işletmenin sağlıklı bir şekilde doğmasını, girişimcinin başarısını etkiler.

    Şimdi bu girişimcilik süreçlerini detaylı bir şekilde inceleyelim.

    Girişimcilik Süreçleri Nelerdir?

    Bu girişimcilik sürecinin aşamaları 4 alt başlık altında incelenir.

    • İş fikirleri arama ve bulma süreci
    • İş fikrini seçme süreci
    • İş fikrini uygulamaya hazırlama süreci
    • İş fikrini uygulama süreci

    Girişimcilik süreçleri ile ilgili olarak gerçekten hayatta bu bahsettiğimiz 4 temel sürece benzer ve-veya farklı girişimcilik süreçleri de yer alabilir. Ancak girişimcilik süreçleri için en açıklayıcı, kapsayıcı ve sistematik bir şekilde sınıflandırılmış olanları bunlardır.

    Bu süreçlerin neredeyse tamamı işletmenin doğumuyla doğrudan alakalıdır. Bu süreçlerin tamamlanmasından sonraki dönem ise işletmenin yaşamıyla ilgilidir. İşletmenin doğum öncesi dönem iyi yönetildiğinde işletmenin doğumu da sağlıklı geçecektir. Sağlıklı doğan işletme daha sonraki yaşamını da az sorunla devam ettirebilir.

    Peki girişimcilik sürecinin aşamaları her zaman aynı mıdır? Hayır. Yukarıda bahsettiğimiz dört girişimcilik süreci doğrusal olarak ve mutlaka yaşanmayabilir. Yeterli motivasyona sahip olmayan girişimcilik bazen ilk sürecin bazen de ikinci sürecin sonunda devam etmekten vazgeçebilir. Fakat söz konusu iş fikri her süreçte bir takım değişikliklere uğrayarak gelişebilirse, işletmenin yoluna devam etme şansı daha yüksek olacaktır.

    İş Fikirleri Arama ve Bulma Süreci

    Girişim ya da girişimcilik sürecinin ilk aşaması nedir diye soruyorsanız işte size cevabı. İş fikirleri nasıl bulunur sorusunun cevabı olan süreçtir. Her girişimcilik bir hayalle başlar, fikre dönüşerek yoluna devam eder. Girişimcilik ilk aşaması olan süreç iş fikirleri arama ve bulma sürecidir. Var olan ya da yeni kurulacak bir işletme için içerden ya da dışarıdan çeşitli değişiklik talebi sinyallerinin algılanması ile bu süreç başlar diyebiliriz. Bu sinyallerin farkına varıldığında, değişikliğin tanımlanması ile birlikte iş fikirlerinin bulunması gerçekleşir. Girişimcilik süreçlerinde olduğu gibi inovasyon süreçlerinde de ilk süreç aramadır.

    İş fikirleri arama ve bulma süreci, girişimcilik ruhunun tetiklendiği aşama olduğundan, girişimcilikte yaratıcılığın da en fazla kullanıldığı aşamadır. Yaratıcı iş fikirleri daha önemli hale gelmeye başlamasından dolayı işletmelerin yaratıcılığı yönetmeye başladıkları söylenebilir.

    İşletmelerin kuruluş aşamasında iş fikri girişimci tarafından ortaya çıkarılır. Girişimcilerin iletişim, gözlem ve yetenekleri iyi olduğu durumlarda ve hayallerinden iş fikri çıkarma ihtimali artmaktadır. İşletmelerin kuruluş aşamasında çoğunlukla iş fikirleri tek kişi tarafından üretilmektedir. İş fikrinin hayata geçme aşamasında ise; iş fikrini üretenin yanında girişimcinin çevresi tarafından bu fikrin olgunlaşması ve yaşaması sürdürülür. Çoğulcu katılım fikrin daha iyileşmesine katkı sağlamaktadır.

    Bir işletme ya da girişimci iş fikirleri arama ve bulmada aşağıda yer alan teknik ve analizileri kullanabilmektedir.

    • SWOT Analizi,
    • Öngörü ve Yol Haritaları, PEST Analizi,
    • Senaryo Analizi, Süreç Analizi
    • Temel Yetenek Analizi

    İş Fikrini Seçme Süreci

    İş fikiri arama süreci sonrasında ortaya çıkan fikirlerden uygulanabilir olanların seçilmesi beklenir. Ortaya çıkan iş fikirlerinin tamamının uygulanabilir olması beklenmemektedir.

    Girişimcilik çok zaman risk almaktır. Ancak hiçbir girişimci uygulanabilirliği düşük bir iş fikrini için büyük riskleri almak istemez. Alınabilecek riskler doğal olarak sonsuz derece risk almaları mümkün değildir. Hiçbir girişimci katlanabileceğinin üstünde risk almayacağı için iş fikrinin bu sınırın üstünde olması halinde uygulamaktan vazgeçecektir. Bu tarz bir davranış yanlış bir davranış şekli değildir.

    Bir girişimci elinde var olan kaynakları boş yere harcamamalıdır. Bu nedenle iş fikirleri arama aşamasında ticari potansiyeli olmayan pek çok fikri elenmek zorundadır. Bazı iş fikirleri fizibilite aşamasında elenecektir. Bazı iş fikirlerinin ise ticari potansiyeli olmadığı çok açıktır. Üzerinde zaman ve emek harcamaya gerek yoktur.

    İş fikirleri seçme sürecindeki temel amaç; potansiyeli en güçlü, uygulanabilir fikir ya da fikirler arasından en uygun olan iş fikrini hayata geçirebilmektir. İş fikirlerinin doğru bir şekilde filtrelenmesi ya da seçilmesi aşamasında doğru bir şekilde seçim yapılabilmesi için farklı disiplinlerden, farklı bakış açılarına sahip insanlardan yararlanmak daha doğrudur. Bu sayede ön görülemeyen risklerin azaltılması da sağlanmış olacaktır.

    İş Fikirleri Değerlendirme Ölçütleri Nelerdir?

    İş fikirlerinin değerlendirilmesi aşamasında aşağıdaki ölçütler dikkate alınmalı ve bu sorulara cevaplar aranmalıdır?

    • İş fikrinin tüm olumlu ve olumsuz yönlerini göz önünde tutmakta mısınız?
    • İş fikrinizin çözeceği gerçek problemler ya da güçlükler tam olarak değerlendirilmekte midir?
    • İş fikriniz tamamen özgün mü yoksa başka bir iş fikrinden mi uyarlanmaktadır?
    • Hemen ve kısa dönemde getiriler, sonuçlar nelerdir? Getiriler ve sonuçlar tatmin edici midir? İş fikirleri için risk unsurları kabul edilebilir seviyelerde midir?
    • Uzun dönemli getiriler ticari olarak değerlendirildiğinde yeterli olacak mı?
    • İş fikrinin kısıtları var mı?
    • İş fikri, gelecekte bir takım sorunlara sebep olacak mı?
    • İş fikrinin diğer seçenekleri de dikkate alınarak incelendi mi?
    • İş fikrindeki ürün/ hizmet için pazar bulma sorunu varmı, pazarı hazır mı? Satın alınacak mı? Ne zaman satın alınabilir?
    • İş fikriyle ilgili ürün/ hizmetler için rekabet durumu nasıl? Siz rekabetçi olabilecek misiniz?
    • İş fikriniz ortaya çıkmış bir ihtiyacı mı yoksa sonradan yaratılacak ihtiyacı mı karşılayacak?
    • İş fikrinizi hangi hız ve çabuklukla gerçekleştireceksiniz?

    Yukarıda yer alan sorulara verilecek cevaplar ile birden fazla iş fikri arasından fikir seçme için sıralama gerçekleştirilir. Sıralamada kullanılan bazı metrikler risk derecesi, finansman ihtiyacı, kısa dönemde gerçekleşecek olan karlılık, rekabet durumudur.

    Bu sıralama bize fizilibite hazırlanması istenen projeleri verir. Yukarıda bahsedildiği gibi, iş fikirlerinin seçimi önce filtreleme sonra ise sıralama yapılmaktadır. Her iş fikri için fizibilite yapmak kaynakların boşuna kullanımı anlamına gelecektir.

    Fizibilite Nedir?

    Fizibilite yani yapılabilirlik, girişimcinin hedeflerini gerçekleştirmek için önünde yer alan engellerin olmadığı ya da kalmadığı anlamına gelmektedir. Girişimcinin iş fikrinin uygulanabilir olduğunun teyiti ya da hangi iş fikrinin daha kabul edilebilir olduğunu anlamak için destekleyici bir teknik çalışmadır.

    Fizibilite çalışması; Pazar araştırması, Teknolojik araştırma, finansal ve ekonomik araştırma, örgütsel araştırmalar ve yasal araştırmalar alt başlıklarında incelenerek raporlanır.

    İş Fikrini Uygulamaya Hazırlama Süreci

    Peki iş fikriniz fizibilite aşamasını geçen bir iş fikrini uygulamaya nasıl hazırlarsınız. Bu aşamada mutlaka iş planı yapmanız gerekmektedir. İş planında işin kurulması, iş fikrinin uygulanması ve yapılması gerekenler sistematik olarak belirlenir. İş planının sonunda bir eylem planı da yer almaktadır. Yapılması gereken işlerin kim tarafından ne zaman ne kadar süre içerisinde hangi işler ile bağlı olarak yapılacağı belirlenmiş olmalıdır.

    Bir iş fikrinin uygulamaya hazırlayan doküman iş planıdır ve bu planlar girişimcinin yol haritası niteliğindedir. İş planları kağıt üzerinde işletmenin kurulmasını sağlar ve fiziki olarak işletme kurulmadan önce tüm riskler ve hatalar tespit edilebilinir.

    Özetle iş planı, iş fikrinin gerçeğe geçişinin en temel belgesidir. İçinde iş modelinin de olduğu iş planında pazarlama planı, üretim planı, yönetim ve finans planları da yer almaktadır. Aynı zamanda işletmenin yasal yapısı, kuruluş yeri ve tarihi, girişimci hakkında bilgi, sektör analizi, risk durumu hakkında bilgiler ve en sonunda da eylem planı bulunur.

    İş kurma aşamasındaki bir girişimcilik fikri için hazırlanacak iş planında aşağıdaki başlıkların yer alması gerekmektedir.

    • Giriş ve Özet
    • Firma bilgisi
    • İş yapış ortamı (PEST analizi yapılır)
    • Firmanın durum ve rekabet analizi, (SWOT analizi)
    • Pazar analizi
    • Pazarlama planı
    • Üretim planı
    • Yönetim planı
    • Finansal plan
    • Sonuç

    İş Fikrini Uygulama Süreci

    İş planının tamamlanması sonrasında artık iş planı uygulamaya konulabilir hale gelecektir. Bu süreç ile birlikte yatırım harcamaları başlayacaktır. Bu süreç işletilirken referans doküman kesinlikle iş planıdır ve buna göre hareket edilmelidir. Uygulama sürecinin başlaması ile birlikte girişimci iş fikri için harcama yapmaya başlayacaktır.

    İş planının olduğu şekli ile uygulamaya konulması çok önemlidir. Denetleme ve zamanlama çizelgesi ile süre, harcama planı ile harcamaların plana göre yapılıp yapılmadığı sürekli izlenmelidir. Uygulamaya başlama süreci en fazla zaman ve paranın harcandığı aşamadır.

    Bu sürecin nihai aşaması, iş fikrinden gelen ürünün test üretiminin yani prototipin üretiminin gerçekleştirilmesidir. İş planına uygun, nitelik, nicelik ve maliyet bakımından uygunluğu kontrol edilir. Artık bu üretimin uygunluğunun kabulü ile birlikte işletmeye geçiş başlamıştır. Sonrasında ise süreç ve işletme aşaması sürekli monitör edilerek durum ve performans değerlendirilmelidir. Başarılı ve başarısız olma durumları objektif olarak masaya yatırılmalı ve gerekiyorsa düzeltici faaliyetler devreye alınmalıdır.

    Bu süreçte öğrenme ve değerlendirme çalışmaları için beyin fırtınası, 5N analizi, kavram haritaları ile proje sonrası değerleme gibi analiz ve teknikler kullanılabilinir.

     

    Bu makalemiz ile girişimcilik sürecinin aşamaları ile girişimciliğin alt süreçleri detaylı bir şekilde incelenmiş oldu.