Yazar: admin

  • Cornell Not Alma Tekniği: Etkili Not Tutmak mı İstiyorsunuz?

    Cornell Not Alma Tekniği: Etkili Not Tutmak mı İstiyorsunuz?

    Öğrenmenin en önemli süreçlerinden birisi not tutmaktır. Derste, toplantıda, sunumda, konferansta hayatınızın bir çok alanında not tutmak zorunda kalıyoruz. Not tutmak nedir? Dinlenilen kişinin her sözünün not alınması değildir. Ortalama bir konuşmacı dakikada 100’den fazla sözcük kullanmaktadır. Bu durumda hali hazırda bu not şeklinin mümkün olmadığı da açıktır.

    Bu durumda yapmak gereken kısa ve anahtar kelimeleri not tutmak ve sunum sonrasında bu bilgileri tekrarlayarak aradaki boşlukları tamamlamaktır.

    Yapılan bir çok araştırma göstermiştir ki dinlenerek öğrenilenlerin % 70’i 1 saat içinde % 80’i ise bir gün içinde unutulmak ve uçup gitmektedir. Bu unutma eylemini geriye çevirmenin en etkili yöntemi herkes tarafından da bilindiği gibi not almaktır. Bu açıklamalardan hareketli not almak kilit rol almakta ve bu nedenle de doğru bir şekilde uygulamak gerekmektedir.

    En etkili not alma ya da diğer bir deyişle etkili not tutmak için en fazla kullanılan tekniklerden birisi Cornell not tutma tekniğidir. Cornell not tutma tekniği 1949 yılında Cornell Üniversitesindeki öğrencileri tarafından geliştirilmiş bir tekniktir.

    Etkili Bir Not Tutmak için Cornell Tekniği

    Cornell tekniği için aşağıda yer alan resime dikkatlice bakın.

    Cornell Not Alma Tekniği

    1. Bu teknikte notlar için ayrılan bir sağ sütun yer almaktadır.
    2. Anahtar kelimeler, fikirler, konu hakkındaki sorunların yazıldığı sol sütun yer almaktadır.
    3. Son olarak da en alt kısımda yer alan özet kısım yer almaktadır.

    Özel olarak tasarlanmış bir not defterine ihtiyacınız yok. Bunu elinizde yer alan herhangi bir kağıt üzerinde isterseniz çizerek dilerseniz göz kararı uygulayabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki en üstte kalan boşluğa tarih, ders, konu gibi arşivlenmesi için kullanılabilecek kelimeleri yazmalısınız.

    Peki bu teknikte bu kağıt nasıl kullanılacak.

    1. Sağ Sütun : Dinlediklerinizi, grafikleri, problem çözümlerini, bilgileri, kaynakları not alabilirsiniz. Burada not alırken anlatıcının vurguladığı, tekrar ettiği ya da en fazla örneklenen yerlerin konunun en önemli noktası olduğunu unutmadan not almaya devam edin. Not alma esnasında aklınıza gelen soruları da bu alana yazmayı unutmayın. Not alırken kısaltma, semboller, maddeler kullanarak işinizi kolaylaştırabilirsiniz.
    2. Sol Sütun: Konuşma, dinleme işlemi bittikten sonra notlarınızı gözden geçirin. Daha sonra sol sütuna, ana fikirleri, temel kavramları, anahtar kelimeleri size anlam ifade edecek şekilde sol sütuna özenle yerleştirin.
    3. Alt Kısım: Bütün not alma işi bittikten sonra alt kısma konunun en kısa özetini yazın. Bu tekniği kullandıkça hem daha rahat özet çıkarabilecek hem de en doğru anahtar kelimeleri seçebileceksiniz.

    Bu tekniği kullanarak aldığınız notlar üzerinde çalışırken öncelikle sağ taraftaki sütun kapatılarak sol tarafta yer alan anahtar kelimeler ile tutulan notların hatırlanması için çaba sarfedilir. Önemli bilgiler kolaylıkla hatırlanıncaya kadar tekrarlanır. Bu sistemin gerçekte notların alınıp kaydedildiği bir sistem olmadığı, daha çok etkili bir çalışma için notların organize edildiği rehber bir sistem olduğu unutulmamalıdır.

    6. adımda Cornell Tekniği

    Cornell not alma tekniği; not alma, organize etme ve özetleme açısından etkili bir yöntemdir. Walter Pauk bu not alma tekniğini 6 adım ile özetlemektedir:

    1. Kaydetme : Dinleme sürecinde önemli olduğuna inanılan herhangi bir bilginin kaydedilmesidir.
    2. Kısaltma : Bilgilerin kısaltılırken özetlenmesi ve anahtar kelimelerin hatırlama sütununa listelenmesidir.
    3. Tekrarlama: Alınan notların hatırlama sütununda yer alan anahtar ifadelerden hareketle hatırlanıp hatırlanmadığının test edilmesidir.
    4. Yansıtma : Dinleme sürecinde anlamlandırarak kaydedilen bilgilerin bireyin kendi fikri ile uyumlu olup olmadığını yansıttığı aşamadır.
    5. Gözden Geçirme: Öğrenilen bilginin hatırlanması ve güncellenmesinde süreç sonunda hızlı bir şekilde yapılan özünü kavrama aşamasıdır.
    6. Örnekleme: Öğrenilen bilginin öğrenen tarafından farklı örneklerle de desteklenmesini içerir.

     

    Yukarıda yer alan tüm bilgiler ışığında; klasik not tutma tekniğinde anahtar kelimelerin açık olmadığını, hatırlanmalarının zor olduğunu ve geniş zamana ihtiyaç duyduğu açıktır. Cornell tekniğinde; sistematik bir organizsyon sağlar. Ana kavramlar ve fikirleri ayırmak için kolay bir yöntemdir. Zaman ve gereksiz çaba harcanmasına gerek yoktur.

    Walter Pauk’un kim olduğunu merak edenler; Wikipedia’da yer alan biyografi sayfasına buradan ulaşabilirler.

  • Veloxia Girişimi 440 Bin Dolarlık Yatırım Aldı

    Veloxia Girişimi 440 Bin Dolarlık Yatırım Aldı

    Peak Games’in 1,8 milyar dolara Zynga tarafından satın alınmasıyla şirket, ülkemizin en başarılı girişimlerinden biri olmasının ardından Veloxia Girişimi için de haber basına düştü. Bugünse ülkemiz içinde gerçekleşen büyük bir yatırımın haberini aldık. Son zamanlarda ülkemizde özellikle mobil oyun sektörü fazlasıyla hareketli.

    Mobil oyun sektöründe yenilikçi fikirlerle karşımıza çıkan Veloxia isimli yerli girişim, küresel anlamda 100 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşan MobileX’ten 440 bin dolar yatırım aldığını bildirdi. Veloxia, geçtiğimiz haftalarda App Store ve  Google Play Store’da ‘Space Colony: Idle’ isimli oyununu yayınlamıştı.

    Veloxia Girişimi, 440 bin dolarlık yatırım aldı:

     

    Tugay Alyıldız, Mehveş Altay ve Melih Gündoğdu tarafından Haziran 2019’da hayatına başlayan girişim, geçtiğimiz hafta yayınladığı oyunla üst sıralara yerleşmeyi başarmıştı. Space Colony: Idle isimli mobil oyun App Store’da Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin dışında birçok ülkede ilk 50’ye girmeyi başardı.

    Veloxia tarafından geliştirilen Space Colony: Idle mobil oyunu, ülkemizde en popüler ilk 10 oyun arasında yer almayı da başarmış bir oyun. Oyun, App Store Türkiye tarafından da lanse edilmesinin yanında App Store editörleri, Veloxia tarafından geliştirilen oyun hakkında oldukça pozirif yorumlarını da bildirmişlerdi.

    • Veloxia tarafından geliştirilen Space Colony Idle oyununu Google Play üzerinden indirmek için burayı tıklayın.

     

    MobileX tarafından girişime 440 bin dolarlık yatırım yapılan ve günümüzde oldukça popüler olan iki uygulamaya imzasını atmıştı. Söz konusu girişim, Instagram hesabınızın analizini yapan ve diğer birçok bilgiyi size sunan Reports+ uygulamasıyla ve Aura isimli tanışma uygulamasıyla karşımıza çıkmıştı.

    MobileX tarafından yapılan yatırım, girişimin bugüne kadar piyasaya çıkardığı diğer küresel projelerden kazandığı sermayeyle kurulan risk sermaye şirketi xVentures’ın ikinci büyük yatırımı olma özelliğiyle de öne çıkıyor. Bu tarz teknolojik yatırımların artmasının ardından ülkemizde mobil oyun sektörünün daha da canlanabileceği ve sektörde gelecekte daha hareketli günlerin bizleri beklediği düşünülüyor.

  • Byqee Girişimi ile Çevreci Yaklaşımlar

    Byqee Girişimi ile Çevreci Yaklaşımlar

    İTÜ Çekirdek bünyesinde Byqee Girişimi en kolay e-bisiklet dönüşümünü sağlıyor.

    Şehir içi ulaşımda çevreci çözümler her geçen gün önem kazanıyorken bu kapsamda birçok yerli girişim, yeni projeler üreterek çevreci mobil ulaşım çözümlerine destek sağlamak için kolları sıvamış durumda. Bu girişimlerden biri olan ve her türlü manuel bisikleti elektrikli bisiklete dönüştürebilen yerli üretim Byqee girişimi ve hizmetlerinden bahsetmeden olmaz.

    İTÜ Çekirdek bünyesinde geliştirilen en hafif ve en kolay e-bisiklet dönüşümünü sunan Byqee, basit bir bisikleti bile elektrikli bisiklete çevirerek daha kolay, daha hızlı ve daha keyifli bir sürüş deneyimi sunmayı vaat ediyor. 15 dakika gibi kısa bir sürede kurulabilen Byqee ile yokuş veya engebeli yol koşullarında ulaşımı çok daha konforlu bir hale getiriyor.

    • Byqee hakkında daha fazla bilgi almak için Byqee sayfasına geçiş yapabilirsiniz.

    Byqee tam olarak nedir?

    Mikro mobilite kavramına farklı ve yeni bir boyut katan bu cihaz, ‘keyifli, pratik ve tutkulu’ bir sürüş deneyimi yaşatmak için yola çıkan farklı mühendislerden oluşan çekirdek bir kadro ile bir yılı aşkın bir sürede geliştirilerek kullanıma sunuldu. Kutusundan 4 farklı bileşenle birlikte çıkan Byqee, Base ve Pro olmak üzere iki elektrikli dönüşüm kitine sahip.

    Bu kitlerden pedal assist desteğine sahip Base modeli 35 kilometreye, Pro modeli ise 45 kilometreye varan bir menzil kapasitesine sahip. Kutudan çıkan 250 Watt gücündeki elektrikli motoru hem şarj etmek hem de güvenliği sağlamak için kolayca çıkarıp montajını yapmak mümkün. Üstelik 1,2 kilogramlık ağırlığı ve portatif boyutlarıyla çantada kolaylıkla taşınabiliyor.

    Çevreci ulaşımı geliştirecek bir girişim olan Byqee, geçtiğimiz günlerde Turkcell Arıkovanı kampanyası kapsamında fon toplamaya başlamıştı. 34 bin TL’lik fonlama hedefinin ilk 6 gününde hedefin %92’sine ulaşıldığını ve 31.380 TL toplandığını da belirtelim.

  • Sabancı Holding Start-up Yatırımı Yapacak

    Sabancı Holding Start-up Yatırımı Yapacak

    Enerjide yeni ihaleler ve sıfırdan yatırımların yanı sıra, start-up yatırımı ile satın alma fırsatlarını da değerlendirecek olan Sabancı, “dinamik portföy yönetimi” kapsamında perakendenin de dahil olduğu bazı işlerini dönüştürme ya da uygun zamanda çıkış yapma yoluna da gidebilir.

    Enerjisa Üretim’de önceliği halka arzdan ziyade borç azaltma ve temettü ödeyebilen bir şirket oluşturmaya veren Sabancı, yeni girişim sermayesi fonu ile de bu yıl içerisinde birkaç start-up yatırımı gerçekleştirecek.

    Sabancı Holding’in pandemi sonrası iş süreçleri ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejileriyle ilgili Reuters ve Bloomberg ile ortak bir söyleşiye katılan Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, holdingin gelecek döneme ilişkin stratejik önceliklerinin detaylı şekilde ele alındığı bir planı Ağustos-Eylül aylarında açıklamayı planladıklarını belirtti.

    Sabancı Holdingin sadeleşen portföyünün yenilenmesi gerekliliğine işaret eden Alper, “Ama bu yenilenmeyi bildiğimiz, yetkinliğimizin yüksek olduğu alanlarda ya da benzer komşu alanlarda yapmamız gerekiyor” ifade etti ve ekledi:

    “Hiç bilmediğimiz bir alanda yatırım yapmak yerine, yetkinliklerimizin olduğu alanlarda büyümeye odaklanıyoruz. Bugüne kadar hiç ilgi alanımızda olmamış bir alana böyle riskli bir dönemde yatırım yapmanın macera olacağını düşünüyoruz. Hep çevremizdeki halkaya bakıyor olacağız.”

    Sabancı Holding’in faaliyet gösterdiği ana iş alanları , yapı malzemeleri, perakende, banka, enerji, sanayi finans ve sigortadan oluşuyor.

    Sabancı’nın odaklandığı alanlardaki büyümesini dijitalleşme ve start-up’larla da destekleyeceğini belirten Alper, “SPK’dan kurumsal girişim sermayesi fonumuz onaylandı. Bu fonu start- up’larda değerlendirmek için çaba sarf edeceğiz. Hemen hemen her gün bir start up ile görüşüyoruz,değerlendirmemizde dikkate değer bulduklarımız ile due dilligence yapıp ilerleyeceğiz. Bu sene içinde muhakkak birkaç start-up yatırımını gerçekleştireceğiz” dedi.

    Bir start-upa sahip ve Sabancı Holding’in catalist programına katılım sağlamak istiyorsanız, SabanciDx Catalist programını inceleyebilirsiniz.

  • Facebook Yeni Yapay Zeka Aracı ‘Blender’ı Duyurdu

    Facebook Yeni Yapay Zeka Aracı ‘Blender’ı Duyurdu

    Dünyanın en popüler sosyal medya platformu Facebook, sunduğu çevrimiçi hizmetlerin yanı sıra yapay zeka aracı konusunda da önemli işler yapmaya devam ediyor. Facebook geçtiğimiz dönemlerde yaptığı yatırımlarla bir çok değişik altyapıda yapay zeka aracı geliştirmişti. Facebook tarafından “Blender” olarak adlandırılan yeni bir yapay zeka sohbet botu tasarladı. Blender, test eden kullanıcılarca “daha insani” olarak tanımlandı.

    Facebook tarafından yapılan açıklamalara göre Blender, Google ve Microsoft gibi rakip şirketler tarafından geliştirilen ve aynı amaca hizmet eden diğer yapay zeka aracı sistemlerine göre daha ikna edici özelliklere sahip. Yapılan açıklamalar, Facebook’un yeni yapay zekasının daha ikna edici olabilmesini sağlamak için Blender’a empati, bilgi ve kişilik ile ilgili konuşma becerileri eklediğini ortaya koyuyor.

    Facebook, tasarladığı yapay zeka ile desteklenen sohbet botunu gerçek kullanıcılar ile de  testler yapıldı. Yapılan testler, bu yapay zeka aracının çok daha insani yaklaşımlarda bulunduğunu ve insanların, Blender’ı oldukça samimi bulduklarını ortaya koyuyor. Facebook, Blender’ı bu hale getirebilmek için büyük ölçekli sinir ağlarını birleştirdiğini ve bu durumun toplamda 9.4 milyar parametre ve 1.5 milyar da örnek eğitim içerdiğini bildiriyor.

    Facebook tarafından oluşturulan Blender, tamamen açık kaynak kodlu bir yapıya sahip. Firma, isteyenler tarafından kullanabileceği bu sohbet botunun henüz mükemmel durumda olmadığını fakat gelişmeye açık olduğundan önümüzdeki dönemlerde çok daha etkili bir kullanım imkanı sunacağını belirtiyor. Bu hamleyle birlikte Facebook, daha önce olduğu gibi yapay zeka dünyasına yeni bir araç daha kazandırmış oldu.

  • Yapay Zeka Startup Şirketi Apple Tarafından Satın Alındı

    Yapay Zeka Startup Şirketi Apple Tarafından Satın Alındı

    Apple Kanada merkezli yapay zeka ve ve makine öğrenimi alanında çalışmalar yapan yapay zeka startup şirketi  Inductiv isimli startup’ı satın aldı. 100 milyar doların üzerinde nakit rezervi bulunan ABD merkezli teknoloji şirketi Apple satın almalara devam ediyor.

    The Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, Apple söz konusu satın almayı dijital asistanı Siri’yi geliştirmek için gerçekleştirdi. Apple’ın Stanford Üniversitesi, Waterloo Üniversitesi ve Wisconsin Üniversitesi’nden profesörler tarafından kurulan startup’ı satın almak için yaptığı ödemeye dair resmi bir açıklama ise bulunmuyor.

    • Inductiv isimli şirketin, çalışma alanını da içeren detaylı bilgilerine ulaşmak için burayı tıklayınız.

    Apple’ın yapay zeka startup şirketini satın alması ile şirketin bu alanda yaptığı yatırımlardan sadece bir tanesi. Apple, son zamanlarda özellikle yapay zeka odaklı birkaç önemli satın alma gerçekleştirdi.  2020’nin başında NextVR’ı satın alan Apple 2016 yılında yapay zeka ve makine öğrenimine odaklanan Seattle merkezli Turi’yi bünyesinde katmıştı.

    ABD merkezli, tüketici elektroniği ve yazılım ürünleri tasarım ve üretimi odaklı çok uluslu şirket Apple Inc  şirketi daha önce bir çok irili ufaklı şirketi satın almıştı. Apple tarafından satın alınan şirketler ve şirketlerin sektörleri aşağıda yer almaktadır :

    Network Innovations – Yazılım
    Orion Network Systems – Uydu iletişim sistemleri
    Styleware – Yazılım
    Nashoba Systems – Yazılım
    Coral Software – Yazılım
    NeXT – Bilgisayar programlama servisleri
    Power Computing-Clone-Making[not 1] – Klon bilgisayarlar
    Xemplar Education – Yazılım
    Raycer Graphics – Bilgisayar grafik çipleri
    NetSelector – İnternet yazılımı
    Astarte-DVD Authoring Software[not 2] – Yazılım
    bluebuzz – Internet servis sağlayıcı
    Spruce Technologies[not 3] – Grafik yazılımı
    PowerSchool – Çevrimiçi bilgi sistemleri hizmetleri
    Nothing Real – Özel efekt yazılımı
    Zayante – Yazılım
    Silicon Grail Corp-Chalice[not 4] – Dijital efekt yazılımı
    Propel Software – Yazılım
    Emagic – Müzik üretim yazılımı
    Schemasoft – Yazılım
    FingerWorks – Hareket tanıma yazılımı
    Silicon Color – Yazılım
    Proximity – Yazılım
    P.A. Semi – Yarı iletkenler
    Placebase – Harita
    Lala.com – Müzik aktarımı
    Quattro Wireless – Mobil reklamcılık
    Intrinsity – Yarı iletkenler
    Siri – Yazılım
    Poly9 – Web-temelli haritalama
    Polar Rose – Yüz tanıma yazılımı
    IMSense – Yüksek Dinamik Aralıklı (HDR) Fotoğrafçılık
    C3 Technologies – 3D haritalama
    Anobit – Flash bellek
    Chomp – Uygulama-arama yazılımı

    • Google da yapay zeka alanında çalışmalarına devam ediyor. Bu çalışmaları incelemek isterseniz buradan okuyabilirsiniz.
  • Zorlu Holding Parlak Fikirler Peşinde

    Zorlu Holding Parlak Fikirler Peşinde

    Zorlu Holding, inovatif ve teknolojik yenilikleri içeren daha iyi bir gelecek hayalini gerçeğe dönüştürmek amacıyla parlak fikirler için hayata geçirdiği Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde başlattığı çalışanlarına yönelik projelerine devam ediyor. Proje kapsamında; Zorlu Holding, gelecek vizyonu Akıllı Hayat 2030’un en önemli adımlarından biri olarak gördüğü kurum içi girişimcilik programı olan Parlak Bi’Fikir‘in ikinci döngüsünü çevrimiçi platforml üzerinden yaptığı canlı yayın ile başlattı.

    Zorlu Grubu’nun kurum içi girişimcilik programının 2. döngüsünde, grubun gelecek vizyonunu yansıtan Akıllı Hayat 2030 sürdürülebilirlik haritası ve uzun vadeli stratejik yatırım alanlarına yönelik fikir çağrısı 10 Haziran’da başlatıldı. Seçilen fikirlerde çalışmak üzere Grup çalışanlarına takım çağrısı yapılacak ve takımlar yaklaşık 8 aylık bir maratona başlayacak. Süreçte tohum yatırımı alan, yoğun bir eğitim ve mentorluk programından geçecek takımlar ise finalde Zorlu Grubu hissedarlarına ve üst yönetimine sunum yaparak girişimlerini hayata geçirmek için yatırım almak için çabalayacak.

    “Girişimcilik ruhu hayat kurtarıyor”

    Moderatörüğünü Hakan Akben’in üstlendiği online buluşma; Zorlu Grubu’nun hissedar temsilcileri, üst yönetimi, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, Zorlu Holding CFO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Cem Köksal, Vestel Ventures Genel Müdürü Metin Salt, Zorlu Holding İnsan Kaynakları Direktörü Zülal Öztürk Kaya, Hukuk Yurtiçi İşlemleri Müşavir Yardımcısı Nihan Esendal ve Muhasebe Müdürü Zafer Şeyben’in yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerindeki Zorlu Grubu çalışanlarının katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda; proje paydaşları süreç ile ilgili bilgi paylaşamında bulunurken ilk döngüde yatırım alan AbilityPool ve ConectoHub’ın kurucu ortakları ve yeni döngüde inovasyon elçileri olarak destek verecekilk döngü katılımcıları, Zorlu Grubu çalışanları ile deneyimlerini paylaştı.

    Salgın sürecinin girişimciliğin önemini bir kez daha ortaya çıkardığını dile getiren Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu;

    “Tüm dünya gibi ülkemiz için  de tahmin edilemeyen bir salgın süreci yaşadık ve halen yaşamaya devam ediyoruz. Normal şartlarda belki 3. belki de 4. döngüde online’a taşıyacağımız Parlak Bi’Fikir için de bir hızlandırıcı oldu. Bu dönemde girişimcilik ruhunun, çevik hareket etme, duruma uyum sağlama özelliklerinin gerçekten hayat kurtarıcı olduğunu bir kez daha anladık.

    İş dünyası, kamu, sivil toplum; girişimcilik ekosisteminin bu yanlarını örnek alabileceğini de gözlemlemiş oldu. Biz de hem girişimcilik, sosyal inovasyon gibi alanlardaki yetkinliğimiz, know-how’ımız; hem de yetkin insan kaynağımızla bu dönemde farklı kazanımlar elde ettik. Bir kez daha görüldük ki; kurum içi girişimciliği destekleyerek; grubumuzda inovasyon ve girişimcilik ruhunu güçlendirme yolunda adımlar atarak çok doğru bir yolda ilerliyoruz. Bu programla içimizden start-up’lar çıkarıyor olmamız çok önemli; ama bundan daha önemli olan; sürecin tamamının grup genelinde yarattığı dönüştürücü etki… İkinci döngüyle birlikte bu etkiyi daha da belirgin şekilde göreceğimize inanıyorum. İnovasyon ve girişimcilik ruhunu güçlendiren sürece tüm çalışma arkadaşlarımızı davet ediyoruz.” dedi.

    “Parlak Bi’Fikir, ihtiyaçlara yönelik yeni fırsatlar yaratacak”

    Sürdürülebililirlik odaklı Akıllı Hayat 2030 vizyonu ile birlikte son 3 yılda kurum içi inovasyonu harekete geçirmek üzere koydukları hedefleri geliştirmek için var güçleriyle çalıştıklarını ifade eden Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül;

    “Bunun ne kadar önemli ve kritik olduğunu bu salgın sürecinde çok açık bir şekilde gördük. Toplum için değer yaratan işleri üretenlerin, sürdürülebilirliği sağlamak için teknoloji ve inovasyona yatırım yapanların ayakta kaldıklarına şahitlik ettik. Bu açıdan Parlak Bi’Fikir kurum içi girişimcilik programımızın, pandemi sonrası yeni gerçekler ve normallere paralel; dünyanın, ülkelerin ve bireylerin hayatına katkı sağlayan; yeniden şekillenen ihtiyaçlarına yönelik yeni fırsatlar yaratacağını düşünüyorum. Bu süreç aynı zamanda, daha iyi bir dünya için ne yapabilirim diye düşünen çalışanlarımız için önemli bir fırsat yaratırken; yetkinliklerini artırıp yeni iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik kendilerini geliştirebilecekleri bir zemin de oluşturacaktır.” dedi.

    “Akıllı Hayat 2030 ile iş kültürümüzü yeniden tasarlıyoruz”

    Yaşanan koronavirüs salgın sürecinde şirketlerin çevikliği ve ani değişen koşullara uyum sağlayabilmesinin çok önemli olduğunu ; bunun da şirketlerin yaratıcılığı ve inovasyon ihtiyacını öne çıkardığını dile getiren Zorlu Holding Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Cem Köksal ise;

    “Bugün ülkeler arasında sınırların bir anda nasıl keskin şekilde çizildiğini; bunların ekonomik-finansal yansımalarının kurumsal ve bireysel hayatlarımızda ne kadar derin etkileri olduğunu görüyoruz. Bu sebeple Akıllı Hayat 2030 ile birlikte, yaptığımız işin sürdürülebilir olması için radikal değişimlere, negatif koşullara hızla uyum sağlayabilecek şekilde iş kültürümüzü yeniden tasarlıyor olmanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha anladık. Bu anlayışla, parlak fikirler ve inovasyonun sürdürülebilirliğini sağlamanın en hassas konu başlıklarından biri olduğunu görerek hayata geçirdiğimiz Parlak Bi’Fikir  yani parlak fikirler programına büyük önem veriyoruz. İlk döngü sonrasında çalışma arkadaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler bu konuda attığımız adımların karşılık bulduğunu gösteriyor. Covid-19 sonrası koşulların bizi konfor alanımızdan çıkmaya zorlayacağı bir dönemde başlayan ikinci döngünün ise, yeni dünyanın şirketi ya da bireyleri olma yolunda hem Grubumuz hem de ülkemiz için farklı kazanımları olacağına gönülden inanıyorum.” dedi.

    “Parlak Bi’Fikir ile yeni start-up’lar çıkarıyoruz”

    Artık hiç kimsenin eski iş yapış biçimleriyle yoluna devam edemeyeceğini ifade eden Vestel Ventures Genel Müdürü Metin Salt;

    “Bu pandemi sürecinde ayakta kalabilmenin yolunun sürekli inovasyondan geçtiğini bir kez daha gördük. Bu konuda Zorlu Grubu’nun oldukça güçlü yanları var. Parlak fikirler ve inovasyon yatırımlarının tüm aşamalarını başarıyla geçtik. Vestel Ventures’ın yaptığı yatırımlar arasında değerini yüzde 50 kat arttıran start-up’lar var. Start-up’larımızdan biri Vestel ile birlikte, pandemi ile hayati bir konu haline gelen solunum cihazı (ventilatör) üretiyor. Yine start-up’larımızdan biri Türkiye’nin elektrikli otomobilinin en önemli teknolojik cihazlarından birini üretiyor. Sahip olduğumuz tüm bu deneyimi kurum içi girişimciliğe aktarıyoruz.

    İlk döngü, bizim için başlangıçtı ama içimizden çıkardığımız iki start-up çok kısa sürede çok hızlı yol aldı. Hatta daha bir yılı bile doldurmadan yeni bir yatırım aşamasına geldiler. Bununla birlikte “Parlak Bi’Fikir ile inovasyon odaklı kültürel dönüşümü tetikleyecek bir iş ortamı yaratma isteğimizin de ciddi bir karşılık bulduğunu gözlemliyoruz. İçeride çok ciddi bir dinamizm yarattık. İlk süreci deneyimleyen çalışma arkadaşlarımız, grubumuzda farklı alanlarda çalışmaya devam ederken; bir yandan da inovasyon elçisi olarak yepyeni bir kariyere adım attılar. Yeni döngüde yeni sorumluluklar üstlenip; gönüllü olarak farklı şapkalarla sürecin parçası olmaya devam edecekler. Bu çalışmaları Zorlu Holding’de hayata geçirdiğimiz Alan 1 gibi, fikir üretenlerin buluşacağı inovasyon mekanlarıyla da güçlendirmeye çalışıyoruz. Eğer bunu bir maça benzetirsek, bu maçın bir kaybedeni yok. Kurum içi girişimcilik sürecine katılan her arkadaşımız kendini geliştiriyor ve bir üst lige çıkarıyor. Böylece Parlak Bi’Fikir ile inovasyon odaklı kültürel dönüşümü tetiklerken; aynı zamanda grubumuzu yeni yatırım alanlarıyla buluşturacak start-up’lar çıkarıyoruz.” dedi.

  • KOBİ’ler için Dijital Dönüşüm Liderliği

    KOBİ’ler için Dijital Dönüşüm Liderliği

    TÜRKONFED tarafından yapılan açıklamaya göre, Dijital Dönüşüm Merkezi’nin (DDM) de ücretsiz dijitalleşme desteği sağladığı etkinlik serisinin dördüncüsüne, kobiler için dijital dönüşüm liderliği alt başlığının da yer aldığı, Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü Kasım Akdeniz, Softtech Genel Müdürü Melih Murat Ertem ve Türkiye İş Bankası Kartlı Ödeme Sistemleri Birim Müdürü Kaan Koşvar katıldı.

    “215 milyar TL tutarında kredi”

    Toplantıda Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü Kasım Akdeniz, pandemi döneminde farklı bir görev üstlendiklerini belirtti.

    Bu dönemde gerek üretim gerekse istihdam gücünü korunması amacıyla Hazine yönetimi ile etkileşimli olarak ihtiyaçları analiz ederek çeşitli destek paketlerini oluşturduk. Yaklaşık 400 bin işletmeye 215 milyar TL tutarında ticari kredi kullanması için destek olduk. Kredi kullananların yüzde 80’i KOBİ diye nitelendirdiğimiz şirketler. Geldiğimiz noktada  abankacılık sektörünün ticari kredilerinin yüzde 11’i KGF garantisiyle verildi Aynı zamanda dünyada ilk kez bir Kredi Garanti Fonu, bireylerin kredilerine de kefil oldu. Salgın döneminde sosyal kaygıların giderilmesi ve bireysel ihtiyaçların karşılanmasına destek vermek adına 7 milyon vatandaşımıza 40 milyar TL’nin üzerinde bireysel kredi kullandırılmasını sağladık.” ifadelerini kullandı.

    KGF’nin hedef kitlesinin KOBİ’ler olduğunu aktaran Akdeniz

    KGF olarak hem dijitalleşme yoluyla kurumların verimliliklerini ve etkinliklerini artırmalarını hem de bizzat teknoloji üretmelerini önemsiyoruz ve destekliyoruz. Ülke olarak ekonomik gelişim yolunda kaçırdığımız treni yakalayabilmenin en somut yolu, üretimde teknolojiyi daha etkin kullanıp katma değerli ürünler sunmak ve yazılıma odaklanmaktan geçiyor. Teknoloji alanında ülke olarak somut adımlar atmalıyız. Pandemi sürecinde gördük ki ülke insanımız da yeniliklere gerçekten çok açık. Eğer iyi bir proje fikirleri varsa, teknoloji alanında üretim yapmak istiyorlar fakat yatırım için sermayeleri yetersiz ise kendilerine finansman imkanı sunmak için üzerimize düşeni yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Yazılıma yatırım”

    Türkiye İş Bankası iştiraki Softtech’in Genel Müdürü Melih Murat Ertem ise KOBİ’lerin dijitalleşmeye ilişkin olarak şunları belirtti:

    İşletmeler dijitalleşmenin öneminin farkında ancak büyük bir bölümü, sadece işletme giderlerinin azalmasına odaklanıyor. Söz gelimi 10 kişinin yapacağı işi, bir robotun yapması için dijitalleşme yatırımı gerçekleştirmek istiyor. Operasyonel giderlerin azaltılması, bir işletme için hiç kuşkusuz çok değerli ancak dijitalleşmeyi sadece bu yönüyle değerlendiremeyiz. Bunun yanı sıra, TÜBİSAD’ın dijitalleşme raporunda çok çarpıcı bir rakam var, buna göre kaçak yazılım kullanma oranımız yüzde 56. Bu da bize, merdiven altı şirketlerde, küçük bilgisayarlarda hayatımızı sürdürmeye çalıştığımızı gösteriyor. Ancak çağın ihtiyaçlarına bu şekilde karşılık vermemiz mümkün değil. Bir an önce teknolojiye ve yazılıma yatırım yapmalıyız. Biz de Softtech olarak bu süreçte KOBİ’ler için bulut tabanlı çözümlerle fırsat yaratıyor, onlara ‘know-how’ımızı sunuyoruz. KOBİ’lerin dijitalleşmeyi stratejik görmeleri ve bu yolculukta bizim gibi onlara destek olan firmalarla birlikte hareket etmeleri çok önemli.

    “Dijitalin sunduğu imkanlar”

    Türkiye İş Bankası Kartlı Ödeme Sistemleri Birim Müdürü Kaan Koşvar ise pandemi ile birlikte dijital işlemlerin ve ödeme sistemlerinin geri dönüşü olmayacak şekilde büyük bir sıçrama gösterdiğini dile getirdi.

    Koşvar, “Türkiye İş Bankasının rakamları üzerinden örnek vermek gerekirse, salgın süreci öncesinde % 83’lerde olan dijital işlemlerin oranı pandemi dönemde yüzde 95’e kadar yükseldi. Temassız tüm ödeme işlemleri altı katına çıktı. Pandemi sürecinde son üç ay içinde 430 bin kişi ilk kez temassız işlem yapmaya başladı. Kafamızdaki paradigmalar ve korkular yıkıldı, bu konfora çok hızlı bir şekilde alıştık. İşte bu nedenle işletmelerin, kullanıcıların alıştığı bu konforu sağlamaları ve daha da artırmaları için dijitalleşmeye yatırım yapmaları gerekiyor.” değerlendirilmelerinde bulundu.

    Türkiye’deki ticaret içinde e-ticaretin oranının, salgın sürecinde yüzde 5,3’ten yüzde 6,7’ye çıktığını ifade Kaan Koşvar, şunları kaydetti:

    Gelişmiş ülkelerin yüzde 12, Çin’in yüzde 30 seviyesinde olduğu dikkate alınırsa aradaki farkın kapanması için ciddi bir mesafe yer alıyor. Bu noktada, e-ihracat yapan işletmelerin dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri, mal satacakları pazarın lokal ödeme yöntemlerini kullanmaları çünkü her millet kendi ödeme yöntemini güvenli buluyor.

    E-ticaretin hızla kabuk değiştirdiği bu dönemde biz de özellikle e-posta, sosyal medya ve çağrı merkezi üzerinden satış yapan firmalar için ‘Linkle Tahsilat” yöntemini geliştirdik. Bu hizmet ile işletmeler, yurt içi ve yurt dışındaki müşterilerine SMS, e-posta veya diğer iletişim uygulamaları yoluyla gönderecekleri bir link aracılığıyla tahsilat yapma olanağı buluyor. Türkiye İş Bankası olarak işletmelerin dijitalleşmesine ve yurt dışına açılmalarına katkı sunmak için bu gibi yenilikçi ürünlerle kendilerine yol arkadaşlığı yapmaya devam edeceğiz.

    Dijital dönüşüm liderliği için başvurular

    Diğer yandan yapılan açıklamaya göre, iki yılda dokuz kentte üç bin KOBİ’ye ulaşan ve mayıs ayı itibarıyla çevrimiçi platformda düzenlenmeye başlandı. Dijital Anadolu Projesi, gelecek dönemde de farklı konu ve konuklarla devam edecek. Dijital Anadolu’nun beşinci online etkinliği, 25 Haziran’da düzenlenecek.

    Aynı zamanda, TÜRKONFED tarafından kurulan Dijital Dönüşüm Merkezi de Türkiye İş Bankası iş birliği ve BANDWITT çözüm ortaklığında Dijital Anadolu Projesi ile ulusal ölçekte ve çevrimiçi olarak KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğuna dijital yönetim liderliği yapmaya devam edecek. Proje kapsamında, DDM’nin web sitesi “www.ddm.org.tr” üzerinden sisteme kaydolan ve dijitalleşme karnelerinin hesaplanabilmesi için gerekli koşulları sağlayan KOBİ’lere, dijitalleşme karnesi ve yol haritası ücretsiz olarak sunuluyor.

    Dijitalleşme karnesi oluşan KOBİ’ler içinden randevu talep eden ilk 100 şirkete BANDWITT tarafından ücretsiz olarak verilecek dijital dönüşüm alanındaki bire bir koçluk hizmeti için başvuru alımı da devam ediyor.

  • Dünyanın En Değerli Markaları belli oldu

    Dünyanın En Değerli Markaları belli oldu

    Dünyanın En Değerli Markaları; 2020 BrandZ Top 100 Global Markalar Listesi güncellendi. Global Markalar listesine göre, ABD merkezli e-ticaret ve bulut bilişim şirketi Amazon, yıllık bazda yüzde 32’lik artışla 416 milyar dolar marka değerine ulaşarak, dünyanın en değerli markası olmaya devam etti. Listede amazonun ardından ikinci sırasında ise bir başka teknoloji devi Apple yer alıyor. Sosyal medyada yer alan bir çok tartışmanın odak noktasını oluşturan TikTok da, BrandZ Top 100 Global Markalar listesinde 16.9 milyar dolarlık marka değeriyle dünyanın en değerli 79. markası olarak gösterildi.

    Bloomberg piyasa verileriyle birlikte dünya genelinde 3,8 milyon kişiden elde edilen tüketici iç görülerinin titizlikle analiz edildiği çalışmada 51 pazardan 17 bin 500’ü aşkın marka mercek altına alındı.

    Dünyanın En Değerli Markaları Listesine İlk Kez Girdi

    2016 yılında yayınlanan TikTok, bu yıl ilk defa BrandZ Top 100 Global Markalar listesine girdi ve Uber, Adidas, Pepsi gibi markaları geride bırakarak 16.9 milyar dolarlık marka değeriyle dünyanın en değerli 79. markası olarak gösterildi. Listenin ilk 25 sırasında yer alan şirketler şöyle…

    24- Starbucks – Marka değeri: 47,7 milyar dolar

    23- PayPal – Marka değeri: 48,4 milyar dolar

    22- Disney – Marka değeri: 48,8 milyar dolar

    21- Nike – Marka değeri: 49,9 milyar dolar

    20- UPS – Marka değeri: 50,7 milyar dolar

    19- Louis Vuitton – Marka değeri: 51,7 milyar dolar

    18- Moutai – Marka değeri: 53,7 milyar dolar

    17- SAP – Marka değeri: 57,5 milyar dolar

    16- The Home Depot – Marka değeri: 57,5 milyar dolar

    15- Marlboro – Marka değeri: 58,2 milyar dolar

    14- IBM – Marka değeri: 83,6 milyar dolar

    13- Coca Cola –  Marka değeri: 83 milyar dolar

    12- Verizon – Marka değeri: 94,6 milyar dolar

    11- AT&T – Marka değeri: 105,8 milyar dolar

    10- Mastercard – Marka değeri: 108,1 milyar dolar

    9- McDonald’s – Marka değeri: 129,3 milyar dolar

    8- Facebook – Marka değeri: 147,1 milyar dolar

    7- Tencent – Marka değeri: 150,9 milyar dolar

    6- Alibaba – Marka değeri: 152,5 milyar dolar

    5- Visa – Marka değeri: 186,8 milyar dolar

    4- Google – Marka değeri: 323,6 milyar dolar

    3- Microsoft – Marka değeri: 326,5 milyar dolar

    2- Apple – Marka değeri: 352,2 milyar dolar

    1- Amazon – Marka değeri: 415,8 milyar dolar

  • Unity Ders Videoları Artık Ücretsiz

    Unity Ders Videoları Artık Ücretsiz

    Dünyanın önde gelen Unity oyun motorunun sahibi Unity Technologies, oyun geliştiricisi olmak isteyenler için Unity Ders Videoları için şık bir hamlede bulundu.  Şirketten yapılan resmi açıklamaya göre Unity Learn Premium’da yer alan yüzlerce saatlik ders videoları artık kalıcı olarak tamamıyla ücretsiz oldu.

    Unity Ders Videoları için Unity’den müthiş adım

    Unity Premium dersleri ilk olarak geçtiğimiz Mart ayında COVID-19 salgını sebebiyle ücretsiz hale getirilmişti. Ücretsiz dönemin ise sadece üç ay süreceği bildirilmişti ancak Unity Premium videoları tekrar ücretli hale getirmek yerine burada çok daha şık bir harekette bulunarak  tüm ders videoları sınırsız bir şekilde ücretsiz yapma kararı aldı. Şu an 350 saatten fazla Unity Premium içerik şu anda Unity Learn’de oyun geliştirmek isteyen girişimcilerin kullanımına açılmış durumda.

    Konuyla ilgili açıklamalar yapan Unity Technologies,”COVID-10 salgını dünya genelinde milyonlarca insanın işini kaybetmesine de sebep oldu. Oyun sektöründe topluluğumuzda da birçok insanın bu durumdan etkilendiğinin farkındayız. Topluluğumuzda yer alanlar için yeni iş olanakları için birçoğumuzun hızlı bir şekilde yeteneklerini yenilemesi ve geliştirmesi gerekiyor.” ifadelerini kullanıldı.

    Unity’nin premium derslerinde hemen her konu hakkında öğretici dersler yer alıyor. Dersler arasında programlama, modelleme, animasyon, ışıklandırma, ses, doku ve kaplamalar ve optimizasyon gibi oyun geliştirmek için gerekli tüm önemli noktalarına değinen video dersleri yer alıyor. Oyun geliştirme sektöründe yer almak, oyun geliştirme sektörüne girmek ya da oyun geliştirme işlerine yeni başlıyorsanız veya kendinizi geliştirmek istiyorsanız gerçekten de kullanışlı kütüphaneyi ziyaret etmeniz önerilir.

    Unity oyun motoru şu anda özellikle de bağımsız yapımcılar tarafından sık kullanılan ve oldukça popüler bir oyun motoru. Unity ile PC, konsollar veya mobil platformlar için 2 boyutlu veya 3 boyutlu oyunlar geliştirebilme özelliklerine sahip. Tasarladığınız oyun için kazancınız 100 bin doları geçmediği müddetçe oyun motoru için Unity şirketine herhangi bir ücret ödemenize gerek kalmıyor.

    Unity Oyun Motoru

    Unity, öncelikli olarak bilgisayarlar, konsollar ve mobil cihazlar için video oyunları ve simülasyonları geliştirmek için kullanılan ve Unity Technologies tarafından geliştirilen çapraz platform bir oyun motorudur.

  • Tabela Montaj Hizmeti: Girişimcilikte Yeni Fırsatlar, Maliyetler ve Stratejiler

    Tabela Montaj Hizmeti: Girişimcilikte Yeni Fırsatlar, Maliyetler ve Stratejiler

    Girişimcilik Dünyasında Yeni Bir Fırsat: Tabela Montaj Hizmeti

    Girişimcilik dünyası, sürekli evrilen ve yeni iş olanakları sunan dinamik bir arenadır. Bu alanda başarılı olmak, yenilikçi fikirlere sahip olmak ve pazarda var olan ihtiyaçları doğru bir şekilde tespit etmekle mümkündür. Bu makalede, özellikle inşaat, tadilat ve ev hizmetleri sektörlerine yönelik önemli bir pazarlama aracı olan tabela montaj hizmetini mercek altına alacağız. Bu hizmet, işletmelerin görünürlüğünü artırmalarına ve potansiyel müşterilere ulaşmalarına yardımcı olurken, aynı zamanda girişimciler için de cazip bir iş modeli sunmaktadır. Tabela montaj hizmetinin potansiyelini, başlangıç maliyetlerini, işletme prensiplerini ve pazarlama stratejilerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

    Pazarlama Aracı Olarak Tabela Montajının Önemi

    Günümüz rekabetçi piyasasında, işletmelerin dikkat çekmesi ve hedef kitlelerine ulaşması giderek zorlaşmaktadır. Bu noktada, geleneksel pazarlama yöntemlerinin yanı sıra, etkili ve uygun maliyetli stratejilere ihtiyaç duyulmaktadır. Tabela montaj hizmeti, bu ihtiyaca cevap veren önemli bir pazarlama aracıdır. Özellikle inşaat, tadilat ve ev hizmetleri gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için, müşterinin ev veya iş yerinin önünde yer alan tabelalar, potansiyel müşterilere doğrudan ulaşmanın etkili bir yoludur.

    Bu hizmet, genellikle kısa süreli montaj ve demontaj işlemlerini içerir. İşletmelerin, hizmet verdikleri alanlarda marka bilinirliğini artırmalarına ve yeni müşteriler kazanmalarına yardımcı olur. Tabela montaj hizmeti sunan bir girişimci, bu ihtiyacı karşılayarak hem işletmelere fayda sağlar hem de kendi işini kurma fırsatı yakalar.

    Tabela Montaj Hizmetini Başlatmak: Adımlar ve Maliyetler

    Tabela montaj hizmeti, düşük başlangıç maliyetleriyle dikkat çeken bir girişimcilik fırsatıdır. Gerekli ekipman ve malzemeler genellikle 2.000 Amerikan doları (USD) altında bir maliyetle temin edilebilir. Bu maliyet, genellikle şunları içerir:

    • Araç: Tabelaları taşıyacak ve montaj ekibini sahaya ulaştıracak bir araç.
    • Ekipmanlar: Matkap, vida, çekiç, terazi gibi temel montaj aletleri.
    • Malzemeler: Tabela sabitleme aparatları, vidalar, dübeller ve diğer montaj malzemeleri.
    • Pazarlama Materyalleri: Broşürler, kartvizitler ve online pazarlama için gerekli araçlar.

    Bu iş modeli, part-time (yarım zamanlı) olarak da işletilebilir, bu da girişimciler için esneklik sağlar. Müşteri taleplerine göre çalışma saatleri düzenlenebilir ve başka bir işte çalışanlar için ek gelir kaynağı olabilir. İşletme büyüdükçe, tam zamanlı bir operasyona geçilebilir ve daha fazla müşteri hizmeti sunulabilir. Özellikle kapı askısı hizmeti gibi diğer pazarlama hizmetleriyle birleştirildiğinde, tabela montaj hizmeti daha da cazip hale gelir. Bu kombinasyon, müşterilere daha kapsamlı bir hizmet sunma ve reklam bütçelerinden daha fazla verim elde etme imkanı tanır.

    Müşteri Edinme ve İşletme Stratejileri

    Tabela montaj hizmetinde başarılı olmak için, etkili bir pazarlama stratejisi geliştirmek ve müşteri ilişkilerini yönetmek önemlidir. İşte bazı öneriler:

    • Hedef Kitle Belirleme: İnşaat, tadilat, tesisat, temizlik gibi ev hizmetleri sunan şirketleri hedef kitle olarak belirleyin.
    • Pazarlama: Şirketlere doğrudan ulaşıp hizmetinizi tanıtın. Web siteleri, sosyal medya ve yerel reklamlar kullanarak görünürlüğünüzü artırın.
    • Fiyatlandırma: Rekabetçi fiyatlar sunun. Hizmetin karmaşıklığına, kullanılan malzemelere ve montaj süresine göre fiyatlandırma yapın.
    • Hizmet Kalitesi: Müşterilerinize kaliteli ve güvenilir bir hizmet sunun. Zamanında montaj yapın, tabelaları güvenli bir şekilde sabitleyin ve müşteri memnuniyetini ön planda tutun.
    • İşbirliği: Kapı askısı hizmeti gibi diğer pazarlama hizmetleri sunan şirketlerle işbirliği yapın.

    Bu stratejiler, müşteri edinme sürecini hızlandıracak ve işletmenizin büyümesine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, müşteri geri bildirimlerini dikkate almak ve hizmet kalitesini sürekli iyileştirmek, uzun vadeli başarı için kritik öneme sahiptir.

    Sonuç: Tabela Montaj Hizmetiyle Girişimcilik Yolculuğu

    Tabela montaj hizmeti, düşük maliyetli, esnek çalışma saatleri sunan ve pazarda önemli bir boşluğu dolduran cazip bir girişimcilik fırsatıdır. Özellikle inşaat, tadilat ve ev hizmetleri sektörlerine yönelik artan talep, bu hizmete olan ihtiyacı sürekli canlı tutmaktadır. Başlangıç maliyetlerinin düşük olması, part-time olarak başlanabilmesi ve diğer pazarlama hizmetleriyle entegre edilebilmesi, bu iş modelini yeni girişimciler için ideal hale getirmektedir.

    Başarılı bir tabela montaj hizmeti için, etkili bir pazarlama stratejisi, kaliteli hizmet sunumu ve müşteri ilişkilerine önem vermek gerekmektedir. Hedef kitleyi doğru belirlemek, rekabetçi fiyatlar sunmak ve müşteri memnuniyetini sağlamak, işletmenizin büyümesi için kritik öneme sahiptir. Girişimciler, bu iş modelini kullanarak hem kendi işlerini kurabilir hem de işletmelerin pazarlama ihtiyaçlarına çözüm sunabilirler. Tabela montaj hizmeti, girişimcilik dünyasında yükselen bir trend olup, doğru stratejilerle hareket edenler için önemli bir gelir kaynağı olabilir.

    Bu alanda ortalama maaşlar, deneyime, konuma ve iş hacmine bağlı olarak değişiklik gösterse de, başlangıç seviyesinde yıllık 35.000 – 45.000 Türk Lirası civarında olabilir. Deneyimli ve başarılı girişimciler için bu rakamlar daha da yükselebilir. Tabela montaj hizmeti, girişimcilik ruhuna sahip, pazarlama becerileri gelişmiş ve müşteri odaklı bireyler için önemli bir fırsat sunmaktadır.

  • Dünyanın İlk Yapay Zeka İşletim Sistemi: Karşınızda aiWARE

    Dünyanın İlk Yapay Zeka İşletim Sistemi: Karşınızda aiWARE

    Bilgisayar ve özellikle de robotik teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte yapay zeka, büyük bir önem kazanmasının ardından dünyanın ilk yapay zeka işletim sistemi olan aiWARE gün yüzüne çıktı. Firmalar artık, dijital dönüşüm programları ve projeleri kapsamında yapay zekaya büyük önemler vererek büyük yatırımlar yapıyor. Firmalar sundukları hizmeti hem daha az hatalı hem de insan gücüne ihtiyaç duymadan sağlayabilmek için çok ciddi yatırımların boyutunu da her geçen artırıyor. Yapay zeka teknolojilerine yönelik yapılan bu yatırımlar, firmaların yeni ve hızla değişen dünya düzenine ayak uydurmalarının ön numaralı şartı olarak karşılarına çıkıyor.

    Bu makalemizde ABD merkezli Veritone isimli bir şirketten ve bu şirketin yaptığı çalışmalardan sizleri de bilgi sahibi yapma istiyoruz. Veritone’un makalemize konu olmasının temel nedeni ise  dünyada yeni bir çığır açacak olan ilk yapay zeka işletim sistemini geliştirmiş olması. Veritone, yapay zeka teknolojilerine yön verecek işletim sistemini “aiWARE” olarak isimlendiriyor ve bu işletim sistemi, gelecek yıllarda fazlasıyla adından söz ettirecek.

    aiWARE, tüketiciler için neler sunuyor?

    Herhangi bir sektörle ilgili bir yapay zeka geliştirmek ve bu yapay zekayı başarılı bir şekilde kontrol etmek, ciddi anlamda zorlu, süre alan ve oldukça maliyetli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. aiWARE, işte bu zorlu sürecin üstesinden kolaylıkla gelmesi için bulunmaz bir nimet. Oluşturulan yapay zekalar, bu işletim sistemi aracılığıyla kontrol edilebiliyor ve sistem, yapay zekaların karmaşık sürecini kolaylaştırmakta büyük rol oynuyor.

    Bilgisayarlar ve akıllı telefonlarda kullanılan işletim sistemleri, cihazların donanım parçalarını bir araya getirip verilen komutların çalıştırılması hedefine yönelik iş görüyor. Aslındayapay zeka teknolojileri için geliştirilen aiWARE da geleneksel işletim sistemlerine benzerlik gösteriyor. Örnek vermek gerekirse; Windows 10’da Microsoft Excel çalıştırırken aiWARE’da ise yapay zekaları çalıştırıyorsunuz.

    aiWARE’ın belki de en etkileyici yanı, bazı yapay zeka motorlarını varsayılan olarak bünyesinde bulunduruyor oluşu. Tüketiciler, aiWARE’ın konuşma, metin, ses, fotoğraf, biyometrik, veri analizi, veri dönüşümü vb. ihtiyaç duyulan yapay zeka teknolojilerinin ihtiyaç duyduğu motorlarını kullanabiliyorlar. İsterseniz aiWARE’ın bu yeteneğini, basit bir şekilde örnekleyelim.

    Şimdi hep birlikte akıllı telefonlarda kullandığımız sesli asistanları ele alalım. Sesli asistanlar, yapay zekaları sayesinde konuşmanızı algılıyor, ne demek istediğinizi sınıflandırıyor ve size hizmet edebilmek adına çalışmaya başlıyor. İşte bu işlemlerin yapılmasında ihtiyaç duyulan yapay zeka motoru, aiWARE’ın içinde zaten yer alıyor. Size sadece düzenlemek ve ihtiyacınıza yönelik olarak kullanmaya başlamak kalıyor.

    aiWARE Katmanları

    Yapay zeka teknolojilerinin en sıkıntılı yanları, fazlasıyla karmaşık yapılarda oluşu. aiWARE’ın geliştiricisi olan Veritonebu konuyu da gözardı etmemiş ve tüketicilere mümkün olan en kolay yapay zeka hizmetini sunabilmek için Conductor isimli bir teknoloji geliştirmiş. Bu teknoloji, yapay zekanın karmaşık yapısını hem çok hızlı hem de maliyetsiz bir şekilde filtreleyerek doğru yapay zeka motorunun kullanılmasını sağlıyor.

    Tanıtım Videosu

    Dünyanın ilk yapay zeka işletim sistemi aiWARE, pek çok kurum tarafından fazlasıyla heyecan verici olarak adlediliyor.

  • İç ticarette dijital dönüşüm nasıl gerçekleşecek?

    İç ticarette dijital dönüşüm nasıl gerçekleşecek?

    Bakan Pekcan, Twitter hesabından paylaştığı mesajda, iç ticarette dijital dönüşüm çalışmaları  hakkında bilgi verdi. Yeni uygulamanın sağlayacağı katkılara dikkati çeken Pekcan, şu bilgileri aktardı:

    “MERSİS üzerinden başlattığımız elektronik belge uygulamasıyla şirket yetkilileri ihtiyaç duydukları ticaret sicili belgelerine ilişkin başvurularını elektronik ortamda yapabilecek ve harç bedellerini ödeyebilecek. Ankara, İstanbul ve İzmir ticaret sicili müdürlüklerimizde hayata geçirilen ve kısa sürede tüm müdürlüklerimizde devreye alınacak e-belge uygulamasıyla işlemler hızlı bir şekilde tamamlanabilecek ve ticaret sicili müdürlüklerimizdeki yoğunluk asgari düzeye indirilecek. Diğer taraftan anonim şirketlerin genel kurul toplantıları için Bakanlık temsilcisi görevlendirme işlemleri de MERSİS üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilebilecek. İç ticaretin dijitalleşmesine, vatandaşlarımızın talep ettikleri hizmete daha kolay, şeffaf, hızlı, güvenli şekilde ulaşmasına katkı sağlayacak bu çalışmalarımızın ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

    İç Ticarette Dijital Dönüşüm Hamlesi

    Ticaret Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada; Bakanlığın dijital dönüşüm projeleri kapsamında ticaret sicili müdürlükleri ve ticaret il müdürlüklerinde yürütülen işlemlerin elektronik ortama taşınması çalışmaları hız kazandırıldı.

    Türkiye’nin dijital dönüşüm projelerinden MERSİS üzerinden çevrim içi ortamda yürütülen ticari işlemlerin kapsamı genişletildi. Özellikle pandemi sürecinde sosyal temasın en aza indirilmesini hedefleyen ve vatandaşların hayatını kolaylaştıran çalışmalara ön plana alındı.

    TOBB ile iş birliği halinde MERSİS üzerinden başlatılan elektronik belge uygulamasıyla ticaret sicili müdürlüklerine fiziki olarak başvurularak alınabilen ticaret sicili belgelerinin elektronik ortamda alınması sağlandı. Böylece, şirket yetkilileri ihtiyaç duydukları ticaret sicili belgelerine ilişkin başvurularını MERSİS üzerinden elektronik ortamda yapabilecek ve harç bedellerini elektronik ortamda ödeyerek söz konusu belgeleri MERSİS üzerinden temin edebilecek.

    Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünde 18 Mayıs’ta pilot olarak devreye alınan elektronik belge uygulaması, İstanbul ve İzmir ticaret sicili müdürlüklerinin de dahil olmasıyla bugün itibarıyla 3 büyük şehirde hayata geçirildi. Uygulamanın kısa süre içinde tüm ticaret sicili müdürlüklerinde devreye alınması planlanıyor.

    • Girişimcileri doğrudan ilgilendiren iş dünyası ile ilgili haberleri girişimcilik haberleri kategorisinde yayınlıyoruz.

    Diğer taraftan Bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğu olan anonim şirket genel kurul toplantılarına temsilci görevlendirilmesi için il müdürlüklerine başvuruluyordu. MERSİS’de geliştirilen Genel Kurul Modülü tüm il müdürlüklerinin ve vatandaşların kullanımına açıldı. Böylece anonim şirket genel kurul toplantılarına Bakanlık temsilcisi taleplerinin il müdürlüklerine gidilmeden elektronik ortamda alınması sağlandı. Aynı zamanda görevlendirme işlemlerinin elektronik ortamda yapılması ve genel kurul toplantılarına ilişkin belgelerin elektronik ortamda saklanması mümkün hale geldi. Böylece, Bakanlık temsilcisi görevlendirme işlemlerinin daha şeffaf ve hızlı gerçekleştirilmesi sağlandı.

  • TechOne Fonu ile Teknolojik Girişimlere Destek

    TechOne Fonu ile Teknolojik Girişimlere Destek

    Türkiye’de gelecek vadeden ve küresel pazarlara açılma imkanı olan teknolojik girişimlere destek verme amacıyla Techone Fonu  oluşturuldu. “TechOne” fonu önümüzdeki 5 yıl boyunca teknolojik girişimlere 200 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapmayı amaçlıyor. Bu fonun kullanımı ile Türkiye’de doğan ve geliştirilen teknolojilerin yurt dışına kolaylıkla açılması hedefleniyor.

    TechOne fonu ile ilgili açıklamalar, Tarvenn Ventures isimli bir danışmanlık şirketi tarafından yapıldı. Yapılan açıklamalara göre fon, henüz erken aşama evresinde olan 50’den fazla teknolojik projeyi kapsaması planlanıyor. Girişim sermayesi fonu kapsamında maddi desteğin yanı sıra bilgi ve tecrübe aktarımı da gerçekleştirilecek. Bu fon ile büyük teknolojik projeleri olan girişimcilerin elinden tutup, dünyaya açılmaları gibi kritik konularda mentorluk çalışmaları da yer alacak.

     

    TechOne girişim sermayesi fonunun destek vereceği projeler için sektör ayrımı yapılmayacak. Fon ekibi, projeleri büyük bir titizlikle inceledikten sonra proje sahiplerine hem maddi hem de manevi destek vererek girişimlerin ayakta kalmalarına olanak tanınacak. Yapay zeka, robotik, IoT, ileri malzeme ve medikal gibi alanlarda proje geliştiren girişimciler, TechOne’dan destek almak için gerekli başvuruları yapabilecekler.

    TechOne fonu ile ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli konu ise bu fon Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurulmuş bir fon olmadığıdır. Bu nedenle bu girişim sermayesi fonu, devlet eliyle yönetilmeyecek. Yurt dışında bugüne kadar yaptıkları çalışmalarla önemli işlere imza atmış olan Tarvenn Ventures, bu fon ile Türkiye’deki girişimcilere de destek vermeyi hedefliyor. Türkiye’den global pazarlara açılma potansiyeli olan teknoloji girişimlerine 5 yıl içerisinde 200 Milyon TL’nin üzerinde yatırım yapmayı hedefliyor.

  • Yüze Dokunmayı Azaltmaya Yönelik Kolye

    Yüze Dokunmayı Azaltmaya Yönelik Kolye

    Birçok şirket üretim bandını değiştirerek Corona virüsü sürecinin daha kolay atlatılması için adımlar atarak Yüze Dokunmayı Azaltmaya Yönelik Kolye tasarlandı. Benzer bir hamle de NASA’dan geldi. NASA, Corona virüsü pandemisi kapsamında insanların ellerini yüzlerine götürmesini engelleyecek bir kolyeyi tasarladı. Halihazırda Mayıs ayında söz konusu kolye tasarımı için tanıtım fragmanı yayınlanmıştı. İşte şimdi NASA’nın yüze dokunmamayı hatırlatan kolyesi için bazı talimatlar yayımlandı.

    NASA’nın Yüze Dokunmayı Azaltmaya Yönelik Kolye

    3 Boyutlu yazıcı ile basımı mümkün olan ve tamamen açık kaynak kodu ile paylaşımı yapılan  bu kolye, takan kişinin elini yüzüne yaklaştırdığı noktada kişiyi titreşim ile uyarıyor. NASA’nın bu kolyesinin kullanımı ile kolyeyi takanlar yüzlerine daha az dokunuyor ve bu sayede bu kapsamda mikrop dolaşımı ve kapma riski azalıyor.

    Pulse olarak isimlendirilen kolye, NASA’nın Jet Propulsion Laboratory ile birlikte geliştirdiği bir projenin nihai ürünü. Bu kolye kişilerin yüzlerine dokunmasını engelleyerek Corona virüsünün yayılmasını azaltmayı hedefliyor.

    Kolyede yerleşik bir yakınlık sensörü bulunmakta ve kolyede bulunan bu sensör, ellerin yüze yakınlaştığını algıladığı anda, titremeye başlıyor ve ellerin yüze yakınlaşmasıyla bu titreşimlerin şiddeti de artıyor.

    Üretim aşamaları için; GitHub üzerinden açık kaynaklı olarak paylaşılan kodların yanında bir de adım adım yapılması gereken talimatlar da yer alıyor. NASA‘nın ücretsiz bir şekilde kolyeyi paylaşmasının nedeni herkese kolay ve makul bir fiyatla herkese ulaşabilmesi. Dilerseniz aşağıda yer alan proje sayfasına ulaşarak kolye üretimini gerçekleştirerek üretime geçebilirsiniz.

     

  • Erciyes Teknopark’tan KOBİ’lere Ücretsiz Mentorluk

    Erciyes Teknopark’tan KOBİ’lere Ücretsiz Mentorluk

    KOBİ’lerin iş geliştirme ve yenilik kapasitelerini artırmaya yönelik mentorluk mekanizmaları oluşturulması ve yürütülmesine yönelik faaliyetlerin desteklenmesi amacı ile açılan TÜBİTAK 1601 BiGG+ Mentor Arayüzü Çağrısı sonucunda, Erciyes Teknopark’ın ücretsiz mentorluk hizmetlerini de içeren proje önerisi TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan 11 proje arasında yer aldı.

    Proje kapsamda Erciyes Teknopark Mentor Arayüzü Programı ile KOBİ’lere 18 ay boyunca ücretsiz mentorluk hizmeti verebilecek. Erciyes Teknopark Mentor Arayüzü Programı ile ilgili açıklama yapan Erciyes Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Recai Kılıç şunları proje ve verilecek hizmetler hakkında şunları ifade etti:

    “TÜBİTAK tarafından, TEYDEB desteği almış KOBİ’lere BİGG+ isimli yeni bir destek sunulmaktadır. TÜBİTAK, KOBİ’lerin uygun mentorlar ile eşleştirilmesi ve sürecin kaliteli bir şekilde yönetilmesi yetkisini sadece 11 uygulayıcı kuruluşa verdi. Erciyes Teknopark da TÜBİTAK tarafından seçilen bu desteği verebilecek 11 uygulayıcı kuruluş arasında yer alma başarısını gösterdi. Bu program kapsamında Kayseri ili ve çevresinde faaliyette bulunan KOBİ’lere mentorluk hizmeti sunulması hedeflenmektedir. Bu destek kapsamında bize gelen mentorluk desteği başvuruları değerlendirilmesinin ardından seçilen KOBİ’ler alanında uzman nitelikli mentorlardan 18 ay süresince ücretsiz olarak danışmanlık hizmeti alabilecekler. Bu program kapsamında 18 ay süresince verilecek mentorluk hizmetinin KOBİ’ler üzerinde ciroda artış, yeni pazarlara giriş, yurt dışına satış ya da mevcut yurt dışı satışlarında artış, ürün geliştirme süreç iyileştirme, rekabet üstünlüğü elde etme gibi etkilerin oluşturulması hedeflenmektedir.

    Programa katılmak ve mentorluk hizmetlerinden ücretsiz şekilde yararlanmak isteyen KOBİ’ler www.erciyesmentors.com adresinden başvurularını 22 Haziran 2020 tarihine kadar gerçekleştirebilirler.”

  • Facebook’dan Zihin Okuyan Gözlük

    Facebook’dan Zihin Okuyan Gözlük

    Giyilebilir teknoloji ürünlerinde şaşırtan çalışmalar hızla devam ederken Facebook, zihin okuyan gözlük modeli kendisini gösterdi. Dikkatleri üzerine çeken akıllı gözlük modeli, akıllara aynı zaman diğer şirketlerin de  çalışmalarını getirdi.

    Halen Google ve Apple tarafından giyilebilir teknoloji ürünleri alanında çalışmalar yapıldığı da biliniyor. Ancak ortaya çıkan yeni bilgilerde, bilinenin ve beklenenin dışında bir gözlüğün gelebileceği görüldü. Böylesine bir gözlüğün, zihin okuyabilme yeteneğiyle nasıl kullanılacağı bilinmiyor.

    Facebook, zihin okuyan gözlük ile gündemde

    Ortaya çıkan belgelerde, Facebook’un özel bir gözlük çalışması içinde olduğu belirlendi. Ortaya çıkan belgelerde firmanın, zihin okuyabilme yeteneği olan gözlüğün patentini aldığı belirtiliyor. Birçok insanın kullanmak istemeyeceği ürünün, henüz denenip denenmediği bilinmiyor. Ancak özel hayatın gizliliğine aykırı bir durum olarak bir çok problemi de birlikte getireceği düşünülüyor.

    Zihin okuyabilme yeteneğinin nasıl kazandıracağı da henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil. Bilim kurgu filminden çıkan bir gözlük gibi özelliği bulunan ürünün, tasarımı ise aşağıdaki şekilde.

    Akıllı gözlüğün tasarımı klasik bir çerçeveli gözlükten çok da farklı değil. Ancak ortaya çıkan görselde de anlaşılacağı üzere üzerinde birçok farklı bileşenden oluşan donanım bulunuyor. Bu projenin bir fikirden çok daha öte olduğunu ve gözlük için hali hazırda patent başvurusunun yapıldığını belirtmekte fayda bulunuyor. Şirketin gerçekten böyle bir ürünü üretip üretmeyeceği, kullanıma alıp almayacağının cevaplarını gelecekte görülecek.

    Giyilebilir Teknoloji Nedir?

    Giyilebilir teknoloji, üstünüze giydiğiniz teknolojik aletlerin genel adına verilen isimdir.  Giyilebilir teknoloji, aksesuar olarak ya da kıyafetin bir parçası olarak giyilen teknolojik ürünleri tanımlamak için kullanılan genel tabirdir. Birçok giyilebilir teknoloji ürünü var olsa da, aralarındaki en popüler olanlar hareket takip ekipmanları ve akıllı saatlerdir. Giyilebilir teknolojinin en önemli özelliklerinden biri, İnternet’e bağlanarak cihaz ile ağ arasında veri aktarımı yapabilmesidir. Bu veri alışverişi sayesinde giyilebilir teknoloji, nesnelerin interneti (IOT) dünyasında ön plana çıkmaktadır. En başta gelen giyilebilir teknolojileri için akıllı saatler, VR Gözlükler, arttırılmış gerçeklik gözlükleri sayılabilinir.

  • Google Meet için yeni özellikler

    Google Meet için yeni özellikler

    Geçtiğimiz aylarda ücretsiz olarak piyasaya sürülmesi ile çevrimiçi toplantı araçları arasındaki rekabete katılan Google Meet için yeni özellikler ortaya çıktı. Pazarda bulunan diğer rakiplerini de yakalamak isteyen meet platformu öğrenciler için kullanışlı olabilecek yeni özellikler üzerinde yoğunlaşıyor. Çevrimiçi toplantı yazılımları arasında yer edinmek isteyen Google Meet için tasarlanan servisin sanal sınıf modeline göre özellikler kazanmaya devam ediyor.

    Çevrimiçi toplantı yazılımına yeni eklenecek olan özellikler kurumsal müşteriler için şimdiden kullanıma açıldı. Yakın zamanda tüm kullanıcılara bu özelliklerin ulaşması bekleniyor.

    Google Meet için yeni özellikler ile sanal sınıf modelini benimsiyor

    Online toplantı uygulamasına ilave edilmesi beklenen özellikler genel olarak sınıf ortamında ihtiyaç duyulabilecek özelliklerden oluşmaktadır. Özellikler arasında en dikkat çekeni arkaplan bulanıklaştırma yer alıyor. Kamera ile görüntünüzü diğer toplantı katılımcıları ile paylaşımı esnasında arkaplandaki ögeler sunuma engel olmaktaydı. Eklenecek olan bu özellik ile arkaplanı bulanıklaştırarak ya da yerine bir duvar kağıdı koyabilme özelliğine sahip olunabilecek.

     

    Toplantılara katılım sağlayacak kişi sayısının fazla olması halinde toplantı ana ekranında herkesin görünememesine neden oluyordu. Getirilen yeni özellik ile elini kaldıran kullanıcılar ana ekranda söz almışcasına öne çıkarılacak. Bu sayede çevrimiçi dersler daha kolay bir şekilde sürdürülebilecek.

    Google Meet için Sözlü sınav gibi görüşmeler için katılımcılara soru yöneltme özelliği için çalışmalar devam ediyor. Toplantı yöneticisi tarafından gönderilecek sözlü sınav soruları ile katılımcılar tarafından cevaplanması istenebilecek. Anket gibi daha basit sorular için de anket özelliğinin eklenmesi de planlar arasında. Gerçek zamanlı ve senkron olarak çalışacak olan anketler ile hızlı sonuç alınması konusunda yardımcı olması planlanıyor.

    Google Meet için uzun süredir olması istenen özelliklerden en önemlisi olan katılımcılar arasında moderatör seçebilme özelliği eklenecek ve  katılımcılar moderatör olabilecek, istediği kişilerin özelliklerini yönetebilecek.