Yazar: admin

  • Yapay Zeka ile Kişiye Özel Kozmetik

    Yapay Zeka ile Kişiye Özel Kozmetik

    Akademisyen Seda Sakacı Çelik yaptığı araştırma ve çalışmaların sonunda kişiye özel kozmetik üretimini gerçekleştirdi.
    Salgın süreciyle birlikte tüm dünya doğal hayata dönmek zorunda kaldı. Akademisyen Seda Sakacı Çelik İstanbul’da yapay zeka kullanarak kişiye özel ürünler üretmeye başladı. Bu çalışma ve üretimin arkasında ise Düzceli çiftçi kadınların emeği, Düzce Teknokent’teki Ar-Ge çalışmaları yer alıyor.
    Seda Sakacı Çelik, Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Kozmetoloji Bölümü mezunu ve çocukluğundan beri ilgisini çeken bitkiler hayatının yol haritasını belirledi. Yurtiçi ve yurtdışında farklı kurslara katılıp belgeler aldı. Evinin bir odasını uygulama odası, mutfağını laboratuvar, balkonu ise malzeme deposu yaparak işe koyuldu.

    Teknokentte Üretim Merkezi

    Çelik, tüm bu girişimcilik serüveni başlamadan önce üniversitede öğretim görevlisi olarak çalıştı. Yıllarca eğitim, teori ve pratik uygulama eğitimleri verdikten sonra “her madde doğal bile olsa her kişi eşsizdir” mantığı ile hareket etti.  Kullanılan her maddenin farklı insanlarda farklı etkilerinin olduğunu gözlemledi. Öncelikle çevresindekilere kendi imkanları dahilinde tamamen doğal ürünler üretti. Zaman içerisinde bu ürünlere olan ilgi ve sonrasında da akademi işbirliğiyle Düzce Üniversitesi Teknokenti’nde bir üretim merkezi açtı. Ürünlerini hazırlarken kullandığı tıbbi aromatik bitkilerin yetiştirilmesi için Düzceli kadın çiftçilerle birlikte üretime hazırlamaya başladı. Çelik, çalışmasını anlatırken, “Ürettiğimiz kişiye özel kozmetik ürünlerde Düzce’deki çiftçi kadınlarımıza alım garantisi verdik. Çiftçi kadınlarla birlikte Tıbbi Aromatik Bitki ekimi sağladık. Düzce Üniversitesi Teknopark Ar-Ge ekibiyle temasa geçip iş birliği yaparak birlikte bireysellikten çıkıp büyük ve birikimli bir ekip sağlamış olduk.” diyor.

    Vegan Kozmetik

    Kozmetoloji Kimliği’ oluşturmak için yapay zeka yatırımı yaparak, doğal ürünlerini kişiye özel üreten Çelik, cilt, vücut ve saç ölçümlerinin analizi kritik adımlardan. Kişilerden alınan bilgilerle kişisel özel kozmetolojik bir kimlik oluşturuluyor. Her kişiye özel ürün üretimi sağlanıyor.

    Çelik, üretim süreçlerini ise şöyle anlatıyor: “Hem dünyaca ünlü üreticilerinden, büyük markaların kullandığı ham maddeler ve kendi Ar-Ge ekibimiz ile elde ettiğimiz yerli, tıbbi ve aromatik bitkilerden ham madde elde ediyoruz. Dünyanın en etkili ham maddelerini kullanıyor, tüm büyük markaların alım yaptığı yerlerden biz de en iyisini alıyoruz. Aynı zamanda ürünlerimizde global sorumlulukların hepsine imza atıyoruz. Sertifikalı, doğal, organik, hayvanlar üzerinde test edilmeyen ve vegan ürünler kullanıyoruz. Pandemi ve çevresel duyarlılıktan dolayı, bu akımların güçlendiğini gözlemlemiş durumdayız. Gelecekte de vegan kozmetik üretiminin artacağını öngörüyoruz. ” Çelik ürünlerini Katar, Mauritius, ABD’ de birden çok merkeze gönderiyor.

    Kişiye özel kozmetik üretiminin en büyük avantajı ise; kişinin herhangi yan etkinin yaşanmasını, alerji oluşmasını önlemesi.

  • We Are Social Raporuna göre Türkiye’de Kaç Saat İnternet Kullanılıyor

    We Are Social Raporuna göre Türkiye’de Kaç Saat İnternet Kullanılıyor

    We Are Social/Hootsuite’in “Digital 2020” raporundaki verilere göre, dünyada yaşayan 7,8 milyar insanın 4,57 milyarının internet kullanıcısı olduğu ortaya çıktı. Cep telefonu kullanıcı sayısının 5,16 milyar kişi ve yüzde 66 yaygınlığa ulaşmış durumda.

    We Are Social Digital 2020 Raporunda Dikkat Çekenler

    Sosyal medya kullanıcı sayısı ise son 1 yılda yüzde 8’den fazla artarak 3,81 milyara ve yüzde 49 yaygınlığa ulaşmış durumda.

    Filipinler’de günlük çevrim içi harcama 9 saat 45 dakika

    Japonya’da günlük çevrim içi harcama 4 saat 22 dakika

    2005’te 0,1 Zetabyte olan sanal evrenin büyüklüğü 2013’te 4,4 Zetabyte’a çıktı, 2020’de ise 10 kat artışla 44 Zetabyte büyüklüğe ulaşması bekleniyor.

    Türkiye’de nüfusun yüzde 75,3’ü internet kullanıyor

    Türkiye’de internet kullanıcı sayısı 62,7 milyon kişiye ulaştı bu rakam ülke nüfusunun yüzde 75,3’üne tekabül ediyor.

    Bu oranın erkeklerde yüzde 81,8, kadınlarda ise yüzde 68,9’u bulmuş durumda.

    İnternette geçirilen sürenin dünya ortalaması günlük 6 saat 43 dakika, Türkiye’de ise bu süre 7 saat 29 dakika

    Dünya’da Sosyal Medya Kullanımı

    Türkiye’de 54 milyon sosyal medya kullanıcısı bulunuyor.

    Dünyada en fazla kullanılan sosyal medya platformları sırasıyla  Facebook, YouTubeve WhatsApp

    Instagram 6’ncı, TikTok 7’nci, Snapchat 12’nci, Twitter ise 13’üncü sırada yer alıyor.

    Türkiye’de internet kullanıcılarının en fazla ziyaret ettiği siteler arasında YouTube 2’nci, Facebook 3’üncü, Twitter 5’inci, Instagram 6’ncı, Netflix 16’ncı sırada yer alıyor.

    Facebook’u dünya çapında 1,95 milyar kişi, Türkiye’de 37 milyon kişi kullanıyor. Türkiye, dünya sıralamasında Facebook’un en fazla kullanıldığı 10’uncu ülke. Twitter dünya çapında 340 milyon kişi tarafından kullanılıyor, Türkiye ise yaklaşık 38 milyon kullanıcı ile dünyada 6’ncı sırada.

    Türkiye’de Instagram’ın 38 milyon, Snapchat’in ise 7,7 milyon kullanıcısı yer alıyor.

  • NFCREAD Programı ile Fotokopiye Son

    NFCREAD Programı ile Fotokopiye Son

    Yıldız Teknopark firmalarından Sanalogi’nin geliştirdiği yerli ve milli mobil uygulama NFCREAD programı ile ; otel, seyahat acentesi, hastane gibi yerlerde fotokopi için kimliğinizi ya da pasaportunuz  ‘temastan’ korunuyor. Kurumlar tarafından mobil cihazlarına yükledikleri uygulama ile pasaport veya kimlikteki cipi okumaları yeterli olacak. Böylece kimliğinizi kimseye vermek, kimliğinizin fotokopisinin çekilmesi zorunluluğu ve bugünlerin en önemli konusu olan kişilerle temas etmek zorunda kalmıyorsunuz.

    Şirketin Genel Müdürü Akif Akıncı, NFCREAD uygulaması ile temassız olarak 200 üzeri ülkeye ait 1.000’in üzerinde evrakın okunabildiğini ifade etti. “Dünyada bunu başaran ender firmalar arasındayız. NFCREAD uygulamasını diğer uygulamalardan ayıran en önemli özelliği çip içerisinden bilgi alınabilir olmasıdır” dedi.

    12 ÜLKEDE KULLANIMA DEVAM EDİLİYOR

    Akif Akıncı mobil programı; tur acenteleri, konsolosluklar, oteller, finans kurumları ile vakıf ve derneklerin de kullandığını belirtti. Ayrıca; “Çipli ve çipsiz pasaport ve çipli kimlik kartlarını öncelikle kamera ile taratıyor ve daha sonra okuma işlemi yapılan evrakın çipine dokundurtuyorsunuz. Bu sayede detaylı daha fazla bilgiyi okuma fırsatınız oluyor. Turizm sektörü için geliştirdiğimiz ve şu an dünya üzerinde 12 ülkede aktif olarak kullanılan Turasistan programı sayesinde yüzlerce ülkeye ait 500 bin üzeri pasaport ve kimlik okuma işlemi gerçekleştirdik. Bu sayı her yıl hızla artıyor. En büyük farklılığımız dünyanın herhangi bir  yerinde, herhangi bir bölgesinde programımızı test eden kullanıcılarımızın olmasıdır. Bununla birlikte ülkelerin yapmış oldukları değişiklikleri güncel olarak takip edebilmekteyiz. Ayrıca bu tarz işlemlerden haber sahibi olabiliyor ve gelen geri bildirimleri çok hızlı bir şekilde çözüme kavuşturma şansını yakalıyoruz. Bugüne değin geçen zamanda çok fazla çözümleme yaparak algoritmalarımızda çok fazla genişleme ve geliştirme gerçekleştirmiş durumdayız.”

    HASSAS BİLGİLER KORUMA ALTINDA

    Kişisel bilgilerin güvenliğinin en üst öncelikleri olduğunu ifade eden Akıncı “NFCREAD programı ile Kişisel Verileri Koruma Kanunu-Genel Veri Koruma Yönetmeliği kurallarına dikkat etmekteyiz, öncelikle kendi sunucularımızda hiçbir veri tutmadığımız gibi kesinlikle ilişkisel olmayan kurum kuruluş ve farklı bir platforma veri aktarmayarak hiçbir bilgiyi cihazda dahi tutmamaktayız” şeklinde sözlerini sürdürdü.

    NFCREAD uygulamasının kimlik ve pasaportlardaki bilgileri dijitalleştirerek doğanın korunmasına katkı sağlanmakta. Ayrıca fotokopi olarak arşivlenmesi sonucu üçüncü kişilerin eline geçip oluşabilecek zararları ve riskleri de engellemeyi sağladığını anlatan Akıncı, şöyle konuştu: Uygulama sayesinde insanların temassız işlem yapmasını ve yapılan bir araştırmaya göre insan ömrünün ortalama altı ayının kayıt açmak için çeşitli kurumlarda bekleyerek geçmesini minimize etmiş bulunmaktayız. Uygulama, tüketicilerin istedikleri zaman istedikleri yerde evrakı okutarak ve bilgileri istedikleri yerle paylaşarak hızlı hatasız ve beklemeyi en aza indirmeye yaramaktadır. 

  • Mutlaka İzlenmesi Gereken Girişimcilik Filmleri

    Mutlaka İzlenmesi Gereken Girişimcilik Filmleri

    Girişimcilik filmleri sayesinde başarılı insanların hayat hikayelerini izlemek, izledikleri yolları anlamak adına büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır.  Girişimcilik filmleri sayesinde girişimce ruha sahip bu başarılı insanları tanıma şansına erişip, başarılarının ardındaki azmi rahatça görme şansına erişebiliyoruz.

    • Bir girişimci olarak kişisel gelişiminize önem veriyor musunuz? Bu konudaki makale ve haber metinlerimiz için kişisel gelişim kategorimizi ziyaret ediniz.

    Mutlaka izlenmesi gereken girişimcilik filmleri listesi:

    • The Wolf of Wall Street (Para Avcısı) – 2013 – IMDb: 8.2 –  Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Jonah Hill, Margot Robbie
    • Becoming Warren Buffet – 2017 – IMDb: 7,6 – Oyuncular: Susan Buffett, Warren Buffett, Bill Gates
    • The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) – 2006 – IMDb: 8,0 – Oyuncular: Will Smith, Thandie Newton, Jaden Smith
    • Social Network (Sosyal Ağ) – 2010 – IMDb: 7,7 – Oyuncular: Jesse Eisenberg, Andrew Garfield, Justin Timberlake
    • Money Ball (Kazanma Sanatı) – 2011 – IMDb: 7,6 – Oyuncular: Brad Pitt, Robin Wright, Jonah Hill
    • The Inventor Out For Blood in Silicon Valley – 2019 – IMDb: 7,1  – Oyuncular: Alex Gibney, Errol Morris, Elizabeth Holmes
    • The Aviator (Göklerin Hakimi) – 2004 – IMDb: 7,5 – Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Cate Blanchett, Kate Beckinsale
    • Steve Jobs – 2015 – IMDb: 7,2 – Oyuncular: Michael Fassbender, Kate Winslet, Seth Rogen
    • The Founder – 2016 – IMDb: 7,2 –  Oyuncular: Michael Keaton, Nick Offerman, John Carroll Lynch
    • Startup.com – 2001- IMDb: 7,0 – Oyuncular: Kaleil Isaza Tuzman, Tom Herman, Kenneth Austin

    Filmlerin büyük bir kısmına Netflix platformu üzerinden ulaşabilirsiniz.

  • Şirket Kurmadan Yapılabilecek Girişimcilik Fikirleri

    Şirket Kurmadan Yapılabilecek Girişimcilik Fikirleri

    Pandemi nedeniyle, bir çok kişi çalışma hayatında değişiklik yaşarken bir taraftan da şirket kurmadan yapılabilecek girişimcilik fikirleri üzerinde araştırma yapmaya başladı. Yaşadığımız süreçte insanların şirketlerden ve patronlardan bağımsız, kendi işini yaparak başarıya ulaşma ve yaptıkları işten tatmin olma güdüleri ön plana çıktı.

    Beyaz yakalı olarak tabir edilen çalışanlar için kendi işlerini kurmak için önce bir şirket açmaları, sonrasında ise bir ofis tutmaları gerektiğin konusundaki düşünceleri, başlangıçta bu masrafları nasıl karşılayacaklarına dair kaygılarından dolayı girişim fırsatlarını kaçırıyorlar.Bu makalemizde şirket kurmadan yapılabilecek girişimcilik fikirleri için freelance işler (ya da Türkçe karşılığı olarak serbest işler) yaparak da kendi işinizin patronu olabilirsiniz. İşte size şirket açmadan yapılabilecek girişimcilik fikirleri…

    Editörlük

    Editörlük işleri son dönemin popüler işlerinden birisi. Kalemine, okuduklarını ve düşüncelerini düzgün bir şekilde ifade edebileceği konusunda kendisine güvenen ve disiplinli çalışmayı seven kişilerin yapabileceği bir iş olan editörlük için şirket kurmanız bir ön şart değil. Yazı yazmanız için yeterli donanıma sahip bir bilgisayar, internet ve rahat bir çalışma ortamı dışında fazla bir şeye ihtiyaç duymadığınız gibi çeşitli firmalara SEO uyumlu özgün makaleler üreterek hatrı sayılır bir gelire sahip olabilirsiniz.  Bu konuda yapabilecekleriniz hakkında fikir edinmeniz için bu konulardaki en büyük forum sitelerinden olan R10.net ve iyinet.com forumlarını ziyaret ederek hem piyasa hakkında fikir edinebilir hem de kendi pazarınızı oluşturabilirsiniz.

    Yazılımcılık

    Son zamanlarda ülke yönetimi tarafından da çeşitli hedefler ile dile getirilen ve geleceğin en önemli meslekleri arasında yer alan diğer bir iş ise yazılımcılık. Bu işi yapanlar sadece bu alanda eğitim görenler olduğu gibi matematiği kuvvetli, algoritma temelli çözümleme yapabilen ve bu işe ilgi duyan herkes yazılımcılık işini yapabilir. Yazılımcılık işinde başarılı olabilmenin ilk koşulundan biri gündemi ve gelişmeleri takip etmek ve sıkı çalışmak. Bir çok yazılım dili olduğu gibi hem şirketlerin hem de kullanıcıların yazılım ihtiyaçları gün geçtikçe artıyor. Yazılım işine ilgi duyuyorsanız Udemy ve Youtube’de sizin bu konudaki bilginizi artıracak binlerce eğitim videosuna erişebilirsiniz. Özellikle oyun yazılımcılığı ile ilgili geçmiş günlerde gelen habere göre ücretsiz unity ders videolarında öğrendikleriniz ile oyun yazılımcılığına da adım atmak isteyebilirsiniz. Yazılımcılık işini de Freelance olarak hizmet verebileceğiniz gibi, bir şirketin bağımsız uzmanı olarak da uzaktan çalışarak para kazanabilirsiniz. Bazı nitelikli yazılım uzmanlığı (SAP, ABAP, AI gibi) ile hem yurt içi hem de yurt dışında tatmin edici ücretler ile çalışma şansına sahip olabilirsiniz.

    Grafikerlik

    İnternetin insanların hayatının merkezine yerleşmesinden sonra olmazsa olmaz işlerin başında gelen grafikerlik yine şirket kurma zorunluluğu olmadan yapabileceğiniz işlerden birisi. Özellikle bionluk, fiverr gibi ortamlarda belki de dakikalar içinde yapacağınız küçük tasarımlar ile yine paralar kazanırken, diğer taraftan stock sitelerine de grafik satışı yaparak kazancınızı perçinleyebilirsiniz.  Photoshop, illustrator gibi belli başlı programlara hakim, görsel zekası yüksek kişilerin yapabileceği bu meslekte kurumsal kimlik tasarımı, banner tasarımı, web arayüz tasarımı gibi hizmetler vererek portföyünüzü genişletebilirsiniz. Bu işi öğrenmek için yine yukarıda da bahsettiğimiz gibi UDEMY, Youtube’da yer alan binlerce eğitim videosunu izleyebilirsiniz.

    Network Marketing

    Netowrk marketing ile firmaların ürünleri kullanıcı tavsiyeleri ile potansiyel müşterilere tanıtılma ya da satma işlemi gerçekleştirilmektedir. Şirketlerin kendi imkanları yerine bireylere imkan sağlayarak ürünlerini pazarlama yöntemidir. Ürün, arada başka bir firma olmadan doğrudan tüketiciye ulaştırılıır. Ülke, bölge distribütörleri, dağıtıcılar, toptancılar araya girmediğinden sadece ürün satışına vesile olan kişi kar sahibi olmaktadır. Siz de kendi çevrenize uygun bir networking marketing şirketi ile çalışabilirsiniz. Popüler networking marketleri için Avon, Tupperware gibi kanalları sayabiliriz.  Bu işi yarı zamanlı ya da tam zamanlı olarak şirket kurmadan yapabilirsiniz. Son dönemde daha fazla girişimci tarafından tercih edilen network marketing işinde kişinin çevresi ve pazarlama yeteneklerine göre kazanç oranları da değişkenlik göstermektedir.

    Youtuberlik

    Son yıllarında diğer popüler işlerinden birisi de sosyal medya video içeriği üretmek. Ülkemizde de dünyada da Youtube son yıllarda kullanıcılarına eşsiz para kazanma fırsatları sağlayan bir platform olarak ön plana çıkmış durumda. Youtube’ye yüklediğiniz videoların kalitesine ve içeriğine bağlı olarak bu sayede kolaylıkla para kazanabilirsiniz. Üstelik Youtube’den para kazanmak konusunda bir kazanç sınırı da bulunmuyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir çok başarılı Youtuber aylık yüz binlerce lirayı aşan tutarlarda ödeme almaktadır. Yapmış olduğunuz yayınlarda belirli bir hedef kitlesine ulaşırsanız eğer ürün tanıtımlarından da  ilave gelir elde edebilirsiniz. Siz de kendinizi bu konuda geliştirerek uzun vadede para kazanma şansına erişebilirsiniz. Youtube yanında diğer video medya şirketlerini de araştırarak bu konuda gelir portfoyü oluşturabilirsiniz.

    Tercümanlık

    Globalleşen dünyada birden fazla yabancı dil bilmek gerekse de Türkiye şartlarında bu koşullara uyacak şirket sayısı oldukça az. Şirketlerin ihtiyacını karşılamak amacıyla, tercümanlık yapmanız size hatrı sayılır bir gelir imkanı sağlayabilir. Tabii bu mesleği icra edebilmek için çok iyi düzeyde yabancı dil bilgisine ve tecrübeye sahip olmak gerekir. Bu konuda kendinizi kanıtlamak için çalışmaya hemen başlayabilirsiniz. Firmalara veya kişilere ister simultane, ister sözlü ya da yazılı olarak hizmet verebilirsiniz. Kişilerin tercümanlık ya da çeviri hizmetleri için kullanılabilecek pazaryeri sitelerde yer almak tecrübeniz için faydalı olabilir. Bionluk, fiverr gibi sitelerde Freelance çalışma ilanlarını vererek tercümanlık yapabilir, geçiminizi sağlayabilirsiniz.

    Bloggerlık

    Bilgi çağında en önemli konuların başında içerik üretimi geliyor. Niche ya da gedik marketing olarak belirtebileceğimiz alanlarda tecrübe ile sabitlenen içerik üretimi daha da kıymetli hale gelebiliyor. Sosyal medyanın da hayatımıza oldukça girdiği durumlarda diğer bir içerik pazarlama kollarından olan bloggerlık ya da blog yazarlığı da önem kazanmış durumda. Şirket açmadan yapabileceğiniz güzel işlerden olan bloggerlık  ile güzel fotoğraf çeken, yaratıcı, görselliği olan, çok gezen ve kalemi kuvvetli pek çok kişi bu sosyal medya ortamlarında ve blog camiasında fenomen olabilir. Bu işin en önemli noktası ise sürdürülebilir olmakta geçmektedir.

  • Gelecekte Eğitimde Yenilikler

    Gelecekte Eğitimde Yenilikler

    Yapay zeka kavramının hayatımıza sokmasıyla birlikte birçok sektörde olduğu gibi gelecekte eğitimde yenilikler de yaşanmaya başlayacak. Bazı ülkeler bu yeniliklere öncülük ederken, bazı ülkeler ise eğitim politikalarını değiştirerek bu tarz yenilikleri uygulamak adına adaptasyon çalışmalarına başladı.

    Eğitim alanında çalışan fütüristlere göre; önümüzdeki 20 sene içerisinde öğrenciler tarafından kendi kararlarını kendi verecekler ve istedikleri zaman eğitim alacaklar. Bu sayede,  halken uygulanmakta olan okula gitme ve sınıfta ders dinleme tarzı eğitim faaliyetleri bitecek ve yerini yeniliklere terk edecek. Mevcut uygulamalardan biri olan ve öğrencilerin pek de hoşlanmadığı sınav sistemi de artık olmayacak ve sınav sisteminin yerini öğrenciler için hazırlanmış ileri düzey veri analizleri ile öğrencilerin kabiliyetleri ölçümlenecek. Harvard Üniversitesi eski Rektörü Larry Summers’a göre; gelecekte eğitimde yenilikler sonrasında öğrenciler sınava girmeyecek, hatta iki dönem aynı uzunlukta olan dersler almayacak.

    Gelecekte bir çok sektörde uygulanması beklenen yeniliklerde olduğu gibi eğitim sektöründe de kişiye özel eğitim tekniklerinin ve öğrenim araçların kullanılması olası görünüyor. Yeni sistemlere göre, öğrenci kendi kabiliyetleri ile birlikte ilerleyen bir alanda eğitim alarak ve bu süreçte yetenekleriyle uyumlu kişiselleştirilmiş öğrenme tekniklerini kullanacak.

    Eğitim Öncülerinin Değerlendirmeleri

    Bloomberg HT televizyon kanalında yayınalanan “İşin Geleceği” programına konuk olan Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel ve Expertera ve Future of Work Türkiye Kurucusu Alp Sezginsoy bu konuda merak edilen soruları da cevapladı.

    Her sektörde olduğu gibi eğitim sektörü de sürekli olarak değişiyor ve değişmeye devam ediyor. Son 20 yılda eğitim sektörüne teknolojinin de girmesi sonrasında, eğitim sisteminin Sanayi Devrimi’nden kalma anlayış ve yöntemler ile yönetilmeye devam etmesi mümkün değil. Yücel’e göre, eğitim sektöründeki bu değişim ancak kişiye özel eğitim sistemiyle gerçekleşecektir. Teknolojinin eğitim sistemi adaptasyonu ile birlikte öğrencilerin hangi yönde yetenek ve kabiliyetinin olduğuna bakılarak eğitim faaliyetleri sürdürülmelidir.

    Enver Yücel, pandemi sürecinde eğitime uzun soluklu bir ara verilmesinin sürdürülebilir ve mümkün olmadığının anlaşıldığını belirtti. Pandemi sebebiyle dünyada yaklaşık olarak 1,5 milyar öğrenci okullarına gidemedi ve eğitime ara verilmek zorunda kaldı. Bu zorunluluk uzaktan eğitim sisteminin ne kadar önemli bir bileşen olduğunu gözler önüne serdi. Konvansiyonel anlayış ve sistemler eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamayacağını da düşünen Yücel’e göre, teknolojiyi kullanarak en uzak bölgelerde yaşayan öğrencilere dahi uzaktan eğitim sistemiyle erişim sağlamak zorundayız.

    Eğitimciler Dönüşüme Hazır mı?

    Öğrenciler eğitimdeki yeni teknolojilere oldukça hazır görünürken, eğitimcilerin bu yeniliklere ne kadar adapte olabileceği ise irdelenmesi ve sorgulanması gereken konuların başında geliyor. Yücel, geleceğin öğretmenlerini yetiştirirken, üniversitelerden başlayarak teknolojinin işin içine dahil edilmesinin zorunluluğunu ve her okulda eğitim teknologlarının bulunmasının zaruri olduğunu da belirtti. Yapay zeka ve 5G teknolojilerinin eğitim sistemine adapte edilmesiyle birlikte öğretmenleri de rolü tamamen değişecek. Örnek vermek gerekirse, öğretmen öğrencisine her gün bilgi transfer etmek için anlatmak zorunda kalan birinden daha çok öğrenciye mentorluk ve danışmanlık edecek görevleri üstlenecek. Gelecekte, öğrenciler bilgiye her yerden ulaşabilme olanağına sahip olmasından dolayı, öğretmenler bir sorunu nasıl çözümleyebilecekleri hakkında öğrencilere danışmanlık edecek. Bu nedenle, gelecekte öğretmenlerin eğitimdeki rolü bugünkünden daha farklı ve daha fazla olacak.

    İş Dünyasında Dönüşüm Nasıl Olacak?

    Expertera ve Future of Work Türkiye Kurucusu Alp Sezginsoy’a göre, dijitalleşme demek yeni yeteneklerin ve yeni yetkinliklerin oldukça hızlı bir şekilde adaptasyonu demek oluyor. Dolayısıyla şirketler de bu yeni yetkinlikleri kullanabilmek için farklı teknolojilere, yazılımlara ve analiz gücüne ihtiyaç duyacaklar.

    Pandemi nedeniyle şirketlerin 2025’de uygulamayı planladıkları teknolojileri öne çekmek zorunda kaldıklarını ve bu yenilikleri 2020 yılı itibariyle uygulamaya koyduklarını da belirten Sezginsoy, uzaktan çalışmanın bunun bir örneği olduğuna dikkat çekiyor. Uzakta çalışmayla birlikte firmalar zamanla dünyanın herhangi yerinde yaşayan ve kendi alanında yeteneği olan insanlara kolaylıkla erişebilecek. Bu da fırsat eşitliğinin sağlanmasında büyük rol oynayacak.

    Gelecekte yeni nesil liderlerde iki tip yetkinlik ön plana çıkacak. Bunlardan ilki dijital yetkinlik olacak. İş hayatında liderlerden kodlama gibi bir çok teknik bilgiye hakim olması ve bu becerileri en etkin şekilde uygulaması beklenecek. Diğer bir yetkinlik ise, liderin sosyal becerilerini yeni dünyaya adapte edebilmesi talep edilecek.

  • Google’dan  Zoom Yasağı

    Google’dan Zoom Yasağı

    Dünyaca ünlü arama motoru Google, koronavirüs (Covid-19) sebebiyle pandemi sürecinde insanlar tarafından sıklıkla kullanılan ve bir çok kesim tarafından bu süreçte tanınmaya başlanılan ve popüler olan uygulama için Zoom yasağı getirdi. Zoom video konferans yazılımını şirkette çalışanların diz üstü ya da laptop bilgisayarlarında kullanılmasını net bir şekilde yasaklayan Google, kararın sebebini ise güvenlik sebepleri olarak bildirdi.

    • Sitemizde girişimcilerin teknolojik haberleri takip edebilmesi girişimcilerin yenilik haberlerine ulaşmak için buraya tıklayınız.

    Zoom Yasağı ile ilgili olarak Güvenlik Standartlarımızı Maalesef Karşılamıyor

    Google şirketinde çalışanlar son dönemde büyük bir kullanıcı kitlesine ulaşarak en popüler video konferans uygulaması haline gelen Zoom uygulamasını kullanamayacak. Şirket çalışanlarının diz üstü bilgisayarlarında Zoom konferans yazılımını kullanmasını yasaklayan şirketin bu kararı almasının ardında, gizlilik ve güvenlik endişelerinin bulunduğu iddia edildi. Google sözcüsü Jose Castaneda ise  yaptığı açıklamada, “Yakın zamanda, güvenlik ekibimiz Zoom Desktop Client kullanan çalışanlara, güvenlik standartlarımızı karşılamadığından artık kurumsal bilgisayarlarda çalışmayacakları bildirildi.” dedi.

    Zoom, Güvenlik Açığı Hakkında Ne Dedi?

    Zoom uygulaması şu anda öğretmenler ve şirketler tarafından kullanılan en popüler video konferans uygulaması arasında yer alırken; son günlerde güvenlik açığı sebebiyle görüşmelerin ve ses kayıtlarının üçüncü taraflar tarafından da ele geçirilebildiği ortaya çıktı. Zoom yasağı ile ilgili Zoom CEO’su Eric Yuan, uygulamanın güvenlik konusunda açıklarının olduğunu kabul ettiklerini ve raporlanan her güvenlik açığının düzeltilmesi için oldukça yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını söyledi.

    Birçok kez dile getirilen Zoom’un güvenlik açıklıkları ile ilgili olarak Tooms Guide tarafından bir inceleme raporu yayınlandı. Rapora ulaşmak için burayı tıklayınız.

    Zoom Nedir?

    Zoom Video Communications, Inc., merkezi San Jose, California’da bulunan bir Amerikan iletişim teknolojisi şirketidir. Bulut tabanlı eşler arası yazılım platformu aracılığıyla görüntülü telefon ve çevrimiçi sohbet hizmetleri sağlar ve telekonferans, uzaktan çalışma, uzaktan eğitim ve sosyal ilişkiler için kullanılır.
  • Türkiye İnternet Alışkanlıkları Analizleri Arama Alışkanlıklarını Ortaya Çıkardı

    Türkiye İnternet Alışkanlıkları Analizleri Arama Alışkanlıklarını Ortaya Çıkardı

    Uluslararası Dijital Girişimcilik Derneği (UDGD) Başkanvekili Ahmet Muhammed Çalmuk, dernek olarak ‘Covid-19 ve Türkiye İnternet Alışkanlıkları Analizleri‘ çalışmasını hazırladıklarını söyledi.

    Türkiye İnternet Alışkanlıkları Analizleri Araştırmasına göre Türkiye’de yapılan en çok yapılan 10 arama şöyle gerçekleşti;

    EBA TV, La Casa De Papel, kısa çalışma ödeneği, açık kapı, Aytaç Yalman, Berat Kandili, Ziraat kredi başvuru, entübe, Halkbank kredi başvuru, ePttAVM oldu.

    Instagram’da Koronavirüs Gönderileri  

    Dernek tarafından yapılan araştırmaya göre, 17 Nisan’a kadar Instagram’da milyonlarca gönderinin;

    #koronavirüs, #covid19, #koronatürkiye ve #koronagünleri etiketi ile paylaşıldığını aktaran Çalmuk, “Instagram’da #koronavirüs benzeri etiketlerle paylaşılan gönderiler 100lerce milyon etkileşim aldı. Türkiye’de ise; #evdekal, #evdekaltürkiyem, #evdehayatvar etiketleri ile 3 milyondan fazla gönderi paylaşıldı. Bu etiketler ile yapılan gönderiler ise 145 milyondan fazla gösterim aldı” ifadelerini kullandı.

    6 Milyondan Fazla Tweet  

    Çalmuk, ayrıca Türkiye’de twitter kullanıcıları tarafından #koronavirüs ve benzeri etiketlerle 6 milyondan fazla tweet atıldığını, atılan bu tweetlerin 1 milyardan fazla tık ya da etkileşim aldığını belirtti.

    Diğer taraftan Sputniknews’te yer alan habere göre, Google Indeks’te genel olarak Covid-19 ve benzeri arama gruplarını içeren 600 milyondan fazla içeriğin yüzde 57’sinin Google kayıtlı haber siteleri tarafından üretildiğini aktaran Çalmuk, “Kovid-19 salgını sürecinde Türkiye genelinde internette yapılan en popüler ilk 10 arama; EBA TV, La Casa De Papel, kısa çalışma ödeneği, açık kapı, Aytaç Yalman, Berat Kandili, Ziraat kredi başvuru, entübe ne demek, Halkbank kredi başvuru, ePttAVM olmuştur” ifadelerini kullandı.

    Uluslararası Dijital Girişimcilik Derneği – UDGD Hakkında

    UDGD, dünya arenasında filizlenen dijital teknolojilerin ve dijitalleşme kültürünün Türkiye’de faaliyet gösteren girişimcilere doğru aktarılması vizyonu ile kurulmuştur. 2018 yılında onaylanmış tüzüğüyle Dernekler Masası tarafından resmi olarak kayıtlara geçmiş bir kuruluştur. Temel ilkeleri ve faaliyet alanları “Güçlü İletişim, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilir Gelişim” olarak üç ana başlıkta toplanmaktadır. Bu çerçevede eğitim, seminer, etkinlik, kaynak üretme ve proje geliştirme süreçlerini organize etmeye devam ediyor.

  • İnternet Hız Rekoru : 44,2 tb/sn

    İnternet Hız Rekoru : 44,2 tb/sn

    İnternet hız rekoru için 3 üniversite kolları sıvayarak bir çalışma başlattı. Monash, Swinburne ve RMIT üniversiteleri Melbourne’ün internet altyapısını kullanarak yaptığı çalışmada veri transferi için yüzlerce kızılötesi lazer içeren “micro-comb” optik çipler kullanılarak hız rekoru kırıldı. Araştırmanın sonuçları bilim dergisi Nature Communications’ta yayımlandı.

    En Hızlı İnternet Nerede?

    Halihazırda dünyada en hızlı internet saniyede ortalama 197,3 megabayt’la Singapur’da. Avustralya’daki ortalama internet hızı ise 43,4 megabayt. Yani son testte ulaşılan hızın milyonda biri.

    İnternet Hız Rekoru Kıran Yeni Cihaz Ne Yapabilecek?

    Monash Üniversitesi’nden Dr. Bill Corcoran, Independent haber sitesine “Dünya genelinde bu teknolojiyi ticari aşamaya taşımak için bir tür bir yarış var. Çünkü, micro-comb teknolojisini mevcut fiber-optik altyapısıyla çok geniş bir alanda kullanmak mümkün” dedi. Dr. Corcoran, “İki üç yıl içinde laboratuvarlarda bizimkine benzer cihazların üretileceğini ve beş yıl içinde bunun ticari kullanımımın başlayacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.

    Pandemi İnternet İhtiyacını Artırdı

    Koronavirüsten kaynaklı pandemi süresince dünya genelinde internet altyapılarının kullanım oranları inanılmaz boyutlarda artmıştı. Netflix ve YouTube gibi dijital yayın platformları, Mart ayında internet sağlayıcıların üzerindeki yükü azaltabilmek için Avrupa’da yayınladıkları görüntülerin kalitelerini düşürmek zorunda kalmışlardı. Çalışmayı yapan uzmanlar micro-comb cihazlarının devreye girmesiyle bu tarz sorunların çözüme kavuşabileceğini .

    Dr. Corcoran salgın döneminde İngiltere’de gündüzleri talebinin iki kattan fazla arttığına dikkat çekerek 5-G ve sürücüsüz araba teknolojisinin yaygınlaşmasıyla talebin daha yükseleceğini vurguladı.

    Corcoran, “Önümüzdeki yıllarda veri taşıma kapasitesini artırmak amacıyla bizim tırnak büyüklüğündeki yeni cihazımız gibi yeni kompakt teknolojilere ihtiyaç duyulacak. Bu teknoloji veri oranlarını artırırken maliyeti ve enerji tüketimini düşürecek” diye konuştu.

    İnternetiniz ne kadar hızlı? Buyrun buradan internet hız testini yapın.

  • Facebook Reklam Boykotu Değişim Getirecek mi?

    Facebook Reklam Boykotu Değişim Getirecek mi?

    Facebook reklam boykotu çağrısına bazı büyük reklam verenlerin de katılacağını bildirmesinin ardından bu yapılan kampanyanın ardından, Facebook ve Instagram’daki nefret içeriklerinin toplumsal sorunları derinleştirdiğine dikkat çekilirken, reklam verenler Facebook’un bu tarz nefret içeren içerikleri Facebook ve Instagram’da daha sıkı kontrol etmesini talep ediyor. Bu talebin ciddiye alınması için de Facebook ve Instagram’da reklam veren markaların Temmuz ayında, Facebook platformlarında reklam satın almasını uyarı mahiyetinde durdurması isteniyor. Facebook Reklam Boykotu çağrısına Verizon, The North Face, REI, Upwork, Ben&Jerry’s, Patagonia gibi büyük şirketlerden olumlu dönüşler alınarak Temmuz ayında Facebook ve Instagram’da reklam satın almayarak nefret söylemine karşı platformun harekete geçmesi çağrısına destek verecekler.

    Facebook’un Gelir Modeli

    Bilindiği üzere Facebook temel gelir modeli olarak sistem üzerindeki platformlarında daha fazla facebook kullanıcısının daha fazla vakit geçirmesi ve paylaşım yapmasına dayanıyor. Kullanıcıların etkileşimi ve etkileşim zamanları arttırkça benzer oranda reklam gösteriminin artması ve dolayısıyla Facebook platformu üzerinde gösterilen reklamlar da platformun gelirinin artmasına sebep oluyor.

    Facebook reklam boykotu kampanyası da tam olarak Facebook ve Instagram’daki içeriklerde etkileşimin arttırılması ve daha fazla kar elde etmek amacıyla Facebook’un siyahilere karşı ayrımcılığı körükleyen veya Yahudileri de hedef gösteren nefret içeriklerini görmezden gelerek,  göz yumduğunu iddia ediyor. Kampanya ile Facebook’un içerik yönetimine daha fazla önem vermesi ve nefret suçlarına yönelik paylaşımların daha fazla dağılmadan, bu paylaşımların büyük kitlelere ulaşmasının önüne geçilmesini hedefliyor.

    YouTube Boykotu Başarılı Oldu mu?

    2016 ve 2017 yılında bazı markalar tarafından benzer iki reklam satın alma boykotunu Youtube için de yapmıştı. AT&T, Verizon, Johnson&Johnson gibi dünya çapında bilinen ve büyük reklam bütçelerine sahip olan markalar Youtube’da reklamlarının gösterildiği içeriklere dair platformun yeterince hassasiyet göstermediği gerekçesiyle reklam satın almayı durdurmuşlardı. Markalar, özellikle çocuk istismarı, terör, nefret söylemleri barındıran içeriklerde kendi reklamlarının gösterildiği tespit eden markalar bu sorunun çözümüne kadar platformda reklam vermeyeceklerini duyurmuşlardı. AT&T ancak iki yıl geçtikten sonra yeniden Youtube’a reklam vermeye başladı. Bu süreçte reklamveren markalar, reklamlarının doğru ve uygun içeriklerde yayınlanmasını ve platformun bu konuda kendilerine güvence vermesini ve somut adımlar atması gerekliliğini dile getirmişlerdi.

    Bu taleplerin ardından Youtube, içerik yönetimine daha fazla önem vereceğini, daha fazla uzman istihdam edeceğini ve reklamverenlerin önceliklendirmedikleri içerik türlerinde mümkün olduğunca reklam gösterimi yapılmayacağını açıklamıştı. Hatta daha sonra Youtube kanallarının reklam gösterebilmek için bazı asgari şartlarını güncellemişti.

    Youtube Reklam Boykotu & Facebook Reklam Boykotu

    İki reklam boykotunun ortak noktası platformların, dolaşıma giren içeriklerdeki nefret söylemi, pedofili, ırk ayrımcılığı ve benzeri her türlü nefret söylemine dair harekete geçmesi talebi ön plana çıkmaktadır. Platformların, kendilerini sadece birer iletim aracı olarak değil; aynı zamanda yayınlanan içeriklerin moderasyonu ve koordinasyoun konusunda da sorumlu hareket etmeleri gerektiği ve bu tarz içerikler için hızlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiği vurgulanıyor.

    Diğer taraftan Youtube boykotunda markaların temel hareket motivasyonu, kendi reklamları ile alakalı içerikleri uygun bulmadıkları sebebiyle yapılmışken, Facebook boykotunda markalar daha genel bir sosyal faydayı hedefliyor ve platformlardaki nefret söyleminin engellenmesini istiyor. Boykotların biri için marka güvenliği ön plana çıkarken diğerinde toplumsal güvenlik ön plana çıkmaktadır.

    Buradan anlaşılan o ki sosyal platformlarda para harcayarak reklam veren markaların temel talepleri benzer olsa da harekete geçme motivasyonları birkaç yıl içinde değişime uğramış. Sadece kendi markasını değil bütün ekosistemi düşünmeye başlayan markalar son 5 yıl içinde platformlarda yaşanan kişisel veri sızıntıları, Cambridge Analytica skandalı ve aşırılıkçı içerik üreticilerinin kendilerini reklamlar yoluyla finanse ettiğinin ortaya çıkması kullanıcıların taleplerini de değiştirmek zorunda bıraktı. Sosyal platformların kullanıcıları aynı zamanda markaların da tüketicileri yani doğrudan gerçek bireyler olmasından dolayı sadece ürün ve hizmet satın aldıkları markaların kalitesine göre değil toplumsal sorunlar karşısındaki tutumlarına göre de tercihlerini değiştirebiliyor veya tercih ettikleri markaların toplumsal sorunlara dair harekete geçmesini istiyor. Hal böyle olunca markalar, ticari kaygılarının yanı sıra toplumsal sorunları da kapsayan politikalar üretmeye yöneliyorlar.

    Reklam Boykotu İşe Yarayacak mı?

    Peki sonuç olarak Facebook’a uygulanan reklam boykotu örnek alacak diğer sosyal medya platformları ders çıkarır mı? Yeterli yasal düzenlemeler ve kontroller olmadan bunun mümkün görünmüyor. Yine de markalardan gelecek taleplere karşı da platformlar elbette yeni önlemler almak için hızlıca harekete geçiyorlar. Platformlar için kriz anlamına gelen bu tür girişimler, en kıymetlileri olan gelirlerini direkt etkilediği için ne aşırılık yanlısı içerik üreticilerini küstürmek ne de reklamverenlerin platformlarından kaçmalarını istiyorlar. Aslında ipin hem altında hem üstünde oynuyorlar.

  • Tiktok Soruşturması Neden Yapılıyor?

    Tiktok Soruşturması Neden Yapılıyor?

    TikTok Soruşturması nedeniyle son dönemin en popüler sosyal medya uygulaması veri ihlali skandalı ile sarsıldı. Tiktok uygulamasında ortaya çıkan kişisel güvenlik açıklarından dolayı Hindistan’dan ABD’ye bir çok ülkede yasaklarla karşı karşıya kalan TikTok uygulamasına bir kötü haber de Türkiye’den geldi.

    Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) TikTok uygulamasına dair son günlerde tartışmalara konu olan kişisel verilerin korunmasına yönelik veri güvenliği açıklarıyla ilgili olarak harekete geçti. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, TikTok hakkında, veri güvenliği açığı iddialarından dolayı resen inceleme başlattığını duyurdu.

    Dünya genelinde 800 milyon kullanıcısı olan TikTok’un en çok kullanıldığı ülkeler sıralamasında yaklaşık 29 milyonluk rakamla 3. olan Türkiye’de yaşanan bu veri ihlalinden kaç kullanıcının etkilendiği, KVKK’nin başlattığı incelemenin sonrasında anlaşılacak.

    Tiktok Soruşturması Neden Açıldı?

    Sosyal medya platformu Reddit’te paylaşılan bir gönderiyle ortaya çıkan skandal, TikTok’a uygulanan tersine mühendislik işlemi ile uygulamanın kullanıcılara ait hangi verileri nasıl aldığını da gözler önüne serdi.

    Ortaya çıkan bu skandala göre TikTok uygulaması kullanıcıların telefonlarına ilişkin teknik bilgilerin yanı sıra, donanımlarından, Wi-Fi bilgilerine; konumlarından, kopyalanan bilgileri okumaya onlarca çeşit bilgiye ulaşıp, kayıt altına almasının ortaya çıkması ile ciddi bir sansasyon oldu.

    Tiktok Hangi Verileri Topluyor?

    Reddit’te ortaya çıkan veri ihlali iddialarına göre TikTok kullanıcıların şu verilerini topluyor:

    – Cihazın tüm donanımı hakkında bilgiler (İşlemci, ekran boyutu, hafıza kullanım oranı, RAM kapasitesi)

    – Kullanıcıların aktif olarak kullandıkları tüm uygulamalar ve geçmişte indirdikleri ancak sonra sildikleri uygulamalara ait tüm kayıtlar.

    – Uygulamanın kullanıldığı cihazın bağlı olduğu ağa dair IP adresleri ve Wi-Fi bilgileri.

    – TikTok uygulamasının bazı versiyonlarında gözlenen kullanıcı konum erişimine izin vermese bile 30 saniyelik aralıklarla GPS pingi göndererek, konum bilgilerini takip etme.

    – Kullanıcının telefon galerisinde yer alan tüm fotoğraf/video gibi tüm medya belgelerine erişim ve bunların farklı cihazlarda görüntülenmesi için kod dönüştürme (transcoding) izni.

    – Uygulama kullanılmıyorken bile kullanıcıların kamera ve mikrofonlarına erişim.

    – Özellikle yasadığı ve zararlı içeriklerin gizli bir şekilde kullanıcıların telefonlarına yüklenebilmesine yol açabilecek olan uygulamaya, Android sürümünde ‘Zip’ dosyası indirme, açma ve çalıştırma yetkisi verme.

    – iOS sürümünde ortaya çıkan ancak gelen tepkiler üzerine ardından erişimi kaldırılan panoya kopyalanan her türlü bilgiyi okuyabilme.

  • Workup Girişimcilik Programı 6. dönem mezunlarını verdi

    Workup Girişimcilik Programı 6. dönem mezunlarını verdi

    Ana destekçisinin Türkiye İş Bankası olduğu Workup Girişimcilik Programı ’nın 6. dönem girişimleri mezun oldu. Pandemi nedeniyle www.workupdemoday.ist üzerinden online olarak yapılan Demo Day etkinliğine; melek yatırımcılar, girişim sermayesi şirketleri, hızlandırma ve kuluçka programlarının yöneticileri ile İş Bankası ve iştiraklerinin üst düzey yöneticileri katıldı.

    Gerçekleştirilen etkinlikte Workup’tan mezun olan yeni 11 girişim girişimcilik ekosistemi ve iş dünyasından yatırım ve işbirliği anlamında destek alabilecekleri davetlilere girişimlerini tanıtarak, iş modellerini ve yol haritalarını aktarma şansı yakaladılar.

    2017 yılında ilk defa gerçekleştirilen Workup Girişimcilik Programı’na bugüne kadar 10 binden fazla başvuru yapıldı, yüzlerce girişim bir araya gelme fırsatı yakaladı. Bu dönem ile birlikte toplam 60 girişim mezun olarak programa dahil olan 15 farklı girişim, şimdiye kadar toplam 1,6 milyon ABD Dolarının üzerinde yatırım aldı.

    Ekosistem Desteğimiz Sürüyor

    İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Demo Day etkinliğinde yaptığı konuşmasında;

    “girişimcilik alanındaki desteklerini ekosistemin olabildiğince tüm kesimlerine dokunarak mentorluktan fon sağlamaya, kadın girişimcilerden tarım alanına kadar farklı platformlarla işbirliği yapmak suretiyle kapsayıcı bir şekilde sürdürdüklerini” özellikle vurguladı.

    Ölçeklenebilir ve sürdürülebilir iş modeli bulunan, teknoloji odaklı, erken aşama girişimleri destekleyen ve 2017 yılında Kolektif House yürütücülüğünde başlayan Workup’ın, İş Bankası’nın girişimcilik ekosistemine verdiği desteğin en önemli parçalarından biri olduğunu sözlerine ekleyen Bali, “Programın 5. dönem mezuniyetinden bu yana bin girişimci daha Workup’lı olmak üzere başvuru yaptı. Bu sayı, hem ülkemizde girişimciliğe olan ilginin artarak devam ettiğini hem de bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” dedi.

    Pandemi sürecinin ardından Workup Girişimcilik Programı’nı hızlıca online ortama taşıdıklarını belirten Bali, “Geçtiğimiz zorlu günlerde dahi Workup etkinliğine desteğimizi hiç aksatmadan, samimiyetle, kararlılıkla, taahhüdümüzü koyarak ve bu taahhüdümüzün ardında durarak sürdürdük. Bu kapsamda ilham etkinliklerine, mentorluk görüşmelerine, eğitim ve aktarımlara çevrimiçi ortamlarda sürdürdük. Yaklaşık 3,5 aylık dönem boyunca 35 çevrimiçi etkinlik düzenledik, girişimcilik ekosisteminin çok önemli paydaşları ile canlı olarak gerçekleştirdiğimiz 10 etkinliği de sosyal medya hesaplarımızdan canlı yayınlayarak tüm ekosistemin erişimine sunduk. Böylece Workup’ı girişimcilik anlamında adeta bir referans noktası haline getirdik.” ile sözlerine devam etti.

    İvme kazanan dijitalleşme süreci ile birlikte hali hazırda yeni teknolojileri kullanmayanların, daha hızlı bir şekilde buna ulaşım sağlanacağını vurgulayan Bali, ister pandemi süreci ister başka kritik dönemler olsun, bundan sonra teknolojiyi merkeze alanların daha çok tercih edileceğini belirtti. Bali, “Bu da aslında girişimcilerin, girişimcilik ekosisteminin, fintech’lerin, önümüzdeki senelerde yapacağı işlerin ve üreteceklerinin daha çok talep edilir olacağı anlamına geliyor. Salgın sürecinde, girişimcilerin ihtiyaçlara ne kadar hızlı yanıt verdiğini, yeni koşullara ne kadar hızlı adapte olduklarını gördükçe, Türk girişimcilerinin de büyüme fırsatları yakalayacağına olan inancım daha da artıyor” dedi.

    İş Bankası’nın da yatırımcısı olduğu Maxis Yenilikçi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu 3. yatırımını, Ocak ayında Workup’ın 4. dönem mezunlarından PCI Checklist girişimine yaptığını ve bunun Maxis’in Workup girişimleri arasındaki ilk yatırımı olduğunu da hatırlatan Bali, girişimlere yatırım yapmanın yanı sıra büyümeleri için katkıda bulunmak adına da çok önemli işer yaptıklarını da belirtti. Bali, 100 milyon TL’ye kadar kaynak aktarmayı taahhüt ettikleri Maxis ile yatırımlara devam ettiklerini söyledi.

    Workup Girişimcilik Programı 6. dönem mezunları 

    Hipicon: Kreatif tasarım ürünlerini tüm dünyadan müşterilere sunan pazaryeri platformu. Tasarımcıların kendi ürünlerini alıcılarla bir araya getirerek, her yerde bulunmayan farklı ve yaratıcı tasarım ürünlerinin kolay, hızlı ve güvenilir biçimde müşteriye ulaşmasını sağlıyor.

    Aktivido: Adrenalin, doğa ve deneyim odaklı aktiviteleri ve bu aktivitelerin eğitimlerini içeren dijital pazar yeri platformu. Macera severlerle, bu aktivitelerin profesyonel ve güvenilir hizmet sağlayıcılarını dijital dünyada buluşturuyor.

    Vahaa: Topraksız tarım ve IoT teknolojisini birleştirerek tasarladığı dikey tarım üniteleri ile tarımı şehre taşıyarak sürdürülebilir ve yerinde üretime imkân sağlayan akıllı tarım girişimi. Mobil uygulama aracılığıyla yönetilen ünitelerde, yılın 365 günü üretim yapılabilir ve pestisitsiz, taze, besin değeri yüksek ürünler elde edilebilir.

    B2Metric: Arttırılmış makine öğrenmesi tabanlı teknoloji altyapısıyla sektör odaklı müşteri risk yönetimi, ürün fiyat optimizasyonu, sahtecilik ve suistimal engelleme, müşteri kaybı ve hareket tahminlemesi gibi işlemleri optimize eden ve otomatikleştiren yapay zeka tabanlı analitik yazılım şirketi. Sigortacılık, finans, otomotiv ve telekom sektörleri başta olmak üzere veri güvenliğini ön planda tutan on-premise tabanlı ve bulutta hizmet sunan SAAS tabanlı iki ayrı yapıda çözüm sunuyor.

    Processeye: Endüstriyel işletmelerin, üretim hatalarının önüne geçmek amacıyla kendi üretim ve kalite kontrollerini yapabilmek için yapay zeka tabanlı görüntü işleme uygulamaları geliştirebilecekleri yazılım platformu.

    E-Bursum: Her seviyeden öğrencinin eğitim olanaklarına eşit şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla kurulan Türkiye’nin eğitim finansmanı platformu. Platform; burs, kitlesel fonlama ve eğitim kredisinden oluşan üçlü finansman modeli ile öğrencilerin eğitimlerine devam etmeleri için ihtiyaç duydukları finansmana ulaşmalarını sağlıyor.

    Templay: Abonelik sistemi ile hazır web sitesi yazılımı ve tasarımları sağlayan platform. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital ortamlarda varlık göstererek, kolay ve hızlı bir şekilde kendilerine ait web sitesi oluşturmalarını sağlıyor.

    Enhencer: E-ticaret ve pazaryerlerindeki müşterilerin satın alma davranışlarını yalın bir şekilde tahmin ederek, firmaların pazarlama ve satış departmanlarının hızlı aksiyon almasını sağlayan makine öğrenmesi platformu. Firmaların, veri bilimcisine ihtiyaç duymadan müşterilerin tercih edeceği ürünleri ve yakın zamanda satın alma yapıp yapmayacağını önceden tespit etmesini sağlıyor.

    Headports: İşe alım sürecinde adayların yetkinliklerini algoritmalarıyla değerlendiren; yeteneklerini keşfedip, analiz ederek tüm işe alım sürecinin tek bir platformdan yönetilmesini sağlayan teknoloji girişimi. Adayların özgeçmişinde yazan yetenek bilgilerini doğrulayarak, insan kaynaklarının işe alımda harcadığı zamanı ve işten ayrılma oranlarını azaltmayı hedefliyor.

    Barty: Kişilerin eşyalarını değerinde ve hızlı el değiştirmesini sağlayan eşya takas platformu. Barty, geliştirdiği makine öğrenme temelli algoritma ve uygulama içi sanal kur ile sisteme yüklenen ürünlerin görece değerlemesini anlık yaparak, kullanıcılar arası çapraz takas imkanı sunuyor.

    Mindsite: Markaların ve rakiplerinin satış yaptıkları e-ticaret platformlarındaki tüm ürünlerin fiyat, görünürlük, promosyon ve içerik bilgilerinin anlık takibini yaparak raporlayan yazılım. Şirketlerin satış ve pazarlama operasyonlarındaki anlık ve uzun vadeli kararların alınmasındaki doğru ve güncel veri kaynağına ulaşamama sorununu çözmeyi hedefliyor.

  • Erciyes Üniversitesi Patentleri Artık Çevrimiçi

    Erciyes Üniversitesi Patentleri Artık Çevrimiçi

    Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi yine bir ilki hayata geçirerek Erciyes Üniversitesi patentleri  kategorize ederek bilginin sanayiye daha hızlı aktarılması amacıyla interaktif ve etkileşimli bir kullanıcı tasarımı ile herkesin rahatlıkla inceleyebileceği şekilde store.erciyestto.com‘a taşıdı.

    • Girişimciler için hazırladığımız girişim sözlüğünü ziyaret ederek girişimcilik ile alakalı terimleri anlamanıza yardımcı olabilirsiniz.

    Yapılan bu yenilikçi çalışma ile ilgili açıklamada bulunan Erciyes Teknopark Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Recai Kılıç, Erciyes Üniversitesi’nin birçok sektöre katkı sağlayacak patentlerini ilgilenen herkesin istediği zaman inceleyip, bilgi alabileceği, interaktif bir platforma taşıdıklarını kaydederek;

    Ülkelerin ekonomik ve teknolojik olarak kalkınmasında fikri ve sinai mülkiyet hakları en ön sıralarda gelmektedir. Biz de Erciyes Üniversitesi ve Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi olarak önce şehrimizin ve bölgemiz için çalışmaya devam ediyorsuz. Yine ardından da ülkemizin bilgiye dayalı ekonomiye geçme sürecini hızlandırmak adına var gücümüzle çalışıyoruz. Üniversitemiz Türkiye’nin önde gelen araştırma üniversitelerinden biridir. Güçlü alt yapısı, araştırmacı kadrosunun tecrübesi ve bilimsel çalışmaları neticesinde ortaya önemli bir patent portföyü çıkarmıştır. Erciyes Teknoloji Transfer Ofisi’nin yaptığı çalışmaları tamamladık. Bu sayede Erciyes Üniversitesi olarak Türkiye’de ilk kez üniversite adına olan bir buluşun resmi olarak lisanslanmasını sağladık. Şimdiye kadar toplamda üniversitemiz adına olan iki buluşumuzu lisanslayarak, bir buluşumuzun ise devir yolu ile ticarileşmesini gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte de Erciyes Üniversitesi’nin pek çok sektöre katkı sağlayacak olan diğer patentlerini ilgilenen herkes istediği zaman inceleyebilecek. Yine herkesin bilgi alabileceği, interaktif bir platforma taşıdık. Yapmış olduğumuz bu çalışma ile üretilen bilginin sanayiye aktarılması noktasında Erciyes Üniversitesi patentleri portföyündeki buluşlar ile sektöründe pek çok üreticinin önemli bir rekabet avantajı elde edebileceğini söyleyebilirim. Sektör bazlı olarak on ayrı başlıkta kategorize edilmiş patent portföyümüze store.erciyestto.com’dan ulaşabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

  • Evden Çalışma Sistemi Kalıcı Olacak mı?

    Evden Çalışma Sistemi Kalıcı Olacak mı?

    Teknoloji tarafından sağlanan imkanların da sayesinde uzun süredir dijital göçebelik, freelance ve home office çalışma ya da diğer ismi ile evden çalışma sistemi modelleri gündemdeydi. Pendemi sürecinde bu çalışma modellerinin durumu ve sağladığı avantaj ve dezavantajlar uygulamanın mecburi olmasının avantajı ile daha net bir şekilde görünmeye başlandı. Özellikle Facebook, Google, Apple  gibi  dünyanın dev teknoloji şirketleri küresel ölçekte evden çalışma sistemi ile çalışmalarında devam etmek zorunda kaldı. Hem mevcut altyapıları hem de çalışanların teknolojiyi kullanma becerileri ileri seviyede olmasından kaynaklı avantajı lehlerine kullanabilen teknoloji odaklı şirketler uzaktan çalışma sistemini başarılı bir şekilde yönetti. Dünyada kademeli olarak normalleşme başlasa bile uzaktan çalışma sisteminin son bulup bulmayacağı, bazı şirketlerde ise kalıcı olarak devam edip etmeyeceği tartışma konusu oldu.

    Dünyada Uzaktan Çalışma Sistemi

    Mark Zuckerberg, Facebook ofislerinin yüzde 25 dolulukta olacağını, Facebook çalışanlarının talep etmeleri halinde bu yılın sonuna kadar evden çalışabileceklerini belirtti. 70 ofisinde toplam 48 bin çalışana sahip olan Facebook, önümüzdeki 10 yıllık süreçte işlerini uzaktan yönetmek için kolları sıvadı. Zuckerberg’in görüşüne göre eğitim için deneyimli çalışanlardan daha çok yeni üniversite mezunları ofiste çalışmaya devam etmeli.

    Google CEO’su Sundar Pichai de aynı görüşlere sahip. Google Mart ayında uygulamaya başladığı evden çalışma sistemini, 2021 yılına kadar devam ettireceğini açıkladı.

    Teknoloji şirketleri arasında uzaktan çalışma sistemine çok sıcak bakmayan şirket Microsoft oldu. Bill Gates’ten sonra Microsoft’un başına geçen Nadella bu çalışma sisteminin uzun vadede pek de sürdürülebilir olmadığına inanıyor.Microsoft’un patronu Nadella çalışmalarda insanlarla yüz yüze görüşmeyi, toplantı sonrasında da  fikir alışverişinde bulunmayı özlediğini belirtiyor. Ayrıca Nadella bu sistemin sosyal ortamları yok ektiğini, bu nedenle fiziksel ofis kavramının devam etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

    79 ülkede 4 binden fazla çalışanı olan Spotify, uzaktan çalışma sistemini kararlı bir şekilde uygulayan şirketlerin başında yer alıyor. Çalışanlarının büyük kısmı ABD ve İsveç’te olan Spotify, bu yıl uzaktan çalışma sistemi ile devam edeceğini belirtiyor.

    Twitter, diğer şirketlerin aksine çalışma sistemiyle ilgili net bir takvimi gerçekleştirmiyor. Yapılan bilgilendirmede pandemi sonrasında da isteyen çalışanların herhangi bir süre kısıtlaması olmadn evden çalışabileceğini belirtti, isteyen çalışanlar ofisten çalışmaya devam edebiliyor.

    Apple ise ofise dönüş için normalleşme planı yapan şirketler arasında yer alıyor. Haziran ayında evde çalışmakta zorlanan kişiler ofise dönüş yapmaya başlayabilecek. Temmuz ayında ise ofisteki çalışan sayısında önemli miktarda bir normalleşme olacak.

    Türkiye’de Uzaktan Çalışma Sistemi

    Türkiye’de de birçok şirket evden çalışma sistemine geçiş yapmak zorunda kaldı. Özellikle Teknopark ve Ar-Ge merkezi çalışanlarının, pandemi döneminde iş yerinde bulunma zorunluluğu kalkmıştı. Yasal çerçevesi 2001 yılına dayanan iş yerinde bulunma zorunluluğunun, 2023 yılında yapılacak yeni düzenlemelerle esnetileceği görüşü hakim oldu.

  • Yeni Startuplar Çıkarmak Konusu Tartışıldı

    Yeni Startuplar Çıkarmak Konusu Tartışıldı

    CEO Club Online Summit, dijitalleşmenin gücüyle iş dünyasının liderlerini bir araya getirmeye devam ederken yeni startuplar çıkarmak konusu da gündeme alındı. Pandemi nedeniyle  çevrimiçi plaftforma taşınmak zorunda kalınan CEO Club toplantılarının beşincisinde Peak Games’in milyar dolarlık hisse satışı nedeniyle Türkiye’de tekrar  gündeme gelmeye başlayan startup’lar ele alındı.

    Yeni unicorn’lar çıkarmak: Milyar dolarlık yeni start up’lar” konulu CEO Club Summit’de, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, yemeksepeti.com Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Nevzat Aydın ile Aslanoba Group Başkanı ve melek yatırımcı Hasan Aslanoba, salgın sürecinde yaşanan değişimleri, girişimcilerin yakalayabilecekleri fırsatları ve dünya çapında yatırım almanın yollarını değerlendirdi.

    Pazaryeri, yapay zeka, sağlık, oyun ile nesnelerin interneti (IoT) destekli girişimlere odaklanan yeni yatırımların konuşulduğu toplantıda “Türkiye milyar dolarlık yeni unicorn startuplar çıkarabilecek mi” sorusuna cevaplar arandı.

    Yeni Startuplar Çıkarmak konulu çevrimiçi toplantıya ait videoya aşağıda yer alıyor. Sizler de toplantı hakkında geniş bilgi almak için ilgili videoyu izlemek isteyebilirsiz.

    Süreç Başarıyla Yürütülüyor

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, toplantıda yapmış olduğu konuşmada, “Öncelikle ülke olarak zor bir süreci başarıyla yönettiğimizi düşündüğünü ve pandemi sürecinde hep birlikte kurallara uyarak içinde bulunduğumuz döneme uyumu kolaylaştıracağımıza inandığımı söylemek istiyorum.” dedi.

    Vodafone Business olarak pandemi sürecinde sundukları dijital çözümlerle büyük küçük tüm işletmelerle birlikte olduklarını dile getiren Şahin, “Yeni döneme ve bu dönemin ihtiyaçlarına ilişkin çözümlerimiz üzerinde de çalışıyoruz. Global ve lokal araştırmalar ışığında baktığımızda ihtiyaçlar 5 başlıkta toplanıyor; hızlı ticari yenilenme, sağlık ve güvenlik, hibrit çalışma modeli, verimlilik ve otomasyon, dijital uzmanlık. Sizin de vurguladığınız gibi pandemi nedeniyle çalışanların ve müşterilerin sağlığı önümüzdeki dönemde de işletmeler için en öncelikli konu olmaya devam edecek.” ile sözlerine devam etti.

    Evden çalışma sisteminin olumlu yanları sayesinde hibrit yani melez bir modele geçişle beraber birçok şeyin yaşam şeklimizde değişikliğin olacağı ve bu değişikliklerin yaşamımızda kalmaya devam edeceğini de belirten Şahin, kendilerinin de bu 5 ihtiyacın tamamını en etkin şekilde kapsayan ve karşılayan dijital çözümleri proaktif bir yaklaşımla müşterilerine sunduklarını da söyledi.

    Pandemi sürecinin ekonomi, kamu hizmetlerine erişim, kurumsal ve bireysel kullanımlar açısından dijitalleşmenin ve erişebilirliğin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Şahin, “Hem şirketler hem de nihai faydalanıcılar, daha dijital bir yaşam şekli, mümkün olduğunca temassız işlem, dijital kanallar üzerinden kesintisiz ve hızlı hizmet ve her kanalda kolaylık talep ediyor. Bütün bu talepleri karşılamanın tek çözümü ise uçtan uca dijitalleşmek. Bu açıdan bakıldığında gelecekte de sosyal ve ekonomik gelişmenin temelinde elbette ki dijitalleşme olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Tüm Yatırımcılar İçin Fırsatlar Var

    Türkiye’nin mevcut genç nüfusuyla dikkatleri üzerine çektiğini ve bu genç nüfustan hem girişim ekosistemine hem ülke ekonomisine katkı sağlayabilecek ve değer katacak fikirler çıktığının altını çizen Meltem Bakiler Şahin, şunları kaydetti:

    Türkiye’ye yatırım yapmak isteyecek hem yerli hem yabancı yatırımcılar için çok uygun fırsatlar mevcut. ‘Startups.watch‘ un yaptığı araştırmaya göre geçen yıl tüm dünyada melek yatırımcılar ve girişim sermayesi şirketleri yaklaşık olarak 294 milyar dolar yatırım yaptı. Türkiye’de ise startuplara yapılan yatırım 100 milyon doların üzerine çıktı. Bir önceki yıla göre bu yatırımlar yüzde 66 artarak Türkiye yeniden bu alanda da  birinci lige yükseldi. Ülkemizde girişimcilik ekosisteminin pandeminin etkisindeki küresel ekonomik daralmaya rağmen önümüzdeki yıllar dair olarak umut vaat ettiğine inanıyoruz. Bu nedenle büyüyen girişim ekosistemi ve dijitalleşen, dünyadan yatırım çekebilecek olan şirketlerimizin, ülkemizin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir role sahip olacağını öngörüyoruz. Biz de Vodafone şirketi olarak her zaman Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme amacıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Teknolojimizle herkese çözüm olacak bir dijital gelecek oluşturulmasına katkıda bulunabileceğimize inanıyoruz. Bu bakış açımızla girişimcilerimizin yatırımlarını geliştirmelerine ve büyümeleri için gerekli olacak çözümlerin üretilmesine devam edeceğiz.

    Unicorn Başka Şirketler de Var

    Hasan Aslanoba ise Türk oyun şirketi Peak Games’in satın alınmasına ilişkin olarak şunları kaydetti:

    Peak Games’in olayı çok ülkemiz açısından gerçekten çok önemli. İlk resmi unicorn’umuz 1,8 milyar dolara hisselerini devretmesi açıkçası beni çok şaşırtmadı, çok büyük bir başarı. Ama dünyada baktığınız zaman her 2 günde bir unicorn doğuyor. Biz Türkiye’de başka şirketlerin de unicorn durumunda olduğunu tahmin ediyoruz. Bilmeyenler için unicorn tanımı yapmamız da lazım? Unicorn halka açılmamış son değerlemesi girişim sermayesi (venture capital) tarafından 1 milyar doları aşmış olan startup şirketlere verilen isim. Bir start-up şirket halka açıldığı zaman bu özelliğini kaybediyor veya halka açık bir şirket tarafından satın alındığı zaman unicorn listesinde artık yer alamıyor.

    Daha Konuşulacak Unicornlar Var

    Yeni Startuplar Çıkarmak konulu toplantıda Nevzat Aydın da pandemi süreciyle birlikte dijitalleşmenin ve teknoloji kullanım hızının arttığını belirtti.

    Nakitsiz dünyaya geçişin de hızlandığını belirten Aydın, “Kredi kartı kullanımı pandemi sürecinde ciddi anlamda arttı. Bu dönemde Kovid-19 sonrası tüketici davranışlarının nasıl değişeceğini kimsenin bilememesi sebebiyle de müşteri odaklılık artık daha fazla önem kazanmış durumda.” dedi.

    Ayrıca Peak-Games satışının sürpriz olmadığını ifade ederek, “Bu hiç şaşırtmadı beni. Umut vaad eden ve çok beklediğim unicorn’lardan biriydi. Bu sürecin devamı da gelecek ve sonrası da olacak. Kısa zaman içinde birkaç tane daha unicorn’dan bahsediyor olacağız.” diyerek sözlerine devam etti.

     

  • Ar-Ge Yatırımı Teşviği Gündemde

    Ar-Ge Yatırımı Teşviği Gündemde

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, proje bazlı devlet yardımından yararlanan yatırımcı firmaların, Ar-Ge yatırımı teşviği faaliyetlerine de kaynak ayırmaları amacıyla düzenlemeye gitti. Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Cumhurbaşkanı Kararına göre; desteklerden yararlanan yatırımlarda, yatırım tamamlama vizesini takiben 3 yıl boyunca her yıl net satışların asgari yüzde 2’si kadar Ar-Ge harcaması yapıldığı yeminli mali müşavir raporuyla belgelendirilmesi halinde, vergi indirimi desteği, belirlenen azami oranları aşmamak kaydıyla, yatırıma katkı oranına 5 puan ilave edilerek Ar-Ge yatırımı teşviği uygulanacak. Proje bazlı teşvik sisteminden faydalanan firmaların istihdam maliyetlerini yatırım döneminde de azaltabilmesi için de sigorta primi işveren hissesi desteğinin uygulanmasının yatırım döneminde başlamasına imkan sağlandı.

    Enerji Desteği Uygulaması Düzenlemeleri

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı ile enerji desteği uygulamasına ilişkin usullerde de bir takım düzenlemeler yapıldı. Enerji desteği uygulamasına, firma tarafından talep edilmesi halinde, yatırımın kısmen işletmeye geçişinin görevlendirilen en az 2 uzman tarafından yerinde tespit edildiğine ilişkin raporun onaylanması, yatırım harcamalarına ilişkin yeminli mali müşavir raporunun Bakanlığa gönderilmesi veya yatırım tamamlama vizesi yapılarak tamamen işletmeye geçilmesiyle başlanabilecek. Kısmi olarak işletmeye geçildiğinin yerinde görülmesi halinde gerçekleşen makine ve teçhizat tutarının yatırım teşvik belgesinde öngörülen makine ve teçhizat tutarına oranı nispetinde enerji desteği kullandırılabilecek. Kısmen işletmeye geçişe ilişkin tespit işlemi azami yılda bir defa yapılacak ve yatırım tamamlama vizesinden önce yararlanılabilecek toplam enerji desteği tutarı, destek kararında belirlenen azami enerji desteği tutarının yüzde 50 oranını geçemeyecek.

    Yapılan düzenlemeler kapsamında proje bazlı desteklerden yararlanmak isteyen yatırımcı firmaların başvurularını Elektronik Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Bilgi (E-TUYS) Sistemi üzerinden yapabilmesi için gerekli tüm düzenlemeler gerçekleştirildi. Proje bazlı desteklerden yararlanmak isteyen yatırımcı firmaların yatırımları hakkında daha ayrıntılı bilgi vermelerini temin etmek için hazırlanan ekte de düzenlemeye gidildi. Söz konusu ekin bağımsız danışmanlık kuruluşları veya kalkınma-yatırım bankalarınca hazırlanması talep edildi.

     

  • Google, Yapay Zeka İşlemcileri Yine Yapay Zekayla Tasarlıyor

    Google, Yapay Zeka İşlemcileri Yine Yapay Zekayla Tasarlıyor

    Google artık, yapay zeka algoritmalarını yapay zeka işlemcileri imalatını gerçekleştirmek amacıyla kullanılıyor.Yapay zeka günümüzde oyunlardan akıllı telefonlara kadar birçok alanda kullanılıyor. Bu nedenle geliştiriciler, yeni yapay zeka tasarımlarına daha fazla odaklanmış durumdalar.

    Google’ın ele aldığı yapay zeka silikon tasarımı, yerleşim optimizasyonu olarak da adlandırılan çip tasarımının bir alt kümesi olarak biliniyor. Bu tasarım, hem performans hem de güç verimliliği için işlemciden en iyi doğru ve verimli bir şekilde yararlanmak amacıyla stratejik alanlara mantık ve bellek bloklarının yerleştirilmesini de kapsıyor.

    • Sitemizde girişimcilerin ufkunu açmak için bir çok inovasyon haberi yer alıyor. Siz de inovasyon haberlerinizi okumak için burayı tıklayınız.

    Bir mühendis ekibinin en ideal yerleşimi planlaması birkaç hafta sürmekte. Bunun nedeni ise bu işlem birçok değişkeni içeren karmaşık bir görev olmasından kaynaklanıyor. Google’ın yapay sinir ağı, bir Tensor işlem birimi için; Yapay Zeka İşlemcileri tasarımını 24 saatten daha kısa bir sürede insanlardan daha iyi bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Bu birim, kavramsal olarak Nvidia’nın Turing tabanlı GeForce RTX grafik kartlarında kullandığı Tensor çekirdeklerle benzeşiyor.

    Google, büyük bir veri kümesi üzerinde yapay zeka eğitimi gerektiren derin bir öğrenme modelinden yararlanmak yerine, bir “reinforcement learning” (pekiştirmeli öğrenme) sistemi kullanıyor. Temel olarak, Google’ın yapay zekası ne kadar fazla tasarım yaparsa, üretilen yongalar o kadar iyi oluyor.

    Google, tüm bu çalışmalarının ardından çip tasarım döngüsünü kısaltmayı ve donanım ile yapay zeka arasında simbiyotik bir ilişki yaratmayı amaçlıyor. Eğer bu yöntem problemsiz bir şekilde çalışırsa gelecekte AMD, Intel ve Nvidia da aynı yaklaşımı benimsemesi bekleniyor.

  • Beyin Aktivitesini Metne Dönüştürebilen Yapay Zeka Sistemi Geliştirildi

    Beyin Aktivitesini Metne Dönüştürebilen Yapay Zeka Sistemi Geliştirildi

    Bilim insanları, beyin aktivitesini metne dönüştürebilen yapay zeka sistemi geliştirdi. Konunun uzmanları, çalışmanın konuşamayan veya yazamayan hastalarla iletişim kurmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu çalışmanın başarı olması durumunda insanların düşüncelerini okumaya bir adım daha yaklaştığımızı söylemek mümkün.

    California Üniversitesi’nden Dr. Joseph Makin ve meslektaşları, epileptik nöbetleri izlemek için beyinlerine elektrotlar yerleştirilmiş dört katılımcı üzerinde çalışarak sistemi geliştirdiler. Makin, çalışmalarının hastalar için konuşma protezinin temeli olabileceğini düşünüyor.

    Yapılan çalışma kapsamında, çalışmanın bir bölümünde katılımcılardan, “Tina Turner bir pop şarkıcısı” ve “O hırsızlar 30 mücevher çaldı” gibi 50 farklı cümleyi defalarca sesli okumaları istendi. Ekip, katılımcılar konuşurken sinirsel aktivitelerini izledi. Bu veriler daha sonra, beyin aktivitesini sayı dizilerine dönüştüren bir tür yapay zeka sisteminde kullanıldı.

    Beyin aktivitesini metne dönüştürebilen yapay zeka sistemi, beyin aktivitesinden elde edilen sayı dizilerini gerçek kaydedilmiş seslerle karşılaştırarak ve daha sonra elde edilen bu sayı dizilerini, kelimelere dönüştürme yöntemi ile çalışır hale getiriyor. Yapay zeka sistemi ilk başta saçma cümleler elde etse de, zaman içinde hangi kelimelerin birbirini takip etme eğiliminde olduğunu öğrendi. Araştırmayı yapan uzmanlar çalışma sonunda sadece beyin aktivitesinden %3 hatayla yazılı metin üretmeyi başardı.

    Maastricht Üniversitesi’nden Dr. Christian Herff, yapay zeka sistemi için her katılımcıdan 40 dakikadan daha az bir sürede elde edilen eğitim verisi kullanmalarına rağmen oldukça isabetli sonuçlar aldıklarını ifade etti.

    Sheffield Üniversitesi’nde beyin makine arayüzü uzmanı olan Dr. Mahnaz Arvaneh ise etik konuların dikkate alınmasının önemli olduğunu söyledi. Arvaneh, “Makinelerin zihnimizi okuyabileceği noktadan çok, çok uzaktayız. Ama bu önlem almamamız ve plan yapmamamız gerektiği anlamına gelmiyor.” dedi.