Blog

  • Gelecekte Önü Açık Meslekler Nelerdir?

    Gelecekte Önü Açık Meslekler Nelerdir?

    Yaşadığımız çağın hızla değişmesi ihtiyaçlarımızın da farklılaşmasına ve birçok mesleğin bundan 10 yıl sonra kaybolmasına sebep olacak iken yepyeni mesleklerinde oluşmasına sebep olacağı aşikârdır. Gençlerin sınavlara hazırlandığı arifede gelecekte önü açık meslekler nelerdir gelin bunu bir inceleyelim.

    Çok değil bundan beş ya da 10 sene önce var olan ancak zaman ilerledikçe, gittikçe ihtiyacı azalan mesleklerin yerine yepyeni bir gerçek var. O da internetin ve teknolojinin içinde akıyor. Dünya artık mobil teknolojilerle şekilleniyor. Bu gerçekten yola çıkarsak gelecekte önü açık meslekler nelerdir sorusuna en iyi yanıtlardan birisi nano teknoloji ve mobilizasyonla bir anlam buluyor. Bu aşamada aslında en iyi fark ettiğimiz şey bilmediğimiz bir dünyanın kurulduğu. Bunun içinde doktorların ve yazılımcıların birlikte bir şeyleri yeniden inşa ettikleri. Çok değil kısa bir süre sonra ihtiyaç duyulan organlar üç boyutlu yazıcılarla oluşturulup doktorlar tarafından ihtiyaç sahiplerine nakledilebilecek.

    İnsansız Hava Araçları Operatörü

    Hayatımıza hızla giren dronlarla beraber teknoloji öyle ilerledi ki bu araçları uzaktan idare edecek kişilere hızla ihtiyaç duyulmaktadır. Belki de gelecekte önü açık meslekler nelerdir sorusuna en iyi cevaplardan birisi de insansız hava aracı operatörü ve bu teknolojiyi tanıtacak, pazarlamasını ve sisteme adaptesini sağlayabilecek kişiler olacak.

    Yapay Zeka Destekli Sağlık Teknisyeni

    Bugünün sağlık teknisyenlerinin kendilerine yeni katacakları donanımlarla gelecekte önü açık meslekler nelerdir sorusuna en iyi cevaplardan biriside çok sevilerek oyun ve artırılmış gerçeklik ile desteklenen bilgilerin şimdi tıp alanında da kullanılacak olması çok önemli. Hayatımıza giren yapay zekânın tıp alanında kullanımına başlanmasıyla bu teknolojiyi kullanacak teknisyenlere de çok ihtiyaç duyulacağı bir gerçek.

    Siber Güvenlik Lideri

    Ülkeler arası savaşlara bir yenisi daha eklendi. Siber savaşlar. Özellikle Teknolojinin çok geliştiği ABD ve Çin liderliğinde artan siber savaşlara ülkemizde dahil olmak üzere birçok ülke ciddi anlamda tehdit almaktadır. Gelecekte önü açık meslekler nelerdir sorusuna iyi bir yanıt olarak bilgisayar ve yazılım mühendisleri, liderliği elinde tutmaktadır. Neden mi? Belki de bundan sonraki en büyük savaşların siber olacağından dolayı. Finansal bilgi, güvenlik sistemleri, uydu ve alt yapıda yapılan saldırıların bir ülkeye vereceği zarar en büyük ekonomik çöküntüyü yaratacak olması göz ardı edilmemesi geren noktalardan biridir.

    Makine Öğrenme analisti

    Bu başlık başta biraz anlamsız gibi kalsa da IBM, amazon, Microsoft, sosyal medya, Google bu kişilere çok ciddi yatırımlar yatırım yapmaktadır. Gelecekte önü açık meslekler nelerdir dendiğinde bu ve benzer kurumlar sosyal medya haber kaynaklarından kişiselleştirilmiş pazarlamaya, müşteri ilişkileri yönetmeninden sanal asistan yönetmenine kadar birçok konuda makine öğrenme analistlerinden faydalanılmaktadır.

    Matematik, Bilgisayar Mühendisliği, Endüstri mühendisleri, Elektrik ve Elektronik Mühendisliği, İstatistik ve benzer bölümlerden mezun kişileri özellikle tercih etmektedirler. Ülkemizde de bu yönde gelişmeler hızla devam etmektedir. Bu alan özellikle çalışılabilecek uçsuz bucaksız bir alandır.

    Artırılmış gerçeklik yolculuğu geliştiricisi

    Dünya üzerinde bu çalışmalar hızla devam ediyor. İnsanlarda bu teknolojiyi gerçekten çok sevdi. Hayatımızın hemen her alanına girmeye aday bu teknoloji eğitimden, alışverişe, spor ve teknolojiye kadar birçok alanda aslında var. Bu noktada en önemli olan bu teknolojiyi geliştirebilecek kişilerin olması. Bu kişilerin kullanıcılara artırılmış gerçeklik teknolojisini en iyi şekilde deneyimleyebilecekleri yeteneklere sahip olması. Bu bölümler için aranan meslekler bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği, yönetim ve bilişim sistemleri, yapay zekâ mühendisliği ve üniversitelerin ilgili bölümleri olacak.

     

  • Devletin Desteklediği Girişimcilik Sektörleri

    Devletin Desteklediği Girişimcilik Sektörleri

    Devletin desteklediği girişimcilik sektörleri söz konusu olduğunda daha çok üretimle ilgili sektörlerin ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Elbette ki üretimin teşvik edilmesi beraberinde önemli kazanımları getirmektedir. Günümüz koşullarında devletin pek çok farklı sektörü desteklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle kadınlara yönelik istihdam olanağı üreten sektörle devlet tarafından sıklıkla destek görmektedir.

    Özellikle tarım, hayvancılık, çiftçilik sektörleri devlet teşvikli yapılabilecek işler açısından öncelikli görünüyor. Tabi bu desteklerden yararlanmak isteyen girişimcilerin belirli şartları taşıması gerekmektedir. Bu şartlara uyan girişimciler devlet destekli kredilerden yararlanabilmekte ve kendi işlerinin sahibi olabilmekteler. Ne iş yapacağının kararını veremeyen veya devlet destekli ne iş yapabilirim diye düşünenler için bu konuyu başlıklar halinde yazımızda belirteceğiz.

    Tabi ki devlet destekli kredilerden yararlanmak için bazı şartlar gereklidir. Bu şartlar, 18 yaşını doldurmuş olmak,iş planının hazır olması,girişimcilik sertifikasına sahip olmak ve kayıt işlemleridir. Daha sonra bu krediyle devletin destek verdiği girişimcilik sektörlerinde çalışmanız,kendi işinizin patronu olmanız mümkün.

    Devlet Desteğini Sunan Kuruluşlar Hangileridir?

    Açılımı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayiyi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı olan KOSGEB, bir çok girişimcinin hayallerini süslerken iş sahibi olmak için çaba gösteren vatandaşlarımızın da arkasında olduğunu belirtmiştir. Fakat KOSGEB de her sektöre ve herkese destek vermemektedir. Devletin destek verdiği en önemli sektör tarım sektörüdür. Bunun arkasından ise çiftçilik gelir. Hayvancılık sektörü de bunlardan biridir.

    Çifçilere Yönelik Devlet Destekleri

    • Köye dönüş kapsamında genç çiftçilere 30 bin TL tutarında bir destek sunulmaktadır.
    • Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından belirlenen programlara uygun olacak şekilde verilen hibe destekleri verilmektedir.
    • Tarımsal alanda üretim yapan çiftçilere verilen geri ödemeli olmayan hibe destekleri verilmektedir
    • Hayvancılıkla uğraşan çiftçilere hayvan başına verilen hibe destekleri verilmektedir
    • Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi’nin işbirliği kapsamında verilen faizsiz ya da düşük faizli krediler verilmektedir.

    Tarımsal Üretime Dayalı Devlet Destekleri

    Tarım sektörüne çok cazip devlet desteklerinin verildiği bilinmektedir. Devletin desteklediği girişimcilik sektörleri arasında tarımsal üretime dayalı faaliyetlerin avantajlı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. İşte bu kapsamda gerçekleşen destekler:

    • Fındık bazlı üretime doğrudan gelir desteği
    • Organik tarıma yönelik devlet desteği
    • İyi tarım faliyetlerine yönelik devlet desteği
    • Bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerine destek projesi
    • Mazot ile gübre ve toprak analiz desteği
    • Zeytin bahçeleri rehabilitasyonu için sunulan devlet desteği
    • Yurtiçi sertifikalı tohum kullanımı ve üretimine dair devlet desteği
    • Sertifikalı fidan ve fide üretim ile bu ürünleri kullanma desteği

    Görüldüğü üzere Devletin desteklediği girişimcilik sektörleri arasında tarım sektörünün ayrıcalıklı bir yeri bulunmaktadır. Şayet gerekli şartlara sahipseniz bu desteklerden yararlanmanız da mümkün olmaktadır.

    Hayvancılık Sektörüne Sunulan Destekler

    Devlet destekleri hayvancılık sektörüne nitelikli bir şekilde destek sunmaktadır. Elbette ki hayvancılık sektörüne verilen desteklerden yararlanmanın da birtakım şartları bulunmaktadır. İşte bu şartlar:

    • ÇKS bünyesinde kayıtlı olmak
    • İl ve ilçe ziraat odalarına kayıt olmak
    • Hayvan pasaportu ile birlikte hayvancılığın yapıldığı yerin tapusu ya da kira sözleşmesi belgesi

    Elbette ki hayvancılık hibelerinin karşılıksız olarak verildiğini söylemek mümkün olmaktadır. Bu kapsamda söz konusu desteklerin oldukça önemli kazanımları da bulunmaktadır. İşte hayvancılık sektörüne sağlanan destekler:

    • Su ürünlerine dair devlet desteği
    • Arıcılara özel arıcılık desteği
    • Çoban istihdamına yönelik devlet desteği
    • Hayvan başı ödeme desteği
    • Biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği
    • Çiğ süt değerlendirme devlet desteği
    • Balıkçılık gemisi devlet desteği
    • Hayvan hastalık tazminatı desteği
    • Hayvancılıkla uğraşanlara yönelik buzağı ve malak desteği
    • Gap ile Dap, Dokap ve Kop kapsamında bulunan illerde tohumlama desteği

    Yukarıda yer alan devlet teşviği ile yapılabilecek işler hakkında genel bilgiler yer almaktadır. Ancak bu konularının her biri ayrı bir başlık altında incelenmesi gerekmektedir. Devlet destekli projeler ve devletin hibe verdiği işler hakkında, söz konusu ilanlar yayınlandıkça sitemizde yer verilmektedir. Bu haberleri kaçırmamak için; sosyal medya kanallarından bizleri takip edin. Google news kayıtlı sitemizde yayınlanan tüm haberleri kaçırmadan takip etmek için News sayfamız üzerinden sitemizi takip et butonunu tıklayın. Haber bildirimlerini atlamayın.

    Devlet desteklerinden yararlanmak için bir çok prosedür yer almaktadır. Bu konuda uzman desteğine ihtiyaç duyuyorsanız bizimle iletişime geçin.

  • İnstagramdan Satış Yaparken Dikkat Edilecekler

    İnstagramdan Satış Yaparken Dikkat Edilecekler

    Birçok instagram kanalı ile satış yapmak isteyen kullanıcılardan “İnstagramdan satış yaparken nelere dikkat etmeliyiz?” sorusu geliyor. Bu konuyu netleştirmeden önce öncelikli cevap verilmesi gereken soru ise “instagram üzerinden satış yapmak yasal mı?” sorusudur. Bu soruya verilecek tek bir cevap ver, mecra fark etmeksizin fatura ve irsaliye düzenlemeden e-ticaret yapmak yasal değildir ve devlet tarafından takip edilebilir. Yani instagram üzerinden satış yapmak fatura düzenlemeniz ve vergi mükellefi olmanız şartıyla yasaldır. İnstagram üzerinden satış yapmanın normal bir e-ticaret ile ilgili yapılan bir ticaretten farkı yoktur. Şimdi gelelim instagram üzerinden satış yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiği konusuna.

    İlk başladığınız zaman oldukça zorlu olan ve takipçi sayınızın çok az olduğu bu zamanlarda pes etmeyip devam etmeniz sizin için önem arz edecektir. Ufak bir müşteri kitlesi oluşturduktan sonra her şey daha da kolay hale gelecektir. Bu müşteri kitlesine erişene kadar dişinizi sıkmanız gerek. Bu süreçte büyük emek harcayarak elde ettiğiniz ufak müşteri kitleniz ve ziyaretçilerinizin memnuniyetini korumak çok önemlidir. İnstagramdan satış yaparken dikkat edilecekler, karlı bir yatırımın ortaya çıkmasını mümkün kılmaktadır.

    Eğer bunu yapamazsanız bu sizin Instagram üzerinden satış yapma hikayenizin sonu olabilir. Bu kadar kritik olan bu zamanda çok fazla uğraşla elde ettiğiniz ufak müşteri topluluğunuza oldukça dikkat etmelisiniz. Elbette ki bu sayede tam anlamıyla karlı bir yatırım yapma olanağına da sahip olabilirsiniz.

    İnstagramdan Satış Yaparken Nelere İhtiyacınız Olacak ?

    Ufak müşteri topluluğu edinmenize ve bu süreç zarfında sosyal medya platformlarını etkili şekilde kullanmak ve satış yaptığınız ürünlerin stoklarına dikkat etmek dışında ihtiyacınız olan başka bir şey yok. Fakat marka bilinirliğiniz arttıkça ve daha fazla müşteriye hitap etmeye başladığınızda artan müşteri sayısı farklı istek ve ihtiyaçları doğuracak ve bunun gibi çok başka önemli konuları da beraberinde getirecektir. Taksitli satış seçenekleri veya farklı kargo firmaları ile olan anlaşmalarınız bu ihtiyaçların bir kısmını karşılayacaktır. Promosyon kullanımı ve çekiliş gibi etkinlikler hem müşterileriniz ile olan etkileşiminizi hem de bu kitlenin daha çok büyümesine olanak sağlayacaktır.

    İnstagramdan Satış Yaparken #hashtag Kullanımı

    Eğer takipçi sayınızı arttırmak ve gittikçe büyümesini istediğiniz bir kitleniz var ise hashtag kullanımı da bunları sağlamak için önemli püf noktalar arasında geliyor. Günümüzde hashtag kavramını genel olarak genç kesimden bahsedersek herkes biliyor ve kullanıyor. Çoğunlukla sosyal mesaj verilmek istendiği zaman ya da fenomen hale gelmiş bir olay yada kişi hakkında, hem düşüncelerinizi dile getirmek hem de ona destek olmak için kullanılan hashtag günümüzde oldukça yaygın. İnstagramdan satış yaparken dikkat edilecekler arasında hashtag kullanımı da mevcuttur.

    Doğru #hashtag kullanımı ile instagram kullanıcılarının sizi fark etmesiniz sağlayabilir ve takipçi sayınızı bu sayede artırabilirsiniz. Aynı zamanda hashtag kullanımı paylaşımlarınızın daha çok kullanıcıya ulaşmasını sağlar. Hashtag eklerken Instagramda daha önce bu hashtaglerin kullanılıp kullanılmadığını, kullanıldıysa kaç kişi tarafından etkileşim aldığını görebildiğiniz için çok kullanılan hashtagleri kullanmanız sizin için çok daha verimli olacaktır. Bu sayede etkileşimde bulunan insanların sizin sayfanızı farketmesi kolaylaşacak bu sayede de müşteri sayınız paralel oranda artacaktır. Sayfanızı genişletmek ve her gün birkaç tane daha fazla sipariş almak istiyorsanız kesinlikle hashtag kullanmaya başlamanızı öneriyoruz.

    Müşteri Sayınızı Yükseltmek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Günümüzde bir çok kullanıcı tarafından tercih edilen online alışveriş, çoğu müşteri için çok daha kolay ve tercih edilen bir seçenek. Çağımızın bu avantajını kendi satış sayfanız için kesinlikle kullanabilirsiniz. Bunun için Instagram’ın bütün özelliklerini bilmek sizin için çok daha verimli şekilde bu süreci atlatmanızı sağlar. Çeşitli çekilişler, soru cevap etkinlikleri ve paylaştığınız görsellerin kalitesi ile müşteri sayınızı arttırmak mümkün. İnstagramdan satış yaparken dikkat edilecekler konusundaki özeniniz, sizin karlı bir yatırım yapmanıza olanak tanıyacaktır.

    Eğer satış yapacağınız ürünler arasında kıyafet seçenekleri de bulunuyorsa bu seçenek için size sunacağımız ufak bir ipucu var. Müşterileriniz için paylaşım yapacağınız ürünlerinizin manken ve rol modeller ile anlaşarak kullanıcıya sunmanız, sizin için artı bir seçenek olabilir. Müşterileriniz rol modeller üstünde inceleyebildiği ürünleriniz tercih etmeleri ve güvenilirlik açısından daha etkili olacaktır. Güvenilirlik kısmında ise kargo seçenekleri arasında şeffaf kargo seçmeniz, kapıda ödeme yapan müşterileriniz için çok daha güvenli bir seçenek olacaktır.

    Müşteriler alacakları ürünü şeffaf kargo sayesinde daha rahat bir şekilde sipariş verebilirler. Farklı kargo firmaları ile anlaşmanız müşteri memnuniyeti açısından sizin için bir artı olacaktır. İnstagramdan satış yaparken dikkat edilecekler arasında müşteri memnuniyetini sağlamak ilk sıralarda yer almaktadır. Eğer yeterli sayıda müşteriye hitap etmeye başladıysanız ve böyle bir tercihe gerek duyuyorsanız kesinlikle farklı kargo firmaları ile anlaşmanız Instagram satış sayfanız için çok daha yararlı olacaktır.

    Özet ve Son Uyarılar

    – Instagram üzerinden satışı, farklı çevrimiçi satış platformları ile aynı düşünmeyin. Instagram platformunun dinamikleri farklıdır. Bunu göz önünde bulundurun ve bu konuda hamleler yapın. Instagrama uygun paylaşımlar yapın.

    – Satışın detayları konusunda tüketicileri en ince detayına kadar bilgilendirin. Kafasında soru işareti olan müşteri satın alma eylemini gerçekleştirmek. Özellikle, instagramdan ilk defa alışveriş yapacak potansiyel müşterileriniz için instagramda kapıda ödeme nasıl yapılıyor ile ilgili detaylı bilgi vererek onların kafasındaki soru işaretlerini bertaraf edin.

    – Instagramda erişilebilir ve açık olun. Gizli ya da onaya tabi hesaplar müşterinin kafasında şüpheye sebep olabilir.

    – Instagram tek satış kanalınız olmasın. Instagram sizi doğrudan zengin etmez. Birden fazla satış kanalı ve pazaryeri seçeneklerini de kullanarak satışlarınızı arttırın.

  • Başarılı Bir Girişimcinin Özellikleri

    Başarılı Bir Girişimcinin Özellikleri

    Her girişim doğal olarak istenen hedeflere ulaşamamakla birlikte, başarılı bir girişimcinin özellikleri dikkatle incelenmeli ve mümkün olduğunca uygulanması gereken hususları içerir.

    Başarılı bir girişimcinin özellikleri

    Girişimci, kar amacı için risk alarak iş kuran kişilere denir. Doğru zamanda seçtiği ve doğru bir stratejik plan ile uygulayan, başarısız olma ihtimalini göz önünde bulundurarak risk alarak yola çıkarlar. Başarılı bir girişimci olmak için bir takım özelliklere de sahip olmaları gerekir.

    Elbette ki başarılı bir girişim için girişim sahibinin insan ilişkilerinde iyi olması beklenir. İnsanlar ile iletişim konusunda sorun yaşamayan girişimcilerin daha başarılı oldukları bir gerçektir. Girişimcilerin, ürettikleri ürün ya da sundukları hizmetleri sadece kendi çevresine sunmayacakları gerçeği ile olaya yaklaşmak gerekmektedir.

    Girişimler temelinde bir çok risk taşısa da, girişimcilerde bulunacak belli başlı özellikler girişimlerin başarı hikayesi yazmasına vesile olmaktadır. Girişim başarısı için girişimcinin yeterli donanıma sahip olması, sunmayı istediği tüm hizmet hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Başarılı bir girişimcinin en önemli özelliği ise tam motivasyon olarak ortaya çıkmaktadır.

    Girişimci Kimdir? 

    Girişimci tanımını yukarıda yapmıştık. Tek bir tanımı olmamak ile birlikte; kar amacı için risk alan ve ilgi, bilgi ve becerisini zekası ile birlikte kullanabilen kişilerdir. Karlı bir ürün, hizmet üretme yetisine sahip, ürettiği ürün veya hizmeti pazarlayan, girişim sürecinde oluşabilecek tüm riskleri ve sonuçlarına katlanan kişidir.

    Literatürde başarılı girişimci kimdir? Nasıl başarılı girişimci olunur? Sorularının cevapları net bir şekilde tanımlanmamıştır. Ancak başarılı olmuş girişimcilerin bazı ortak özellikleri gözlemlenebilir. Burada yaş, sektör, cinsiyet fark etmeksizin tüm girişimler başarı ile sonuçlanabilir. Burada altının çizilmesi gereken konu ise; girişimcilik için gerekli bilgi ve becerileri kazanmak amacıyla girişimcilik eğitimi ya da girişimcilik kursuna katılarak kazanabilirsiniz. Bu kapsamda birçok çevrimiçi platformda online girişimcilik eğitimleri olduğu gibi KOSGEB girişimcilik sertifikası almak için başvuruda bulunabilirsiniz. Temel girişimcilik becerileri konusunda alınacak eğitimler, girişimcinin başarı şansını arttırır.

    Başarılı Bir Girişimcinin Özellikleri Nelerdir?

    Başarılı bir girişimcinin özelliklerini özetle inceleyelim :

    • Başarılı girişimciler yüksek motivasyona sahip olmalıdır. Girişimin özellikle kuruluş aşamasında yapılacak tüm kararlarda ve gerçekleştirilecek eylemlerde motivasyon girişimcinin olmazsa olmazıdır.
    • Başarılı girişimciler, kendilerine güvenirler. Tüm girişim tanımlarında da belirtildiği üzere girişimler risk içermektedir. Bu risklerin bertaraf edilmesi aşamasında girişimcinin özgüvene sahip olması gerekmektedir.
    • Başarılı bir girişimcinin özellikleri arasında yer alan diğer bir konu ise yönetme becerisidir. Özellikle girişim için ekip kurmanın gerektiği olduğu durumlarda yönetim özelliği yani liderlik özelliği ön plana çıkacaktır. Yönetim becerisi doğuştan var olabildiği gibi sonradan da kazanabilir.
    • Girişimcinin iyi bir finans bilgisine sahip olması çok önemlidir. Paranın doğru kanallardan edinilmesi, etkin bir şekilde kullanılması girişimlerde finansal yönetimin bilinmesi girişimin başarısını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle başarılı olmak isteyen girişimcinin paranın doğru kullanımı hakkında yeterli bilgiye sahip edilse, temel finans bilgisi eksikliğini kapatması için eğitim alması önerilir.
    • Başarılı girişimcinin en önemli özelliklerinden birisi de zamanı doğru bir şekilde yönetebilmesidir. Doğru yönetilmeyen zaman en büyük israfa sebep olmaktadır. Başarılı bir girişimci olmak isteyenlerin mutlaka zamanı doğru bir şekilde yönetmelidir.
    • Zamanın yönetimi ile birlikte, başarılı bir girişimci mutlaka kaynakların yönetimi ile ilgili olarak planlama yeteneğine de sahip olmalıdır. İşler ve kaynaklar gereksiz detaylardan bağımsız olarak doğru bir şekilde planlanmalıdır.
    • Başarılı bir girişimci, ileri görüşlü olmalı ve de mevcut iş planına göre ileride olabilecek tüm senaryoları tahmin edebilmelidir. İleri görüşlülük aynı zamanda fırsatların değerlendirilmesi açısından da çok önemlidir.
    • Girişiminde başarılı olmak isteyen bir girişimci, süreç içerisinde oluşabilecek her durum için esnek davranabilmelidir. Zorluklar ya da şartlara uygun hareket edebilmelidir.
    • Aslında sadece girişimler için tüm hayatta en önemli ve en kritik konu iletişim becerisidir. Başarının anahtarı iletişim becerisinden geçmektedir.
    • Son olarak başarılı bir girişimci kendini sorgulayabilme, girişim hedeflerinin uygunluğu konusunda kendi ile yüzleşebilme hatalı kararlardan dönmesi için gerekli olan yapılması gerekenleri bir an önce gerçekleştirmelidir.

    Girişimci Ne Anlama Gelmektedir?

    Girişimciyi yukarda,  girişimcilik örneği gösteren kişi olarak tanımlamıştık. Tüm dünya genelinde yaş ve cinsiyet ayırt edilmeksizin başarılı girişimcilik örnekleri ile karşılaşmak mümkündür. Girişimci, inisiyatif alarak, başarısız olma ihtimalini göz önünde bulundurarak risk alır ancak bu riskleri bertaraf etmek için de bazı özellikleri taşıması da gerekebilir.

    Girişimcilerin Ortak Özellikleri Nelerdir?

    Başarılı bir girişimcinin özellikleri maddeler halinde verilmek istenirse;

    • İleri Görüşlülük
    • Motivasyon
    • Özgüven
    • Zaman Yönetimi
    • Finansal Bilgi
    • Yönetme Becerisi
    • Planlama Yeteneği
    • Esneklik
    • Kendini sorgulayabilme
    • İletişim Becerisi

    Yukarıda yer alan özellikler ile ilgili daha detaylı araştırma yapabilir, sitemizde yer alan girişimciler için kişisel gelişim kategorisinde yer makaleler ile bu özelliklerinizi pekiştirmek isteyebilirsiniz.

  • İş Geliştirme Uzmanı Ne İş Yapar?

    İş Geliştirme Uzmanı Ne İş Yapar?

    İş geliştirme, kuruluşlar içinde ve arasında büyüme fırsatlarını uygulamak ve geliştirmek için bazı görevler ve süreçlerin yerine getirilmesidir. İş geliştirme, müşteriler, pazarlar ve ilişkilerden bir kuruluş için uzun vadeli değer yaratma işlemi olup iş geliştirme uzmanı olarak isimlendirilmektedir.

    İş geliştirme, işletmenin mevcut sistemde gerçekleştirdikleri uygulamaları genel olarak teknik olarak inceleyip, kapasite artışı amacıyla gerçekleştirilen işlemler bütünü olarak değerlendirilir. Genellikle, iş geliştirme işlerinde işin parçası olan tüm çalışanlar sürecin bir parçası olsa da iş geliştirme süreci özel olarak kurulan iş geliştirme departmanları tarafından yürütülmektedir.

    İş geliştirme genellikle, kurum gelirlerinin arttırılması ve çeşitlendirilmesi, hizmetlerin geliştirilmesi, mevcut pazarlarda genişleme ve yeni pazarlama açılma gibi farklı amaçlarda yapılır. İş geliştirme sonrasında işletmelerin klasik yöntemleri aşması, finansal yapıda değişiklik yapması beklentiler arasındadır. Ayrıca potansiyelin pazarların ve işlerin ortaya konması sonrasında, iş geliştirmenin uygulanması, desteklemesi ve ölçülerek takip edilmesi ile süreç tamamlanır.

    İş Geliştirme Uzmanı Ne İş Yapar

    İş geliştirme işlemini yapan kişilere iş geliştirme uzmanı denir. İş geliştirme uzmanları mevcut ürün ve hizmeti geliştirmek için çalışan, mevcut pazarlarda genişlemek için ya da yeni pazarlara açılmak için stratejileri belirleyen iş geliştirme departmanı çalışanlarıdır. İş geliştirme uzmanı yeni pazarlara uygun çalışma düzenini geliştiren kişilerdir. İş geliştirme uzmanları müşterilerin ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetler için gerekli araştırmaları yapmak için çalışırken, ortaya çıkan sorunların çözümü için de gerekli iş ve işlemleri yaparlar.

    İşletmelerde yukarıda tanımladığımız işlemler ile ilgili olarak iş geliştirme uzmanının sorumlulukları aşağıdaki gibidir:

    • İşletme tarafından belirlenen hedeflere uygun olacak şekilde yeni ürün veya hizmeti belirlemek
    • İşletme bünyesinde yer alan ürün veya hizmetlerin geliştirilmesi için çalışmalar yapmak
    • Mevcut ya da geliştirilecek ürün veya hizmetler yeni dağıtım noktaları belirlemek, yeni pazarları araştırmak ya da mevcut pazarlarda gelişmek
    • Paydaş işletme ve kurumlar ile yeni projeler yürütmek
    • Müşteri ilişkilerini geliştirmek, bu kapsamda ihtiyaçların belirlenmesi sonrası bu yönde çalışmalar yapmak
    • Mevcut finansal yapının sorgulanarak geliştirilmesi için çalışmaları yürütmek

    İş Geliştirme Sürecinin Aşamaları

    • İş geliştirme sürecinin ilk aşaması Fırsat Arama’dır. Bu aşamada pazarda yer alan tüm rakiplerin durumları, müşterilerin beklentilerinin araştırılması gerçekleştirilir. Fırsat arama aşaması çok önemli bir aşama olup, bu aşamada gerçekleştirilen tüm analizler ve araştırmaların titizlikle yürütülmesi iş geliştirmenin başarısını doğrudan etkiler.
    • Fizibilite; İngilizce “feasibility” kelimesinden gelmekte olup uygulanabilirlik anlamında kullanılmaktadır. Fizibilite genel olarak yapılacak olan iş ve işlemlerin tüm kaynaklar açısından incelenmesi ile ortaya konulur. Fayda maliyet analizler, ekonomik fayda, insan kaynakları gibi tüm yönlerden incelenerek yapılacak iş geliştirmenin uygulanabilirliğine karar verilir.
    • Fizibilite sonrasında, yatırım yapılması kararı alınması ile süreç için iş planı gerçekleştirilir.
    • Uygulama süreci; iş fikrinin uygulamaya geçirilmesi aşamasıdır.
  • İmalat Sanayinde Dijitalleşme Temalı Proje Teklif Çağrısı Yayınlandı

    İmalat Sanayinde Dijitalleşme Temalı Proje Teklif Çağrısı Yayınlandı

    Kosgeb tarafından “Kobi Gelişim Destek Programı” kapsamında Kosgeb tarafından “İmalat Sanayinde Dijitalleşme” teması ait proje destek çağrısı detayları belli oldu.

    Kosgeb tarafından yapılan açıklamada; proje çağrılarının genel amaçları aşağıda verilmiştir.

    İmalat sanayi sektöründe milli imkanlar ağırlıklı olarak dijitalleşme için;
    – Yerli ve yetkin teknoloji geliştiricisi KOBİ envanterini genişletmek,
    – İmalat sanayi KOBİ’lerinin, yerli teknoloji geliştiricilerle işbirliği öncelikli olmak üzere dijitalleştirilmiş iş süreci sayısını arttırmaktır.

    Hangi “İmalat Sanayinde Dijitalleşme Teklif Çağrısı”na Başvuru Yapılabilinir?  

    • 2020 – 01 Proje Teklif Çağrısı: “İmalat sanayi sektöründe dijitalleşme sürecine katkı sağlayabilecek yerli teknoloji geliştiricisi KOBİ’lerin desteklenmesi”

    2020-01 Proje Teklif Çağrısına aşağıdaki şartları sağlayanlar başvurabilir.

    Akıllı dijital teknolojilerle ilgili ürün ve çözüm geliştiren elektronik, bilişim, makine imalat sektörlerindeki teknoloji geliştiricisi KOBİ’ler; imalat sanayi sektörüyle ilişkili 8 dijital teknolojiden birini veya entegre çalışmak kaydıyla birkaçını birlikte içeren ürün / yazılımlarında katma değer arttırıcı iyileştirmeler yapmak ve/veya geliştirdikleri ürün / yazılımlarını ticarileştirmek için proje sunabilecektir.

    Sadece ticarileştirme (tanıtım – pazarlama – satış) amaçlı proje sunacak olanların, ürünlerini kamu desteğiyle geliştirerek başarılı tamamladıklarına veya Teknoloji Geliştirme Bölgesi ya da ArGe Merkezi projesi çıktısı olduğuna dair belge ibraz etmeleri şarttır. İş paketlerinde katma değer arttırıcı iyileştirmeler bulunan başvuru sahiplerinde ise bu belge şartı aranmayacaktır.

    • 2020 – 02 Proje Teklif Çağrısı: “İmalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin üretim ve ilişkili iş süreçlerinde dijital teknolojilerden yararlanma düzeyinin arttırılması”

    2020-02 Proje Teklif Çağrısına aşağıdaki şartları sağlayanlar başvurabilir.

    İmalat sanayi sektöründeki KOBİ’ler, imalat sanayi sektörüyle ilişkili 8 dijital teknolojiden biri veya birkaçını birlikte üretim ve ilişkili iş süreçlerine adapte etmek için proje sunabilecektir.

    Kobiler Hangi Konularda Proje Sunabilirler?

    1 – Büyük Verinin Analitik Yöntemlerle İşlenmesi ve İmalat Sanayinde Kullanımı

    2 – İmalat Sanayinde Nesnelerin İnterneti

    3 – İmalat Sanayinde Endüstriyel Robot Teknolojileri

    4 – İmalat Sanayinde Akıllı Sensör Teknolojileri

    5 – Yapay Zekaya Dayalı Siber Fiziksel Akıllı Fabrika Sistem ve Bileşenleri

    6 – İmalat Sanayinde Siber Güvenlik

    7 – İmalat Sanayinde Akıllı ve Esnek Otomasyon Sistemleri

    8 – İmalat Sanayinde Artırılmış Gerçeklik / Sanal Gerçeklik Teknolojileri

    ÖNEMLİ NOT : 2020-01 veya 2020.-02 proje teklif çağrılarının yalnızca biri için başvuru yapılabilecektir. Çağrı kapsamındaki uygun proje konuları içinden ise çoklu seçim yapılabilecektir.

    Teknoloji geliştiricisi KOBİ’lerin, proje konusu ürün / yazılımı kendi iş süreçlerine adapte etmek isteyen bir işletmenin Satın Alma Niyet Beyanı ile başvuru yapmaları zorunludur.

    İmalatçı KOBİ’lerin edinecekleri teknolojilerin yerli firmalardan karşılanma oranının yüksek olması durumunda, proje başvurularının değerlendirilmesinde bu durum olumlu yönde dikkate alınacaktır.

    Kimler Başvurabilir?

    Proje sunacak işletmelerin KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve aktif olmaları gerekmektedir.

    Destek oranı, üst limitler ve çağrı bütçesi:
    Destek oranı %60’tır. Bu oran üzerinden hesaplanacak desteğin %30’u geri ödemesiz destek ve %70’i teminat karşılığı geri ödemeli destek olarak ödenir. Geri ödemesiz destek ve geri ödemeli destek birlikte ödenir.

    Proje Teklif Çağrısı kapsamında işletme başına 300.000 TL’ye kadar geri ödemesiz, 700.000 TL’ye kadar geri ödemeli (teminat veya KGF kefaleti karşılığı) olmak üzere toplam 1.000.000 TL’ye kadar destek verilebilecektir.

    Başvuru yapılmış olması işletmeye herhangi bir hak doğurmayacaktır. Başvurular, KOSGEB tarafından belirlenen değerlendirme kriterlerine göre puanlanacak ve puan sıralamasına göre bütçe imkanları dahilinde desteklenmesi mümkün olan sayıdaki başvuru desteklenecektir.

    Proje Teklif Çağrılarına detaylı bir şekilde erişmek için tıklayınız.

    KOSGEB Veri Tabanına kayıtlı ve KOBİ Beyannamesi onaylı işletmeler, Proje Teklif Çağrılarını inceledikten sonra www.kosgeb.gov.tr adresinde sağ üst menüde yer alan “E-hizmetler” linkini tıklayıp işletme yetkilisinin e-devlet şifresiyle KOBİ Bilgi Sistemine girerek başvurularını oluşturabilecektir (hizmet seçim kutucuğunda KOBİGEL Destek Programı Başvurusu” hizmetinin seçilmesi gerekir).

    Proje çağrısı için başvuru sistemi 17 Eylül 2020 günü saat 23:59’da kapatılacaktır. Son başvuru tarih ve saatinden önce başvuru sahibi tarafından onaylanmayan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

  • Viral Pazarlama Tekniği Nedir?

    Viral Pazarlama Tekniği Nedir?

    Viral pazarlama tekniği; geleneksel bir yöntem olan ağızdan ağıza pazarlama tekniğinin, marka, ürün ya da şirket ile ilgili mesajların belirlenmiş bir içerikle internet ortamında, özellikle sosyal ağlarda başka kişilere ve/veya sitelere aktarılması yoluyla yapılmasını kapsayan bir pazarlama tekniğidir.

    Herkesin bildiği ve birçok makalemizde de bahsettiğimiz gibi, geleneksel pazarlama yöntemlerinde insanlar bir hizmet ya da üründen memnun kalır. Bu memnuniyet ağızdan ağıza (kulaktan kulağa olarak da kullanılıyor) pazarlama tekniği ile geniş kitlelere yayılıyordu. Teknolojinin bu kadar yaygınlaşması ve de artık tüm müşterilerin hali hazırda internette birer kimliklerinin var olması, geleneksel pazarlama yöntemlerinin dijital ortamlara yaygınlaşmasını da zorunlu kıldı. Viral pazarlama tekniği, dijital pazarda oldukça önemli bir hale geldi. Şirketlerin dijitalleşme sürecinde müşteri hizmetlerinin bir ayağını da internet üzerinde yürütmeye başlaması ile birlikte bu mecrada gerçekleşen her hareket, viral pazarlamanın bir parçası haline geldi.

    Viral pazarlamada, üründen ya da hizmetten faydalanan nihai kullanıcılar ya da tüketiciler bu pazarlama tekniğinde aracı haline gelir. Memnuniyetleri pazarlama sürecinin gelişmesinde önemli rol oynar.

    Viral Pazarlama Nedir?

    Viral marketing ya da Viral Pazarlama kavramı ilk kez 1997 senesinde Steve Jurvetson ve Tim Draper tarafından kullanıldı. Viral pazarlama tekniği halen yeni bir pazarlama tekniği olmasından dolayı tanımı için de tam bir konsensüs yoktur. Ancak yine de yukarıda yaptığımız tanımlara en yakın olan;

    Web siteleri, mobil uygulamalar, sosyal ağlar veya kullanıcılar yoluyla, bir pazarlama mesajını başka bir web sitesi, mobil uygulama, sosyal ağ ya da kullanıcıya ulaştırmak için kullanıp mesajın etkisini ve görünürlüğünü artırmaya amaçlayan bir pazarlama tekniğidir. “

    tanımı kullanılabilinir.

    Neden Viral Pazarlama ?

    Viral pazarlama kavramı, pazarlama amaçlı kullanılan ya da verilmek istenen mesajın virüse benzer bir şekilde yayılmasından kaynaklı olarak bu şekilde isimlendirilmiştir. Dijital ortamda, sosyal ağlarda mesajlar sadece bir click ile gönderilmekte ve bu click hızı ile yayılım sağlanmaktadır. Bu da iletinin virüs gibi viral olmasını sağlayan önemli bir etkendir.

    Viral Pazarlama tekniği ile viral ismiyle anılmasının en önemli nedeni diğer müşterilere iletilmek istenen mesajın bir virüs gibi hızlıca ve engelsiz yayılması hedeflenir. Bu yayılmanın virüsten farkı ise, kullanıcıların memnun oldukları ürün ya da hizmetlerle ilgili mesajları kendi istekleriyle iletmeleridir. Viral pazarlama tekniğinde, kullanılan araçlar genelde sosyal ağlar, e-postalar ve çeşitli websiteleri ve bloglardır.

    Viral reklam kampanyasının hedeflenen sonuca ulaşması için yukarıda da değindiğimiz gibi sosyal medya ağları sıklıkla kullanılır. Bir mesajın viral olmasında başrol oynayan sosyal medya mecraları elbette ki Facebook, Twitter, Instagram, Whatsapp ve biraz daha profesyoneller için mesajın ulaşması isteniyorsa Linkedin.

    Viral Pazarlamanın Geleneksel Pazarlamaya Göre Avantajları Nelerdir?

    • Viral pazarlama yönteminde verilmek istenen mesaj çok hızlı yayılır.
    • Marka, hizmet ya da sunulmak istenen hizmet için algı oluşturulur.
    • Çığ etkisine sahiptir. Çok hızlı büyür.
    • Son kullanıcılar, farkında olmadan aracı olarak mesajın taşınmasında rol oynarlar.

    Başarılı Viral Pazarlama Tekniği ile Viral Pazarlama Nasıl Yapılır?

    Başarılı bir viral pazarlama yapmak istiyorsanız öncelikle bir stratejinizin olması gereklidir. Verilen mesaj hem samimi hem de gerçeklik algısını içermelidir. Viral olup, kullanıcılar tarafından taşınabilmesi için duygulara hitap etmeli ve doğru hedef kitleye ulaşması sağlanmalıdır. Viral reklam çok zaman eğlenceli mesajlar içerir ve doğrudan bir satış hedefi yoktur.

    Viral reklam sonucunda, etkileşimle birlikte hedef kitlenin izlenimleri toplanarak analiz edilir. Markanın müşterileri ile teması sonrasında müşteri geri bildirimleri alınır.

    Başarılı Viral Pazarlama Örnekleri

    Başarılı viral pazarlama tekniklerini tam olarak anlayabilmek için aşağıda yer alan reklamları dikkatlice izlemenizi ve oluşturmak istediğiniz reklam kampanyalarında da kullanmanızı öneririz. Dikkatlice izlediğinizde reklamlardan dilimize dolanan, belki de yıllardır

    Yukarıda yer alan reklamlardan farklı olarak aşağıdaki reklamı sayfamızda izlemenizi öneriyorum. Sosyal medya aracılığıyla viral olan 2009 yılında 2 gün içerisinde internet kullanıcıları tarafından dağıtımı hızla gerçekleştirilen “Eski Sevgiliye Kapak” videosu belki de haftalarca konuşulmuştu.

     

    Bütçenize bağlı olarak, siz de artık daha da gelişen video sosyal ağları ile viral pazarlama tekniği sayesinde markanızın, ürünlerinizin bilinirliğini arttırabilirsiniz.

  • Dijital Girişimcilik ve Dijital Girişimciliğin Temelleri

    Dijital Girişimcilik ve Dijital Girişimciliğin Temelleri

    Teknolojinin ilerlemesi, teknolojik tüm cihazların erişiminin kolaylaşması ile birlikte geleneksel yöntemlerin bir kenarda tutularak teknoloji kullanımı ile yeni girişimlerin yaratılmasına ya da hali hazırda var olan işletmelerin dönüştürülmesine dijital girişimcilik denilmektedir. Burada aslolan girişimcilik fikri olup sadece girişimciliğin gerçeklendiği ortam dijital ya da teknolojik bir ortamdır.

    Dijital ekonominin ögelerinden biri olan dijital değişim ile birlikte tüketiciler, müşteriler, şirketler, değer zincirleri, sektörler ve ekosistem alışılagelen değişim hızından çok daha farklı biçimde değişimle karşı karşıya kalmıştır. Bu değişim şirketlerin stratejileri, iş modelleri, ürün ve hizmetleri, müşterileri, iç ve dış süreçleri gibi hemen hemen her alanda kendini göstermiştir. Girişimcilik süreçleri ve çıktıları üzerinde önemli değişimler meydana getiren mobil bilgisayar, bulut bilişim, sosyal medya gibi yeni teknolojiler girişimcilikte de yeni bir çağın başlangıcını oluşturmuştur. Böylece, girişimcilik ve bilgi teknolojisi kavramının birleşmesiyle “dijital girişimcilik” adlı yeni bir girişimcilik yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Teknoloji fırsatlarının artmasıyla birlikte dijital girişimcilik uygulamaları gittikçe yaygınlaşmış, bilgi teknolojileri, işlenen bilginin farklı kullanımı, iletişim kanallarının farklılaşması ve iletişim araçların değişmesinin bir sonucu olarak dijital girişimcilik popüler hale gelmiştir.

    Dijital Girişimciliğin Türleri

    Dijital girişimcilik 3 farklı türde kendini göstermektedir:

    • Hafif dijital girişimcilik: Bu tarz girişimcilikte; dijitallik, süreçlerde geleneksel bir tamamlayıcı olarak görülmekte ve uygulanmaktadır.

    • Orta dijital girişimcilik: Bu tarz girişimci şirketlerde değer zincirinin başlıca ürünleri, teslimatı veya diğer bileşenlerine dijital olarak önemli miktarda kaynak ayırmış durumda olurlar.

    • Aşırı dijital girişimcilik: Ürünün (kendisi de dijital olabilir) üretiminden müşteriye ulaştırılmasına kadar şirketin tamamı dijitaldir.

    Dijital Girişim ile Geleneksel Girişim Arasındaki Farklar

    Geleneksel Girişimcilik Dijital Girişimcilik
    Pazara Giriş Zor Kolay
    Üretim ve Depolama Zor Kolay
    Dağıtım Daha Yavaş Daha Hızlı
    İşyeri Fiziksel Ortam Dijital İşyeri
    Örgütsel Bağlılık Daha Kolay Daha Zor
    İletişim Yüz yüze Teknoloji üzerinden
    Organizasyon Hiyerarşik düzen Esnek

    İki tür girişimcilik arasındaki farklar yukarıda yer alan tabloda özetlenmiştir. Bunların yanında dijital girişimcilik ve geleneksel girişimcilik arasında ihracat potansiyeli açısından da farklar bulunmaktadır. Artık, farklı pazarlara, farklı ürünlerle, yeni girişimlerle sürdürülebilir ihracat yapmak dijital girişimlerle mümkün hale gelmiştir. E-ihracat firmalarının 2013-2014 büyüme oranı %92’iken, 2013’ten önceki beş yılda geleneksel ihracatçı firmaların büyüme oranı %37’dir. E-ihracatçı firmaların ihracat geçmişi 3-4 sene iken, geleneksel ihracat yapan firmaların %44’ü üst üste iki sene ihracat yapamamaktadır.

    Dijital Girişimciliğin Temelleri ve Püf Noktaları

    Dijital Girişimciliğin Temelleri

    Bir sonraki bölümde dijital girişimcilik ile ilgili olarak dünyadan uygulamalar vereceğiz. Ancak bu konuyu incelemeden önce dijital girişimcilik ile ilgili temelleri ve püf noktalarını inceleyelim.

    • Eğer dijital olarak bir girişim kurmak istiyorsanız; başarısızlıktan korkmayın. Dijital Girişimciliğin Temelleri ile ilgili kitapları, kursları ya da eğitimleri bulun, satın alın ve mutlaka takip edin. Dijital dönüşüm ile ilgili haber ve makaleleri takip edip bu yolda karşınıza çıkabilecek riskler ve engeller hakkında bilgi sahibi olun. Girişimcilik başlı başına bir takım riskler içerdiği için dijital girişim hakkında bilgi sahibi olmak konusunda ısrarcı olun. Bir takım başarısızlıklar söz konusu olsa bile denemekten asla vazgeçmeyn.
    • Girişimcilik sürecinde, her zaman sorgulayın. Müşterilerinizin NEDEN sizi seçmeleri gerektiğini, sizin ürünlerinize NASIL ulaşacağı gibi sürekli olarak karşınıza çıkacak soru ve sorunlara cevap arayın. Hedef kitlenizi mutlaka iyi tanıyın. İstek ve taleplerinin ne olacağını ya sorun ya da doğru tahminlerde bulunmak için araştırma yapın. Hedef kitleniz ile sürekli olarak iletişim halinde olun. Onların güveni dijital girişimciliğinizin teminatıdır.
    • Tüm girişim türlerinde olduğu gibi dijital girişimcilikte de aslolan sürekliliktir. Dijital girişimde de sürekliliği sağlamak amacıyla hem teknolojik yenilikleri hem de sektörünüze ait trenleri araştırmak ve bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. Kalıcı olmak için hedef kitlenin bu değişimlere göre taleplerini mutlaka dikkate alın. Şikayetleri eleştiri olarak değil işinizi geliştirmek adına bir fırsat olarak görün.
    • Dijital girişim ile pazarlamasını gerçekleştireceğiniz ürüne ya da hizmete dikkat edin. Pazarda yer alan olası rakiplerinizin konumunu inceleyin. Mutlaka yeni bir ürünle pazara girmek zorunda değilsiniz. Mevcut bir ürüne yenilik katarak değiştirerek de girebilirsiniz. Son yıllarda kişiselleştirilmiş ürünler üzerinde ciddi bir talep artışı yer alıyor. Hali hazırda var olan bir ürüne inovatif bir yaklaşım ile kişiselleştirerek sunmayı deneyebilirsiniz.
    • Müşteri memnuniyeti herşeydir. Müşterilerinizi ve kullanıcılarınızı her zaman dinleyin. Daha iyisini sunmak için sürekli gelişin. Satış öncesi hizmetler ne kadar önemli ise satış sonrası hizmetler de çok önemlidir. Mutlu müşteriler, yanlarında yeni müşterileri de beraberinde getirecektir. Mutlu müşteriler, ilave reklam bütçesi ayırmadan yeni müşterilere ulaşmanın en kestirme yoludur.

    Dünyadan Dijital Girişimcilik Örnekleri

    Dünyanın en önde gelen firmaları arasında artık şirketi dijitale taşıyan ya da zaten dijital şirketler yer alıyor. Bunların arasında amazon, Microsoft, Apple gibi şirketleri sayabilir.

    Aslında aşağıda vereceğimiz örnek dijital girişimciliğin temelleri için farklı bir açıdan bakmamız gerektiğini gösteriyor.

    Netflix : Dünyanın en büyük sinema yayın şirketi. Ancak Netflixin hiç sinema salonu bulunmuyor.

    Google: Dünyada yer alan internet uygulamalarının neredeyse hiçbirini kendisi yazmadı. Ancak Google Dünya’nın en büyük uygulama satış şirketi (Google Adsense temelinde düşünebilirsiniz)

    AirBnb: Hiçbir otel, ev, meskeni yokken dünyanın en büyük konaklama sağlayıcılarından birisi.

    Alibaba: Stoksuz çalışan dünyanın en büyük marketi.

    Uber: Hiç taksisi olmayan en büyük taksi şirketi.

    Bu tarz örnekleri çoğaltmak mümkün. Facebook, Youtube, Instagram, WeChat, Aliexpress bunlardan bir kaçı daha. Ülkemizde de buna benzer örnekler vermek mümkün. Yemeksepeti, Sahibinden, N11, Gittigidiyor bu tarz farklı dijital girişimcilik örneklerinden.

    Özet

    Dijital girişimcilik ne anlama gelir?

    Teknoloji kullanımı ile yeni girişimlerin yaratılmasına ya da hali hazırda var olan işletmelerin dönüşütürülmesine dijital girişimcilik denilmektedir. Teknoloji üzerine özellikle de Internet, Mobil ve Web 2.0 odaklı projeler ile Facebook, Twitter gibi başarı hikayeleri yaratmak isteyenlerin yaptığı girişimleri “Dijital Girişimcilik” diye adlandıracağız. Özellikle açık kaynak yazılımların da artmasıyla dijital ortamda yapılan girişimci olmak ilk adımı atma anlamında çok basit gözükse de başarısızlık oranı oldukça yüksektir.

    Dijital Girişimciliğin Türleri

    Hafif, orta ve aşırı dijital girişimcilik.

    Dijital Girişimciliğin Temelleri ve Püf Noktaları

    Yukarıda saydığımız 5 adet püf noktası bulunmaktadır. Bunlar; ürün ve hizmet, AR-GE, sorgulamak, sürekli denemek ve müşteri memnuniyetidir. Konu cidden önümüzdeki yılların en önemli konuları haline gelecek olup, girişimciliği bu alanda sürdürmek isteyenler mutlaka konu hakkında eğitim ve kurs araştırmaları yaparak bilgi seviyelerini güncellemelidir.

  • Yeni Nesil Girişimcilik Modeli: Start-Up

    Yeni Nesil Girişimcilik Modeli: Start-Up

    Yeni nesil girişimcilik modeli olan Start-Up ya da startup kelimesi girişimcilik ekosisteminde sıklıkla ismini duymaya başladığımız kelimeler arasında yer aldı. Start-up kavramı ilk olarak tabii ki kapitalizmin başkenti olan Amerika’da 2010 yılında kullanılmaya başlanmış ve tüm dünyaya yayılmış yeni nesil girişimcilik modelidir. Startup kavramı özel bir kavram olup girişimcilik kavramı ile farklılık göstermektedir.

    Startup terimi Türkiye’de duyulmaya başlanmış terimlerden olmakla birlikte girişim ya da yeni girişim olarak isimlendirilmek istense de sıklıkla startup olarak kullanılmaktadır.

    Bu kavramı daha iyi anlamak adına makalemize startup nedir kavramı ile başlayarak giriş yapalım.

    Start-Up Nedir?

    Startup ya da Start-up; yeni kurulmuş, daha başlangıç aşamasında olan girişimleri ifade eder. Tanımında nihai sonuca varılamayan ve sık sık farklı yorumlarla açıklanan bir kavramdır. Genelde teknoloji tabanlı ürün, sistem veya hizmet geliştirmek amacıyla kurulmuş 0–3 yaş arasındaki girişimci işletmelere verilen isimdir. Türkçe’ye “Filiz Şirket” şeklinde tercüme edilmiştir. Diğer tanımlari ise; Tecrübesiz şirket ya da Yeni kurulmuş, hızla büyüyen riskli girişimdir. Startup terimi büyüme endeksine sahip bütün şirketler için de kullanılmaktadır.

    Startuplar için yaygın kanı, kısa zaman içerisinde büyük kitleye ulaşma amacı olan, müşteri odaklı şirketlerin olduğudur. Startupların temel amacı büyümektir ve bu şirketlerin bu yeteneğe sahip olduğu varsayılır. Bu tarz şirketlerin yerel ölçeği aşması temel beklenti olup, coğrafi alana sıkışmadan büyüme amacına sahip şirketlerdir. Örnek vermek gerekirse; Almanya’da kurulan bir startup sadece bu ülkede değil diğer ülkelerde de faaliyet göstermesi gerekmektedir.

    Yukarıda tanımda da bahsettiğimiz üzere, riski büyük şirketler olduklarından bir çok startup şirket küresel pazara hitap etmek isterler ancak bu konudaki planlama yanlışları birçok startupın başlangıç aşamasında başarısızlığa ulaşmasına sebep olmuştur. Startuplar genel anlamda genç, dinamik ve teknolojik şirket kavramlarını akla getirse de kavramın bu sektörler ile kısıtlı olmadığı bilinmelidir.

    Başarılı Start-up olmak gerçekten çok zor bir iş olsa da imkansız değildir. Günümüzde; 90lı yıllarda startup olarak piyasaya giren ve halen ayakta olan milyar dolarlık dev şirketler de mevcuttur. Bunlardan bir kaçına örnek vermek gerekirse; Twitter, Youtube, Uber bunların arasında yer alabilir. Bir startup şirket potansiyel müşterilerinin ihtiyacını doğru bir şekilde tanımlayamamış ise piyasa içerisinde kaybolup gidecektir.

    Girişimcilik Nedir?

    Girişimcilik, ticari mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulması işlemine denilmektedir. Girişimcilik için gerekli zaman ve çabanın harcanması, ekonomik, sosyal ve psikolojik risklerin alınması sonrasında katma değer yaratmayı hedefler. Girişimcilik nedir sorusuna verilecek diğer cevap ise; uygun bir zaman diliminde doğru bir stratejiyle harekete geçerek katma değer üretmektir. Girişimcilikte en önemli etmenlerin başında doğru zaman ve sabır gelmektedir. Girişimci yukarıda bahsedilen girişimcilik faaliyetleri için risk alan ve başarısız olmayı da göze alan kişilere denilmektedir.

    Girişimci olmak yaratıcı düşünce, hırslı, sabırlı, öğrenme isteğine sahip olmayı, yaratıcı düşünce ve yeniliklere açık olmak gibi özelliklere sahip olmayı gerektirmektedir. Sadece bunlar ile sınırlı olmayıp risk alabilmeyi, cesur olmayı, özgüvenli olmayı, karşılaşılan problemlere analitik yaklaşım ile çözümü de gerektirir. Girişimci ruha sahip kişiler genel olarak normalde problem olarak görülen anlarda fırsat görebilen kişileri de ifade eder.

    • Hazırladığımız makale ve haberlerimiz ile girişim haberleri sitemizde Türkiye’de ve dünyada başarılı girişimcileri ve girişim hikayelerini anlatmaya devam edeceğiz.

    Girişimcilik ile ilgili temel girişimcilik becerileri için eğitim alarak, riskler ve fırsatlar hakkında fikir sahibi olmak ve girişimcilik becerilerini de geliştirmek mümkündür.

    Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, girişimcilik ve start-up anlamca birbirinden oldukça farklı olmasına rağmen sıklıkla karıştırılmaktadır. Bu iki terim birbirinden farklı konuları temsil eder, birbirlerinin yerine kullanılması yanlıştır.

    Girişimcilik ve Start-Up Arasındaki Farklar

    Girişimcilik ve Start-Up terimleri arasında temel olarak ciddi farklılıklar barındırmaktadır. Bu farklılıkları çok iyi anlamak bu iki terimi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Start-Up ve girişimcilik arasındaki farklılıkları simge olarak nitelendirmek istenirse; girişimcilik bir ev ise Start-Up bir şehri temsil eder.

    • Probleme bakış açıları açısından: Çoğu girişim, çözüm üretilmiş bir problem üzerinden hareket ederler. Örnek olarak vermek gerekirsek; bir çok esnaflık buna örnektir. Misal olarak bir terzi dükkanı açmak bir girişimdir ancak bir startup değildir. Bu tarz ve buna benzeyen girişimler hali hazırda çözüm üretilmiş bir formülü günümüz şartlarına göre yeniden uyarlayarak hareket ederler. Start-Up ise henüz çözüm aranmamış problemlere ya da çözüm bulunamamış konulara odaklanırlar. Bunların yanında hali hazırda çözümü olan bir sorunu daha etkili ve hızlı bir şekilde çözme eğilimini de kapsamaktadır. Startuplarda diğer girişimlere göre teknolojiyi kullanma oranı çok daha yüksektir.
    • Risk Analizi açısından: Girişimcilik ve Start-Up arasındaki en temel fark aslında risk analizinidir. Tüm girişimler elbette risk içermektedir. Geleneksel girişimlerde hali hazırda çözüm üretilmiş bilinen bir model üzerinden hareket edildiği için girişimlerin riski daha azdır. Start-Up ise risk oldukça büyüktür. Çünkü startupların çözmeye çalışmak istediği problem üzerine daha önce çözülmüş bir örneği olmadığından belirsizlikler çok daha fazladır.
    • Hedefledikleri Alan açısından:  Girişimcilik ve Start-Up arasındaki farkların arasında ikisi için de farklı hedeflerin olmasıdır. Girişimler genel olarak geleneksel bir yapıya sahip olduklarından hedefledikleri alan daha dar olup yerel ya da en fazla bölgesel hedef alanlarına sahiptirler. Bir Start-Up ise çoğunlukla hedef alanları ülke ya da dünya çapında daha büyük bir çözüm arayışları içinde yer alırlar.
    • Pazar Değişimi açısından: Girişimcilik ve yeni nesil girişimcilik modeli Start-Up arasındaki farklar pazar değişimlerini de içerir. Girişimlerde günümüze uygun değişimleri de içeren uyarlama çalışmaları bulunsa da ortaya büyük bir farklılık oluşturamazlar. Start-up ise normal girişimlere kıyasla daha fazla yeniliklere açık olmak zorundadır. Zamanın koşullarına uygun olarak gerekliliklerinden olan değişime ayak uydurma zorunlulukları vardır. Startuplar topluma farklı iş modelleri sunar ve ortaya koydukları yeniliklerle birlikte tüm pazarda değişim etkisi oluştururlar.

    Özet ve Sonuç

    Yukarıda yer alan tüm açıklamaların sonrasında açıklamalarda yer alan terimlerin kısa özeti aşağıda yer almaktadır.

    Start-Up Nedir?

    Yeni nesil girişimcilik modeli olan Startup ya da Start-up; yeni kurulmuş, daha başlangıç aşamasında olan girişimleri ifade eder. Tanımında nihai sonuca varılamayan ve sık sık farklı yorumlarla açıklanan bir kavramdır. Genelde teknoloji tabanlı ürün, sistem veya hizmet geliştirmek amacıyla kurulmuş 0–3 yaş arasındaki girişimci işletmelere verilen isimdir. Türkçe’ye “Filiz Şirket” şeklinde tercüme edilmiştir.

    Girişimcilik Nedir?

    Girişimcilik, ticari mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulması işlemine denilmektedir.

    Start-Up ve Girişimcilik Arasındaki Farklar Nelerdir?

    Start-Up ve girişimcilik arasındaki farklar dört başlık altında incelenir:

    • Problemlere bakış açısından
    • Risk analizlerinde açısından.
    • Hedefledikleri alan açısından
    • Pazar değişimi açısından
  • Fiverr ile Para Kazanmak

    Fiverr ile Para Kazanmak

    Fiverr ile para kazanmak becerilerinizi sergilerken bir yandan da ek gelir elde etmenin harika bir yolu. Fiverr’da nasıl para kazanılır inceleyelim. Bu makalede öncelikle size freelance iş kavramından bahsettikten sonra Fiverr bu platformunun nasıl bir yer olduğundan, nasıl oluştuğundan ve Fiverr’da bulabileceğiniz en yaygın işler yer alacaktır.

    Freelance İş Nedir?

    Freelance ya da dilimizde yer aldığı şekli ile serbest çalışma son dönemlerde hayatımıza giren yeni kavramlardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Freelance işi her ne kadar serbest çalışma desek de; mantık olarak aynı fakat uzmanlık olarak farklılıklar içeriyor. Home Office çalışmak isteyen ya da bir otoriteye bağlanmadan kendi işlerini yürütmek için kullanılan dünyanın önde gelen platformlarından birisidir Fiverr.

    Fiverr serbest olarak çalışanların müşteri ya da yeni iş bulma sorunlarına çözüm olmak amacıyla aracılık eden bir şirket. Fiverr yeni iş dünyasında bireylerin bir otoriteye, zamana ya da mekana bağlı işlere tepki gösteren yeni nesil çalışanlar için muazzam bir platform. İş bazlı çalışıp, parasını alıp yeni projelere yelken açmak isteyenler için bulunmaz kumaş niteliğinde bir ortam.

    Becerileriniz, bildikleriniz, yapabildikleriniz freelance çalışmaya uygunsa Fiverr’a üye olarak iş yapmaya başlayabilirsiniz. Fiverr’da çalışma koşullarınızı ve yaptığınız işin kıymetini siz belirliyorsunuz. Ayrıca becerileriniz birden fazla sektörde yer alsa da bunlar için de ilan açabilirsiniz. Becerilerinize bağlı olarak Fiverr ile para kazanmak hayatınızı rahatlıkla idame ettirmenize yeterli olabilecektir.

    Freelance Çalışmanın ve Çalıştırmanın Faydaları

    Freelance çalışmak iş yapanlar için büyük avantajlar sağlamakta. Ancak bu avantajlar sadece işi yapan için geçerli değil. İşveren için de büyük avantajlar mümkün. Bunların başında daimi elemana bulma ve daha sonra ise çalıştırma ile ilgili risklerin delege edilmesi gelmektedir. Örnek vermek gerekirse; işveren istediği kalitede bir çalışanı bulmak için büyük uğraşlara katlanmak zorunda kalmıyor. Aradaki bir çok süreç kendiliğinden kalkıyor. İş tanımına uygun nitelikli eleman bulmak ve daha sonrasında bu çalışandan istenilen verimi almak da oldukça zor karmaşık süreçleri içinde barındırıyor. Bununla birlikte sadece çalışanın ücretinin ödenmesinin yanındaki ilave masraflar başka riskleri de beraberinde getirebiliyor.

    Fiverr dünyaca ünlü freelance iş platformları arasında yer alıyor ve bu konuda oldukça yaygın bir kullanıma sahip. Kurulmuş olan sistem herkes tarafından anlaşılabilen kolay bir arayüze sahip. Sadece freelance iş bulmak isteyenler için değil freelance iş vermek isteyenler için de iyi bir para kazanma ya da tasarruf etme sistemi. Haydi başlayalım Fiverr ile para kazanmak için bilmeniz gerekenlere.

    Fiverr Nedir?

    Fiverr, çeşitli hizmetler, işler ve küçük görevler için dünya üzerinde serbest çalışanları bir araya getiren bir network ağıdır. 2010 yılında Tel Aviv merkezli olarak kurulan şirketi Micha Kaufman ve Shai Wininger isimli iki genç girişimci kurmuştur. Sistem o zaman için taban fiyat olan hizmetlerin 5 dolar olmasından dolayı 5 rakamına atıfta bulmak amacıyla Fiverr ismi ile anılmıştır. Sistem 10 yıldır oldukça popüler hale gelmiş ve 2. Senesinde yaklaşık 1 milyon kişinin iş yaptığı bir platform haline gelmiştir. Fiverr 2013 yılından sonra hızla büyümüş ve popüler freelance sitesi olarak pazarda kendisine ciddi bir pay almıştır. Son yıllarda ise en fazla ziyaret edilen ilk 500 site içerisinde kendine yer edinmiştir.

    Fiverda Para Kazanmak

    Fiverr’da İş Bulmak ve Fiverr ile Para Kazanmak

    Fiverr yukarda da bahsettiğimiz gibi sistem üzerinde en ucuz hizmetin 5 dolara yapıldığı bir platform. Sunulan hizmetlere sistemin içinde Gig ifade edilirken Gig Extras sayesinde vereceğiniz hizmet için daha fazla fiyat belirlemenize de olanak sağlıyor.

    Fiverr’da iş bulmak aslında oldukça basit. Öncelikle Fiverr taraflarını yani işveren ve çalışan olarak isimlendirebileceğimiz alıcı ve satıcı olayını iyi kavramanız gerekmektedir.

    Siz fiverr ile para kazanmak isteyen tarafsanız eğer; Fiverr sizi satıcı olarak niteleyecektir. Fiverr için satıcı; karşılığında vereceği hizmet için beklediği ücreti belirleyen taraftır. Alıcı ise; Fiverr için hizmetten yararlanmak isteyen ve bunun için belirli bir ücreti vermeyi kabul eden taraftır.

    Fiverr yukarıda bahsettiğimiz alıcı ve satıcı yani işveren ve çalışanın iki yönlü olarak iletişim kurmasını sağlayan muazzam bir platform. Hizmet almak isteyen alıcılar, satın almak istedikleri hizmet için sitede gezinip hizmete uygun becerilere sahip satıcıları bulur. Bu iki taraf birbirini bulduğunda; yapılacak iş veya verilecek hizmet tanımlanır, teslim tarihi ve ücreti belirlenir. Bundan sonra ise iş fiverr’da para kazanmak isteyen freelance çalışanının işi istenen kalitede tamamlaması ile sonlanır.

    Adım Adım Fiverr’da İş Aramak

    Siz fiverr ile para kazanmak isteyen taraf olduğunuza göre yukarıda da belirttiğimiz üzere siz Fiverr için satıcısınız. Aşağıdaki adımları uygulayarak fiverrda iş aramaya başlayabilirsiniz:

    1. Fiverr.com adresini ziyaret ederek, yeni bir hesap açın. Doğal olarak Fiverr üzerinden para kazanmak için platform üzerinde bir hesabınızın olması gerekmektedir. Bu adımda atlamamanız gereken konu; size gönderilecek olan onay mailini atlamamanızdır. Fiverr onay maili gelmiyor ise spam klasörünü ya da mail hesabınızda yapmış olduğunuzdan ayarlardan kaynaklı olarak silinmiş öğeler klasörünü mutlaka kontrol edin.
    2. Fiverr için satıcı profilinizi oluşturmaya başlayın. Fiverr’da etkili bir profil oluşturmak Fiverr’da iş bulmanın en önemli adımlarından birisi olacaktır. Bu nedenle dikkatle hazırlamalısınız. Fiverr’da alıcılara kendinizi ve hizmetlerinizi pazarlayacağınız en önemli kısım burası, bu aşamaya özen göstermeniz gerekmektedir.
    3. Alıcılar için sunacağınız ya da verebileceğiniz hizmetleri içeren iş tanımınızı oluşturun. Aradığınız şartlar, vereceğiniz hizmet karşılığında talep ettiğiniz ücreti de içerecek şekilde temiz ve net bir iş tanımı oluşturmalısınız. Unutmayın Fiverr alıcısı bu kısma girerek, yaptırmak istediği işi ya da almak istediği hizmeti sizin yapıp yapamacağınıza bu alana bakarak karar verecektir. Vereceğiniz bir hizmet için fiyatı belirlerken, sitede yer alan benzer hizmetler verilen ücretleri mutlaka kontrol edin. Örnek vermek gerekirse; 1 dklık seslendirme işi için ortalama ücret 10 dolar ise sizin 25 dolarlık bir hizmet bedeli sunmanız, geçmişte hiç referansınız yok ise şansınızı tamamen düşürecektir. İş tanımınızı oluştururken, etkileyici ve faklı başlıklar kullanmak şansınızı arttıracaktır. İş tanımınızı oluştururken rakiplerinizin iş tanımlarını okuyup, onlardan önce çıkmak için kullanmanız gereken anahtar kelimelere de odaklanmalısınız.
    4. Alıcıların sizi bulması için beklemek bir seçenek. Ancak bazı alıcılar, satıcı bulmak için çaba sarfetmek yerine almak istedikleri iş veya hizmet için ilan açabilirler. Siz de proaktif bir pazarlama yöntemi bu alıcılara doğrudan ulaşabilir ve iş tanımına uygun işlerinize teklif götürebilirsiniz. Bu konuda sizlere tavsiyemiz; becerileriniz çok nadir bir sektöre hitap etmiyorsa alıcı ilanlarına teklif götürürken işi alma olasılığınızı arttırmak için iş tanımına uygun protatif bir hizmeti alıcıya sunmaktır. Örnek olarak vermek gerekirse; logo tasarımı isteyen birine isteğine uygun birkaç logo tasarımı taslağını sunmanız sizin şansınızı arttıracak hareketlerden birisi olacaktır.

    Fiverr’da Para Kazanabileceğiniz Bazı İşler

    1. İllüstrasyon : İllüstrasyon, resimleme, bezeme olarak da tanımlanır. Bu konuda yeteneğiniz var ise farklı ve özgün illüstrasyon işi yaptırmak isteyen alıcılar size ulaşarak bu hizmeti yaptırmak isteyebilirler.
    2. Seslendirme: Net veya etkileyici bir ses tonuna sahip ve telaffuzunuz düzgünse bu iş ilanlarına da başvurabilir ve para kazanabilirsiniz. Unutmayın Fiverr tüm dünyada kullanılan bir platform. İngilizceniz ile hizmet verebileceğiniz gibi, Türk bir firmaya Türkçe seslendirme işi de gelebilecektir.
    3. Pazarlama: Sosyal medya pazarlaması yapabilecek kadar sosyal medya takipçiniz var ise bu alanda da ilan açmanız mümkün. Bu konuda Fiverr ile para kazanmak için etkili ve gerçek takipçileriniz olmanı ve sayısı da kazanacağınız parayı etkileyecektir.
    4. Çeviri Hizmetleri: Bu kısmı sadece basit bir çeviri hizmeti olarak düşünmenize gerek yok. Birden fazla dil bilenler için çapraz çeviri hizmeti verebileceğiniz üzere bildiğiniz dil için karşılıklı konuşma, ders verme konularında da para kazanma seçeneğiniz mevcut.
    5. Grafik Tasarımı: Dünyada dijitalleşme devam ettiği sürece grafik tasarım işi hiç bitmiyor. Doğal olarak da Fiverr üzerinde yer alan grafik tasarımı ilanları da hiç bitmeyecek. Bu alanda ihtiyaçlar çeşitlilik göstermekte. Alıcı olarak düşünürseniz; örneğin tişört üretimi yapan butik bir işletmeniz var ve tasarım yaptırmak istiyorsunuz. Evet bildiniz Fiverr’da rahatlıkla bunu gerçekleştirebilir ve özgün tasarımlara sahip olabilirsiniz. Bu alan da Fiverr ile para kazanma konusunda popüler işlerden birisi.
    6. Video & Animasyon Hazırlama: Bu kategori yine dijital medya ilerlediği sürece ölmeyecek alanlardan birisi. Bu alanda youtuberlar ya da markalar için intro videoları, animasyonlar veya kısa eğitim ve tanıtım videosu çektirmek isteyenler ile talebin en fazla arttığı Fiverr kategorilerinden birisi. Bu alanda yer almak ve kaliteli işler çıkarmak kesinlikle size para kazandıracaktır.
    7. Kodlama & Geliştirme İşleri : İnternet siteleri geliştirme işlemleri, bazı küçük düzenleme ve hataları giderme işlemleri de site üzerinde iş alabileceğiniz ve para kazanabileceğiniz sektörler arasında yer alıyor.
    8. İnternet Makale Yazarlığı : İnternet siteleri, özgün dijital içerik üretimi için oldukça fazla talepte bulunmaktadır. Bu konuda kaleminize güveniyor, araştırma yapmaktan hoşlanıyor ve bunları herkesin anlayabileceği şekilde sunabilirim diyorsanız bu iş tam size göre. Fiverr üzerinden bu tarz işleri de kovalamak hem çeşitli konularda yeni bilgiler kazanmanıza katkı sağlayacaktır hem de öğrenirken para kazanmanın hazzını yaşamanıza olanak sağlayacaktır.

    Fiverr ile para kazanabileceğiniz işleri site üzerinden yer alan 200’den fazla kategoriyi tek tek inceleyerek görebilirsiniz. Aslında bildiğiniz, çok önemsemediğiniz işler için bile freelance olarak para kazanabileceğinizi unutmayın. Örneğin; en son siteyi incelediğimde bir ilanda MAC üzerinde oluşturulan bir EXCEL dosyasında 4 sütunluk bir kaymanın düzeltilmesi için 100 satır için 5 dolarlık bir iş ilanına rastladım. Veri girişi ve düzeltme işi. Bu tarz işleri de kovalayarak Fiverr da para kazanmanız mümkün.

    Fiverr tamamen ücretsiz mi, Fiverr Komisyonu ne Kadardır?

    Fiverr tarafından sunulan hizmetler ücretsizdir. Sitenin pro üyeliği de yer almaktadır. İsteyen pro üyeliğe de başvurabilir. Fiverr pro üyeliğin avantajlarını bir başka makalede inceleyeceğiniz.

    Fiverr ile para kazanmak için elbette Fiverr’a bir miktar komisyon ödemek durumundasınız. Fiverr % 20 oranında yaptığınız işlerden komisyon almaktadır. Örnek vermek gerekirse; 10 dolarlık bir iş yaparsanız size 8 dolar kalacaktır. Bu komisyon bahşişler için de geçerlidir.

    Fiverr ile Ne kadar para kazanılır?

    Fiverr platformu üzerinden kazanılacak para için bir üst limit yoktur. En az 5 dolarlık bir iş yaparak 4 dolarlık kazanç sağlayabilirsiniz. Potansiyelinize, becerilerinize bağlı olarak kazanabileceğiniz ücret sizin emeklerinize, maharetinize ve iş yapış şeklinize bağlıdır.

    Fiverr Alternatifleri

    10 yıldan uzun bir süredir hayatımızda olan Fiverr freelance işi yapanlar için tek platform değil elbette. Özellikle Türkiye’de bionluk ve sadeceon siteleri yabancı dil bariyerini aşmak için güzel alternatifler olarak karşımıza çıkıyor. Yani Fiverr üzerinde olduğu gibi bionluk ve sadece platformları üzerinden de çeviri hizmetleri, seslendirme işleri, grafik tasarım gibi hizmetleri satabilirsiniz. Bu siteler için de mantık aynı şekilde işlemektedir.

    Gelelim uluslararası Fiverr alternatiflerine;

    1. FlexJobs
    2. SolidGigs
    3. UpWork
    4. Freelancer
    5. PeoplePerHour
    6. Guru
    7. FreeUp
    8. TrueLancer
    9. Toptal
    10. GigBucks

    Bu siteler için de

    Sonuç ve Öneriler

    Fiverr freelance dünyasının parlayan yıldızlarından birisi. Her ne kadar böyle olsa da yüksek rekabet ve yüksek komisyon ücret kesmesi nedeniyle eksileri yer almaktadır.

    Fiverr ile para kazanmaya başlamak istiyorsanız eğer yukarıda yer alan konuların dışında iki konuya daha dikkat etmenizi öneriyoruz.

    1. Müşterileriniz ile sürekli iletişim halinde olun. Sağlıklı iletişim çok önemli bir konudur. İş tanımının net ve yapacağınız işin net olduğundan emin olun. Alıcı ile iyi bir iletişim içerisinde yer alır ve verdiğiniz hizmet ile onları mutlu etmeyi başarabilirseniz Fiverr’da profiliniz 5 yıldız ile dolacaktır.
    2. İletişim kanallarını aktif kullanmak adına, fiverr uygulamasını mobil cihazlarınıza kurarak iletişime açık kalın.

    Sizin de Fiverr üzerinden para kazanma konusunda görüşleriniz var ise, aşağıda yer alan yorum kutusu aracılığıyla bizimle paylaşabilirsiniz.

  • İşletmelerde Dijital Dönüşüm Nedir?

    İşletmelerde Dijital Dönüşüm Nedir?

    İşletmelerde dijital dönüşüm bilgi teknolojilerinin yoğun kullanımı ile mevcutta var olan fiziki iş ve işlemlerin yani süreçlerin, para ve zaman tasarrufu sağlayarak dijital ortama entegre edilme süreci olarak tanımlanabilir.

    Dijitalleşen ve bilişim sektörünün inanılmaz bir hızla ilerlediği dünyada analog olarak üretilen veriler dijital verilere dönüştürülmesi ve e-hizmet kapsamında uygulamaların gerçekleştirilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Dijital dönüşüm tek taraflı bir olgu olarak tanımlanamaz. Dijital dönüşüme sadece teknolojik nitelikli araçlar değil insan ve süreç de dahil edilir.

    Birbiriyle etkileşim halinde olan insan, süreç ve teknoloji unsurlarının birbirini tamamlaması ile gerçekleşen bir döngüdür. Teknolojinin insan hayatına girmesiyle birlikte başlayan ve sürekli devam eden dijital dönüşüm süreci yeni bir takım ihtiyaçlar doğurmuş ve daha da önemlisi sürekli olarak yeni ihtiyaçları da doğurmaya devam etmektedir.  Dijital dönüşüm dünü, bugünü hatta yarını kapsamasından ötürü sürekli değişimi içerir.

    Dijital Dönüşüm

    Dijital dönüşüm, teknolojinin sürekli gelişmesine paralel olarak devam eden bir süreç haline gelmektedir. Teknolojik gelişmenin de sürekli devam edeceği göz önünde bulundurularak dijital dönüşümün de sürekli değişerek gelişeceği açıktır. Yeni yeni hayatımıza giren ancak tam olarak yerini bulamayan 3D yazıcılar, sanal gerçeklik ve yapay zeka gibi teknolojik gelişmeler de işletmelerde dijital dönüşüm sürecinin bir parçası olacağı da aşikardır. Bu açıdan bakıldığından girişimcilerin ya da işletme sahiplerinin teknolojik gelişmelere ayak uydurabilecek adımları atmaları gerektiğidir.

    Türkiye’de dijital dönüşüm günümüzde birçok sektörde de kullanılır hale gelmiş durumda. Örnek vermek gerekirse; sağlık sektörü, eğitim sektörü, kamu hizmetleri gibi birçok sektörde kendini göstermeye başlamıştır.

    Eğitim Sektöründe Dijital Dönüşüm

    Türkiye’de Dijital dönüşüm konusunda en büyük yol alan sektörlerin başında elbette ki eğitim sektörü en fazla yol alan sektörlerden birisidir. İnternetin oldukça büyük yol katetmesi ile birlikte bilgi kaynaklarına ulaşım inanılmaz derecede kolaylaşmıştır. İnternet üzerinde bir çok öğrenme yönetim sistemi (LMS – Learning management system( kurulmuş ve sanal okul ve sınıflarda öğrenme deneyimleri ilerlemiştir.

    Oyunsallaşmalı eğitimler ile öğrenmenin kalıcı olması için çeşitli teknikler denenmiş, yapay zeka uygulamaları ile eğitim dijital dönüşüme ayak uydurmaya başlamıştır. Görsel, işitsel ve öğrenme esnasında toplanan verilerle desteklenen eğitim dönüşüme paralel hareket etmişti. Ülkemizde de eğitim alanında dijital dönüşüm adına verilecek temel uygulamalar FATİH projesi, e-okul, ebatv, uzaktan eğitim platformları hızlıca örnek gösterilebilecek dikkat çeken uygulamalardır. Bu uygulamalar ile öğretmenlerin öğretme deneyimleri teknoloji ile desteklenmiştir.

    Eğitim sektöründe dijital dönüşüm için dikkat edilmesi gereken diğer konu ise öğrenim alanları dijital dönüşüm yaşatacak araçlar için de eğitim vermektir. Eğitim sektörünün dijital dönüşümde atbaşı olması, dijital platformlara taşınması Türkiye’de dijital dönüşüm için temel taşı olması açısından da çok önemlidir. Bu sektörde başlayan dijital dönüşüm diğer tüm sektörler için de örnek teşkil etme ve pilot uygulama olabilmektedir. Eğitim sektöründe gerçekleştirilen dijital dönüşüm, senkron ve asenkron eğitim modelleri ile eğitimde bir çok sınırı da kaldırması açısından büyük önem arz ediyor. Zaman ve mekan bağımsız yapılan online eğitimler eğitimde imkan eşitliğine olanak sağlıyor.

    Sağlık Sektöründe Dijital Dönüşüm

    Sağlık sektörünün insan hayatını doğrudan etkilemesi nedeniyle işletmelerde dijital dönüşüme hızlıca ayak uyduran sektörlerin başında geliyor. Sağlık sektörü teknolojinin ilerlemesine hızlıca ayak uydurmuştur. Gerek teşhis ve tedavi araçlarında gerekse de hasta odaklı sistemlerin süreçlere dahil edilmesinde önemli yer edinmiştir.

    Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, sağlık sektöründe bilgisayar destekli röntgen cihazları, MR cihazları dijital dönüşümün önemli parçası haline gelmiştir. Sağlık sektöründe Türkiye’de dijital dönüşüm içinse öncelikle hasta kayıt yönetim sistemleri ile emeklemeye başlamış son olarak e-nabız ve pandemi sürecinde de büyük önem kazanmıştır. Yıllarca üretilen hasta kayıt bilgileri için gelecekte olası kullanılacak veri madenciliği uygulamaları ile hastaya özel tedavi yöntemleri uygulanabilecektir.

    Sağlık sektöründe gelecekte bir çok özel değişimler bizleri bekleyecek gibi görünüyor. Kişiye özel tedavi yöntemleri ile yeni teknolojilerin birlikte kullanılacağı ön görülmektedir. Henüz hayatımıza girmemiş; giyilebilir, yutulabilir teknolojiler sağlık hizmetlerinde değişikliklerin bizleri beklediği çok açık. Hasta kayıtlarının merkezi veri depolarında saklanması (örneğin e-nabız), hastaların belki de uzaktan hastalık teşhisine varan yolların olabileceği mümkün görünmekte.

    Giyilebilir teknolojilerin yeni yeni hayatımıza girmesi, bu teknolojilerin gelecekte sağlık sektöründe de kullanılabileceği öngörülerden birisi. Cisimlerin interneti, giyilebilir teknoloji ile kişisel sağlık verilerinin sürekli bulut üzerinde depolandığı ve bu verilere yetkili uzmanların erişimi ile daha hızlı, daha güvenilir teşhis koymanın çok uzak olmayacağı bir dünyada yaşıyoruz.

    Diğer taraftan, veri madenciliği ve yapay zeka uygulamaları ile işlenerek anlamlı hale getirilen bilgiler ile erken teşhis, önleyici tedaviler de masaya yatırılacak sağlık sektöründe dijital dönüşüm konularından birisi olacaktır.

    Ticaret Sektöründeki İşletmelerde Dijital Dönüşüm

    Teknolojinin hızla ilerlemesi doğal olarak dönüşümün en hızlı olduğu sektör ticaret sektörü oldu. Türkiye’de İşletmelerde dijital dönüşüm sürecine tam entegre olmak zorunda kaldılar. Birçok işletme ticari faaliyetlerini internet üzerine taşımak zorunda kaldı. Fiziki şirketler sanal dünyaya açılmak için gerekli olan e-ticarete dönmek zorunda kaldı. Ticaret ile uğraşan birçok işletme faaliyetlerinin bir kısmını sanal dünya üzerinden gerçekleştirmeye başladılar. Örnek olmak gerekirse işletmelerin büyük bir çoğunluğu e-ticaret ile dijital dönüşüme başladı. Büyük markalar internet üzerinde markaları için kimlik oluşturmanın bir zorunluluk olduğunu gördü.

    Firmalar bir taraftan ticari faaliyetlerini e-ticaret sistemleri üzerinden yürütürken, diğer taraftan sosyal medyada yer alarak müşteri ilişkilerini de yürütmenin değişen dünyanın en önemli adımlarından biri olduğunu gördüler. Dijital dönüşüm için en başta bahsettiğimiz teknolojik altyapı, zaman ve insan bileşenleri yeni dünya düzeninde tekrar düzenlenmiş oldu. Bu kapsamda daha önceki makalelerimizde de belirttiğimiz gibi bir takım yeni uzmanlıklar ve meslekler şirketlerin bulundurmak zorunda oldukları insan kaynakları haline geldi. Örnek olarak vermek gerekirse; içerik uzmanları, seo uzmanları ve sosyal medya uzmanları gibi. Bu uzmanlıklar işletmelerde dijital dönüşüm sürecini tam olarak gerçekleştirmek isteyen şirketler için gerekli olan asgari insan kaynağı olarak nitelendirebiliriz. Ticaret sektöründe, değişim ile birlikte hangi uzmanlıkların çıkabileceği ise teknolojinin yönüne göre değişebilecek gibi.

    Kurumsal Hizmet Sektöründe Dijital Dönüşüm

    Özellikle devlet kurumlarının yüzyüze çözülmesi gerektiren konularda kurumsal hizmet işlemlerini çevrimiçi yapılmasına olanak sağlanayan dijital dönüşüm türüdür. Bu konuda Türkiye’de dijital dönüşüm adına verilecek en bilinen örnek e-devlet uygulamasıdır. Bu uygulama üzerinden geçmiş yıllarda analog olarak elde edilen bir çok belge artık çevrimiçi platformlardan alınabilmektedir. Adli sicil, nüfus kayıt örneği bunlar arasında en efektif şekilde kullanılabilen uygulamaların başında gelmektedir.

    Diğer taraftan kurumlar arasında gerçekleştirilen baştan başa veri entegrasyonu sayesinde, sürecin tamamı takip edilebilmektedir. Örneğin; emniyet tarafından kesilen bir ceza, vergi dairesi uygulamasına dijital ortamda düşmekte, yine son kullanıcı tarafından banka entegrasyonu ile ödemesi gerçekleştirilebilmektedir. Bu tarz kurumsal hizmet sektöründe dijital dönüşümler kurumlar ile iş yapan tüm son kullanıcılara büyük kolaylık sağlamaktadır.

    Özetle Dijital dönüşüm nedir?

    Bilgi ve bilişim teknolojilerinin ileri derecede gelişmesi sonrasında, iş süreçlerinin ve bilgilerin hızlı, para ve zaman tasarrufu sağlayarak dijital (elektronik) ortama taşınması dijital dönüşüm olarak adlandırılır.

    Dijital dönüşüme nasıl uyum sağlamak için ne yapmak gerekiyor?

    Dijital dönüşüm kavramı bitmiş bir kavram değildir. Hayatımızın her alanında değişen teknoloji ile bu dijital dönüşüm halen devam etmektedir. Bir işletme sahibi ya da bir girişimci iseniz bu konu hakkında olanak ve kabiliyetlerinizi dikkate alarak, süreçlerinizi kontrol etmeli ve olabilecek en kısa sürede dijital dönüşüme dahil olmalısınız.

    Örneğin; bir ticari faaliyet gösteren işletme sahibi iseniz doğrudan e-ticaret sistemine dahil olmalısınız. Eğer bu konuda çekincemeleriniz var ise pazar yeri sitelerine dahil olarak dijital ortamda satış kanallarına dahil olmalısınız. Bir websitesi ile bilinirlik ve bulunabilirliğinizi arttırmalısınız. Müşterileriniz için doğru iletişim kurmak adına sosyal medyada yer almalı, ürünlerinizi tanıtmalı ya da ilişkilerinizi doğru yönlendirmelisiniz.

  • Fellow Programı Başvuruları 26 Temmuza Uzatıldı

    Fellow Programı Başvuruları 26 Temmuza Uzatıldı

    Türkiye Girişimcilik Vakfı tarafından düzenlenen Fellow Programı 2020 için başvuru süresi pandemi süreci de dikkate alınarak  26 Temmuz 2020 tarihine kadar uzatıldı. Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunu üstlendiği programa başvuran üniversiteli öğrenciler; bir yıl boyunca 500 TL’lık burs alma, girişimcilik alanında ilham kaynağı olacak rol modellerle tanışma, girişim elçileri olarak farklı etkinlik ve projelerde yer alma ve uluslararası girişim ağına katılma şansına erişecekler.

    Hibrit Model’le hem online hem de offline olarak program dahilinde belirlenmiş içeriklere, uzmanlara, networke erişebilme ve yenilikçi tüm  metotları deneyimleme şansına sahip olmak için Fellow Programı’na katılmak isteyen öğrenciler, 26 Temmuz 2020 tarihine kadar girişim vakfının internet adresinde yer alan başvuru formunu doldurarak başvurularını gerçekleştirmeleri gerekiyor.

    Fellow Programı

    Fellow Programının seçim süreci

    Fellow programının seçim süreci beş aşamadan oluşuyor.

    1. İlk aşamada websitesi üzerinden doldurulan CV’ler puanlanıyor.
    2. Girişimcilik Vakfı Fellow Programı katılımı için “Motivasyonuz nedir?”, “Neden bu programda olmalısınız?” sorularının cevaplarının anlatıldığı, en fazla üç dakika sürecek bir YouTube videosu hazırlanıyor.
    3. Ardından adaylar ön seçim komitesiyle çevrimiçi yapılacak olan mülakata katılıyor.
    4. Bu aşamada beş dakika sürecek Visual Questionary gerçekleştiriliyor
    5. Son aşamada ise yönetim kurulu üyeleriyle yüz yüze mülakat gerçekleşiyor.

    Fellow Programı Başvurusunu kimler yapabilir?

    Fellow Programına, Türkiye’de ikamet edip T.C. vatandaşı olan, bir üniversiteye girmeye hak kazanmış ve kayıt yaptırmış, üniversitelerin
    1, 2, 3 ve 4’üncü sınıflarında okuyan 17 – 24 yaşları arasındaki tüm gençler katılabiliyor.

    Fellow 2020 Programı Katılımcılara Ne Sağlıyor?

    Fellow Programı’na katılma başarısı gösteren gençler, program kapsamında ulusal ve uluslararası bir networkün parçası oluyor. Her iki ayda bir rol model alabilecekleri başarılı girişimcilerle bir araya gelerek onların başarı hikayelerinden ilham alma fırsatını yakalayabiliyorlar. Ayrıca girişimci adayları, üniversitelerinde girişim elçileri olarak görev alıyor. Seçilen Fellow’ların en önemli misyonları arasında kendi çevrelerinde girişimcilik kültürünü yaymak, çarpan etkisi yaratmak ve Girişimcilik Vakfı’nın “giveback” felsefesi doğrultusunda toplumdan aldıkları destekle kazandıkları deneyimi yine toplumla paylaşarak başarıyı çoğaltmak bulunuyor.

    Seçim sürecini başarıyla tamamlayan Fellow’lar aynı zamanda program kapsamında bir yıl boyunca aylık 500 TL burs almaya hak kazanmış oluyor.

  • Amazon’un Yapay Zekalı Paketleme Sistemi Hasarları Azalttı

    Amazon’un Yapay Zekalı Paketleme Sistemi Hasarları Azalttı

    Dünyanın önde gelen perakende şirketi Amazon, şirkete milyon dolarlar tasarruf ettirecek yapay zekalı paketleme sistemi kullanmaya başladı. Geliştirilen yeni paketleme sistemi, otomatik olarak belirlenmiş ürünler için, satılan ürünlerin lojistik özelliklerine göre çok özel paketleme teknikleri ataması gerçekleştiriliyor. Bu atama sayesinde Amazon, ürünlerde kargolama ve taşıma sırasında meydana gelen hasarları %24 oranında düşürmeyi başardı. Amazon paketleme sistemlerinin kaynağını son kullanıcılara açması durumunda paketleme sonucu ortaya çıkan hasarlardan şikayetçi olan yüzlerce perakende firmasının bu özelliklerden faydalanabileceği belirtiliyor.

    Amazon bünyesinde hali hazırda satışı gerçekleştirilen polietilen çanta, T şekilli katlanabilir kutu ve karbon kutu şeklinde birçok paketleme yöntemi bulunuyor. Müşterilerin satın alma esnasında karar verdiği paketleme seçeneklerinin ise daha dayanıklı olanları doğal olarak müşterilere maliyet olarak yansıtılıyor. Daha dayanıksız paketleme seçeneklerinin tercih edilmesi durumunda ise kullanıcıların ürünleri taşıma sırasında hasar görmesi halinde, Amazon hem satışların iadesi ile hem de tekrar kargo bedellerinin geri ödenmesi ile karşı karşıya  kalıyordu.

    • Son yılların önemli konularından olan ve sitemizde yer alan yapay makalelerine buradan ulaşabilirsiniz.

    Yapay Zekalı Paketleme Sistemi nasıl çalışıyor?

    Amazon’un yeni paketleme sistemi iki aşamalı bir yol izliyor. Sistem öncelikli olarak her ürünün taşıma esnasında alabileceği hasarı; var olan paketleme sistemlerini, ürünün özelliklerini, taşıma standartlarını, ürünün ağırlık, genişlik, uzunluk ölçülerini ve aynı ürünlerin geçmiş taşımalarda aldığı hasarlara ait verileri kullanarak bir risk hesaplaması yapıyor. Bu hesaplamaya müşterilerin satın alma esnasında Amazon’un daha dayanıklı paketlemeyi  seçtiği ürünler katılmıyor.

    Paketleme sistemi sonraki aşamada, hangi ürünler için dayanıklı paketlemenin seçilmesinin daha uygun olabileceğini kontrol ediyor. Aynı zamanda diğer paketlemelerin daha dayanıklı olabilmesi için paketin içine ne gibi koruyucu malzemeler eklenebileceğini araştırıyor. Sistem ayrıca, paketlerin ağırlıklarını, taşıma giderlerini, paketlerin boyutlarını ve mevcut paketlemeye sahip ürünleri kontrol ediyor. Ve geçmiş satış rakamlarını da bu hesaplamalar için kullanılıyor.

    Tüm yapılan bu ölçümlerin ve incelemelerin ardından sistem son olarak, ürünün güvenli bir şekilde taşınacağı belirleniyor. Daha sonra ise en düşük taşıma maliyetine sahip ve müşterinin şikayet etmesine gerek kalmayacak şekilde en düşük hasarı almasını sağlayacak olan paketleme yöntemini seçiyor. Amazon bu yeni sistem sayesinde, %24’lük hasar azaltma oranının yanı sıra, tüm gönderilen ürünlerde %5’lik bir taşıma maliyeti küçülmesi ve ayrıca paketleme malzemeleri maliyetlerinde de %2’lik bir azalma sağlayabildiklerini belirtiyor.

  • Yakın Geleceğin Meslekleri

    Yakın Geleceğin Meslekleri

    Yakın geleceğin meslekleri nelerdir sorusuna cevap vermeden önce dünya tarihini düşününce insanların mesleklere bakış açısı sürekli olarak değiştiğini görmek gerekiyor. Örnek olarak vermek gerekirse; bundan 500 yıl önce bir taş ustası ya da bir demirci ustası olmak çok kıymetli iken, son yüzyılda bunun yerine daha farklı meslekler aldı. Değişen dünya hızı ile ise bazı meslek dalları yeni ortaya çıkarken bazı meslekler ise mevcut mesleklerden ayrılarak daha özel bir hale geldi.

    Yakın geleceğin meslekleri için bazı tahminler yürütmek mümkün ancak, dünden bugüne büyük bir hızla değişimle karşı karşıya olduğumuz gerçeği ile en fazla önümüzde çeyrek yüzyıl için bir tahminlerde bulunmak mümkün. Üniversite tercihleri için geleceğin meslekleri için doğrudan örtüşen birebir bağ olmasa da geleceğin mesleklerini inceleyebilir, aklınıza yatan meslekler için yol haritanızı çıkarabilirsiniz.

    Popüler Olacak Yakın Geleceğin Meslekleri

    Yarı iletken teknolojilerinin 1950’li yıllarda bulunması ile birlikte yaygınlaşmaya başlamış ve özellikle elektronik alanında devrim niteliğinde peşpeşe yenilikler birbirini izlemiştir. Son 15 yılda akıllı telefonların keşfi ile baş döndüren bir hızla değişen dünyada teknolojiye ayak uydurmak ve yenilikleri kullanmak için bir takım yeni uzmanlıklar ortaya çıktı.

    Sizler için derlediğimiz 7 yakın geleceğin mesleği

    Veri Madenciliği Uzmanı

    İnternetin cebimize girmesi ve özellikle son yıllarda Cisimlerin interneti (ınternet of things IoT) kavramının gelişmesi ile birlikte dünyada saniyeler içerisinde ne kadar veri üretildiğini bilmek çok zor ancak tahminler 44 zettabyte civarında olduğunu göteriyor. Her an, her yerden, her cihazdan internet üzerinden veri üretiliyor ve akışı devam ediyor. 2025 itibariyle, dünya genelinde her gün 463 exabyte veri üretileceği tahmin ediliyor. Fikir vermesi açısından bu miktar her gün 212.765.957 adet DVD doldurmaya eşdeğer bir veriden bahsediyoruz.

    Konu sadece internet ile de kısıtlı değil. Bir çok şirket tarafından kullanılan yazılımlar ana verilerinin yanından her saniye operasyonel veriler ile de bir çok ham verinin depolanması ve üremesi anlamına geliyor.

    Bu da şirketler tarafından verilerin anlamlandırılması ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Verinin bilgiye olan yolculuğunun bir veri madenciliği uzmanı tarafından ele alınıp işlenmesini de gerektiyor. Önümüzde yıllarda Big Data ya da Büyük veri üzerine çok şeyler duyacağız ve bunların kullanılabilir anlamlı bilgiye geçiş süreci için de veri madencisi ihtiyacı doğacaktır.

    Enerji Sistemleri Mühendisi

    İnsanoğlu geçmişte suyun potansiyel enerjisinin değişimi ile su değirmenlerini kullanmayı, daha sonra ise kömürün enerji üretimi için bir kaynak olabileceğini de keşfetti. Zaten hali hazırda 3000 yıldır kullanılan kömür öncelikle İngilterenin ilgisini çekmiş ve 1700’lü yıllardan sonra inanılmaz oranda kömür çıkarımına başlamıştı.

    Yıllar sonra petrol ve doğalgaz bulunması ve enerji sektöründe kullanılması ile kömür değerini yitirse de insanoğlu dünyanın değişimine öncülük etmiş ve sürekli bir enerji ihtiyacı doğurmuştur.

    Enerji kullanımı ile ilgili ihtiyaçların tam anlamı giderilmesi mümkün görünmemekte olup, mevcut fosil yakıtların kullanımı çevresel problemleri de ortaya çıkarmış durumda. Gelecekte ise enerji firmaları yeşil enerji üretimi, temiz ve doğal yenilenebilir enerji konusunda sektörde hem araştırma geliştirme alanında hem de uygulama safhasında enerji sistemleri mühendisleri ihtiyacı doğacaktır. Son zamanlarda özellikle rüzgar enerji teknisyeni ya da güneş enerji teknisyeni meslekleri gözde birer meslek haline gelmektedir.

    Blockchain Uzmanı

    Blockchain kavramı son Satoshi Nakamoto tarafından yayınlananan teknik doküman ile 2008 gündemimize geldi. Bu kavramın henüz 20 yıllık bir hikayesi olmamasına rağmen dünya tarafından tamamen benimsenmiş durumda. Firmalar ve şirketler BlockChain teknolojine yatırım yapmak ve bu işin üstesinden gelebilecek Blockchain uzmanları ile çalışmak konusunda oldukça açık fikirliler.

    Girişim haber olarak Blockchain uzmanı nasıl olunur isimli bir makale için çalışmalarımıza başladık. Tamamlandığında bu cümleler yerine link gelecektir.

    Yapay Zeka Uzmanı

    Yukarıda veri madenciliği konusunda bahsettiğimiz veriler sürekli olarak toplanıyordu. Yapay zeka ise bu üretilen verilerden öğrenen uygulamalar yapmayı biz çok hissetmesek de hayatımıza giren kavramlardan birisi. Öncelikle chatbotlar ile otomatik cevap veren yazılımlar ile başlayan serüven oldukça hızlanmış ve birçok şirket tarafından gündemine ve yatırım programlarına alınmış durumda.

    Geçmiş günlerde yayınladığımız bu haberimizde Google Şirketinin yapay zeka işlemcilerinin yapılması ile ilgili bir haberde yapa zeka kullanımını, bu haberde ise yapay zeka ile kozmetik üretimi yapan bir şirketten bahsetmiştik.

    Yapay zeka uzmanı formal olarak bir mühendislik dalı olmasa da veri bilimi uğraşmak isteyen, bilgi teknolojilerinde çalışmak isteyen bir çok kişiye istihdam sağlayacak.

    Arttırılmış Gerçeklik Teknolojisi Uzmanlığı

    Teknoloji ve bilişim hizmetleri artık hayatımızın merkezinde yer alıyor. Yeni çıkan ürünler bir çok arttırılmış gerçeklik olgusu ile birlikte geliyor. Pandemi sonrasında insanlar teknolojiyi kendi sosyalleşme aracı olarak görmeye başladı. Bu süreç uzmanlar tarafından teknoloji ve yenilik kullanımı yaklaşık 10 yıl öne çektiğini belirtiyor. Önceleri deneysel bazı çalışmalar ya da kısıtlı oyunlar ile kendine tam bir Pazar bulamamış olsa da arttırılmış gerçeklik hayatımızın bir parçası haline gelecek.

    Arttırılmış gerçeklik; uzman ve kısıtlı sektörlerde simülasyon araçlarının çeşitliliğinin arttırılması ile eğitim sektöründe çokça da hayatımızda eğlence araçları olarak yer bulacaklar. Bu konuda kendinizi geliştirebilir ve ürünler ortaya koyabilirseniz VR teknolojisi uzmanı olarak pazara adım atabilirsiniz.

    Robot Mühendisliği

    Üniversite tercihleri gözüyle baktığımızda bu uzmanlığın bir karşılığı var. Mekatronik mühendisliği. Özellikle belirli bir döngü içerisinde yapılan düzenli işlerin insan gücüyle yapılmak yerine belirlenmiş standart kalitesine uygun olarak yazılım ve donanım destekleri ile yapılması işi robot mühendisliği yakın gelecekte oldukça popüler olacak mesleklerden birisi haline gelecek.

    Siz de bu işin meraklısı iseniz klasik robotik kodlama setleri ile başlayabilir ve kendinizi geliştirebilirsiniz. Her ne kadar işin okulu olsa da hobi olarak bu konuda kendinizi geliştirme olanağınız mevcut. İnternette robotik kodlama ile ilgili başlangıç düzeyinden ileri düzeyi de içerecek binlerce kaynak mevcut.

    Siber Güvenlik Uzmanı

    Beyaz şapkalı hackerlar olarak da bilinen Certified Ethical Hacker ya da kısaltması ile CEH’ler önümüzdeki yılların önemli meslekleri haline gelecektir. İnternet hızının artması, birçok önemli verinin rahatlıkla üretilmesi ve depolanması konusu çok önemli bir konuyu da gündeme getiriyor. Bu konuda bu verilerin güvenli bir şekilde korunmasının gerekliliği. İşte Siber Güvenlik uzmanları bu işi yapan kişilerdir. Oldukça uzmanlık gerektiren; ağ bilgisi, veri tabanı bilgisi, işletim sistemleri ve programlama gibi bir çok ileri düzey konularda bilgi gerektiren siber güvenlik uzmanları geleceğin önemli meslekleri arasında yer alacak.

    Neden Hep Teknolojik Meslekler?

     

    Teknolojik Meslekler

    Bu makalemizde aslında teknolojinin ilerlemesi ile birlikte öne çıkan meslekleri tanıttık. Aslında geleceğin bize tam ne göstereceği bilinmiyor. Robot teknolojisindeki ilerlemenin hangi seviyelerde olacağı henüz kestirilememekle birlikte gündelik işlerde ihtiyaç duyulacak ara kademe uzmanlıkların bir ihtimal yukarıda bahsi geçen mesleklerden daha fazla kazanabileceği de mümkün.

    Dünyada En Fazla Kazanan Meslekler?

    Kolay para kazandıran meslekler elbette vardır. ABD İş kurumunun 2019 yaptığı bir “The 30 best high-paying jobs of the future“ isimli araştırmaya göre en popüler ve en fazla kazanan meslekler aşağıdaki şekilde tanımlanmış. Ayrıca araştırma sektörün büyüme oranlarına göre de sıralama yapılmış. Bu sıralamada yer alan bazı çok kazandıran meslekler bizim listemizde yer alan meslekler olduğu gibi bazı meslek grupları da yukarıda bahsettiğimiz teknoloji alanında olmayan popüler mesleklerin de olacağı konusundaki savımızı destekliyor.

    1. Ön kayıt hemşireleri
    2. Uygulama yazılım geliştiricileri
    3. Genel ve operasyon müdürleri
    4. Finansal yöneticiler
    5. Yönetim analistleri
    6. Pazar araştırması analistleri ve pazarlama uzmanları
    7. Diğer tüm yöneticiler
    8. Tıbbi ve sağlık sektörü hizmetleri müdürleri
    9. Diğer tüm doktorlar ve cerrahlar
    10. Bilgisayar ve bilgi sistemleri yöneticileri
    11. Muhasebeciler ve denetçiler
    12. Avukatlar
    13. Pratisyen hemşireler
    14. Ortaöğretim sonrası sağlık uzmanları öğretmenleri
    15. Diğer tüm işletme operasyonları uzmanları
    16. Bilgisayar sistemleri analistleri
    17. Fiziksel terapist uzmanları
    18. Sistem yazılımı geliştiricileri
    19. İnşaat işleri ve maden çıkarma işçilerinin ilk basamak denetçileri
    20. Ağır ve çekici römork sürücüleri
    21. İnşaat şantiye şefleri
    22. Diğer tüm hizmet satış temsilcileri
    23. Elektrikçiler
    24. Doktor asistanları
    25. Marangozlar
    26. Sıhhi tesisatçılar
    27. Diğer tüm bilgisayar meslekleri
    28. Lisanslı pratik ve lisanslı meslek hemşireleri
    29. Bilgisayar kullanıcı destek uzmanları
    30. Bilgi güvenliği analistleri

    Türkiye’de En Çok Para Kazandıran Meslekler Hangileridir?

    1. Pazarlama Müdürü
    2. Pilot
    3. Biyokimya Uzmanı
    4. Finans Direktörü
    5. Yazılım Geliştirme Mühendisi
    6. Psikiyatri Uzmanı
    7. Mali Müşavir
    8. Doktor
    9. CEO
    10. Bilgi Teknolojileri Müdürü
    11. Kabin Memuru
    12. Genel Cerrah
    13. Diyetisyen
    14. Eczacı
    15. Veteriner
    16. Sigortacı
    17. Aktüer
    18. Avukat
    19. Ortodontist
    20. Petrol Mühendisi

    Yukarıda bahsi geçen Türkiye’de en fazla kazanan meslekler listesinde yer almayan ancak çok daha yüksek maaşlı iş gruplarının olduğu da bir gerçek. Burada yer alan yaklaşım tahmini bir yaklaşımdır. Aynı işi iyi yapan ile vasat bir şekilde yapan arasında büyük gelir farklarının olacağı bir gerçektir.

    Yakın Gelecekte Türkiye’de Hangi Meslekler Popüler Olacak?

    • İlaç Endüstrisi
    • Uzay Çalışmaları
    • Sosyal Ağlar
    • Bilgisayar ve Yazılım
    • Robot Teknolojisi
    • Eğlence Sektörü
    • Enerji ve Çevre
    • Dev Data Merkezleri
    • Dijital Hayatın Ahlak ve Kanunları (Hukuk Alanı)
    • Online Eğitim

    Yukarıda yakın gelecekte popüler olması beklenen ve tahmin edilen sektörler yer alıyor. Bunların arasında ileri düzey uzmanlık ve bilgi birikimi gerekenler haricinde her sektör ve her meslek öne çıkacaktır.

    Sonuç

    Aşağıda yer alan tabloda; yakın geleceğin meslekleri konusunda fikir edinmeniz için önümüzdeki 10 yıl içerisinde en iyi kariyer yaparak en fazla para kazanacak mesleklerin listesi yer alıyor. Siz de içerisinden sizin bilgi birikiminize ve ilgi alanınıza uygun bir mesleği seçerek kariyer planlamanızı yapabilirsiniz. Peki sizce geleceğin en fazla kazandıracağı ya da geleceğin en popüler mesleği ne olacak?

    Yorumlarınızı bekliyoruz..

    Popülerleşen Mesleklerin Listesi

     

  • Güneş Enerjisi Teknisyeni Ne İş Yapar?

    Güneş Enerjisi Teknisyeni Ne İş Yapar?

    Güneş Enerjisi Teknisyeni nasıl olunur ve ne iş yapar sorularının cevabına geçmeden önce enerji ihtiyacı için bir kaç kelam etmek gerekiyor.

    Enerji İhtiyacı

    İnsanoğlu geçmişte suyun potansiyel enerjisinin değişimi ile su değirmenlerini kullanmayı, daha sonra ise kömürün enerji üretimi için bir kaynak olabileceğini de keşfetti. Zaten hali hazırda 3000 yıldır kullanılan kömür öncelikle İngiltere’nin ilgisini çekmiş ve 1700’lü yıllardan sonra inanılmaz oranlarda kömür çıkarımına başlamıştı.

    Yıllar sonra petrol ve doğalgaz bulunması ve enerji sektöründe kullanılması ile kömür değerini yitirse de insanoğlu dünyanın değişimine öncülük etmiş ve sürekli bir enerji ihtiyacı doğurmuştur.

    Enerji kullanımı ile ilgili ihtiyaçların tam anlamı giderilmesi mümkün görünmemektedir. Hali hazırda kullanımı devam fosil yakıtların kullanımı çevresel problemleri de ortaya çıkarmış durumda. Nükleer enerji yatırımları ise tam olarak güvenlik konuları tam olarak aşılmış değil. Bu nedenle hem çevreciler tarafından hem de yatırım maliyetinin yüksekliğinden dolayı yöneticiler tarafından sıcak bakılmamakta. Gelecekte ise enerji firmaları yeşil enerji üretimi, temiz ve doğal yenilenebilir enerji konusunda sektörde hem araştırma geliştirme alanında hem de uygulama safhasında enerji sistemleri alanında istihdam ihtiyacı doğacaktır.

    Yeşil Enerji

    Gerek rüzgar enerjisi gerekse de güneş enerjisi tüketilebilir enerji kaynakları arasında yer alan en doğal enerji kaynakları içinde yer almaktadır. Ülkemizde son yıllarda yapılan enerji yatırımları arasında HES, GES ve YES projeleri oldukça fazla olmuştur. Son yıllarda verilen devlet desteği ve alım garantileri sonrasında hemen herkes güneş enerjisi sistemleri kurarak güneş enerjisinden elde ettiği enerjiyi gerilim hattına verebilmektedir. Bu alandaki hızlı büyümenin yan etkenlerinden birisi de elbette ki bu konuda oluşan istihdam olanağıdır.

    Güneş enerji sistemlerine yatırım yapan şirketler tarafından gerek kiralama gerekse de sahip oldukları arazilerde dev güneş enerjisi tarlaları kuruldu. Bu sektörde gerçekleşen büyük gelişim beraberinde güneş enerji panellerinin bakım zorunluluğunu da beraberinde getirdi. İşte bu yeni alanda bu işi yapacak teknisyenlere güneş enerjisi teknisyeni denilmektedir.

    Güneş Enerjisi Teknisyeni Ne İş Yapar?

    Güneş enerjisi teknisyeni, güneş enerjisinden elektrik üreten büyük ve küçük çaplı güneş enerjisi santrallerinin (GES) kurulum aşamasında ve kurulum sonrasında sistemlerin bakım sürecinde çalışan yetkili kişidir. Yenilenebilir enerji ihtiyacı arttığı için yüksek olasılıkla iş bulma imkanları da artıyor.

    Güneş Enerjisi Teknisyeni Olmak İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

    Bu işlerde yer almak için  GES Sistemlerinin kurulum aşamasında yer alan teknik çizimlerin okunması ya da teknik çizimleri gerçekleştirebilecek yeteneklere sahip olmalıdır.  Teknik konuları açıklıkla ifade edebilecek sözlü ve yazılı iletişim kabiliyeti göstermelidir. Ayrıca Güneş Enerjisi sistemlerinin bakım süreçlerinde; test ve ölçümlerini yapabilmeli, güneş enerjisi sistemlerinin bakımı ve onarımları hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Ayrıca komple sistemin çalışma dinamiği hakkında tam bilgiye sahip olmalıdır.

    İşin gereği genel olarak elektrik devreleri ve elektrik sistemlerinin çalışması ile ilgili bilgi sahibi olması beklenmektedir.

    Güneş Enerjisi Sistemleri Teknisyenin Çalışma Şartları ve Ortamı

    Bu alanda çalışacak teknik elemanlar, doğal olarak sahada görev yapmaktadır. Bu nedenle açık havada çalışmakla birlikte güneşle doğrudan temas halindedir. Sistemlerin kurulumu ve bakımı esnasında toz ve güneşe doğrudan temas halindedir. Bahsettiğimiz etmenlerin etkilerine maruz kalmaktadır. Bazı deri hastalıkları ya da alerji olası durumdadır.

    Güneş Enerjisi Teknisyeni Maaşları

    Türkiye’de de halen gelişmekte olan GES’lerin yaygınlaşması ile birlikte bu alanda çalışmak ve görev yapmak isteyenler için oldukça iyi fırsatlar yaratacak ve yeni iş olanakları sunacaktır. Tahmini olarak kazanacakları ücret sektörel bazda Güneş Enerjisi Teknisyeni – Teknikerleri Maaşları 3000 tl ile 6000 tl arasında olması ön görülmektedir.

    Güneş Enerjisi Teknisyeni Nasıl Olunur?

    Güneş enerjisi teknisyeni olmak için ülkemizde henüz özel bir bölüm ya da eğitim bulunmuyor. Ancak yapılan işin temel özellikleri gereğince; temel elektrik ve elektronik bilgisi sahibi olanlar güneş enerjisi sistemlerinde çalışabilirler. Bu alanda çalışanlar, belirli bir çalışma sonrasında güneş enerjisi teknisyeni olarak görev alabilirler.Ülkemiz üniversitelerinde mühendislik alt dalı olarak okutulmakla birlikte ayrı bir bölüm olarak bulunmamaktadır.

    Dünyanın her yerinde, güneş enerjisi teknisyenleri, büyüyen bu yeni sektörde hem iş güvenliğine sahip olmanın hem de değişimin bir parçası olmanın keyfini çıkarıyor diyebiliriz.

  • Üniversite Tercihi Dönemi için Kritik Uyarılar

    Üniversite Tercihi Dönemi için Kritik Uyarılar

    Bir çok öğrencinin lise sonrasında tıkandığı, kararsız kaldığı ancak hayatlarını etkileyecek en önemli kararlardan birisidir üniversite tercih dönemi. Ülkemizde yer alan bir çok öğrenci hayatları boyunca sınavlara hazırlanmakta ve sonrasında da hayatlarını derinden etkileyecek olan tercihler ile karşı karşıya kalmaktadır. Ülkemiz Eğitim sistemi de sınavları ön plana çıkarak ve sınav neticesine göre değerlendirme yapılan bir yapıya sahip.

    Üniversite için yapılan sınav hazırlık sürecinde, öğrencilerimiz bir yandan sınav stresi yaşarken bir taraftan da gelecek kaygısından dolayı meslek seçimi telaşından kaynaklı olarak zorlanmaktalar. Orta öğrenim sürecinde eğitim sisteminin sadece sınav odaklı olmasından kaynaklı bir süreci yaşamaları diğer taraftan öğrencilerin yapabilecekleri meslekler hakkında fikir gelişimine destek olmamasından kaynaklı bir süreç sınava hazırlanan adayların kararlarına destek olmamaktadır. Maalesef öğrenciler için ise lise öğreniminin son senesinde meslekler hakkında rehberlik desteği almaları yeterli olmamaktadır. Hayatınızı en derinden etkileyecek kararların başında gelen üniversite tercih döneminde alacağınız kararlar için üzerine ciddi bir şekilde eğilmeniz ve uzun uzun düşünmenizi gerektirir.

    Üniversite Tercih Dönemi

    Lise öğrenim düzeyinde adayların kendilerine hedef belirlemesi oldukça önemlidir. Adayın kendisine hedef belirleyerek çalışmalarını sürdürmesi, kendisini sürekli ölçerek hedefine yakınlığını tespit etmesi açısından kritiktir. Adayın kariyer ve meslek seçimi konusunda kendisini hazırlaması, sınava çalışma sürecinde motivasyon açısından kritik bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Normal şartlar altında öğrencilerin kendi ilgi alanlarına ve kabiliyetlerine uygun meslek dallarını araştırması gerekmektedir.

    Sınav sonuçlarının açıklanması sonrası ise sınava giren her öğrenci için heyecanlı bir süreç yaratır. Öğrencinin okuyacağı üniversitenin ve seçeceği bölümün hayatınızı doğrudan etkilemesi nedeniyle bu sürecin titizlikle ele alınması ve sağlıklı işlemesi için dikkat edilmesi gereklidir. Tercih döneminde sınav sonuçlarında yer alan puanını, rakamları, sıralamaları doğru okuyabilmesi çok önemlidir. Bu öğrencilerin tercih için kullanacağı temel verilerdir.

    ÖSYM sonuç belgesinde puan ve sıralama değerleri geçmiş yıllara kıyasla farklılık gösterebilir. Bu nedenle kafanızın karışmaması için baz almanız gereken temel verinin sıralamanız olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Yani tercih döneminde doğru tercih için puanınızdan ziyade sıralamanıza uygun olarak seçimler yapmalısınız.

    Bu nedenle; üniversite tercih döneminde, tercih listenizde bölüm ve üniversiteler sıralamanıza uygun olacak şekilde az üstünde ve altında olacak şekilde seçilmelidir. Dilerseniz ilk dört ya da beş tercihiniz için sıralamanızın üstünde bölümleri tercih olarak yazabilirsiniz. Bunların altına sıralamanıza denk veya az aşağısındaki tercihleri seçebilirsiniz. Sıralamanızın altında ve büyük ihtimalle yerleşebileceğiniz ancak gitmeyi istemediğiniz ya da gitmeyeceğiniz hiçbir bölümü tercih listesine almayınız. Bu sıralamalarda ilgi istek ve becerilerinizi göz önünde bulundurmaktan imtina etmeyin.

    Sınav sonuç belgesinde yer alan sıralamanız sizin ilgi istek ve beklentilerinize uygun bir sonuç vermemişse eğer 1 yıl daha hedefiniz için çalışmayı göze almanızı öneririz. Bu karar tek başınıza vermeniz mümkün değil elbette. Aileniz, arkadaşlarınız ve öğretmenleriniz bu konudaki düşüncelerinizi açıklamak için uygun kişilerdir. Mezuna kalma fikri öncelikle hoş gelmese de, hedefinize ulaşmak için fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Tercih döneminde kendinize soracağınız en önemli soruların başında ne tür bir kariyer hedefliyorsunuz ve potansiyelinize uygun meslek ya da bölüm hangisidir?

    Bölüm seçimi sonrasında; akademik kadro, çalışma alanları, staj olanakları, sosyal imkanlar gibi seçenekleri değerlendirerek üniversiteleri tek tek incelemelisiniz. Sıralamanıza uygun üniversitelerde seçim için yukarıdaki kriterleri kontrol etmelisiniz. Örneğin; mühendislik bölümünün olduğu üniversiteler arasından teknokenti olan bir üniversiteyi olmayana göre daha avantajlı olarak değerlendirebilirsiniz.

    Tercih Robotlarının Kullanımı

    Sınava girmiş öğrencilerin tercihlerini kolaylaştırmak amacıyla çeşitli tercih robotları yer almaktadır. Tercih robotları; sıralama, puan ve kontenjan bilgilerine göre bölümlerin sıralama ve puanlarını yıllara göre gösteren yazılımlardır. Bazı tercih robotları ise sınav netlerinize göre olasılık dahilinde sıralama ve puan aralığınız tahmin edebilmektedir. Bu tercih robotlarının sonuçlarının kesinlikle ÖSYM sınav sonuçları ile tam tutarlı olmayacağını bilerek kullanmanız gerekmektedir. Her sınavın, her senenin sınav sonuçları o yıllara özgü olmaktadır.

    Piyasada yer alan en işinize yarayacak tercih robotu elbette ki YÖK tarafından hazırlanan YÖK Atlas uygulamasıdır. Tercih sürecinde kullanmanızı şiddetle tavsiye ettiğimiz YÖK Atlas; tüm lisans ve ön lisans programlarının ve üniversitelerin bilgilerinin yanında bölümlere yerleşen son kişinin puan ve sıralama verilerini sunmaktadır.

    Üniversiteye yerleşme konusunda; sistemde taban puan almanız gereken en düşük puanı ifade etmektedir. YKS Sisteminde TYT sınavında almanız gereken taban puan 150’dir. 150 puan ve üzerinde almanız halinde 2 yıllık ön lisans programlarına tercihte bulunabilirsiniz. TYT sınavında 180 puan ise sonraki sınavlar olan AYT ya da YDT sınavlarına giriş için gerekli olan taban puandır.

    Üniversite ve bölümlerin taban puanları ise; yerleşmeler sonrasında belli olabilmektedir. Geçmiş yılların taban puanlarını yine yukarıda da bahsettiğimiz üzere YÖK atlastan ve ÖSYM tercih klavuzlarından ulaşabilirsiniz.

    Üniversite Tercih Dönemi Nelere Dikkat Etmek Gerekiyor?

    Yukarıda bahsettiklerimizi özetlemek gerekirse;

    • Tercih için sıralamanız puanınızdan daha önemlidir.
    • Sıralamanıza ve ilgi alanlarınıza uygun bölümleri önceliğiniz yapın.
    • Gitmeyi istemediğiniz illeri ya da üniversiteleri, okumak istemediğiniz bölümleri tercih listenize koymayın.
    • Hedefinizin altında kaldığınızı düşündüğünüz durumlarda 1 yıl daha sınava hazırlanmanızı ve bu konudaki görüşlerinizi net olarak aileniz ve yakınlarınız ile paylaşın.
  • Bilişim Sektörü Pazarı 2019’da %3 Daraldı

    Bilişim Sektörü Pazarı 2019’da %3 Daraldı

    TÜBİSAD tarafından açıklanan Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü 2019 Yılı Pazar Verileri’ne göre Bilişim Sektörü Pazarı % 3 oranında daraldı. Verilere göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü Türk Lirası bazında yüzde 14’lük büyüme ile 2019’da 152.7 milyar TL’lik hacme ulaştı. Ancak Bilişim Sektörü Pazarı Dolar bazında kan kaybeden sektörün büyüklüğü önceki yıla kıyasla yüzde 3 oranında daralarak 26.8 milyar dolar oldu. Sektör istihdamını 143 bin kişiye çıkaran sektörün ihracatı da 6.5 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektör büyüklüğünü oluşturan iki ana unsurdan birisi olan bilgi teknolojileri Türk Lirası bazında yüzde 22’lik büyüme ile 2019’da 56.1 milyar TL’ye, İletişim Teknolojileri ise yüzde 11’lik büyüme ile 96.6 milyar TL’ye ulaştı. Toplam istihdamda yüzde 4’lük bir artış kaydedildi. Sektörün toplam istihdamının yüzde 77’si bilgi teknolojileri kategorisinde bulunuyor.

    Teknokentlerde büyüme sürdü

    Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörünün ihracat performansı TL bazında yüzde 27’lik büyüme ile 6.5 milyar TL olarak gerçekleşti. 2019 yılında dolar bazında bir önceki seneye kıyasla yüzde 8’lik artışla toplam 1.1 milyar dolar seviyesinde ihracat yapıldı. Toplam gerçekleştirilen ihracatın yüzde 75’i Avrupa Birliği ülkelerine oldu. İhracat performansının artırılması için sadece teknoloji firmalarının kurumsal kapasitelerinin arttırılması yeterli değil. Aynı zamanda bu firmalar için ilave olarak pazar çeşitliliği faaliyetlerinin de desteklenmesi de elzem hale gelmiş durumda. Bilgi Teknolojileri sektöründe üretilen hizmetlerin yüzde 81’i ile üretilen yazılımların yüzde 69’u yerli menşeili oldu.

    Bilgi teknolojileri donanımlarının yüzde 83’ü ile iletişim teknoloji donanımlarının yüzde 84’ü doğal olarak ithal menşeili oldu. 2019 senesinde teknokentlerde oluşan ciro bir önceki yıla göre yüzde 43 oranında artarak 22.9 milyar TL değerine ulaşmış oldu. 2019 senesinde toplam sektör hacminin yüzde 14’ü teknokentlerde yapıldı.

    TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kübra Erman Karaca, sektörün Türk Lirasında gösterdiği  büyüme performansına dolar bazında ulaşamadıklarını vurguladı. 2017 senesinden beri devam eden bir daralma trendinde olduğunu belirtti. Ayrıca bu dönemde özellikle üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu ifade eden Karaca, “Türk Lirası bazında sektörümüzün göstermiş olduğu pozitif büyüme oranlarına rağmen yüzde 11,8 olarak gerçekleşen yıllık enflasyon oranını ve sektörümüzün mevcut potansiyelini göz önünde bulundurduğumuzda çok daha yüksek büyüme oranlarına ulaşmamız gerekmekteyiz” şeklinde sözlerini sürdürdü.

    Bilişime destek yeni normale adapte olmak için gerekli

    Erman Karaca sözlerine şu şekilde devam etti :

    “Ülke ekonomisinin büyüme hızında son zamanlarda gözlemlenen yavaşlamaya ve konjonktürel açıdan belirsizliklerin baskın olduğu bir döneme rağmen, Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü TL bazında 2019 senesinde büyümesini sürdürdü. Pandemi sürecinin bir sonucu olarak, 2019 yılı verilerini de hem dünyanın hem de sektörün karşı karşıya olduğu ‘yeniden başlangıç‘ koşullarına göre değerlendirmek daha mantıklı olacaktır. Küresel ekonomide küçülme beklentileri ve bilgi ve iletişim teknoloji sektörünün ‘yeni normal‘ döneminde yapacağı potansiyel katkılar da yer alacaktır. Bu katkılar sektörümüze yönelik yatırımların hızlı ve verimli bir şekilde artmasının, ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi ve kalkınmasına daha yüksek bir katkı sunacağını öngörüyoruz. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün ekonomik büyümenin lokomotifi olduğu gerçeği, rakamlar göz önünde bulundurulduğunda rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Büyümenin lokomotifi olarak akılcı yatırımlarla ve girişimciliğin önünü açan politikalarla desteklediğimizde ülkemizin büyüme hızına ve küresel rekabet gücüne sağlanacak katkının da artacağı çok açıktır.

    Pandemi süreci bu durumu daha net bir şekilde açığa çıkarmıştır. Olağanüstü çalışma koşulları açısından bakıldığında telekomünikasyon sektörü uzaktan bağlanma ve bireysel kesime olan hakimiyeti ile gelişme potansiyeline sahipken, bilgi teknolojileri sektörü ise yatırımların azalması ve hizmet ihtiyacının da yavaşlaması ile süreçten olumsuz etkilenebilecektir. Olumsuz etkilerin yaşanmaması adına tüm sektörlerde yükselen dijital dönüşüm farkındalığının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Aynı zamanda yazılım ve bilişim sektörünün de ülkemizin olumsuz etkilenen diğer sektörlere uygulayacağı tüm desteklerden yararlandırılması hayati önem taşımaktadır.”

    Dolar bazında küçülme neye işaret ediyor?

    TÜBİSAD Bilgi Merkezi Komisyonu Başkanı Levent Kızıltan raporda yer alan bulgularla ilgili olarak şunları söyledi:

    “Teknokentlerimizin desteği ile meydana gelen  pozitif büyüme kesinlikle çok sevindirici. Gerek şirket sayısı gerekse çalışan sayıları açısından sektörümüzün yüksek potansiyelini ortaya koymaktalar. Finans sektörü yazılımlarının en fazla ilgi çeken bileşenler olduğunu gözlemlemekteyiz. Burada banka teknoloji birimlerinin şirketleşerek Ar-Ge Merkezi değerlendirmeleri içinde yer almaları fark yaratan unsur olarak karşımıza çıkıyor.  Bilişim sektörü pazarı USD bazında daralmnası aslında ülkemizin teknolojide geçmişe kıyasla 2018 senesinden beri daha az yatırım yaptığına da işaret etmektedir”

    Deloitte Türkiye Ortağı Hakan Göl de son olarak şunları ekledi:

    “5 trilyon dolara yaklaşan Küresel Bilgi ve İletişim Pazarı’nda ülkemiz için büyük fırsatlar olduğunu öngörüyoruz. Özellikle istihdam ve katma değerin çok yüksek olduğu yazılım ve hizmet alanlarında insan kaynağımızı daha rekabetçi hale getirip, özellikle Amerika gibi büyük pazarlarda varlık göstermemiz gerekiyor. Uluslararası pazarlara yönelirken akıllarda kalması gereken en önemli konulardan birisi de sürdürülebilir bir ihracat başarısı için dinamik bir iç pazar olması gerekliliğidir.”

    TÜBİSAD raporuna göre, bilgi teknolojileri sektörünün alt kategorilerindeki büyüklükler aşağıdaki şekilde gerçekleşti:

    Bilgi teknolojileri donanım: 20.4 milyar TL
    Bilgi teknolojileri yazılım: 23.4 milyar TL
    Bilgi teknolojileri hizmet: 12.2 milyar TL

    İletişim teknolojileri sektörü alt kategorilerin dağılımı ise aşağıdaki gibi gerçekleşti:

    İletişim teknolojileri donanım: 29.9 milyar TL
    İletişim teknolojileri elektronik haberleşme: 66.6 milyar TL

  • Comparisonator Platformu ile Sporcuların Performansı Analiz Ediliyor

    Comparisonator Platformu ile Sporcuların Performansı Analiz Ediliyor

    Boğaziçi Üniversitesi Dreambu Kuluçka Merkezinde faaliyet gösteren ve aynı zamanda Futbol Teknolojileri İnkübasyon Merkezi guttobizLAB’in de girişimlerinden biri olan “Comparisonator platformu“, Scouting Uzmanı Tarkan Batgün’ün öncülüğünde, Boğaziçili lisans öğrencileri Furkan Yağız ve Umut Baran Zorlu’nun yoğun emekleriyle yaklaşık iki yıl önce kuruldu. Ücretli üyelikle hizmet sunan platform, 271 dünya liginden binlerce sporcunun performansını tüm ayrıntılarıyla analiz ederek, kolay ve anlaşılır arayüzü ile karşılaştırma imkanı sağlıyor.

    Profesyonelleri hedefleyen platform şimdiden Beşiktaş, Galatasaray gibi futbol kulüplerinin yanı sıra, Fortuna Sittard, KV Mechelen ve Rapid Wien gibi Avrupalı takımlar tarafından da kullanılmakta. Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtlayan öğrencilerin hedefiyse dünyadaki transfer süreçlerini değiştirmek, teknoloji tabanlı olacak şekilde dönüştürmek ve ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlamak.

    Kolay ve Ayrıntılı Karşılaştırma İmkanı

    Umut Baran Zorlu, platformda takım ve oyuncu bazında ayrıntılı karşılaştırmaların mümkün olduğunu söylüyor. Kendini veri bilimi sevdalısı olarak tanımlayan Zorlu, Comparisonator platformu ile yapılabilecek işlemleri şöyle anlatıyor:

    “Platformda yaklaşık 4 bin kulüp ve bu kulüplerde yer alan binlerce oyuncusunun güncel ve geçmiş yıllardaki performans verileri yer alıyor. Bu veriler sayesinde birkaç tıkla oyuncu ve takımlar arasında karşılaştırma yapmanız mümkün. Örnek olarak vermek gerekirse; Sivasspor’da orta sahada forma giyen Mert Hakan Yandaş’ın pas ve asist yüzdelerini, hatta 3. bölgeye yaptığı başarılı pasları gibi detaylı istatistikleri, sanal transfer özelliğimiz sayesinde Hollanda’nın liginde benzer ya da aynı mevkide oynayan futbolcular arasında görebilirsiniz. Aynı ligdeki sporcular için de benzer işlemleri yapabilir, lig süresince oyuncuların performanslarını ligin geri kalanıyla karşılaştırarak performans takibi ve rakip analizi yapma kabiliyetiniz mevcut. Platformu diğer mevcut alternatiflerinden ayıran özelliği, saatler süren karşılaştırma analizlerini çok hızlı birşekilde,  saniyeler içerisinde yapabilme kabiliyetimiz. Ayrıca veri analizinde uzman olmayan tüm kullanıcılar da sade ve anlaşılır yapısı nedeniyle kolayca çıkarımlar yapmak mümkün. Transfer süreçlerinde rol alan karar vericiler içinse takımlarının ihtiyaçlarını ve bunlara hitap eden oyuncuları tespit etmek mümkün. Platformumuzla dünyadaki transfer süreçlerini teknoloji tabanlı olacak şekilde dönüştürürken ülkemizin teknoloji ihracatına katkı sağlamak istiyoruz.”

    Comparisonator Platformu Transferlerde Tercih Ediliyor

    Platformun diğer kurucusu Furkan Yağız ise yaklaşık 2 yıldır yoğun emek harcayarak Comparisonator için çalıştıklarını dile getiriyor. Comparisonator platformunun temel hedef kitlesinin futbol profesyonelleri olduğunu belirten Yağız, “Türkiye’nin önde gelen Scouting uzmanlarından olan Tarkan Batgün öncülüğünde kurulan guttobizLAB’in bir girişimi olan platform için yaklaşık 10 kişilik bir ekip çalışmaya devam ediyor.

    “Satış, pazarlama, destek ve işin Ar-Ge hizmetlerini de yürütmek için sürekli çalışmak gerekiyor. İtalya, İngiltere, Belçika, Hollanda ve Avusturya futbol liglerindeki transferlerde profesyoneller tarafından Comparisonator platformumuz tercih ediliyor. Platformun başarısı bu ülkelerin basınlarında da yer aldı. Öncelikli hedefimiz Comparisonator uygulamasını kullanan kulüp sayısını ve müşteri sayımızı artırmak. Bu nedenle sürekli olarak kulüplerle toplantılar yapıyor ürünümüzü tanıtma çalışmalarımıza hız veriyoruz. Twitter ve Instagram sosyal medya hesaplarımızda aktif olarak anazliler yayınlayarak paylaşımlar yapıyor. Temel hedef kitlemiz, kulüpler, menajerler ve scoutlar gibi profesyoneller olsa da, diğer taraftan futbolla ilgilenen herkese ulaşmayı da amaçlıyoruz. Profesonel olmayan taraftarların ve futbol ilgililerinin kullanımı için özel bir platform üzerinde de çalışıyoruz”, dedi.

    Süper Lig için Tahmin Uygulaması

    DreamBU Kuluçka Merkezi’nde faaliyet gösteren girişimin aynı hizmet sektöre hitap eden diğer ürünü de “Scoutingame”. Comparisonator’ün veri altyapısından faydalanarak Türkiye Süper Ligi için geliştirilen veri tahmin oyunu da öğrencilerin ifadesiyle “tüm hızıyla gelişmeyi sürdürürken, futbol severler tarafından ilgiyle takip ediliyor.” Ekip, futbolseverlerin her haftanın en başarılı oyuncularını tahmin ederek puan kazandıkları oyunu diğer dünya ligleri için geliştirmeyi planlıyor.